
Jane March
The Young Girl

"Sevgili"
1920li yılların sonunda Hindiçin Liseli bir Fransız kız, Mekong nehrindeki bir vapurda zengin bir Çinli ile tanışır ve onun birlikte yolculuk etme teklifini kabul eder. Sonrasında genç kız, adamın garsoniyerine gidecek ve ilk aşkı orada yaşayacaktır. Irklar arası sürtüşmenin, para ve statü gibi değerlerin şekillendirdiği bu tutku dolu ilişki, Çinli adam için ömür boyu unutulmayacak gerçek aşk anlamını taşıyacaktır. Ünlü yazar Marguerite Durasın Fransanın en önemli edebiyat ödülü Prix Goncourta layık görülen ve kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan romanından, baş döndürücü güzellikte bir uyarlama.

Jane March
The Young Girl

Tony Leung
The Chinaman

Frédérique Meininger
The Mother

Arnaud Giovaninetti
The Elder Brother

Melvil Poupaud
The Younger Brother
Lisa Faulkner
Helene Lagonelle

Jeanne Moreau
Narrator (voice)
Xiem Mang
The Chinaman's Father

Philippe Le Dem
The French Teacher
Ann Schaufuss
Anne-Marie Stretter

Tania Torrens
The Principal

Espérance Pham Thai Lan
Femme

Hélène Patarot
The Assistant Mistress
Yvonne Wingerter
The Writer (beginning)
Raymonde Heudeline
The Writer (end)

Yasak bir aşk ve değişen sosyal normlar hakkında incelikle işlenmiş bir hikaye olan Benim Polisim, polis memuru Tom (Harry Styles/Linus Roache), öğretmen Marion (Emma Corrin/Gina McKee) ve müze kuratörü Patrick (David Dawson/Rupert Everett) arasında yaşanan ve kırk yıla yayılan bir aşk üçgenini anlatıyor.

Başkalarının hayatına müdahale etmekten ve onlarla oynamaktan büyük bir zevk alan Marquise de Merteuil'in yeni hedefi, eskiden birlikte olduğu adamla beraber olan kuzeninin kızı Cecile'dir. Bakire olan kızı baştan çıkarması için bu konularda usta olan ortağı Vincomte de Valmont’u ikna etmeye çalışır. Valmont için çocuk oyuncağı gibi duran bu durum onun hiç ilgisini çekmemektedir aslında. Onun hedefinde halasının evinde kalmaya başlayan Madam Tourvel’dir. Valmont’un kötü ününden haberdar olan Cecile’in annesi Madam Volange’ın Tourvel’i Valmont’a karşı doldurması yüzünden amacına ulaşamayan Valmont, kadından intikam almak için kızı Cecile’e yönelecektir. Öte yandan en önemli kuralını bozmuş ve Tourvel’e aşık olmuştur.

Üniversitede ders vermek için Amerika'ya yerleşen İngiliz Profesör Humbert Humbert 13 yaşında kızı Dolores'le birlikte yaşayan dul Charlotte'un yanında bir oda kiralar. Humbert, Lolita adını takacağı Dolores'e açıklanamaz bir tutku duymaya başlar. Yasak aşkına daha yakın olabilmek için, hiç sevmediği halde Charlotte'la evlenecek kadar ileri gider. Carlotte inanılmaz gerçeği keşfetmesinin ardından kaza sonucu ölünce, Lolita'ya hiç bir şey söylemeyen Humbert onu da yanına alarak arabayla yollara düşer. Humbert'in giderek daha da tehlikeli sularda yüzerken aklıselimi de yitirmeye başlayacaktır.

Nancy Stokes hayatında maceraya, temasa ve cinselliğe ihtiyaç duyan, emekli, dul bir öğretmendir. Eski eşi Robert ona güzel bir ev ve aile sağlamış olsa da hiçbir zaman iyi bir seks hayatları olmamıştır. Robert artık hayatta olmadığı için Nancy daha önce keşfedemediği cinselliğini farklı bir şekilde tekrar deneyimlemek için bir plan yapar. Şehir dışında isimsiz bir otelde Leo Grande ile buluştuğunda, Leo fotoğraftakinden bile iyi görünüyordur. Üstelik Nancy, aralarında gelişecek sohbetten etkilenmeyi de hiç beklememiştir. Artan özgüveni sayesinde Nancy rahatlamaya başlar. Üç randevu boyunca, güç dinamikleri değişir ve maskeleri kalkmaya başlar.

Kathryn Merteuil ve Sebastian Valmont, çok zengin ve kötü niyetli iki üvey kardeştir. Kolayca baştan çıkardığı kızlardan sıkılan Sebastian, kendine son bir hedef bulur: okul müdürünün güzel ve bakire kızı Anette Hargrove. Bu yüzden, iki üvey kardeş bir bahse tutuşurlar. Her kim bahsi kazanırsa en çok istediği şeye sahip olacaktır.

Suzanne, sırf eğlence için birçok farklı erkekle sevişen ama onları gerçekten sevmeyi beceremeyen 15 yaşında bir genç kızdır. Ailesi onu anlamamaktadır. Babası davranışlarını beğenmemektedir. Dışarıdan eve geldiğinde annesi biraz sinirli bir kişiye dönüşmektedir ve bu nedenle de Suzanne'ın abisi ceza olarak onu dövmeye başlar.

Dudağının Altında filmi tutkunun, aşkın, şehvetin, yalanın dolanın bir arada olduğu lezbiyen aşk filmidir. Moda editörlüğü yapan işinde ki başarıyı özel hayatına da taşıyarak nişanlılık mertebesinde yaşamını devam ettirirken bir şıp diye karşısına çıkan Dallas isimli gizemli bir kadınla tanıştıktan sonra birbirlerine deliler gibi bağlanan aşıkların filmidir.

Evliliğinde mutsuz olan aristokrat Lady Chatterley, kocasının şehir dışındaki malikânesinde bekçilik yapan bir adamla tutku dolu bir ilişki yaşamaya başlar.

'Susan Sarandon ve James Spider'ın eleştirmenler tarafından ayakta alkışlanan inanılmaz güçlü bir performans sergilediği muhteşem bir aşk hikayesi.' Bir reklam ajansında yöneticilik yapan Max Baron (Spader), uzun zamandır genç yaşta ölen eşinin yasını tutmaktadır. Bir gece tesadüfen Nora Baker (Sarandon) ile tanışır ve beklenmedik bir şekilde hayatı altüst olur. Max'tan 15 yaş büyük olan bu hayat dolu ve tutkulu bağımsız kadın bir hamburgercide çalışmakta ve şehrin aksi tarafında yaşamaktadır. Aralarındaki büyük uçurumlara rağmen Max çok geçmeden kendini umutsuz bir aşkın pençesinde bulur.

Film, II. Dünya Savaşı sonrasında geçen tutku dolu bir aşk hikayesini konu alıyor. Gabrielle, ailesinin baskısına dayanamamış ve bir çiftçi olan José’yle evlenmiştir. José karısına aşık, dürüst ve çalışkan bir adamdır, ancak bu evlilik içinde kendini bir mahkum gibi hisseden Gabrielle, bu adanmışlığa hiçbir zaman karşılık veremeyeceğinin farkındadır. Bir gün tutkularını ona yeniden hatırlatacak ve ayağını yerden kesecek olan André ile tanışır. Beraber kaçmak için sözleşirler, fakat onları çevreleyen dünyanın buna izin vermeye niyeti yoktur.

Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmaz. Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir. Christian geçmişinden gelen şeytanları ile yüzleşmek zorunda kalırken, Anastasia da Grey'in geçmişinde kalan ancak onu unutmamış kadınların öfkeleriyle ve kıskançlıklarıyla yüzleşecektir.

An early-20th-century tale of love across class boundaries which tells the legendary and romantic story of Lady Chatterley’s affair with her gamekeeper. Jed Mercurio’s adaptation of DH Lawrence’s classic.

Ahmed, 18, is French of Algerian origin. He grew up in the Parisian suburbs. On the benches of the university, he meets Farah, a young Tunisian full of energy recently arrived from Tunis. While discovering a body of sensual and erotic Arabic literature that he never knew existed, Ahmed falls deeply in love with this girl, and although literally overwhelmed by desire, he will try to resist it.

Anna Karenina yüksek sosyeteden biriyle yaptığı bir evlilik sonucunda, hiyerarşik yapıda oldukça rakımlı bir noktada konumlanmıştır. Sözüne oldukça güvenilen ve saygıdeğer biri olan kocası oldukça değerli biri olarak toplum tarafından kabul görmektedir. Bir gün Anna, her ne kadar engel olmaya çalışsa da, oldukça genç bir adama aşık olur. Meydana gelen bu skandal ortaya çıkacak mıdır? Anna, içerisinde yaşadığı bu derin aşkı içine atmayı öğrenebilecek midir? Berbard Rose’un 1997 beyazperdeye uyarladığı ölümsüz Leo Tolstoy eserinin baş rollerinde Sophie Marceau ve Sean Bean var.

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

Bir milyoner sevgilisi ile sevişmelerinin video kaydına alındığı bir kayıtla birlikte kalp yetmezliğinden ölmüş halde bulunur. Uyuşturucu ile uğraşan bu kişiden sevgilisine büyük miktarda para kalması şüpheleri sevgilisine çevirir. Avukatı ile bu kadın arasında ateşli ve garip bir ilişki başlar. Yargılama sırasında ortaya çıkan kanıtlar karşısında avukat bir katili savunduğu kuşkusuna kapılır...

Yorkshire bozkırlarında geçen, tutkulu ve fırtınalı bir aşk hikayesi; Heathcliff ve Catherine Earnshaw arasındaki yoğun ve yıkıcı ilişkiyi konu alıyor.


Kariyerinin en parlak günlerini yaşayan Charles Dickens, genç ve güzel bir kadınla tanışır. Ünlü yazara aşkla bağlı olan kadın, Dickens’ın ölümüne kadar onun gizli sevgilisi olarak kalacaktır. Yönetmenliğini Ralph Fiennes’ın üstlendiği film, Claire Tomalin’in kitabından Abi Morgan tarafından uyarlandı. Filmin kadrosunda Dickens’ı canlandıran baş rol Ralph Fiennes’in yanı sıra Felicity Jones, Michelle Fairley ve Kristin Scott Thomas gibi güzel oyuncular yer alıyor.

Alaycı İngiliz gazeteci Fowler, genç bir Vietnamlı kadına aşık olur ancak saf bir ABD'li yetkili de onun ilgisini çekmek için yarışmaya başlayınca, Fowler dehşete düşer. Misilleme olarak komünistleri, Amerikalıların düşmanlarına silah sattığı konusunda bilgilendirir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir