
Johnny Cash
Abe Cross

İki efsanevi silahşör - Will Tenneray (Kirk Douglas) ve Abe Cross (Johnny Cash) - artık gençlik günlerindeki kadar ünlü ve zengin değildir. Para sıkıntısı çeken bu yaşlı kovboylar, halka açık bir düelloda karşılaşmaya karar verir. Ancak bu kez amaç öldürmek değil, seyircilerden bilet parası toplamaktır. Düello fikri kasabada büyük heyecan yaratır, insanlar bahis oynamaya başlar.

Johnny Cash
Abe Cross

Kirk Douglas
Will Tenneray

Jane Alexander
Nora Tenneray

Karen Black
Jenny Simms

Dana Elcar
Marv Green

Robert J. Wilke
Marshal Tom Cater

Keith Carradine
The Young Gunfighter

Eric Douglas
Bud Tenneray

Paul Lambert
Ed Fleury

Raf Vallone
Francisco Alvarez
James D. Cavasos
Newt Hale
Philip L. Mead
Kyle Briggs
George Le Bow
Dekker
John J. Wallwork
Toby Leach
Neil Davis
Canbury

Gelmiş geçmiş en iyi western filmleri arasında gösterilen filmde, Şerif John T. Chance ve iki yardımcısı kasabada işlenen cinayetlerin peşine düşerler. Ancak yardımcılarının birinin çok genç, birinin de alkolik olması onun başına türlü belalar açar...

Çiftlik sahibi Ryker, Joe Starret’in arazisini istemektedir. Shane, Starret’in arazisinin korunmasına yardımcı olmak için onların yanına yerleşir. Evde kaldığı sürece onun karısını ve çocuğunu etkisi altında bırakır. Halkı topraklarından çıkarmak için gelen Chirs ile efsane silahşör Shane karşı karşıya gelirler. Shane, Chris'i yenince Ryke onu satın almak ister. Shane teslim olmz bu sefer de başlarına Wilson belası açılır. Efsane silahşör tüm vadiyi bu silahlı adamlardan temizlemeye çalışırken, ailenin küçük oğlu Joey ile arasında kuvvetli bir bağ gelişir... Yönetmenliğini George Stevens’ın üstlendiği yapımın başrollerinde Alan Ladd, Jean Arthur, Van Heflin, Brandon de Wilde, Jack Palance yer almaktadır.

Oyunculuğunun doruğunda olan Clint Eastwood bu kez karşımıza New Mexico'daki toprak savaşının western kahramanı olarak çıkıyor. 1971 yılında çekilen Kidd, emektar western filmleri yönetmeni High Sierras, yetenekli aktör Robert Duvall ve sert bakışlı, içindeki adalet duygusuyla hareket eden Eastwood'u başarıyla biraraya getiriyor. Her klasik western'de olduğu gibi film, silahlar, çatışmalar ve çarpışmalar eşliğinde geçiyor. Eastwood'unda dediği gibi Westernler her zaman da vardı ve her zaman da olacak. Joe Kidd ise bunların en iyisi.

Arizonalı emektar bir şerifin karısının öldürüldüğü sırada, olay yerinde bulunan bir meksika göçmeninin üzerinden, hem bireysel silahlanma, hem son yılların en önemli problemlerinden biri olan göçmenlik müessesesine değinen film; bireysel sorularını cevaplandırmak için bu çorak coğrafyayı altını üstüne getiren şerifin mücadelesini anlatıyor!

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Hadleyvile kasabasının başarılı şerifi Will Kane, Amy ile evlendikten sonra tehlikeli işini bırakıp, karısıyla kasabadan ayrılmaya karar vermiştir. Aynı gün, yıllar önce hapse attırdığı bir haydut olan Frank Miller'ın hapisten çıktığını ve intikam almak için kasabaya dönmekte olduğunu öğrenir. Kasaba halkının ve karısının ısrarlarına rağmen onunla yüzleşmeye karar verir. Fakat kimse destek olmaz. Bir anda yalnız kalan şerif, Frank ve çetesiyle tek başına yüzleşmek zorunda kalır. Tek yardımcısı eski sevgilisi Helen Ramirez'dir. Son anda karısının desteğine kavuşan Will, dört haydutla savaşır ve kötü anında yalnız bırakan kasabasını onurlu bir şekilde terk eder.

Respected black cavalry Sergeant Brax Rutledge stands court-martial for raping and killing a white woman and murdering her father, his superior officer.

Klasik Amerikan sinemasını ve Westerni sevenler, Anthony Mann'ın, John Ford'un hemen yanına konması gereken bir usta olduğunu bilirler. Bu film, iki düşman kardeşin öldürülmüş bir baba ve çalınmış çok değerli bir eski silah çerçevesinde gelişen mücadelesini anlatır. Bu şiddet yüklü intikam öyküsünün sinema tarihi açısından önemi, Mann'ı ilk kez James Stewart'la buluşturmasıdır.

Apaçi bölgesindeki bir ikmal birliği bir sonraki kaleye doğru yola çıkar. Eski bir izci, Kızılderili karısının katilini arar ve bir ev kadını Apaçi, sevgilisinin kabilesine yeniden katılmak için kocasını terk eder.

Senatör Ranse Stoddard, Vahşi Batı’da bulunan Shinbone şehrine, arkadaşı Tom Doniphon’un cenazesi için geri döner. Shinbone’da senatörün ne yaptığını merak eden bir gazeteciye, kariyerinin “Liberty Valance’ı vuran adam” olarak nasıl başladığını anlatır. Silahların hukuk kurallarının yerine geçtiği Shinbone’a, Batı'ya kanunu getirme amacı bulunan bir avukat olarak gelir. Bir posta arabası kanundışı şekilde zapt edildiğinde Rense, Liberty Valance tarafından vahşice dövülür. Ranse, Valance’ı adalete getirmenin bir yolunu bulmaya çalışırken Shinbone halkına okuma yazma da öğretir. Sonunda bir silah alarak Valance’ın karşısına dikilir.

A retired rodeo legend risks it all to save his grandson. Facing his own painful past and the fears of his family, he enters a high-stakes bullriding competition as the oldest contestant ever. Along the way, he reconciles old wounds with his estranged daughter and proves that true courage is found in the fight for family.

1700'lerin tam ortasındayız. Genç bir İrlandalı olan Redmond Barry, bir subayı düelloda öldürünce kaçıp yeni bir hayat kurmak ister. Serüvenler sonucu kendisini savaşın ortasında Prusya ordusunda bulur. Savaştan sonra casuslukla görevlendirilip İrlandalı bir Şövalye'nin peşine takılır. Onunla birlikte Prusya'dan kaçar ve kumarbazlığa başlayarak Avrupa'nın kalburüstü sosyetesine burnunun ucunu sokmayı başarır. Ama gözü daha yükseklerdedir.


Yirminci yüzyılın başlarında Viyana'da, bir apartman binasında yaşayan genç bir kız olan Lisa (Joan Fontaine), yeni bir kiracı olan konser piyanisti Stefan Brand'a (Louis Jourdan) hayran kalır. Stefan enerjik performanslarıyla kendine bir isim yapar. Lisa, Stefan'a takıntılı hale gelir, onu çalarken dinlemek için geç saatlere kadar ayakta kalır ve gizlice dairesine girip onu uzaktan hayranlıkla izler. Lisa'nın çabalarına rağmen, sadece bir kez karşılaşırlar ve Stefan ona pek aldırmaz.

Film, 1881 ve 1882 yıllarında ABD'nin batısında yaşanmış birtakım tarihi olaylara dayanmaktadır. Kanun koruyucu olarak yıllarca görev yaptıktan sonra kendilerini emekliye ayıran silahşör Wyatt Earp ve iki kardeşi aileleri ile birlikte kendilerine yeni bir hayat kurmak için geldikleri Arizona'nın "Tombstone" kasabasında kendileri gibi silahşör olan eski dostları Doc Holliday'le karşılaşırlar. Sakin bir hayat umarlarken burada da karşılarına çıkan kanunsuzlarla çarpışmak zorunda kalırlar. Kasabanın ismi olan "Tombstone" aynı zamanda mezar taşı anlamına da gelmektedir.

Blaise Starrett, kanun kaçakları küçük kasabayı işgal ettiğinde çiftçilerle anlaşmazlığa düşen bir çiftçidir. Kanun kaçakları yalnızca kötü şöhretli liderleri tarafından kontrol altında tutulmaktadır, ancak ölümcül bir yara teşhisi konur ve kasaba patlamayı bekleyen bir barut fıçısı haline gelir.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Bart Allison ve yardımcısı Sam, Allison'ın yıllar önce karısının ölümünden sorumlu tuttuğu kasaba patronu Tate Kimbrough'un düğününde Sundown kasabasına gelirler.

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.

Oxford'da okuyan Monte ve Roy kardeşler, Birinci Dünya Savaşı başladığında orduya katılırlar ve hayatları tamamen değişir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir