
Ben Mendelsohn
Anders Hill

Yaşadığı boğucu ve varlıklı Westport kasabasında kendini hapsolmuş hisseden Anders Hill, hayata olan arzusunu geri kazanmak için finans alanındaki işinden istifa eder ve eşini terk eder. Ancak kısa sürede, yaptığı seçimlerin şaşırtıcı gerçekliğiyle karşı karşıya kalır; günlerini boş raflarını dolduracak şeyler aramakla, yabancılarla birlikte olmakla ve son derece kaybolmuş hissederek geçirir. Eski eşini özleyen ve 27 yaşındaki oğlu ile arası açık olan Anders, uyuşturucu bağımlısı bir genç ile arkadaşlık kurar ve onun pişman olacağı bir yola girmesine sebep olur. Utanç verici davranışları onu, bir baba ve en nihayetinde bir insan olarak kim olduğunu sorgulamaya iter.

Ben Mendelsohn
Anders Hill

Edie Falco
Helene

Thomas Mann
Preston

Elizabeth Marvel
Sophie

Connie Britton
Barbara

Michael Gaston
Mitchell Ashford

Josh Pais
Larry Eastwood

Natalie Gold
Dana

Victor Slezak
Wes Thompson

Charlie Tahan
Charlie

Bill Camp
Donny

Victor Williams
Howard

Antonio Ortiz
Arnie

Shyaporn Theerakulstit
Bartender

Andre B. Blake
Richard


Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.

Genç bir adam, rüyasının peşinden gidip usta bir sommelier olmak ve babasının beklentilerini karşılayıp ailenin barbekü restoranını devralmak arasında sıkışıp kalır.Mamoudou Athie, Courtney B. Vance ve Niecy Nash başrollerde. Yazar-yönetmen Prentice Penny'nin ilk yönetmenlik denemesi.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Nina Geld (Mary Elizabeth Winstead) kariyeri yükselişte, ateşli, ortalığı kırıp geçiren ama yakında özel hayatı yerle bir olacak olan bir stand-up sanatçısıdır. Baş belası olan eski sevgilisinden kaçmak ve hayatını değiştirecek olan seçmelere hazırlanmak için Los Angeles'a giden Nina, orada sahip olduğu önyargılarını hiçe sayan Rafe (Common) ile tanışır.

Başrollerinde Ethan Hawke, Emile Hirsch, Hailee Steinfeld, Asa Butterfield'ın yer aldığı Ten Thousand Saints prömiyerini bu yıl Sundance Film Festivali'nde gerçekleştirdi. Film, New York'ta 1988'de yaşanan Tomkins Square Park isyanını konu alıyor.

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

Babasının kimliğini keşfetmeyi ümit eden genç bir kız olan Sophie Sheridan’ın öyküsü, ünlü pop grubu Abba’nın hit şarkıları eşliğinde anlatılıyor. Sophie Sheridan evlenme aşamasına gelmiş genç bir kızdır. Nikâhtan bir gün öncesinde annesi Donna’nın 20 yıl önce ziyaret ettiği Yunan adalarında yaşadığı geçmişinden üç erkek birden getirir.

Geçmişteki bir davadan dolayı psiklojisi bozulduğu için alkole sığınan ve bu sebeple eşinden boşanıp 5 yaşındaki kızının velayetini almak için uğraşan avukat Cate McCall; aynı zamanda önemli bir cinayet davasını üstlenir, haksız yere hüküm giymiş Lacey’nin davasını alır. Bütün deliller, olay yeri incelemeleri kadının suçsuz olduğunu ispatlasa da Cate McCall yargı duvarına toslar. Kendisinden başka kimse Lacey’nin masumluğuna inanmamaktadır. Önyargıları sağlam savunmayla yıkmaya niyetli olan McCall adalet sisteminin doğru şekilde işlemesi için varını yoğunu ortaya koyacaktır. Önünde iki yol vardır; ya mesleğinde ilerlemek için bu davayı kazanmaya çalışmak ya da kızının velayeti alabilmek için ona daha fazla vakit ayırmak..

Jodie Foster'ın yönettiği 'Little Man Tate'in başrolünde, yetenekli çocuk oyuncu Adam Hann-Byrd var. Dede (Jodie Foster) tek başına oğlu Fred'i (Adam Hann-Byrd) büyütmeye çalışıyor. Bir anda, oğlunun aslında bir dahi olduğunu keşfeden Dede, Fred'in hakettiği herşeye sahip olmasını, tüm eğitim imkanlarının kendisine sunulmasını istiyor. Dede, aynı zamanda oğlunu kötü niyetli insanlardan da korumak zorunda. Foster ilk yönetmenlik deneyiminde etkileyici bir dram sunuyor izleyiciye.

Oldukça güzel, alımlı ve şık bir kadın olan Ellie, kariyerinde oldukça başarılı bir müzik eleştirmenidir. Eski erkek arkadaşının ortalıktan kaybolmasıyla kendi dünyasına kapanan Ellie, bir kitap yazmaya karar verir. Daha önce böyle bir işte hiç deneyimi olmayan Ellie, gazeteye verdiği son makaleden sonra bunu aklında iyice kesinleşmiştir. Kendi hayatını yaşadığı aşkı ve olayları konu alacak olan bu kitap yayınlanmadan önce bazı engellere takılacaktır.bir beklenti içinde bulunmayın

Jackie, işi, yerleştirilen güvenlik kamerası ile bir sokağı gözetlemek olan bir kadındır. Yapılan işteki tüm maksat da, o sokakta yaşayan insanların güvenliliğinin sağlanmasıdır. Her günün bildik rutinliğinin dışında, bir gün monitörde, daha evvel hiç görmediği ve bir daha da muhtemelen hiç görmek istemeyeceği bir adamın görüntüsü beliriverir. Görmezden gelemeyeceği bu adamı izlemek zorundadır. Ama artık kendisinin de, sokağın da hayatı eskisi gibi olmayacaktır.

Hayatın anlamını özgürlükte arayan kültür eleştirmeni David Kepesh (Kingsley), cinsel arzularını cezbeden iyi huylu öğrencisi Consuela Castillo (Cruz) tarafından trajik bir çıkmaza sürüklenir...

Amerika’nın en popüler film yıldızlarından Reese Witherspoon, edebiyat dünyasının yarattığı en güçlü kadın karakterlerden biri olan Rebecca (Becky) Sharp’ı beyaz perdeye taşımak için dünyanın en çok ses getiren film yönetmenlerinden Mira Nair ile güç birliği yapıyor...William Makepeace Thackeray’nin klasik romanının sinemaya yeniden uyarlamasında seyirci güzel, tutkulu, esprili ve hesapçı bir kadın olan Becky’nin dünyaya kafa tutmasını zevkle seyredecek.


Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Okulun yeni öğrencisi olan Cady Heron, işbirlikçi kraliçe arı Regina George ve yardakçıları Gretchen ve Karen liderliğindeki "Plastikler" adlı popüler kız grubuna dahil olur. Ancak Cady, Regina'nın eski erkek arkadaşı Aaron Samuels'e aşık olmak gibi büyük bir hata yaptığında, kendisini Regina'nın hedefinde bulur. Cady, dışlanmış arkadaşları Janis ve Damian'ın yardımıyla grubun en büyük yırtıcısını alt etmeye çalışırken, en acımasız ormanda yol alırken kendine nasıl sadık kalacağını öğrenmesi gerekir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir