
Ingrid Thulin
Ester

İki kız kardeş birbirini sevmemektedirler. Küçük olanın çocuğuyla beraber gittikleri bir tatilden dönüşte, dilini bilmedikleri bir ülkenin otelinde bir geceliğine konaklarlar. Bu arada büyük olan kardeş ölümcül bir hastalıktan muzdariptir.

Ingrid Thulin
Ester

Gunnel Lindblom
Anna

Birger Malmsten
Bartender
Håkan Jahnberg
Hotel Steward

Jörgen Lindström
Johan

Kotti Chave
Officer in the Train Compartment

Lissi Alandh
Woman in Variety Hall (uncredited)
Leif Forstenberg
Man in Variety Hall (uncredited)
Eskil Kalling
Bar Owner (uncredited)
Karl-Arne Bergman
Paperboy (uncredited)
Carl Andersson
Olof Huddén
Claes Esphagen

Fransız yüksek lisans öğrencisi Celine ile Amerikalı Jesse, Budapeşte-Viyana treninde bir çiftin kavgasından dolayı tesadüfen tanışırlar. Jesse, ertesi gün uçağa bineceğini ancak parası olmadığından sabaha kadar Viyana caddelerinde dolaşacağını Celine'e söyler ve Celine'in kendisine eşlik etmesini ister. Viyana'da trenden inerler ve 14 saat boyunca hayatlarını derinden etkileyecek bir beraberliğe adım atarlar.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Jesse ile Celine çiftinin artık iki kızları vardır ve Paris'te birlikte yaşamaktadırlar. İkili bu süreçte bir yığın değişim yaşamış, çeşitli sürprizlerin yaşanacağı bir hayata doğru yelken açmıştır. Tüm sorunlara ve değişikliklere rağmen değişmeyen tek şey ise birbirlerine duydukları naif aşktır. Yunanistan'da geçirdikleri bir tatil günü, geçmişlerini muhakeme edip ilişkilerini masaya yatırdıkları, beklenmedik gelişmelerle dolu bir güne dönüşecektir.

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.

Hardin tarafından hayal kırıklığına uğratılan Tessa, yine de ondan uzak kalmayı başaramaz. Hardin’i aklından çıkaramasa da onun yapacağı bir hatayı daha kabullenemeyeceği için kendini derslerine, işine vermeye çalışır. Bu sırada Tessa’nın çalışma arkadaşı Trevor, genç kadınla yakından ilgilenir ve Tessa bu ilgilen fazlasıyla memnundur. Tessa’yı kaybettiğini düşünen Hardin, kirli geçmişinden ve travmalarından ancak onun sayesinde kurtulabileceğine inanır ve Tessa’yı geri kazanmak için çabalar.

Hayatının en önemli kararını vermesinin ardından Tessa’nın yaşamı tamamen değişir. Hayallerindeki iş için Seattle'a taşınmaya hazırlanırken Hardin'in kıskançlığı ve öngörülemeyen davranışları alevlenir. Ailesi hakkında ortaya çıkan sırlar, Hardin hakkında öğrendikleri hayatının daha da karışmasına neden olur. Aşkları savaşmaya değer mi, yoksa ayrılıp kendi yollarına gitme zamanı mı geldiğine karar vermelidirler.

Kathryn Merteuil ve Sebastian Valmont, çok zengin ve kötü niyetli iki üvey kardeştir. Kolayca baştan çıkardığı kızlardan sıkılan Sebastian, kendine son bir hedef bulur: okul müdürünün güzel ve bakire kızı Anette Hargrove. Bu yüzden, iki üvey kardeş bir bahse tutuşurlar. Her kim bahsi kazanırsa en çok istediği şeye sahip olacaktır.

1941'de, 16 yaşındaki bir hevesli sanatçı ve ailesi, Stalin'in Baltık bölgesinin acımasızca parçalanması arasında Sibirya'ya sürüldü. Bir kızın sanat tutkusu ve bitmeyen umutları, tarihin sessizliğini kıracak.

1920. yeni bir başlangıç ve Amerikan rüyası arayışında olan Ewa Cybulski ve kız kardeşi Magda Polonya’da New York’a doğru yola çıkarlar. Ellis Adası’na vardıklarına, doktorlar Magda’nın hasta olduğunu fark ederler ve iki kadın birbirinden ayrılır. Ewa Manhattan’ın sokaklarını keşfetmeye başlamışken, kız kardeşi karantina altına alınır. Yalnız başına kalan, gidecek hiçbir yeri olmayan ve Magda ile yeniden bir araya gelmek isteyen Ewa Bruno’nun tuzağına düşer. Bruno Ewa’yı fahişeliğe zorlayan büyüleyici görünen ama kötü kalpli bir adamdır. Bir gün Ewa Bruno’nun kuzeni sihirbaz Orlanda karşılaşır. Orlando Ewa’nın ayağını yerden keser ve kendisini içinde bulduğu kabustan kaçması için tek şansı olur...

1950'lerde, sakin Ortabatı kasabalarının yoksul kesiminden gelen Jacey ve Doug Holt kardeşler, zengin ve sevimli Abbott kardeşlerin sevgisi için rekabet eder. Kadın katili Jacey, Eleanor ve Alice arasında gidip gelir ve sadece zengin genç kadınların kalbini kırmak ister. Ancak hassas Doug'ın Pamela ile gerçek bir ilişkisi vardır ve Jacey ve Abbott'un patriği Lloyd buna kaşlarını çatar.

Kardeşinin ölümünden sonra yeni bir başlangıç için Milano'ya taşınan June, yeni uluslararası okulundaki kusursuz onur öğrencisi Will'de huzur bulur. Ama Will'in gizli MMA dövüşlerine katılan sorunlu arkadaşı James'le başlayan rekabet, hızla karşı konulmaz bir çekime dönüşür. June güvenli olanla istediğini sandığı her şeyi altüst eden aşk arasında seçim yapmak zorundadır.

Üç farklı şehirde gelişen üç ayrı hikayeyi işleyen filmde Michael, Julia ve Sean'ın aşk ekseninde buluşan farklı hikayelerine tanık oluyoruz. Yakın zamanda evliliği sonlanan Michael, Paris'te yaşar. Yeni sevgilisi Anna tarafından ziyaret edildiği esnada Anna, Michael hakkında büyük bir sırrı öğrenir ve artık ona güvenmesi oldukça zordur. Bu durum ilişkilerini zora sokacaktır. New York'ta yaşayan Julia, oğlunu öldürmeye teşebbüsle suçlanmaktadır, her ne kadar karşı çıksa da oğlunun vesayeti babası Rick'e verilir. Rick, anne ve oğlu arasındaki ilişkiyi tamamen bitirmenin peşindedir. Roma'ya bir iş gezisine çıkan Sean ise İtalyan Monica'ya aşık olur ve bu esnada büyük bir talihsizlik patlak verir. Monica'nın kızı kaçırılır; Sean ise küçük kızı kurtarmanın bir yolunu bulmak zorunda kalır.

Closer filmiyle büyük çıkış yapan Clive Owen ve Harry Potter'ın unutulmaz oyuncusu Alan Riekman'ın baş rollerini paylaştığı yılın bu süper filminde üçlü bir ilişkinin sıra dışı hikayesini ibretle izleyeceksiniz. Sinema eleştirmenlerinden tam not almış, yıllar boyu unutulmayacak bir baş yapıt.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...

Raimunda, ailesini geçindirebilmek için birden fazla işte çalışan güçlü ve mücadeleci bir kadındır. Ablası Sole, onun kadar mücadeleci ve güçlü olmasa da, kayıtdışı çalıştırdığı kuaför salonunu işleterek hayatını kazanmaya çalışmaktadır. Kendi hallerinde yaşam mücadelesi veren bu kadınlar, bir gün doğup büyüdükleri La Mancha'da yaşayan halalarının ölüm haberi ile yıkılırlar. Cenazaye ablası Sole ile gitmek isteyen Raimunda'yı evde çok daha büyük bir yıkım beklemektedir; Solu'u ise cenazede büyük bir şok. Yıllar evvel bir yangında ölmüş olan anneleri, yarım kalan bütün işlerini tamamlamak için geri dönmüştür. Tek başlarına ayakta kalmaya çalışan kızlarının ve torununun da onun desteğine çok fazla ihtiyacı vardır.

Amerika... 1963 yazı... Catskill Dağları'nda bir yaz kampında dans öğretmenliği yapmakta olan yakışıklı Johnny Castle, iş dışında kalan vakitlerinde diğer dansçılarla dans etmektedir. Kampta ablası ve ailesi ile beraber tatil yapmakta olan ve "Baby" olarak tanınan genç bir kız kendisine eğlence aramaktadır. Gerçekleşen büyük tesadüflerin de yardımıyla Baby, Johnny'e aşık olur ve zamanla onun hem sevgilisi hem de dans partneri olur.

Danimarka'nın banliyölerinde yaşayan ve akşamları aynı kursa giden 6 kişinin, beklentileri ve sonucunda yaşadıkları hayal kırıklıkları karşısında tutunacak dal olarak İtalyanca'yı görürler. Karısının ölümüyle hayatının yönünü kaybetmiş genç bir rahip, inanılmaz derecede sakar bir kasiyer, cinsel organını kullanmadığı için köreldiğine inanarak iktidarsız olduğunu düşünen bir otel memuru, bulunduğu ülkenin dilini konuşamayan güzel bir İtalyan garson, sivri dili ile başına dert açan futbol delisi bir restoran müdürü ve annesinin hastalığıyla boğuşan hüzünlü bir kuaför.

Biri İngiliz biri Amerikalı iki sevgilinin 1 sene boyunca yaşadıkları müzik ve cinsellik ile dolu yoğun ilişkileri.

Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir