
Conrad Veidt
Zurta


Film, Alexandra Barnes (Debra Winger) adında bir FBI ajanının, zengin erkekleri baştan çıkarıp öldüren bir kadın olan Catharine Peterson'ı (Theresa Russell) takip etmesini konu alır. Catharine, her cinayetten sonra kimliğini değiştirerek yeni bir hayata başlar ve izini kaybettirir. Alexandra, Catharine'ın izini sürerken, onunla yakınlaşmak için sahte bir kimlik yaratır ve kendisini zengin bir iş kadını olarak tanıtır. İkili arasında tehlikeli bir kedi-fare oyunu başlar. Catharine, Alex'in gerçek kimliğinden şüphelenirken, Alex de Catharine'ın bir sonraki kurbanını korumak için zamanla yarışır.


Otobüsle seyahate giden genç bir çift olan Peter ve Joan, yeni bir yol arkadaşı edinirler: Macar hekim Will Guest. Ancak hava şartları çok kötüdür ve çıkan bir fırtına yüzünden meydana gelen otobüs kazası, şoförün canına mal olur. Bu tatsız olaydan sonra Will Guest, genç çifte kalacakları bir yer sağlamak istediği söyler. Arkadaşı olarak tanıştırdığı Hjalmar Poelzig. Hjalmar, bir mimardır ve temelleri I. Dünya Savaşı sonunda yıkılan bir şatonun üzerine kurulu büyük bir malikanede oturmaktadır. Ancak aslında Will ve Hjalmar, arkadaş değillerdir. Çiftin kalmak için gittiği bu tuhaf malikanede de tuhaf olaylar olmaktadır. Evin bodrumunda tutsak tutulan bir kız vardır ve bu kız korkunç bir suçun tanığıdır. Hjalmar'ın yeni bir planı vardır ve bu plan Joan ile ilgilidir.

Vince, (Sam Riley) Ohio'nun küçük bir kasabasında ailesi birlikte yaşayan bir elektrikçi çırağıdır. Babasının geçirdiği ağır iş kazası yüzünden hastane masrafları aileye çok fazla gelmektedir, gece gündüz civarda ki evlerde mesai yapan Vince bir gün tamirat yaptığı bir evde, ev sahibinin gizli bir telefon konuşmasına tanık olur ve konuşmada sarı bir zarfın varlığına şahit olur. Ancak adam ertesi gün yüksek dozda morfin alarak ölür, Vince polislere ve adamın karısına görünmeden o sarı zarfı alarak evden ayrılır. Vince'in bu andan itibaren hayatı artık değişmiştir, çok para kazanacağını umarak gizli ve ölümcül bir bahis tarikatına doğru yola çıkmıştır. Nerede olduğunu anladığında ise artık çok geçtir yapması gereken şey eline tutuşturulan tabancanın tetiğini çekmektir.

He’s a Wardriver: a hacker who steals from banks, not people—until he’s noticed. Now the money turns violent, and the woman caught in it could save him or kill them both.

A bitter young man sets out to get back at the gangsters who murdered his father.

Jarrett pek çok soygundan ustalıkla çıkmış bir isim.ve bu soygunlarda tek güvendiği kişi annesi.bir tren soygunu esnasında adamlarından birisi bir cinayet işleyince tüm ipuçları Jarrett i işaret ediyor neticesinde Jarrett daha az ceza almak için başka bir suçu üstüne alıyor ve hapse giriyor.polis teşkilatından bir polis bu Jarrett ve çetesinin suçlarını ortaya çıkarabilmek için en deneyimli polislerini mahkum kılığında hapse gönderiyor.amac bellli.polis memuru önce Jarrett in hapishanede güvenini kazanacak ve böylece yakınlaştıktan sonra da onun sırlarını elde etmeye çalışacak.ama Jarrett her şeye oldugu gibi bunda da önsezgilerini kullanacaktır.bu arada Jarrett hapiste iken çetesindeki adamlarından bir tanesi annesini öldürür ve sevgilisini de bu işe oartak eder.

Rahibe kılığına girmiş olan Sophie, katolik okulunda yaşanmakta olan olayları izleyicilere aktarmaktadır. Rahibenin kardeşine aşık olan Zoe, her fırsatta ona olan bu ilgisini dile getirmektedir. Ancak Sophie’de kardeşine karşı ilgi duymaktadır. Bunun yanı sıra onun aynı zamanda garip davranışlar sergilediğini de gözlemlemektedir. Ancak etrafındaki hiç kimse ona bu konuda inanmamaktadır. Bunun en önemli nedeni ise rahibe Sophia’nın söylediği her sözün, onun söylediklerinden daha inandırıcı ve daha etkili olmasıdır.

Eşinden ayrıldıktan sonra yeniden normal hayatına dönmeye çalışan Rachel Watson, her gün işe giderken bindiği trenle eski kocasıyla bir zamanlar birlikte yaşadığı, şimdi ise eski kocasının yeni ailesiyle birlikte yaşamayı sürdürdüğü evin önünden geçmektedir. Her seferinde aynı acıyı tekrar yaşamamak adına eve yakın başka bir evde yaşayan Megan Hipwell ve Scott Hipwell çiftini dikkatle izlemeye, onların hayatlarıyla ilgili kendince yorumlar yapmaya başlar. Yine bir gün trenle oradan geçerken çok kötü bir şeye tanık olur. Ertesi sabah uyandığında geceye dair hiçbir şey hatırlamaz ve televizyonda Megan'ın kaybolduğunu öğrenir. Rachel hem Megan'ın akibetini hem de kendisinin o gece nerede ne yaptığını öğrenmek isteyecektir.

Nathan Harper oldu olası başka birinin hayatını yaşadığını hissetmiştir. Günelerden bir gün, kendi küçüklük resmini, kayıp kişilerin resimlerinin yayınlandığı bir internet sitesinde görünce, Nathan’ın kabusu gerçek olur: Anne baba diye bildiği insanların gerçek ailesi olmadığını ve yaşamının da akla hayale sığmayacak kadar gizemli ve tehlikeli bir gerçeğin üstünü örtmek için özene bezene uydurulmuş bir yalan olduğunu anlar. Nathan, gerçek kimliğini yavaş yavaş bulmaya başlarken, profesyonel katillerin hedefi haline gelir ve hayatta güvenebileceği tek kişi olan komşusu Karen ile kaçmak zorunda kalır. Nathan ve Karen, bir orduya yetecek sayıda suikastçı ve federal ajandan kaçarken kaybedecek tek bir saniyeleri bile yoktur. Ancak, Nathan, tam da peşindeki adamların eline düşmek üzereyken, hayatta kalmanın ve izini kaybettirmiş olan biyolojik babasının gizemini çözmenin tek yolunun, kaçmayı bırakıp kontrolü tekrar kendi eline alması olduğunu fark eder.

Markus, karısı trajik bir tren kazasında ölünce kızına bakmak için eve döner. Ancak kazadan sağ kurtulan birinin ortaya çıkıp bunun bir kaza değil, planlanmış bir suikast olduğunu iddia etmesiyle Markus, karısının öldürüldüğünden şüphelenir ve sorumluları bulmak için amansız bir göreve atılır.

Jim Norman adındaki bir öğretmen, yıllar sonra travmatik geçmişinden kaçmak için büyüdüğü kasabaya geri döner. Çocukluğunda, ağabeyinin ölümüne tanık olduğu bir olayla sarsılan Jim, geçmişin izlerini silmeye çalışsa da, kasabaya döndüğünde karanlık anıları tekrar canlanır. Jim'in öğrencileri birer birer kaybolmaya başlar ve yerlerini yıllar önce ölmüş olan gençler alır. Bu gençler, Jim’in çocukluk döneminde ağabeyinin ölümüne neden olan çete üyeleridir ve şimdi intikam almak için geri dönmüşlerdir. Jim, ailesini korumak ve bu doğaüstü tehditle yüzleşmek için geçmişiyle hesaplaşmak zorunda kalır.

Uzun mesafeli bir tren yolculuğunda bir adam romantizm bulur ama aynı zamanda öldürülme veya en azından trenden atılma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Deneyimli bir tren teknisyeni ile genç bir kondüktör, başında kimse olmayan, kontrolden çıkmış bir treni durdurmak ve nüfusun yoğun olduğu alanda ortaya çıkabilecek büyük bir felaketi önlemek için saatle yarışırlar.

Wealthy writer Stephen Byrne tries to seduce the family maid, but when she resists, he kills her. Long jealous of his brother John, Stephen does his best to pin the blame for the murder on his sibling. Also affected by Stephen's arrogant dementia is his long-suffering wife Marjorie.

A crooked politician finds himself being accused of murder by a gangster from whom he refused help during a re-election campaign.

Eski Sovyetler Birliği topraklarında nükleer savaş başlıkları taşıyan bir tren kaza yapar. Bu olay Amerikalı dahi nükleer uzmanı Dr. Julia Kelly'nin dikkatini çeker. Olayı biraz araştırınca bunun çalınan savaş başlıklarını örtbas etme operasyonu olduğunu fark eder. Kayıp nükleer başlıkları bulmakta görevlendirilirken Dr. Kelly'ye yardım etmek üzere özel operasyonlar birliğinden Albay Thomas Devoe yardımcı olacaktır. Ancak diplomatik geleneklere uygun davranmakta olan Dr. Kelly'nin aksine Albay Devoe son derece acımasız ve sert bir yapıdadır. Aralarındaki çelişkilere rağmen birlikte çalışmak zorunda olan bu ikili, nükleer başlıkları tek tek ele geçirirlerse de son nükleer başlığın Birleşmiş Milletler binasına konacağı haberini alınca zamana karşı müthiş bir yarış başlar.

Usta hırsız Parker, büyük bir soygun için fırsat yakalar ancak bunu başarabilmek için ekibiyle birlikte, Güney Amerikalı bir diktatör, New York mafyası ve dünyanın en zengin adamından daha kurnaz olması gerekecektir.

Sigorta pazarlamacısı Michael’ın hayatı işten eve gidip geldiği bir rutinle devam etmektedir. Fakat gizemli bir yabancıyla iletişime geçerek bulunduğu trendeki bir kişinin kimliğini ortaya çıkarmak zorunda kalır. Zamana karşı yarışan Michael, kendini ölümcül bir komplonun içinde bulur. Hayatta kalmak ve diğer yolcuları kurtarmak artık onun elindedir.

Thief Duke Anderson—just released from ten years in jail—takes up with his old girlfriend in her posh apartment block, and makes plans to rob the entire building. What he doesn't know is that his every move is being recorded on audio and video, although he is not the subject of any surveillance.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.












0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir