
Owen Wilson
Carl Nargle

"Özel bir yere git."
Carl Nargle, yaklaşık otuz yıldır Vermont'un bir numaralı resim sergisine ev sahipliği yapan başarılı bir ressamdır. Onun hayatı, kanal Carl'ın sevdiği her şeyi ve herkesi çalan daha genç ve daha iyi bir ressamı işe aldığında bambaşka bir hal alır.

Owen Wilson
Carl Nargle

Michaela Watkins
Katherine

Wendi McLendon-Covey
Wendy

Ciara Renée
Ambrosia

Lusia Strus
Beverly

Stephen Root
Tony

Lucy Freyer
Jenna

Denny Dillon
PBS Host

Evander Duck Jr.
Reuben

Elisabeth Henry-Macari
Bridget

Michael Pemberton
Dr. Bradford Lenihan

Rob Figueroa
Donald Moore
Elizabeth Loyacano
Alexandra Moore

Sonia Darmei Lopes
Mary

Joel Leffert
Sydney

Bianca ve Kat iki kızkardeştir. Küçük olan Bianca okulun güzel ve populer kızlarından biridir fakat hiç kimseyle çıkmamıştır. Ablası Kat ise asabi, alaycı ve sert bir mizacdadır. Buna bir de kesin karalılığı eklenince hiçbir erkek ona yanaşmamaktadır. Bianca bir erkek arkadaşla çıkmayı çok istediği halde Stanford ailesindeki kurallar yüzünden bu isteğini gerçekleştirememektedir. Bu kurallara göre Biancanın birisiyle çıkması için önce ablası Katin birisiyle çıkması gerekmektedir ki bu imkansızla eşdeğerdir. Bianca bu sorunu çözmek için okuldaki hiçbir kızı beğenmeyen bir genci devreye sokacaktır.

Dan Ashburn (Carrel) yalnız bir baba ve yazılarında sorunları olanlara öğüt veren ünlü bir köşe yazarıdır. Bir aile toplantısında tanıştığı Beth'e (Binoche) aşık olur. Beth güzel, zarif ve eğlencelidir ancak ortada bir sorun vardır: Beth Dan'in erkek kardeşinin kız arkadaşıdır! Bu durumda acaba Dan okurlarına verdiği öğütleri kendisine uygulayabilecek midir?

Zıt kutuplar birbirini çeker derler... Süper miskin Ben (Seth Rogen) ve kariyer kadını Alison (Katherine Heigl) için durum tam da bundan ibarettir - en azından alkollü bir akşamdan sonrası için. İki ay ve birkaç hamilelik testinin ardından, Ben ve Alison hem çılgınca eğlenceli hem ıstırap dolu, yürek ısıtan bir maceraya yelken açarlar. Yılın en acayip komedisi kahkahaya doyuruyor.

Gümüş boyalı sokak sanatçısı ve ona aşık olan yumuşak sesli hayvanat bahçesi görevlisi hakkında sıradışı bir romantik komedi...

Ted Morgan, intihar etmeyi aklına koymuş bir gençtir. Ted, intihar etmeden önce son bir şey yapmak ister. Bu da geçmişindeki insanlarla yüzleşmektir, bunun için komedi dolu bir maceraya atılır. Geçmişinde tanıdığı tüm insanlarla yüzleşerek onlarla olan sorunlarını gidermeye çalışır.

Les, ünlülerin fotoğraflarını çekme işi ile uğraşmaktadır. En büyük arzusu büyük işler başarmaktır. Bir gün sokaklarda yaşayan Toby ile tanışır ve yakın arkadaş olurlar. Toby’nin de en büyük arzusu oyuncu olmaktır. Şans eseri Toby o zamanın en ünlü pop yıldızı K’Harma ile romantik ilişki yaşamaya başlar. Les’te buna bozulur ve intikam almaya karar verir.

Kevin Bacon ve Elizabeth Perkins kendi sohbet programlarının iki sunucusu olarak savaşırken aşkı ve başarıyı bulan rakip gazetecilerdir. Ne yazık ki programlarının başarısının arkasındaki bu sürtüşme, romantizmi de öldürmektedir.

Hayatını hep eğilerek geçiren 1,85 cm boyundaki Jodi, öz güven eksikliğinin üstesinden gelmeye karar verir ve kendini lisedeki bir aşk üçgeninde bulur.

Amerikalı Vicky ve Cristina İspanya’da bir yaz geçirirler ve gösterişli sanatçı (Javier Bardem) ve onun güzel fakat dengesiz eski eşi (Penélope Cruz) ile tanışırlar. Vicky (Rebecca Hall) evlenmek üzere olan muhafazakar bir kadındır. Cristina (Scarlett Johansson) ise cinsel serüvenlere açık özgür ruhlu bir kadındır. Kaderleri kesişen üç insan arasında doğan aşk ilişkisi kaotik sonuçlar doğuracaktır. Vicky Cristina Barcelona, öyküsünün geçtiği kent olmaksızın düşünülemeyecek bir film olarak karşımıza çıkıyor. Woody Allen aşk ve sanatın sınır tanımazlığını unutulmaz bir hikaye ile hatırlatıyor.


Okulun en güzel kızı Paris Morgan annesinin arabası ile bir kaza yapınca, liseden atılmış olan zeki ve hoş Alvin Johnson onunla bir anlaşma yapar: Eğer onun sevgilisiymiş gibi davranırsa Alvin Paris’in annesinin arabasını gizlice tamir edecektir. Paris istemeyerek kabul eder. Paris tarafından kılığına kıyafetine çeki düzen verilen Alvin farklı davranmaya başlar ve diğer bütün gençler gibi duygusuz bir serseme dönüşür. Acaba Alvin gerçek dostlarını, burs olasılığını ve Paris ile gerçek bir ilişki kurma fırsatını yitirmeden önce yeni keşfettiği egosunu dizginleyebilecek midir?

Banliyödeki zengin ve özel sitelerde yeni birilerinin mahalleye taşınması her zaman ilgi çeker. Özellikle de taşınanlar Jones ailesi gibi bir aileyse! Steve ve Kate Jones mükemmel bir çifttir, çocukları Mick ve Jenn ise terbiyeli, yetenekli kısacası görünüşte ideal çocuklardır. Üstelik evlerini dolduran son moda eşyaları ve mükemmel dış görünümleriyle Jones ailesi adeta reklamlardan fırlamış gibidir… Ki aslında bunun şaşırtıcı bir yanı yoktur zira Jones ailesi gerçek bir aile değil Life Image isimli bir pazarlama şirketin çalışanlarıdır. Görevleri ise aile kılığında zengin mahallelere taşınarak müşterilerin ürünlerine “canlı reklam” yapmaktır… Böylece Jones’ların yeni reklam kampanyası başlar.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Ağır bir kalp krizinden kıl payı kurtulan Randal iyileşirken büyük bir sonuca varır. Hayatı onun gözünde hiçbir şey ifade etmemiştir ve tüm kariyerini sadece başkalarının filmlerini izlediği bir film mağazasında çalışarak geçirdiğini fark eder. Her şeyi başlatan küçük dükkanda gençlik günlerini ölümsüzleştiren bir film yapmasına yardım etmesi için eski arkadaşı Dante'den yardım ister.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

18. yüzyıl Fransa’sında bir kontes, evlendirmek üzere olduğu kızı Héloïse’ın portresini hazırlaması için ressam Marianne ile anlaşır. Anlaşmaya göre Marianne, Héloïse’a refakat ederek onu gizlice resmedecektir. Ancak iki kadın derin bir bağ kurar ve aralarındaki çekim tüm planları bozar.

1950'li yıllarda geçen Fransız Postası, Paris'te bir Amerikan gazete bürosunda çalışan gazetecilere odaklanıyor. The New Yorker dergisinde yayımlanmış gerçek makalelerden esinlenen, hayali bir gazetenin Fransa bürosunun son sayısının hazırlık aşamasında yaşanılanların konu edildiği yapımda, yapımda iç içe geçen üç hikaye anlatılıyor.

8 yaşındaki Ishaan Awasthi, hiç kimse tarafından takdir edilmeyen bir çocuktur. Okulda dersleri kötüdür, üstelik arkadaşları ile de sık sık kavga eder. Arkadaşları, öğretmenleri ve ailesi tarafından dışlanan Ishaan, ailesi tarafından disipline sokulması için yatılı okula gönderilir. Burada da durum pek farklı değildir. Ta ki resim öğretmeni Ram Shankar ile tanışana kadar. Ishaan’ın çok mutsuz ve yalnız bir çocuk olduğunu fark eden Ram, bunun nedenini araştırmaya başlar. Onun aslında çok özel bir çocuk olduğunu anlayan öğretmen, sabır ve özenle Ishaan’ın kendisini bulmasına yardımcı olur.

Tracy Chevalier’in romanından uyarlanan film, Hollandalı ressam Johannes Vermeer’in “İnci Küpeli Kız” tablosunun yaratılış sürecini çevreleyen olayları anlatır. Tablodaki kız hakkında çok az şey bilinmektedir. 1665 yılında Hollanda'sında geçen bu filmde on yedi yaşındaki Griet (Scarlett Johansson) babası bir iş kazasında kör kalınca ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda kalır ve ressam Johannes Vermeer'in (Colin Firth) evinde hizmetçiliğe başlar. Griet, zamanla evli olan bu ressamın ilgisini çeker. Vermeer, onun yetiştirilme tarzı, eğitim düzeyi ve sosyal konum açısından çok farklı olmasına rağmen, renkler ve ışığı algılama kabiliyetini farkederek onu resimlerinin gizemli dünyasına çeker. Bu ortak yönlerinden dolayı aralarındaki hizmetçi-efendi ilişkisi yerini yakınlaşmaya bırakır.

Sıradan bir genç olan Joe hayallerindeki kadınla tanışır, mükemmel Molly ile... Joe ilk andan itibaren onun kendisi için fazla olduğunu düşünmüştür. Oysa şans bu sefer onun tarafındadır, eğlenceli, akıllı ve canayakın ve çok güzel bir kız olan Molly kendisini istemektedir.Özgüven problemleri bir anda patlayan Joe'ya ne arkadaşları ne de ailesi yardımcı olabilir. Bu ilişkinin nasıl yüreyeceğini kendisi bulmak zorundadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir