
Warren William
Lawrence

When all Broadway shows are shut down during the Depression, a trio of desperate showgirls scheme to bilk a repugnant high society man of his money to keep their show going.

Warren William
Lawrence

Joan Blondell
Carol

Aline MacMahon
Trixie

Ruby Keeler
Polly

Dick Powell
Brad

Guy Kibbee
Peabody

Ned Sparks
Barney

Ginger Rogers
Fay

Etta Moten
'Remember My Forgotten Man' Singer (uncredited)

Charles Cahill Wilson
Deputy (uncredited)

Busby Berkeley
Call Boy (uncredited)

Charles Lane
Society Reporter (uncredited)

Billy Barty
Baby in "Pettin' in the Park" Number (uncredited)

Tammany Young
Gigolo Eddie (uncredited)

Maynard Holmes
First Delivery Boy (uncredited)

A spirited heiress wishing to break into theatre on her own merit arrives at a boardinghouse where aspiring young actresses and showgirls are brought together through their cynicism and disappointments.

New York’lu, zengin bir kadın olan Florence Foster Jenkins'in büyük bir hayali vardır. O da bir opera şarkıcısı olmak. Piyasada ses getirmek için maddi olarak her şeye sahiptir, tek bir şey hariç: Florence’ın sesi çok kötüdür. Fakat Florence bunu pek dert etmemektedir. Film, opera sanatçısı olma hayali kuran fakat kötü sesi sebebiyle bunu bir türlü başaramayan ünlü mirasyedi Florence Foster Jenkins'in gerçek öyküsünü beyazperdeye taşıyor.


Dansçı olan April, Broadway’de seçmelere katılır. Ancak seçmelerde çuvallayan April, istediği başarıyı elde edemez. Bunun üzerine genç kadın, memleketine geri dönmeye karar verir. Doğup, büyüdüğü kasabada hayatına yön vermeye çalışan April, çok istemese de yarışmaya hazırlanan bir grup genç dansçıya koçluk yapmaya başlar. April öyle ya da böyle müzik ile birlikte yaşamaya devam edecektir.

Ana karakter Grizabella, kendisinin de bir parçası olduğu Jellicle Kedileri’ni terk edip dünyayı tanımayı tercih etmiş, ama dünya ona kibar davranmamıştır. Örselenmiş ve yıpranmış olarak Jellicle Kedileri’ne geri dönmüşse de kabullenilmemekte ve dışlanmaktadır.O ise eski günleri özlemektedir. Jellicle Kedileri yılda bir gün yaptıkları kutlamada yaşlı bilge kedi Deuteronomy şerefine bir oyun sahneleme hazırlığına girişirler. Oyunun sonunda bilge kedi Deuteronomy her yıl bir kişi için kullanılan yeniden doğma hakkını bu kez Jellicle Kedileri’ne geri dönüşü kabul edilmeyen Grizabella için kullanılır ve Grizabella bir kez daha Hatıra şarkısını söyleyerek Jellicle Kedileri’ne kabul edilir, yeniden doğar.

Belle & Sebastian adlı müzik grubunun üyesi olan Stuart Murdoch tarqafından yönetilen film, Eve isimli genç kadının kişisel problemlerinden arınmak ve hayatını düzene koymak için müziğe sığınmasını ele alıyor. İskoçya'nın Glasgow kentinde geçen hikayede, genç Eve geçirdiği ağır ruhsal problemler ve depresyonlar nedeniyle hastanede tedavi altına alınmıştır. Burada terapi görmekte olan Eve, günlük problemlerini aşmak için besteler yapmaya başlar. Müzikle bütünleşmesi tedavi sürecini hızlandırır ve nihayetinde taburcu edilir. Hastaneden çıktıktan sonra müzikle ilgilenmeye devam eden genç kadın, James ve Cassie ile tanışacağı şehre giderek yeni bir maceraya atılır.

Serinin yeni bölümünde lise son sınıf öğrencisi olan Troy (Zac Efron) ile Gabriella (Vanessa Hudgens), üniversiteyi farklı yerlerde okuyacakları için birbirlerinden ayrılacak olmaları gerçeği ile yüz yüze kalırlar. Geri kalan kadroyu Wildcats dans grubunun tamamladığı filmde, kendi deneyimlerini, gelecek umutları ve endişelerini yansıtan seçkin bir müzikal sahneye koyarlar.

Monty Python perform many of their greatest sketches at the Hollywood Bowl, including several from pre-Python days.

A true story of politics and art in the 1930s USA, centered around a leftist musical drama and attempts to stop its production.

Yapımcı Max Bialystock'un sahneye koyduğu Hamlet'in müzikal versiyonu olan Funny Boy, açılış gecesinde perde kapatmıştır. Leo Bloom, Max'e bir teklifte bulunur. Hitler'in Baharı müzikali için gereğinden fazla para toplayacak, sonra da perdeyi kapatıp parayı cebe atacaklardır.


P.T. Barnum'ın hayatından esinlenen film, bir vizyonerin 1800’lü yıllarda yoktan başlayarak hırsı ve hayal gücüyle nasıl dünya çapında harika bir şov ve sirk konsepti yaratmasını anlatıyor.

Çita Kızlar ile tanışın! Bu dört genç kız şarkı söyleyip dans ederek ve büyümenin zorluklarıyla savaşarak zorlu bir plak anlaşmasına doğru ilerliyorlar. Kızlar kısa sürede onları yetenek şovlarından kayıt stüdyolarına götürecek ünlü bir plak yapımcısıyla tanışır. Ama bu enerjik dörtlü, büyük fırsatlarının bazı koşullara bağlı olduğunu öğrendiklerinde, hayallerine ulaşmak için kendilerine sadık kalmaya mecburdurlar.

1920'lerin New York'unda geçiyor ve genç, idealist bir oyun yazarı olan David Shayne'in (John Cusack) hikayesini anlatıyor. Yapımcılık yapan Julian Marx yeni oyununa para kaynağı olarak gangster Nick Valenti'yi buluyor. Böylece gangster Valenti, metresinden adamlarına kadar tanıdıklarını bu oyuna dahil etmekle kalmayıp konuya da karışıyor. Shayne sanat ya da para arasında bir seçim yapmak zorundadır.

Meşhur Groucho Marx, Kaptan Geoffrey Spaulding rolünde! Sosyetik Mrs. Rittenhouse’un evinde Spaulding’in şerefine bir parti verilmektedir ancak parti sırasında değerli bir resim çalınır. Film bu noktadan sonra komedi skeçleri, kelime oyunları ve görsel espriler ile dolu çılgın bir maceraya dönüşür.

Ahbap çavuşlarımız, Florida'daki yapılaşma çılgınlığı sırasında otel işletirken, bir yandan açık artırmayla arazi satıp bir yandan da mücevher hırsızlarıyla uğraşıyor. Kendilerine has komedi üsluplarıyla tanınan Marx Kardeşler’i tüm dünyada şöhrete ulaştıran ve eski dublajlarda Arşak Palabıyıkyan, Kıvırcık ve Torik olarak isimlendirilen “Üç Ahbap Çavuşlar” efsanesini başlatan film.

Okulun yeni öğrencisi olan Cady Heron, işbirlikçi kraliçe arı Regina George ve yardakçıları Gretchen ve Karen liderliğindeki "Plastikler" adlı popüler kız grubuna dahil olur. Ancak Cady, Regina'nın eski erkek arkadaşı Aaron Samuels'e aşık olmak gibi büyük bir hata yaptığında, kendisini Regina'nın hedefinde bulur. Cady, dışlanmış arkadaşları Janis ve Damian'ın yardımıyla grubun en büyük yırtıcısını alt etmeye çalışırken, en acımasız ormanda yol alırken kendine nasıl sadık kalacağını öğrenmesi gerekir.


13 yaşındaki Nate Foster, büyük bir Broadway yıldızı olmayı hayal ediyor. O ve en iyi arkadaşı Litty, "Lilo and Stitch: The Musical" için seçmelere katılmak üzere New York'a cesur bir yolculuk düzenler.

Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzurevinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Hapishanedeki hücrelerinden alınan idam mahkumlarının elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına giderken yürüdükleri, bir millik yeşil yolda yaşananlara her defasında tanık olan Edgecomb, ömrü boyu unutamayacağı olaylara tanık olur. Edgecomb, yıllar boyunca sayısız idam mahkumu nakleder ama hiç birisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı bir adam olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkum olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça ince, kırılgan ve düşünceli bir yapıya sahip olan Coffey, bazı doğaüstü güçlere sahiptir. Edgecomb'un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması ile aralarında bir diyalog başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir