Baird Stafford
George Tatum

Baird Stafford
George Tatum
Sharon Smith
Susan Temper
C.J. Cooke
C.J. Temper
Mik Cribben
Bob Rosen
Danny Ronan
Kathy the Babysitter
Bill Milling
Paul Williamson (as William Milling)
Scott Praetorius
Young George
William Kirksey
George's Father (as William S. Kirksey)
Christina Keefe
George's Mother
Tammy Patterson
Tammy Temper
Kim Patterson
Kim Temper
Kathleen Ferguson
Barbara
William Paul
Steve
Tommy Bouvier
Joe
John L. Watkins
Man With Cigar

Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.

Dedelerinin mezarını ziyaret etmek üzere Teksas kırsalına yolculuk eden beş arkadaş, yol üstünde terk edilmiş gibi görünen bir evle karşılaşır. Ancak grubun keşfettiği bu yer, ellerinde motorlu testereyle bekleyen yamyam bir ailenin kanlı tuzağına dönüşecektir.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

1973 yılında Teksas kırsalında yolculuk eden beş arkadaş, yolda ağır bir travma geçirmiş olan genç bir otostopçuyu araçlarına alır. Yaşanan trajik bir olayın ardından yardım bulmak üzere yakındaki bir kasabaya yönelen grup, kendilerini motorlu testereli acımasız bir katil olan Leatherface ve onun sadist ailesinin tuzağında bulur. Artık tek amaçları, bu dehşet dolu kabustan sağ çıkabilmektir.

Cadılar Bayramı gecesi, iki genç kadın Tara ve Dawn, şehirde eğlenirken terk edilmiş bir binada ürkütücü bir palyaço olan Art the Clown ile karşılaşır. İlk başta zararsız görünen Art, kısa sürede acımasız bir katil olduğunu gösterir. Tara ve Dawn, Art'ın korkunç oyunlarına kurban olmamak için kaçmaya çalışırken, kendilerini kanlı bir ölüm kalım mücadelesinin içinde bulurlar.

Bir oyuncu olmak için can atan Maxine Minx, X filminde yaşananlardan sonra 1980'lerin Los Angeles'ına ulaşabilmek için yolunu üne doğru çevirir.

1977'de Cadılar Bayramı öncesi iki genç çift biraz heyecan almak için Captain Spaulding'in işlettiği Canavarlar ve Deliler Müzesine giderler. Yalnız Captain Spaulding en az müzesinde sergiledikleri kadar enteresan ve çılgındır ve müze en yakın dolum istasyonuna millerce uzaklıktadır. Müzeyi gezdikten bir süre sonra çiftler tekrar yola koyulurlar ve yolda Baby adında otostopçu bir kızı da arabalarına alırlar. Ancak kısa bir süre sonra arabaları bozulur ve Baby onları evine davet eder. Fakat burada onları hayal ettiklerinden bile daha korkunç bir dünya üzerindeki cehennem beklemektedir. Korkunun gerçekten korku olduğu altın döneme kült yönetmen Rob Zombie ile çılgın bir dönüş ve sizi bekleyen şok edici sahneler! Cesetler Evi'ne girmeye cesaretiniz var mı?

Hastanede dirilen hokey maskeli canimiz Jason, tüm dikkatini Jarvis ailesine ve o ana dek sorun nedir bilmeyen bir grup gence yöneltir.

Korku saçan iki karakterin bir araya geldiği filmde, Freddy yine gençlerin rüyalarını kabus haline getirmeye devam ederken gerçek dünyada da pek rahat edememektedirler çünkü gerçek dünyanın korkulu rüyası Jason da ortalarda gezmektedir.Gençlerin ne rüyada ne de gerçek dünyada rahat edemedikleri filmde Jason'u rüya alemine götüremediklerinden Freddy'i gerçek dünyaya getirmeye karar verirler. Freddy nin rüya aleminden çıkarılması ile Jason'un artık dişine göre bir rakibi vardır.

Kristin McKay ve James Hoyt çifti bir dostlarının düğününde döndükleri gece, James'in ailesinin yazlık evinde bir gece geçirmeyi planlamaktadırlar. Romantik başlayan geceleri, kim oldukları belli olmayan üç kişinin ortaya çıkmasıyla son bulur. Güvenli sandıkları evleri, bu maskeli yabancılar tarafından terör ortamına çevrilecektir. Yönetmen ve senarist Bryan Bertino'nun çocukluğunda yaşadığı bir olaydan esinlenerek filmin senaryosunu yazmış. Ayrıca Liv Tyler daha önce bu tarz bir gerilim filminde oynamadığı için özellikle tercih edilmiş.

17 yaşındaki Mari ve arkadaşı Phyllis, hayranı oldukları bir grubun konserine gitmek üzere yola çıkarlar. Fakat bu yolculuk, hayatlarının son ve en trajik yolculuğu olacaktır. Bir grup katil tarafından yolları kesilen kızlar, bütün bir gece işkence ve her türlü şiddete maruz kalarak öldürülürler. Kızları öldürdükten sonra kaçarken bir eve sığınan katiller, kendileri için de sonun başlangıcına geldiklerinden habersizdirler. Sığındıkları evin sahipleri, Marinin anne ve babasıdır. Kızlarının başına gelen felaketten habersiz olan anne ve baba, evlerine sığınan gençlerin işledikleri korkunç cinayetin farkına vardıkları anda, dehşet saçan bir intikam planının uygulayıcısı olacaklardır.

Kocasını kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadın, eşinin ailesiyle birlikte onların şehirden izole, ıssız evine sığınır. Ancak bu sığınak, karanlık güçlerin devreye girmesiyle kısa sürede kanlı bir kapana dönüşür. Aile üyeleri birer birer dehşet verici Deadite'lara dönüşüp bu buluşmayı bir cehennem toplantısına çevirirken; genç kadın, yaşarken edilen yeminlerin ölümden sonra bile nefes almaya devam ettiğini en kanlı şekilde öğrenecektir.

Camp Crystal Lake on yıllar önce esrarengiz cinayetlerin yaşandığı, terkedilmiş bir gençlik kampıdır. Bir girişimci kampı tekrar hizmete açmaya karar vererek yakışıklı delikanlılar ve güzel genç kızlardan oluşan bir kadroyu işe alır. Bir yağmur fırtınası kampı dünyanın geri kalanından soyutladığında korkunç ölümler başlar. Gençler sırayla, korkunç derecede yaratıcı şekilde cinayete kurban gitmektedir.

Üniversite mezunu iki gencin sırt çantalarıyla yaptıkları Avrupa gezisini konu alıyor. Paxton ve Josh, sonunda sırt çantalı Amerikalıların nirvanası olarak bilinen öğrenci pansiyonuna gelirler. Bu özel yer bir Slovak kasabasının dışındadır ve güzel oldukları kadar da çaresiz Doğu Avrupalı kadınlarla doludur. İkili çok geçmeden egzotik güzeller Natalya ve Svetlana'yla yakınlaşırlar.

Freaks, Tod Browning’in kendi geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak çektiği kült bir filmdir. Dönemin sirklerindeki gösterilerin parçası olan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli insanlar gibi gerçek fiziksel deformasyonlarıyla hilkat garibelerini seyircinin önüne çıkarması Browning’in ağır eleştirilere maruz kalmasına hatta sinema kariyerinin sonlanmasına sebep olmuştur * Filmin hikayesi, hilkat garibeleriyle dolu bir sirkte geçer. Sirk artistleri arasında bulunan güzel trapez sanatçısı, cüce Hans’ın evlilik teklifini kabul eder. Fakat hilkat garibeleri, bu evliliğin Hans’ın parası için olduğunu öğrenirler. Onlarla dalga geçen trapezcinin, sevgilisi ile birlikte Hans’ı öldürme planları yaptığı ortaya çıktığındaysa, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan hilkat garibeleri bu kadın ve sevgilisi için korkunç bir intikam planı hazırlarlar

Bir Vietnam gazisi olan Jacob Singer (Tim Robbins), gerçeği hayalden ayıramayan, halüsinasyonlarla dolu bir hayat yaşıyor. Vietnam'dayken devlet tarafından şiddet ve gücünü arttıran ama aynı zamanda yavaş yavaş delirmesini sağlayan bir ilaç verildiğini hatırlıyor. Yaşadığı hayatın bir türlü gerçek olduğunu inanamayan Jacob, aklını kaybetmemek için herşeyi yapmaya hazırdır.

Madison, korkunç cinayetlerin ürkütücü görüntüleri tarafından hareketsiz bırakılır ve kabuslarının gerçekten korkunç bir gerçeklik olduğunu öğrendikçe ıstırabı büyür.

Powder filmi ile tanınan Victor Salva'nın filmlerinden biri olan Jeepers Creepers, üniversiteden evlerine dönerken yolu uzatan iki kardeşin inanılmaz macerasını anlatıyor.Otobanda sakince ilerlerken onları ezmeye çalışan bir araba ile o arabanın sahibinin eski bir kilise yanındaki boruya attığı cesetleri gören iki kardeş başlarına ne tür bir bela aldıklarını öğreneceklerdir...

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.

Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesiyle sapkın bir tek gecelik ilişkinin, bir seri katilin kanlı cinayetler zincirine dönüşmesiyle her şey beklenmedik bir biçimde şekilleniyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir