
Yves Montand
Inspecteur Marc Ferrot

A methodical police inspector becomes entangled in a web of deceit after a murder investigation reveals disturbing connections to his own department. As suspicion tightens around him, he must outwit both the killer and the system to survive.

Yves Montand
Inspecteur Marc Ferrot

François Périer
Commissaire Ganay

Simone Signoret
Thérèse Ganay

Stefania Sandrelli
Sylvia Leopardi

Vadim Glowna
L'inspecteur Abadie

Mathieu Carrière
L'inspecteur Ménard

Claude Bertrand
Le marchand de cochons

Gabrielle Doulcet
La vieille aux chats
Alice Reichen
La marchande de stylos
Tony Rödel
L'Alsacien
Georges-Fréderic Dehlen
Le contrôleur de la S.N.C.F

Serge Marquand
Le rouquin
Stéphane Macha

Roger Muni
Malvina Penne

Minnesota’da kimselerin önemsemediği küçük bir kasaba… Bu kasabada yaşayan Hank’in sevdiği bir karısı ve iyi kazandıran bir işi vardır. Hank’in uzun zamandır haber alamadığı kardeşi olan Jacob, ırkçı bir arkadaşı ile birlikte Hank’in çalışanı olduğu firmanın kapısını çalar. Birbirlerinden apayrı dünyaların insanları olan üç kişi, tuhaf bir şekilde bir araya gelmişlerdir. Bir gün kasabanın yakınlarına düşen bir uçağın enkazını görmeye giderler. Burada buldukları bir çantanın içerisinden tam 4 milyon dolar çıkar. Para, değerince sorunları da beraberinde getirecektir. 80’lerin en sevilen yönetmenlerinden biri olan Sam Raimi’nin 1998 yılında çektiği filmin başrollerinde Bill Paxton, Billy Bob Thornton ve Bridget Fonda var.


Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...

Enigmatic gangster Silien may or may not be responsible for informing on Faugel, who was just released from prison and is already involved in what should be a simple heist. By the end of this brutal, twisting, and multilayered policier, who will be left to trust?

Los Angeles polis departmanından iki dedektif, genç bir kızın cinayetini araştırmak üzere güneşin hiç batmadığı ıssız bir Alaska kasabasına gönderilir. Gün ışığı yüzünden şiddetli uykusuzluk çeken dedektif Will Dormer, ana şüpheli olan yerel bir yazarla vicdan sınırlarını zorlayan tehlikeli bir kedi-fare oyununa sürüklenir.

Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...

Ardennes adındaki ufak kasabada yaşayan 12 yaşındaki meraklı Antoine, aşık olduğu kızı zengin birinin çocuğuyla öpüşürlerken görür. Çok geçmeden hayat dostu köpeğini de kaybeden Antoine’ın sevdiği kızın kardeşinin de ortadan kaybolmasıyla hayatı tam bir felakete dönüşecek, tüm kasaba onu bulabilmek için seferber olacaktır.

Stanton ‘Stan’ Carlisle, kasaba kasaba dolaşan bir karnavalın ekibine katılmıştır. Amacı ise Matmazel Zeena'nın ve alkolik kocası Pete'in "zihin okuma" numaralarının sırrını çözmektir. Ancak bu konuda bir türlü başarılı olamamıştır. Ancak Pete öldüğünde, Zeena Stan'i ortağı olarak kabul etmeye zorlanır. Kısa sürede Stan, insanları manipüle edip dolandırma işinde Zeena'nın rahmetli eşinden çok daha yetenekli olduğunu kanıtlar. Hırslanan Stan, dolandırıcılık oyununu kendi başına da yapabileceğine inanmaya başlar. Ancak Zeena ile rekabete giriştiğinde hiç ummadığı tehlikelerle yüzleşmek zorunda kalacaktır...

Dünyaca ünlü İngiliz yazarı Sarah Morton, tatil yapmak ve biraz da çalışmak amacıyla, editörünün Fransa'daki evine misafir gelir. Bir gece, Fransız editörün genç kızı Julie, Sarah'ın hayatına altüst edici bir giriş yapar ve kadın yazarın yaşamındaki tüm sükunet, bir daha geri dönmemek üzere bozulur. 8 Kadın ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tanınıp sevilen yönetmen François Ozon, bu filminde de sadık oyuncusu Charlotte Rampling'ten (Kumun Altında) vazgeçmiyor. Bununla da kalmıyor ve 8 Kadın'ın en masumu ve küçüğünü, Ludivine Sagnier'i de 'fettan kız' rolüyle olaya dahil ediyor.

Francois Leclerc (Jean-Paul Belmondo), işlemediği bir cinayet yüzünden yedi yıl hapis yattıktan sonra, evine, Kuzey Fransa'daki sanayi kentine döner. Neden hapse girdiğini sakin kafayla düşününce bazı ipuçlarını birbirine bağlamayı başarır. Her şey, güçlü bir sanayicinin kızıyla arasında başlayan bir aşk yüzünden başlamıştır. Bu ilişki sayesinde girdiği yeni ortamlarda önüne çok para kazanacağı fırsatlar çıkmaya başlayan Francois, bir süre sonra özel bir gece kulübünün yöneticiliğine getirilir. Fakat bir takım tehlikeli düşmanları ona, hapse girmesine yol açan bu çifte cinayet tuzağını kurmuşlardır. Geçen yedi yıldan sonra artık intikam zamanıdır...

Dünya Savaşı sırasında hüküm giymiş bir Nazi savaş suçlusunun kızı olan Alicia'yla Amerikan Hükümeti adına casusluk yapması için temasa geçilir. Aşk, gerilim ve tutku gibi Hitchcock temaları etrafında dönen film, ustanın en iyi filmlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Film diğer Hitchcock filmleri gibi gerilim türünde olsa da; alt metin olarak asıl aşkı ele alıyor. Filmde Grant, ajan rolünde; Bergman da Almanya vatandaşı olan, babası kirli işlere karışmış, babasının yaptığı pis işleri öğrendiğinde Amerika hükümetine çeteye sızan birini canlandırıyor.

A small-time con man on the run from his girlfriend's gangster husband hides out in a strange, brooding mansion run by two mysterious women, where he finds himself trapped in deception between the two.

A story centered on a man who works as an informant for the French border patrol.

Marie-Claire (Mika), ailesinin çikolata fabrikasını miras alır ve ünlü piyanist André Polonski ile evlenir. André’nin önceki evliliğinden oğlu Guillaume da bu yeni aileye dahildir. Genç piyanist Jeanne, geçmişine dair şüpheli bir bilgi öğrenir: Doğduğu gün aynı hastanede bir bebek karışıklığı yaşanmış olabilir. Gerçek kökenini araştırırken Polonski ile yakınlaşır ve ondan piyano dersleri almaya başlar. Ancak Jeanne, Mika’nın her gece Guillaume’a verdiği kakaoya uyku ilacı kattığını fark edince olaylar karanlık bir hâl alır.

Sean Jones, gangster Eddie Kim'in Los Angeles savcısını öldürdüğüne tanık olur. Sean'ın şahitlik etmesi, Kim'in hapse girmesine sebep olacaktır. Kim'in tek kurtuluşu Sean'ın duruşmaya gitmek için bindiği uçağa zehirli yılanlar koymaktır.

Genç bir İngiliz çift, Avustralya taşrasında tatil yapmaktadır. Karşılarına karizmatik ve gizemli bir Amerikalı çıkar. Arkadaşlığını empoze etmeye çalışması çifti rahatsız eder. İngiliz çift için hayatlarının yolculuğu da Amerikalı ile başlamıştır.

A crooked politician finds himself being accused of murder by a gangster from whom he refused help during a re-election campaign.

Sessiz sinema doneminin unutulmaz yapitlari arasinda yer alan ve kurgu ile belgesel anlayisin icice gectigi film, 1920’lerin Berlin’inde yasayan kendisini canlandiran, oyunculuk deneyimi olmayan bes genc Berlinli’nin bir Pazar gununu anlatiyor. Bir hikâye anlatmaktan ziyade o tatil gununun rahatligini pelikul uzerinde belgelemektir amaci. Kamera filmin buyuk bolumunde sokaklarda, gercek mekânlardadir. Bu baglamda hem Siirsel Gercekcilik’in hem de Italyan Yeni Gercekciligi’nin oncusu sayilir. Nazi Partisi’nin iktidara gelmesinden sadece birkac yil oncesinin Almanyasi’ni ve bambaska bir ruh halini gostermesi bir yana, yaraticilarinin tumunun III. Reich doneminde Hollywood’a kacip, orada une kavusmasiyla da ayrica sinema tarihinde onemli bir yere sahiptir…

A tough detective who is part of an elite New York City unit is trying to find out who killed his partner, but uncovers a plot to kidnap mobsters for money.

Samuel, a widower, is taking care of his 7-year-old daughter alone. Overwhelmed and stressed out, he decides to isolate in a chalet he was renovating with his wife in the Italian Alps. Indifferent to the anger of locals who help police to hunt down migrants, he comes across a woman who fled Afghanistan. Samuel decides to help her reach the border, thinking it will take them a few hours. But an aggressive group of men comes after them…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir