
Jack Webb
Pete Kelly


Jack Webb
Pete Kelly

Janet Leigh
Ivy Conrad

Edmond O'Brien
Fran McCarg

Peggy Lee
Rose Hopkins

Andy Devine
George Tenell

Lee Marvin
Al Gannaway

Ella Fitzgerald
Maggie Jackson

Martin Milner
Joey Firestone

Than Wyenn
Rudy Shulak

Herbert Ellis
Bedido

John Dennis
Guy Bettenhouser

Jayne Mansfield
Cigarette Girl
Mort Marshall
Cootie Jacobs
Moe Schneider
Trombonist (Big 7)
George Van Eps
Guitarist (Big 7)

Genç ve sorunlu bir karakter olan Danny Fisher, liseyi terk eder ve bir gece kulübünde bulaşıkçı olarak çalışmaya başlar. Ancak, bir gece sahnede şansını deneyince yeteneği fark edilir. Mafya lideri Maxie Fields, onu kendi kulübü "The Blue Shade"'de çalışması için işe almak ister. Danny teklifi reddetse de, Fields'in "hayır" cevabını kabul etmeye niyeti yoktur. Danny, müzik kariyerinin peşinden gitmek ile tehlikeli suç dünyasına bulaşmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

Chris Cross, 25 yıldır kasiyerdir. Bir yağmurlu gecede, Chris bir kadının adam tarafından dövüldüğünü görür. Adama şemsiyesi ile vurur, adam yere düşüp bayılınca, polisi bulup kadının yanına gelir. Geldiklerinde kadını tek başına bulurlar. Chris kendisini çok zengin bir sanatçı gibi tanıtır. Chris , Kittyi evine kadar bırakır. Chris kızdan hoşlanmaya başlar fakat evlidir. Kitty ise Chris ile tanıştıktan sonra başka planlar kurmaya başlar... Aşk , para , dolandırıcılık hukuk üzerine işlenmiş mükemmel film.

Hapisten yeni salıverilmiş ünlü soyguncu, Alman asıllı suç üstadı Doc Erwin Riedenschneider (Sam Jaffe) Cincinnati'ye gelerek vakit kaybetmeden yeni bir soygunun hazırlıklarına başlar. 'İçerde'yken bir mücevher şirketini soymak için kusursuz bir plan yapmıştır, ama bunun için bir ekip toplaması ve para kaynağı bulması gerekir. Para kaynağı için düzenbaz avukat Alonzo D. Emmerich'e (Louis Calhern) başvurur. Ekibin diğer elemanları ise at çiftliği alma hayalleri kuran İrlanda asıllı meteliksiz kabadayı Dix (Sterling Hayden), soygunda şoförlük yapacak olan kafe sahibi kambur Gus (James Whitmore) ve kasa açma uzmanı Louis'dir (Anthony Caruso). Bir de bu kişiler arasında ara buluculuk yapan at yarışı oynatan kumarhane sahibi Cobby (Marc Lawrence) vardır....

Lekeli Adam, Hitchcock'un çektiği en iç karartıcı filmlerden biri. Yanlışlıkla bir sigorta şirketini soyan kişi olarak teşhis edilen Manny kefaletle tahliye edilmesine rağmen, bu olayın yarattığı endişe ve utanç, karısı Rosa'yı etkilemeye başlar. Birlikte Manny'nin suçun işlendiği sırada başka bir yerde olduğunu kanıtlayacak insanları bulmaya çalışırlar ama başarısız olurlar. Sonunda, şans eseri, gerçek soyguncu ortaya çıkar; ama bu, kadının ruhsal durumunda pek bir değişiklik yaratmaz. Neredeyse belgesel tarzı bir gerçekçilikle siyah-beyaz çekilen Lekeli Adam gerçek bir öyküye dayanır. Yönetmen suçlama ve mahkum etme süreçlerinin masum bir insanı bile nasıl da kolaylıkla suçlu pozisyonuna düşürdüğünü mükemmel biçimde aktarır. Öznel kamera tekniğinin ustalıkla kullanıldığı bir sekansta, Manny'yi, fişlenmenin, aranmanın, parmak izinin alınmasının getirdiği aşağılanma duygusunu yaşarken görürüz; parmaklarındaki mürekkep sanki suçlu olduğunun doğrulanmasıymış gibi görünür.

An insurance man wishing for a more exciting life becomes wrapped up in the affairs of an imprisoned embezzler, his model girlfriend, and a violent private investigator.

Joe Morese genç ve hırslı bir avukattır. Danışmanlığını yaptığı Ben Tucker ise bir gansgterdir. Joe bütün etik kuralları hiçe sayarak Ben ile ortak olmuştur. Amaçları, ortak oldukları bankanın büyüyerek etraftaki diğer dolandırıcılık yapan bankaralı da satın alarak hepsinin tek bir merkezden yönetilmesini sağlamaktır. Ancak bir sorun vardır: Joe'nun abisi Leo da söz konusu bankalardan birinin sahibidir ve bu plana dahil olmak istemez. Kalp sağlığında sorun vardır ve işlettiği yerde çalışanlarıyla adeta bir aile gibi olmuştur, bunun bozulmasına karşıdır. Ancak Joe'nun hırsı, bütün bunları altüst ederek onu ve etrafındaki herkesi felakete sürükleyecektir.

Bootleggers on the lam Frankie and Noll split up to evade capture by the police. Frankie is caught and jailed, but Noll manages to escape and open a posh New York City nightclub. 14 years later, Frankie is released from the clink and visits Noll with the intention of collecting his half of the nightclub's profits. But Noll, who has no intention of being so equitable, uses his ex-girlfriend Kay to divert Frankie from his intended goal.

Lucchese suç örgütünün 20 üyesi mahkemeye çıkartılır. Davalılardan biri olan Jackie, kendi savunmasını üstlenmeye karar verir. 30 yıllık bir cezaya mahkûm olan Jackie’ye aralarında en yakınlarının da olduğu örgüt üyelerine karşı tanıklık etmesi için karşılığında ceza indirimi teklifi getirilir. Ailesine ihanet etmeyi reddeden Jackie, hem davalı hem avukat olarak mahkemeye çıkar.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

1960’larda inşa edilmiş ve 80’lerin başında Rio De Janeiro’nun en tehlikeli mahallelerinden birine dönüşmüş, sosyal konutlardan oluşan “Tanrıkent”te organize suçun destansı tarihi. Film 60’larda iki kenar mahalle çocuğunun seçtiği iki ayrı yolu takip eder.Fotoğrafçı olma hayalleri kurar ama fotoğraf makinesi alacak parası yoktur. Öte yandan, Küçük Ze çocukluğundan beri tam bir suçlu özellikleri taşır; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük yaşta planladığı bir genelev soygunu sırasında öldürmenin tadını alır, gün geçtikçe bu konudaki iştahı giderek artar. 70’lerde Ze, sakin ve becerikli Bee’nin desteğiyle, favela’nın (mahallenin) uyuşturucu ticareti üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırır. 80’lerin başlarında “Tanrıkent”i çetelerarası savaş sarar ve amansız genç suçlulardan oluşan yeni bir kuşak çıkıp “eskilerin” yerini almaya çalışırken, artık bir fotoğraf makinesine sahip olan Rocket, onu bu bitmek tükenmek bilmez katliam döngüsünü belgelemede kullanır...

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.


Üç adam I. Dünya Savaşı'nda birlikte savaştıktan sonra evlerine döndüklerinde yasakların hüküm sürdüğü Amerika'da hayatlarını kazanmaya çalışırlar.

An upper-crust family dinner is interrupted by a police inspector who brings news that a girl known to everyone present has died in suspicious circumstances. It seems that any or all of them could have had a hand in her death. But who is the mysterious Inspector and what can he want of them?

Walter Winchell tarzı sansasyonel bir köşe yazarı olan J.J. Hunsecker yazılarıyla birçok kişinin kaderini belirlemektedir. Hunsecker kızkardeşi Susan'a kur yapma cüretini gösteren caz gitaristi Steve'i hedef seçer.

Charlie, gösterilerine çıktığı bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Annesi Hannah'ın da yer aldığı bu grupla birlikte gittikleri bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpranmasına neden olmaktadır. Bir yandan da Amerika'daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood'daki konumist avı nedeni ile ABD'ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Chaplin'in Britanya'da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki süreci anlatan film, Robert Downey Jr.'ın muhteşem oyunu ile başarılı biyografiler arasına yazılıyor. Chaplin'in annesi Hannah'ı, Chaplin'in öz kızı Geraldine Chaplin'in canlandırdığını da eklemeyi unutmayalım.

In the underworld of Manhattan, a woman dares to stand up to one of the city's most powerful gangsters.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir