
Jennifer Garner
Mary Rose Clayborne / Victoria Elliot at 17

Four orphan boys running from the law in New York stumble upon a baby in a carriage. They decide to head west and take the baby which they name Mary Rose with them. Eventually they set up a ranch which they name Rose Hill. Mary Rose grows up to be a beautiful woman and gets involved with a man who kills one of her brothers. Her brothers then explain to her that they found her in New York and she returns to find her real family. During this time Rose Hill is falling apart since her oldest brother has fallen ill and her other two brothers have gone their separate ways.

Jennifer Garner
Mary Rose Clayborne / Victoria Elliot at 17

Jeffrey D. Sams
Adam Clayborne

Zak Orth
Douglas Clayborne

Justin Chambers
Cole Clayborne

Tristan Tait
Travis Clayborne

David Newsom
John Stringer

Casey Siemaszko
Fergus Carroll

Stuart Wilson
Richard Elliot

Kristin Griffith
Annie

Vera Farmiga
Emily Elliot

Carmen Moore
Shining Water

Kevin Zegers
Cole Clayborne at 13

Courtney Chase
Young Mary Rose
Michael Alexander Jackson
Adam Clayborne at 15
David Klein
Douglas Clayborne at 13

Deadwood, 1870'li yıllarda Güney Dakota’da küçük bir madenci kampı olarak kurulan bir yerleşim yerinin giderek büyüyerek adeta bir kent haline gelmesini konu edilen aynı isimli seriden beyaz perdeye uyarlanıyor. Karakterler, Güney Dakota’nın eyalet olmasını kutlamak için on yılın ardından yeniden bir araya geliyor. Onların bir araya gelişi eski rekabetlerin canlanmasına, ittifakların test edilip, eski yaraların yeniden açılmasına neden oluyor.

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Arizonalı emektar bir şerifin karısının öldürüldüğü sırada, olay yerinde bulunan bir meksika göçmeninin üzerinden, hem bireysel silahlanma, hem son yılların en önemli problemlerinden biri olan göçmenlik müessesesine değinen film; bireysel sorularını cevaplandırmak için bu çorak coğrafyayı altını üstüne getiren şerifin mücadelesini anlatıyor!

A man with a grudge against the late Little Joe seeks revenge on the Cartwrights and attempts to take over the Ponderosa.

Eski kovboy filmlerinin aranan yıldızlarından olan Howard Spence, alkol ve uyuşturucu batağında kaybolmuş, şöhreti ve tüm varlığını yitirmiş eski bir yıldızdır. Hayatının tüm anlamını kaybetmiş hedefsiz bir şekilde günlerini tüketirken kendisine eşlik eden tek şey yalnızlığıdır. Fakat bir gün, bir çocuğu olabileceği hakkında öğrendiği gerçek, uzun zamandır hissetmediği bir heyecan yaşamasına neden olur. Artık yaşamak için bir anlam bulmuştur. Kız ya da erkek olduğunu bilmeden yollara dökülecek ve hiç bilmediği bir hayatı en başından keşfetmeye çalışacaktır.

1900'lerin Amerikasında orduda görevli albay William Ludlow görevinden ayrılarak, Montana'da kaya dağlarında bir evde 3 oğlu ile yaşamaya başlar. Bu arada 1. Dünya Savaşı başlar. Albayın tüm karşı çıkmalarına rağmen 3 kardeş savaşa katılır. En küçük oğlan Samuel'in öldüğü savaşın ardından diğer oğlu Tristan Samuel'in nişanlısı Susannah'la yakınlaşmaya başlar ve aralarında bir aşk başlar. En büyük kardeş Alfred'inde Susannah'tan hoşlanmaya başlamasıyla olaylar değişir ve gelişir. Bu arada kardeşinin ölümünden kendini sorumlu tutan Tristan bir çıkmazın içine girmiş bulunmaktadır.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Bir haydut çetesi bir gruptan kaçar ve kimsenin silah taşımadığı, içki içmediği veya küfür etmediği küçük bir kasaba olan Refuge'a gider. Kasaba aslında Purgatory'dir ve barışçıl sakinlerin tümü, Cennete kabul edilmeden önce kendilerini kurtarması gereken Doc Holiday ve Wild Bill Hickok gibi ünlü ölü kanun kaçakları ve suçlulardır...

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali, karanfil yetiştirmektir. Bu işten para kazanılabileceğini düşünen amcası Le Papet, yeğeni için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar. 'Manon des sources' adında devam filmi mevcuttur.

Yıllardır süren bir hesaplaşma, Donovan ailesinin geçmişini tamamen açığa çıkarır. Ray'i bugün olduğu kişi yapan koşullar nihayet gün ışığına çıkarken, Donovanlar kendilerini geçmişle yüzleşmek için Boston'a geri dönmüş bulurlar. Her biri şiddet dolu yetiştirilme tarzlarının üstesinden gelmek için mücadele eder, ancak kader onlara karşı acımasızdır ve sadece birbirlerine duydukları güçlü sevgi onları bu mücadelede ayakta tutar.


Robert B. Parker´ın aynı adlı kitabından uyarlanan olan film kanun dışı bir kasabayı anlatacak. Bir grup arkadaş kasabaya kanun getirmek için çabalayacak fakat aralarına güzel bir dulun katılmasıyla evdeki hesaplar uygunsuz kalacak... İki kovboy olan Virgil Cole ve Everett Hitch, Appaloosa isimli kasabaya vardıklarında, burada yaşayan halka Randall Bragg isimli bir çiftlik sahibi tarafından zulüm edildiğine tanık olurlar. Randall Bragg kasabadaki toprakların gerçek sahibidir ve kasaba halkına eziyet etmektedir. Cole ve Hitch, kasabayı bu zorbadan kurtarmak için görevlendirilir. Ancak kurallar bu sefer değişecek, yasaların yerine içgüdüler geçecektir...

Jane Hammond, 8 kurşun yemiş olan ve ölümle pençeleşen kanun kaçağı kocası Bill'i kurtarmak amacıyla, 10 yıldan fazladır görüşmediği eski sevgilisi Dan Frost'tan yardım ister. Zira peşinde azılı bir mafya vardır ve yarım kalan işlerini bitirmek için Bill'in izini saklandığı çiftlik evine kadar sürerler. Dan, Jane'e yardım edecektir ama hiçbir şey karşılıksız değildir...

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Yıllardan beri cezaevinde yatmakta olan bir suçlu, hüküm giymeden önce bir galerinin güvenlik sisteminden sorumlu olan cezaevi arkadaşından aldığı bilgiler ışığında bu galeriyi soymaya karar verir. Tahliye olduğunda da "Sicilyalılar Çetesi" adlı suç örgütünün lideri ile tanışırak birlikte çalışmaya başlarlar.

Film Avustralyalı bir adamın, aynı anda bir kadına ve eroine olan bağımlılığını anlatıyor. Dan ve Candy sanat ile uğraşan insanlardır ve birbirlerine tutku ile bağlıdırlar. Aynı şekilde eroine de. Para bittiğinde eroine kavuşabilmelerinin tek yolu ise Dan'in mentor saydığı hedonist Casper'a başvurmaktır. Aşkı ve yaşamı dibine kadar iliklerinde hissetmek arzusundaki bu ikilinin hayatları giderek karanlık bir tabloya dönüşür. Candy adlı romandan uyarlanan filmin oyuncu kadrosu iddialı. Avusturalya sineması açısından uslubu, görselliği ve uyarlandığı romanın edebi değeri ile harmanlanmış olan film, Requiem for a Dream ile kıyaslanıyor * Bir insanı sevmenin bedeli ne kadar olabilir? Anlatımın ve oyunculuğun da filmin içindeki şiir kadar güzel olduğu film

Evsiz bir jokey, bir milyoner, bir kovboy ve seabiscuit adında bir at... kendilerinin ve ülkedeki herkese ilham kaynağı olan bir yarış atının gerçek öyküsünü anlatıyor... 1920'lerde efsaneye dönüşen sıradışı bir drama... seabiscuit sizi hayatınızın yarışına götürecek...

Frank ile April, kendilerini her zaman çok özel, farklı görmüşler; hayatı yüksek ideallerine uygun şekilde yaşamaya hazır ve istekli olmuşlardır. Bu nedenle lüks evlerin sıralandığı bir cadde olan Revolutionary Road'daki yeni evlerine taşındıklarında kendilerini çevreleyen durağan ortamdan bağımsızlıklarını gururla ilan ederler. O dönemin toplumsal sınırlarını belirleyen tuzaklara asla düşmemeye kararlıdırlar. Ancak Wheeler çifti kendilerini hiç beklemedikleri bir durumun tam içinde bulur: Frank Wheeler rutin bir işi olduğu için sinirleri günden güne bozulan yetişkin bir erkeğe dönüşürken April de istek ve tutkularını bastırmaya çalışan mutsuz bir ev kadını olup çıkar. Sonuç ise tıpkı diğerleri gibi hayallerini kaybetmiş tipik bir Amerikan ailesidir.

Başrolde Bruce Dern'in (The Hateful Eight) oynadığı bu gerçekçi Western'de kaçak bir gelini kurtaran cesur bir silahşör, damadın öfkeli ve intikamcı ailesinin gazabıyla karşı karşıya kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir