
Christian Slater
Mark Hunter

Mark Hunter, a lonely high school student, uses his shortwave radio to moonlight as the popular pirate DJ "Hard Harry." When his show gets blamed for a teen committing suicide, the students clash with high school faculty and the authorities.

Christian Slater
Mark Hunter

Samantha Mathis
Nora Diniro

Annie Ross
Loretta Creswood

Scott Paulin
Brian Hunter

Mimi Kennedy
Marla Hunter

Andy Romano
Murdock
Keith Stuart Thayer
Luis Chavez

Cheryl Pollak
Paige Woodward

Jeff Chamberlain
Mr. Woodward

Lala Sloatman
Janie

Holly Sampson
Cheryl Biggs

Seth Green
Joey

Robert Schenkkan
David Deaver

Ellen Greene
Jan Emerson
Anthony Lucero
Malcolm Kaiser

Bir gencin hayatı, kendisine nadir görülen bir kemik kanseri teşhisi konulması ile alt üst olur. Yaşadığı şoku atlatmasının ardından genç, hayatta az kalan zamanını değerli bir şekilde geçirmeye karar verir. Bu süreçte genç başkalarına ilham olmanın yolunu bulur * İnsanın burnunun direğini sızlatan tarz bir film. Zaman zaman neşeli, zaman zaman esprili ama genelde hüzünlü. Gerçek hayattan olması filme artı değer katıyor. Hele "Yaşamaya başlamak için ölmek üzere olduğunuzu öğrenmenize gerek yok" cümlesi nasıl da son noktayı koyuyor. Ailece izlenebilecek güzel bir film, En son sahnede gerçek kişilerin gösterildiği bölümleri es geçmemenizi öneririm.

Josh müzik yeteneği olan ve aynı zamanda müzik ruhu içinde kendini kaybetmiş bir bireydir.Çıktığı gezide hiç beklemediği bir şey başına gelir ama ironik olarak Josh´un başına bu olay aslında gelmesi gerekmektedir .İlk başlarda Josh sanki tüm dünya ona karşıymış gibi hisseder, fakat bu çıktığı gezide yolu birçok insanla kesişir. nihayetinde, Josh´un var olması artık diğer insanların yaşamları adına çok büyük önem taşır.

A famous pianist at the twilight of his career meets a free-spirited music critic who soon becomes his rock as his mental state deteriorates.

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

Hollywood’da geçen film, kendi geleceğini yaratmak ve büyük bir yıldız olmak isteyen 23 yaşındaki yakışıklı ve hırslı DJ Cole’un hikayesini konu alıyor. Cole’un hayatı, kendisini kanatları altına alan karizmatik DJ James (Wes Bentley) ile tanışmasıyla giderek karmaşık bir hal alır. Çünkü Cole, James’in genç ve güzel kız arkadaşına (Emily Ratajkowski) aşık olmaya başlar. Yasak ilişkisinin derinleşmesi ve arkadaşlarıyla arasının eskisi gibi olmaması Cole’u aşk, dostluk, sadakat ve kendisini bekleyen gelecek arasında seçim yapmaya zorlayacaktır.

Eskiden ordu adına çalışan Louanne Johnson (Michelle Pfeiffer) toplum tarafından dışlanmış öğrencilerin olduğu bir lisede ilk öğretmenlik deneyimini gerçekleştirmek üzere işe başlar... Okulun en başarısız ve en serseri öğrencilerin bulunduğu sınıfa düşen öğretmen haylazları dize getirmek için verdiği mücadeleyi anlatıyor... Gerçek yaşanmış olaydan sinemaya uyarlanan film özellikle 'müzikleri' ile ön planda...

Constance ailesi ve diğer aileler, tablo gibi mükemmel duran bir New Hampshire kasabasında gençleri düzende tutmak için çabalarken, çevrelerinde skandallar bitmemektedir: sarhoş bir okul hizmetlisi (Arthur Kennedy, En İyi Yardımcı Oyuncu Adayı) üvey kızını travmaya sokar, bu bir cinayete sebep olur, ardından bir duruşma ve bu fotoğraf gibi duran kasabada bir daha hiç birşeyi eskisi gibi bırakmayacak gerçekler ortaya çıkar. Bu etkileyici dramda, mükemmel performanslar var.


Based on a true story. Liz Murray is a young girl who is taken care of by her loving, but drug-addicted parents. Liz becomes homeless at 15 and after a tragedy comes upon her, she begins her work to finish high school.

Tom Powers, Chicago’nun arka sokaklarında yavaş yavaş yükselmeye ve daha tehlikeli suçluların dikkatini çekmeye başlamış bir kabadayıdır. Ancak kısa süre sonra yaşanacak bir gangster cinayeti bu karışık ortamda çok daha büyük bir mafyatik savaşın fitilini ateşleyecektir. William A. Wellman’ın 1931 tarihinde peliküle döktüğü The Public Enemy, modern gangster filmlerinin köklerini de bünyesinde barındırır. Film “En İyi Senaryo” dalında da bir Oscar adaylığı kazanmıştır.

A prisoner leads his counterparts in a protest for better living conditions which turns violent and ugly.

Hayatı olmadığınız yerlerde de yaşamanın sonuçları nelerdir? İnternetin bize sağladığı özgürlük müdür, tutsaklık mı? Henry-Alex Rubin´in bu ilk uzun metrajlı kurmaca filmi, sinsice iç içe geçen bir dizi sürükleyici öykü eşliğinde internetin günlük hayatımıza etkisini anlatıyor ve bizi unutulmayacak karakterlerle tanıştırıyor: kimlik hırsızlığı kurbanı gergin çift, sanal zorbalık yapan oğluyla uğraşan eski polis, oğulları intihara kalkışan sevgi dolu anne-baba, yetişkin sitelerde internet kamerası hep açık hırslı TV muhabiri... İlk gösterimi Venedik Film Festivali´nde yapılan Disconnect, "Defolu ve insan olmaya dair bir aşk mektubu." Rubin, 2005 yapımı, tekerlekli sandalye rugby´si konulu belgesel Murderball´un da yönetmeni...

Shy sixteen-year-old Stacy Collins can't believe that the most popular guy in school, an attractive athlete named Bobby Tennison, is interested in her. At first she is flattered by his constant attention, but then he becomes possessive and jealous-telling her who she can speak to and what she can wear. Threats escalate into violence when Bobby thinks Stacy has stepped out of line. Soon she is walking on egg shells and living in fear. Having seen the tell-tale bruises, Stacy's best friend convinces her to break things off with Bobby-but in a moment of weakness, Stacy goes to meet him. It will be the last time she is seen alive.

17 yaşındaki Samantha okulda harika bir arkadaş grubuna ve mükemmel sevgiliye sahiptir. Ancak bir gün her şey değişir. Geçirdiği bir kaza sonucu Samantha esrarengiz bir şekilde, tekrar tekrar aynı günü yaşamaya başlar. Her sabah aynı güne uyanan Samantha, gün boyunca herkesin ne yaptığını biliyor fakat ne denerse denesin sonunda günü baştan yaşamaya başlıyor. Hayatınızı kökünden değiştirmek ve gerçek aşkı bulmak için tek bir gün bile farklılık yaratabilir mi?

Modern "Sineklerin Tanrısı" olarak da nitelendirilebilen bu filmde yatılı yüzme okulunda okuyan Ben, vebalı bir çocukla arkadaşlık ettiği için zorbalık görür ve bu zorbalığa direnmeye çalışır.

Hereafter' (Ahiret) ölümle farklı yollarda bağlantısı bulunan üç kişinin hikayesini anlatıyor. Amerikan işçi sınıfına bağlı olan George (Matt Damon)'un ölümden sonraki hayatla özel bir bağı bulunmaktadır. Ancak George bu bağı taşımak zorunda olduğu bir lanet olarak görmektedir. Fransız gazeteci olan Marie(Cecile De France) bütün dünyasını sarsan ölümcül bir durum yaşamıstır. Ölmüş ve tekrar hayata dönmüştür. Ve Londra'da ailesi dağılmış bir çocuk olan Marcus ikiz kardeşini kaybedince umutsuzca onu aramaya başlamıştır. Tesadüfler ya da kader ne derseniz artık onları Londra'da buluşturacaktır.

Venedik Film Festivali'nden ödülle dönmüş ve En İyi İtalyan Filmi seçilmiş bir yapım… Sonia oda hizmetçiliği yapan bir göçmendir Eski polis Guido ise şimdilerde bir villada koruma görevlisidir Bir tanışma toplantısında bir araya gelen Sonia ile Guido kısa sürede anlaşır ve aralarında bir ilişki başlar Sonrasında Sonia bir anda kendini yeniden tek başına bulur Genç kadının hafızasında bir soygun ve cinayetle ilgili bazı görüntüler belirmektedir.

Bekar bir anne olan Susan Carpenter (Naomi Watts), sivri dilli arkadaşı Sheila (Sarah Silverman) ile birlikte bir restoranda garson olarak çalışmaktadır. Küçük oğlu Peter (Jacob Tremblay) 8 yaşında ve oyun çağındadır. Her şeyi ve herkesi kendi benzersiz bakış açısıyla gözeten ise 11 yaşındaki büyük oğlu Henry’dir (Jaeden Lieberher). Küçük kardeşini sürekli koruyan ve annesinin en büyük destekçisi olan zeki Henry, ailede bir kuyrukluyıldız gibi parlamaktadır. Bir gün Susan, Henry’nin nazik sınıf arkadaşı ve yan komşuları olan Christina Sickleman (Maddie Ziegler)'ın tehlikeli bir sırra sahip olduğunu Henry’nin not defteri sayesinde keşfeder. Christina’nın üvey babası onu istismar etmektedir. Susan kızı kurtarabilmek için Henry’nin not defterine yazdığı talimatları izleyerek kendini çok büyük bir tehlikenin içine atar.

1950'lerde Amerika'da siyahi bir kadın olan Henrietta Lacks'e kanser teşhisi konur. Kendisinden habersiz alınan ve üzerinde araştırma yapılan kanser hücrelerinin ölümsüz olduğu farkedilir. Henrietta Lacks hücreleriyle bilim ve tıp dünyasına ışık tuttuğundan habersiz bir şekilde hayatını kaybeder...

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir