
Jack Lemmon
Joe Clay


Jack Lemmon
Joe Clay

Lee Remick
Kirsten Arnesen Clay

Charles Bickford
Ellis Arnesen

Jack Klugman
Jim Hungerford

Alan Hewitt
Rad Leland

Tom Palmer
Ballefoy
Debbie Megowan
Debbie Clay

Maxine Stuart
Dottie

Jack Albertson
Trayner

Ken Lynch
Proprietor
Leon Alton
Party Guest (uncredited)

Don Anderson
Party Guest (uncredited)

Lynn Borden
Party Guest (uncredited)
George DeNormand
Party Guest (uncredited)
James Gonzalez
Party Guest (uncredited)

Yılların eskitmeyi bir türlü başaramadığı iki Hollywood efsanesi; bol ödüllü sanatçılar, Clint Eastwood ve Meryl Streep, "Yasak İlişki" adlı bu filmde başrolleri paylaşıyorlar. Iowa-Madison County'de mütevazı bir hayat süren, evli bir kadının bir yasak aşk sarmalına dolanmasının anlatıldığı Yasak İlişki'de bazı köprü resimleri çekmek için gelen fotoğrafçı Robert'a gönlünü kaptıran evli ve çocuklu Francesca'ın dramını izleyeceğiz. Eşi ve çocukları kasaba dışındayken aşkını doya doya yaşayan Fran, bir yandan da evliliğini sorgulamaya başlamıştır. Robert James'in bestseller romanından uyarlanan filmde Streep, en iyi kadın oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

Jamaika’lı bir kız olan Natasha Kingsley, çocukken ailesi ile birlikte New York’a taşınır. Kendisini New Yorklu kabul eden genç kız, tüm hayatını bu şehirde kurmuştur. Hayatının sonuna kadar New York'ta yaşamak isteyen genç kızın önünde büyük bir engel vardır. Natasha, ailesi ile birlikte sınır dışı edilmiştir. Onlar, kararı değiştirmek için her yolu deneseler de karar kesinleşmiştir ve şehri terk etmeleri için önlerinde sadece bir günleri vardır. Tam da bu süreçte, Daniel adında bir genç ile tanışan Natasha’nın hayatı bambaşka bir hal alır. Aşka inancı olmayan bir kız olan Natasha, hayatını kurtaran Daniel’a karşı anlam veremediği bir çekim hisseder. Zeki bir adam olan Daniel ise Natasha'yı görür görmez aşık olur. Karşılaşmalarının bir tesadüf olmadığını, evrenin bu an için onları hazırladığını düşünen Daniel, genç kızı kendisine aşık edebileceğine inanmaktadır. Ancak bunun için önlerinde sadece 1 gün vardır.

Joan ve Tom uzun yıllardır evlidir. İlişkilerinde ancak bir ömrü beraber geçiren çiftlerin sahip olabileceği bir rahatlık vardır. Şefkat ve mizahla gösterilen derin bir sevgiyle bağlı olmanın getirdiği bir rahatlık. Ancak Joan’a meme kanseri teşhisi koyulunca takip eden tedavi süreci çiftin ilişkisine yeni bir boyut kazandırır ve Joan’a bir şey olursa ne olacağı sorusuyla yüzleşmek zorunda bırakır.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Çatırdayan bir evliliği çiftlerin iki farklı bakış açısından anlatan filmin bu bölümünde James McAvoy'un canlandırdığı Conor Ludlow'un hayatını izleyeceğiz.

New York'ta yaşayan bir çiftin geçirdiği zorlu bir dönemi ele alan iki ayrı filmden oluşan seride, çiftin hikayesini iki farklı bakış açısından aktarılanlarla dinliyoruz. Bu filmde hikayeyi kadın karakterin gözünden izliyoruz. Ned Benson'ın ilk uzun metraj denemesi olan filmin başrolünde Jessica Chastain bulunuyor.

Meg Ryan ve Andy Garcia’nın performansları eşliğinde muhteşem bir film. Micheal ve Alice severek evlenmiş çok mutlu bir çifttir. Ancak Alice"in alkol sorunu bir süre sonra hem çocuklarıyla hem de kocasıyla olan ilişkisini zedelemeye başlar. Michael"in bir uçak pilotu olması çift için herşeyi daha da zorlaştırmaktadır.

ONDINE lirik ve modern bir masal.. Syracuse (Colin Farrell), İrlanda’lı bir balıkçıdır. Bir gün ağlarına takılan güzel ve gizemli bir kadınla (Alicja Bachleda) hayatı değişir. Küçük kızı Annie (Alison Barry) bu kadının büyülü bir varlık olduğuna inanmaktadır. Syracuse ise bu güzel kadına umutsuzca aşık olmuştur. Tüm masallarda olduğu gibi mutluluk ve karanlık bu hikayede yanyana gitmektedir.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Bir hırsızın kızı olan küçük Moll, annesinin idam edilmesinden sonra bir manastırın bakımına verilir. Ancak, kötü bir rahibinin davranışları, bir genç kız olarak Moll'un isyan etmesine neden olur ve Moll kendisini Londra'nın tehlikeli sokaklarında bulur.

Charlie is a troublesome 18-year-old who breaks out of a youth drug treatment clinic, but when he returns home to Los Angeles, he's given an intervention by his parents and forced to go to an adult rehab. There, he meets a beautiful but troubled girl, Eva, and is forced to battle with drugs, elusive love and divided parents.

Kendini beğenmiş, her zaman ahlak kurallarını öncelik edinmeyen ve işinde de bu özellikleri sayesinde büyük başarı edinmiş bir avukattır Henry (Harrison Ford). Manhattan’ın büyük hukuk firmalarından birinde çalışmakta, karısı Sarah (Annette Bening) ve kızı Rachel’a (Mikki Allen) lüks bir dairede oturma ayrıcalığı dışında pek de zaman ayırmamaktadır. Henry, her şeye sahip bir adam olarak görünse de, ne kadar mutsuz olduğunun bilincinde değildir. Ta ki bir silahlı soygunda tesadüfen vurulup, hastanede gözünü açıncaya kadar. Hareket kabiliyetini ve hafızasını yitiren Henry, ailesiyle yeni bağlar kurmak, hayatını yeniden kurmak ve kendini baştan yaratmak zorundadır. Fakat bu süreç keyifli olmanın aksine, sancılı ve pişmanlıklarla dolu olacaktır.

Rio de Janeiro'da çalışan, müşterilere mektup yazıp postalamakla görevli soğuk ve yaşlı bir kadın olan Dora (Fernanda Montenegro), müşterilerden ve insanlardan nefret ediyor. Dokuz yaşında bir çocuk olan Josue (Vinicius de Oliveira), babasını hiç görmemiş. Josue'nun annesi, kocasına mektuplar yazıyor ve bu mektuplar Dora aracılığıyla gönderiliyor. Kadın bir araba kazasında ölünce, Josue'nin sorumluluğunu insanları pislik olarak gören Dora üstlenmek zorunda kalıyor. Dora, Josue'yı babasını görebilmesi için yolculuğa çıkmaya ikna ediyor ve bu iki farklı insan arasında sıradışı bir dostluk kuruluyor.

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...

Mac adında yeri yurdu pek belli olmayan country şarkıcısı ve küçük Teksas kasabasında tanıştığı genç dulu (Tess Harper) anlatan bu duygusal filmde Akademi Ödüllü Robert Duvall başrolde. Tam ilişkileri gelişirken, Mac'in karanlık geçmişi sorunlar yaratır. Müzik yıldızı eski eşi (Betty Buckley) Mac'in uzun süredir görmediği kızı (Ellen Barkin) ile ortaya çıkıverir. Mac'in acı veren geçmişi onu bilinmeyen bir geleceğe mi sürükleyecek - yoksa yoluna devam edip yeni bir hayat mı kuracak?

Birbirlerinden sınıfları, geçmişleri, yaş ve meslekleriyle ayrılan üç eski Amerikan askeri ve onların yeniden sivil hayata ayak uydururken karşılaştıkları sorunlar üzerine dokunaklı bir savaş sonrası destan... Bu üç adam, II. Dünya Savaşı sonunda yaşadıkları kente geri dönerler; başarılı bankacı Al, güvenli yaşamına; eskiden bir garson olup savaşta hava kuvvetlerinde yüzbaşılığa yükselmiş Fred, savaş sırasında evlendiği ve pek iyi tanımadığı eşiyle endişe veren kavuşmaya; eskiden öğrenci olup savaşta kollarını kaybeden Homer ise, sevgilisinin sakatlığına vereceği tepki konusundaki şüphelerine. Bunlardan ikisi geri dönüşte başarılı olacaktır: eskiden olduğu gibi yemekli toplantılarda konuşmalar yapan Al genç bir çiftçiye teminatsız kredi vermeye çekinmez; Homer’in sevgilisi onu hayal kırıklığına uğratmaz; kimsenin kabul etmediği Fred ise toplumun dışında kalacaktır, hayatının en güzel yıllarını geride bırakmıştır...

Lee, sevgilisi Peter'la sıradan bir ilişkisi ve bunun yatay izdüşümünde monoton bir cinsel hayatı olan genç bir kadındır. Lee, başarılı avukat E.Edward Grey'in yanında çalışmaya başlayınca bütün yaşamı değişecek ve anlamına kavuşacaktır. Avukatın sadist eğilimleri, genç kadının mazoşist zevkleriyle karşılaşınca ikisi de yıllardır aradığı oyun arkadaşını bulmuş gibi olur.

Pulitzer Ödülü sahibi bir yazar olan Jake Davis, eşinin ölümünün ardından yaşadığı psikiyatrik sorunlarun ciddileşmesi üzerine 5 yaşındaki kızı Katie'yi bir tanıdığına bırakmak zorunda kalır. Bu olayın üzerinden 25 yıl geçtiği halde hala olayın üzerindeki etkilerini atlatamamış 30 yaşındaki yetişkin Katie ise aynı şehirde kendi sorunlarıyla başbaşadır.

Portokalos ailesi, 30 yaşına gelmesine rağmen halen evlenmemiş olan kızları Toula için endişelenmektedir. Ailesinin sahibi olduğu Yunan lokantasında çalışmakta olan Toula, bu hayatından bezdiği için artık büyük bir değişiklik istemektedir. Halasının turizm acentasında çalışmaya başlayan Toula, lan Miller adlı uzun boylu, yakışıklı bir lise öğretmenine aşık olur. Ancak ciddi bir sorun vardır. Lan Yunanlı olmadığı için eski moda bir adam olan Toula'nın babası Gus, bu birlikteliğe kesinlikle karşı çıkmaktadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir