
Jean Harlow
Mona Leslie


Jean Harlow
Mona Leslie

William Powell
Ned Riley

Franchot Tone
Robert 'Bob' Harrison Jr.

May Robson
Mrs. Granny Leslie

Ted Healy
Smiley

Nat Pendleton
Blossom

Rosalind Russell
Josephine 'Jo' Mercer

Mickey Rooney
Eddie

Henry Stephenson
Colonel Harrison Sr.

Frank Leavitt
Man Mountain Dean - Wrestler

Robert Light
Paul Mercer

Allan Jones
Allan
Carl Randall
Carl Randall

Louise Henry
Louise

James Ellison
Dale Every

Dansçı olan April, Broadway’de seçmelere katılır. Ancak seçmelerde çuvallayan April, istediği başarıyı elde edemez. Bunun üzerine genç kadın, memleketine geri dönmeye karar verir. Doğup, büyüdüğü kasabada hayatına yön vermeye çalışan April, çok istemese de yarışmaya hazırlanan bir grup genç dansçıya koçluk yapmaya başlar. April öyle ya da böyle müzik ile birlikte yaşamaya devam edecektir.

Davy and Ally have to re-learn how to live life in Edinburgh after coming home from serving in Afghanistan. Both struggle to learn to live a life outside the army and to deal with the everyday struggles of family, jobs and relationships. Sunshine on Leith is based on the sensational stage hit of the same name, featuring music by pop-folk band The Proclaimers.

Belle & Sebastian adlı müzik grubunun üyesi olan Stuart Murdoch tarqafından yönetilen film, Eve isimli genç kadının kişisel problemlerinden arınmak ve hayatını düzene koymak için müziğe sığınmasını ele alıyor. İskoçya'nın Glasgow kentinde geçen hikayede, genç Eve geçirdiği ağır ruhsal problemler ve depresyonlar nedeniyle hastanede tedavi altına alınmıştır. Burada terapi görmekte olan Eve, günlük problemlerini aşmak için besteler yapmaya başlar. Müzikle bütünleşmesi tedavi sürecini hızlandırır ve nihayetinde taburcu edilir. Hastaneden çıktıktan sonra müzikle ilgilenmeye devam eden genç kadın, James ve Cassie ile tanışacağı şehre giderek yeni bir maceraya atılır.

A girl from New York attends a college in Atlanta to join their once-famous marching band.

When all Broadway shows are shut down during the Depression, a trio of desperate showgirls scheme to bilk a repugnant high society man of his money to keep their show going.

A spirited heiress wishing to break into theatre on her own merit arrives at a boardinghouse where aspiring young actresses and showgirls are brought together through their cynicism and disappointments.

Klasik bir kült olan bu filmde alışılmadık bir çifti izliyoruz. Ekranlarda görmeye alışık olduğumuz türden çiftlere ait bildiğimiz ne varsa tümüne meydan okuyan bir birliktelik. Harold olarak izlediğimiz Bud Cort, zenginliğinden sıkılmış ve tüm ilgisine ölüme vermişa. Maude ise hayat hakkında pek çok şey bilen eski bir serseridir. Senaryosu Colin Higgins'e ait olan filmi Hal Ashby yönetmiş. Sevginin sınır tanımadığına dair eğlenceli ve etkileyici bir film. Müzikler ise Cat Stevens'e ait.

Rita, a witty 26-year-old hairdresser, wants to 'discover' herself, so she joins the Open University where she meets the disillusioned professor of literature, Dr. Frank Bryant. His marriage has failed, his new girlfriend is having an affair with his best friend and he can't get through the day without downing a bottle or two of whisky. What Frank needs is a challenge... and along comes Rita.

A detective is hired to protect the life of a singer, who has recently inherited a department store, from the store's crooked manager.

This is the story of a dysfunctional New York family, and their attempts to reconcile

30’larında iki kardeş olan Wilbur ve Harbour, babalarından kalma kitapçıyı işletmektedirler. Kardeşi Wilbur’ın hayata bağlarını yitirmiş olması ve sürekli intihar girişimlerinde bulunması, Harbour’u çok tedirgin etmektedir.

New York, 1929, a war rages between two rival gangsters, Fat Sam and Dandy Dan. Dan is in possession of a new and deadly weapon, the dreaded "splurge gun". As the custard pies fly, Bugsy Malone, an all-round nice guy, falls for Blousey Brown, a singer at Fat Sam's speakeasy. His designs on her are disrupted by the seductive songstress Tallulah who wants Bugsy for herself.


Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

Oyun yazarı Sidney'in (Michael Caine) yazım seminerindeki öğrencilerinden Clifford Anderson (Christopher Reeve) adeta Sidney'in çöküşüne daha da acı katmak istercesine ona değerlendirmesi için ilk yazdığı oyunun bir kopyasını gönderir. "Deathtrap" beş karakterli, iki perdeden oluşan, Sidney'in deyimiyle "üstün yetenekli bir yönetmenin bile mahvedemeyeceği" bir gerilim oyunudur. Sidney, Broadway'deki eski günlerine dönebilmek için eşi Myra (Dyan Cannon) ile birlikte akla gelmeyecek bir plan yapar: Yazarı evlerine davet edecek, öldürecek ve Sidney oyunu kendisininmiş gibi gösterecektir. Fakat Clifford'un gelmesinden itibaren olayların aslında hiç de göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkar.

13 yaşındaki Nate Foster, büyük bir Broadway yıldızı olmayı hayal ediyor. O ve en iyi arkadaşı Litty, "Lilo and Stitch: The Musical" için seçmelere katılmak üzere New York'a cesur bir yolculuk düzenler.

Annie (Quvenzhané Wallis) New York'un sert sokaklarında hayatta kalabilmeyi başaracak kadar güçlü, sert bir koruyucu anneyle birlikte yaşayan iyimser ve mutlu bir kızdır. Ancak hayatı, Will Stacks (Jamie Foxx) adlı New York belediye başkanı adayı, kampanyası çerçevesinde onu himayesine alınca tamamen değişecektir.

Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia'nın yolları, Los Angeles'ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir. Sebastian Wilder geleneksel jazzın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia Dolan ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.

Charlie, zengin ailelerin şımarık çocukları ile birlikte Willy Wonka'nın çikolata fabrikasını gezmeye hak kazanır. Yolculuk esnasında sayıları gittikçe azalır. Bu bir geziden çok aslında bir sınavdır.

Akdeniz kıyılarında birlikte büyüyen Enzo ve Jacques’ın ortak tek noktası dalış tutkusudur. Ancak bu tutku farklı boyutlardadır; Jacques denizle arasındaki özel bağdan dolayı dalarken Enzo heyecan arayışındadır. Serbest dalışta dünyanın en iyi isimleri olan Enzo ve Jacques, yıllar sonra dünya şampiyonluğu için birbirlerine rakip olurlar. İkisi için de ölümcül tehlikeler taşıyan bu rekabetin en yakın tanığı ise Jacques’a derin bir aşk duyan Johanna’dır. Léon ve Beşinci Güç filmlerinin yönetmeni Luc Besson’un en romantik ve özel filmlerinden Derinlik Sarhoşluğu, Akdeniz’in büyüleyici manzaraları ve muhteşem sualtı çekimleriyle etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız bir film.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir