
Florence Loiret Caille
Agathe

It's early summer and Agathe is back in France, at home in Montreuil. She has to get over her husband's death and return to her work as a film director. The unexpected arrival at her house of a couple of Icelanders, a sea lion and a neighbour that she has always desired yet never vanquished will give Agathe the strength to get her life back on track...

Florence Loiret Caille
Agathe

Didda Jónsdóttir
Anna

Úlfur Aegisson
Úlfur

Éric Caruso
Caruso

Samir Guesmi
Samir

Alexandre Steiger
Alexandre
François Tarot
Ludovic
Anne Morin
Virginie

Thomas Blanchard
Young man in the dress

Zakariya Gouram
Selim Loubna

Bernard Bloch
Construction site manager

Sophie Rodrigues
Dress thief
Nicolette Love Suwoton
Nicolette
Martin Porter
Krummi

Charlotte Clamens
Agathe's friend

Pauline otobüste kendisine yardım eli uzattığı günden sonra inatçı, yorgun Matthew Morgan bir kez daha mutlulukla tanışır. Genç kadının içten yaklaşımı ve asla yitirmediği iyimserliği ile yaşlı ayakları adeta yerden kesilen sessiz öğretmen, eşsiz bir yaşam öğrencisine dönüşür. Çift, bir arada olmanın ve ailenin anlamını keşfeder.

New York’ ta popüler bir geliştirme grubu çalışmalarına uzun süreli bir ara verir. Hepsi iyi arkadaş olan grubun diğer elemanları, yavaş yavaş herkesin bu işin altından kalkamayacağını anlamaya başlarlar…

Steve ile Rob yıllar önce Kuzey İtalya'da yaptıkları gezideki yazdıkları restoran değerlendirmelerinin başarılı bulunmasının ardından, yeni bir göreve daha başlarlar. Yolları bir kez daha İtalya'ya düşmüştür. Bu kez rotada farklı İtalyan şehirlerinde, altı farklı restoranda yiyecekleri altı farklı yemek bulunmaktadır. Bir nevi rakip de sayılan ikili bu yolculuk esnasında arkadaşlıklarını pekiştirirken mesleki ve kişisel hayatlarını da gözden geçireceklerdir. Michael Winterbottom'un senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Steve Coogan ve Rob Brydon ikilisi bulunuyor.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

Jon Katz’ın anılarından beyazperdeye uyarlanan film, orta yaş bunalımındaki bir yazarın collie cinsi bir köpekle birlikte değişen hayatını anlatıyor. Eskisi kadar üretken olmayan bir yazar olan Jon Katz, kendisine bir köpek alarak hayvanın daha rahat etmesi için bir çiftlik evine taşınır. Ancak orta yaş krizinde çıldırmanın eşiğindeki bu adam, ondan daha deli çıkan köpeğini dize getirirken, kendini bulacaktır.

İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.

This is the story of a dysfunctional New York family, and their attempts to reconcile

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Nina Geld (Mary Elizabeth Winstead) kariyeri yükselişte, ateşli, ortalığı kırıp geçiren ama yakında özel hayatı yerle bir olacak olan bir stand-up sanatçısıdır. Baş belası olan eski sevgilisinden kaçmak ve hayatını değiştirecek olan seçmelere hazırlanmak için Los Angeles'a giden Nina, orada sahip olduğu önyargılarını hiçe sayan Rafe (Common) ile tanışır.

Kitap editörü Margaret, sınır dışı edilerek ülkesi Kanada'ya gönderilmesi gündeme gelince hemen aklını çalıştırır ve yıllardır çile çektirdiği ezik asistanı Andrew ile nişanlı olduğunu hükümet yetkililerine bildirir. Ancak asistanı, bu yalana ortak olmak için kendince bazı koşullar öne sürer. Zoraki çiftimiz, damat adayının ailesiyle tanışmak için Alaska'nın yolunu tutmak zorunda da kalacaktır. Büyük şehirde daima kontrollü bir kadın olan Margaret, orada karşılaşacağı birbirinden komik durumlar karşısında sudan çıkmış balığa döner.

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...

Geçmişteki bir davadan dolayı psiklojisi bozulduğu için alkole sığınan ve bu sebeple eşinden boşanıp 5 yaşındaki kızının velayetini almak için uğraşan avukat Cate McCall; aynı zamanda önemli bir cinayet davasını üstlenir, haksız yere hüküm giymiş Lacey’nin davasını alır. Bütün deliller, olay yeri incelemeleri kadının suçsuz olduğunu ispatlasa da Cate McCall yargı duvarına toslar. Kendisinden başka kimse Lacey’nin masumluğuna inanmamaktadır. Önyargıları sağlam savunmayla yıkmaya niyetli olan McCall adalet sisteminin doğru şekilde işlemesi için varını yoğunu ortaya koyacaktır. Önünde iki yol vardır; ya mesleğinde ilerlemek için bu davayı kazanmaya çalışmak ya da kızının velayeti alabilmek için ona daha fazla vakit ayırmak..

Oldukça güzel, alımlı ve şık bir kadın olan Ellie, kariyerinde oldukça başarılı bir müzik eleştirmenidir. Eski erkek arkadaşının ortalıktan kaybolmasıyla kendi dünyasına kapanan Ellie, bir kitap yazmaya karar verir. Daha önce böyle bir işte hiç deneyimi olmayan Ellie, gazeteye verdiği son makaleden sonra bunu aklında iyice kesinleşmiştir. Kendi hayatını yaşadığı aşkı ve olayları konu alacak olan bu kitap yayınlanmadan önce bazı engellere takılacaktır.bir beklenti içinde bulunmayın

Yeni öğretmenleri ve şerifin yardımıyla, zorlukları aşıp eyalet şampiyonluğunu kazanarak, küçük kasabalarının eski ihtişamını geri kazandıran genç futbolculardan oluşan bir takımının ilham verici, aksiyon dolu hikayesi.

2. Dünya savaşı 13 yıl önce sona ermiş. Fakat savaşın hem cellatları hem de kurbanları Avrupa sokaklarında. Viyana'da bir otelde bir Nazi subayı ile, kamptaki esirlerinden biri karşılaşır. Başlangıçta ikisi de karşılaşmanın şokunu üzerinden atamaz. Fakat zamanla kamptaki erotik ve şiddet dolu oyunları, önce otel odasında sonra sığınacakları bir evde devam eder. Zamanında sevgi-nefret ilişkisi ile bağlı olan iki düşman, aynı tarafta yer alır.

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir