
Ambra Angiolini
Sara


Ambra Angiolini
Sara

Luca Bizzarri
Edo

Carolina Crescentini
Giada

Claudia Gerini
Viola

Paolo Kessisoglu
Mark

Filippo Nigro
Andrea

Claudia Pandolfi
Paola

Fabio Volo
Vito

Euridice Axén
Delia

Edoardo Brandi
Giulio

Ivana Monti
Ippolita

Renato Scarpa
Emilio

Pamela Villoresi
Angela

Ignazio Oliva
Don Giacomo

Imma Piro
Magistrato

Brooklyn'li genç bir seks işçisi olan Anora, oligarkın oğluyla tanışıp aniden evlendiğinde bir külkedisi hikayesini yaşama şansını yakalar. Haber Rusya'ya ulaştığında oligarkın ailesi evliliği iptal ettirmek için New York'a doğru yola çıkınca Anora'nın masalı tehlikeye girer.

"Ateşli Müzik" Empire plak şirketi çalışanlarının hayatlarından bir gün sunuyor. Fakat bu gün aynı zamanda bütün çalışanlar yüzleştikleri kişisel krizleri beraberce atlatabilecekler mi? Daha önemlisi, plak şirketlerini kurumsal açgözlülüğün elinden kurtarıp bağımsızlıklarını ilân edebilecekler mi?

Bir balıkçı kasabasında yaşayan ikisi kardeş üç genç kızın ayrı ayrı aşkın sınavından geçişini konu alan bu sevimli film, yanlış anlaşılmaların, imkansız aşkların ve sahici engellerin etrafa bolca serpiştirildiği bir romantik komedi örneği. Filmde, kasabanın meşhur pizzacısında garsonluk yapan genç kızların her birinin, içinde bulundukları durumu iyileştirmek için aşktan medet umuşlarına tanık oluyoruz. Kardeşlerden biri Kat, okuldaki başarısıyla yetinmeyip evli ve kendisinden yaşça büyük patronuna aşık oluyor. Kat’e göre çok daha başına buyruk olan Daisy, gönlünü zengin bir gence kaptırıp, aradaki sınıf ve köken farkıyla baş etmeye çalışıyor. Jojo ise deli gibi sevdiği adamın evlilik teklifini kabul etmeye bir türlü cesaret edemiyor. Bu arada elbette Mystic’te hayat tüm hızıyla devam ediyor.

Film Juliet'in kuzeni Rosaline’in bakış açısından anlatılan çağdaş bir versiyondur. Rosaline, Rob ile birbirleri için yaratılmış olduklarından emindir. Yıllardır ondan alacağı tek bir öpücüğün özlemi ile beklemektedir. Bu hayali nihayet gerçek olduğunda mükemmel bir his yaşar. Ancak sonrasında eski en iyi arkadaşı Juliet'i de şehre çağırır ve o da Rob'a tutulur.

Hiç beklemediği bir zamanda kanser teşhisi konulan Abbie (Gugu Mbatha-Raw), kısa süre önce nişanlandığı ve ondan başka kimseyle çıkmamış nişanlısı Sam (Michiel Huisman) için "yerini dolduracak" bir kız arkadaş aramaya koyulur.

İlişkileri başladıktan bir yıl sonra Calie ve Joseph, çiftliklerinde mandıra ve şarap işleri ile uğraşırken, San Francisco'daki aile işlerini yürütmek için çiftlikten ayrılır. Callie bu değişiklikten memnun olmasa da yeni hayatına alışmaya çalışır. Bu süreç Callie ve Joseph'i zorlu bir teste tabi tutar. Callie ve Joseph arasındaki bağ, karşılaştıları zorlukların üstesinden gelmeye yetecek midir?

Bridget, ilk eşi Mark Darcy, Sudan’da öldürüldüğünde dul kalmıştır. Artık 9 yaşındaki Billy ve 4 yaşındaki Mabel’ın bekâr annesidir ve çocuklarını sadık arkadaşlarının ve hatta eski sevgilisi Daniel Cleaver’ın yardımıyla yetiştirerek duygusal bir belirsizlik içinde sıkışıp kalmıştır. Jones, Urban ailesinden hayata ve aşka doğru yeni bir yol çizmesi için baskı görmeye başlar.

İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.

Billy ve Ingrid, büyük kızları Sofia’nın nişanlısı olan Adan ile ziyarete gelip, planlarından bahsettiğinde oldukça şaşırır. Çünkü Sofia ve Adan evlilik hazırlığındadır. Meksika’da gerçekleşecek olan düğün için hazırlıklar başladığında aile ilişkileri test edilir.

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

Sıradan hayatına eğlence katmak için çevresindekilere ilginç ve sulu şakalar yapan Danny bir gün kaza eseri helyum dolu balonların bağlı olduğu bir sandalye ile arkadaşlarının şaşkın ve çaresiz bakışları içinde havalanır ve kasabanın üzerinde süzülür. Bir süre sonra gürültülü bir iniş yapar ve yepyeni bir hayata başlar... ta ki eski hayatı onu yakalayıncaya kadar.

A broadway playwright is burning the candle at both ends. He is dealing with pressure from a production nearing premiere, a wife who is leaving him, and 5 children 4 of which belong to her.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Manhattan'lı avukat Diane (Catherine Keener), haftasonu tatili için oğlu Jake (Nat Wolff) ve kızı Zoe (Elizabeth Olsen) ile birlikte annesi Grace'in (Jane Fonda) çiftlik evine gider Amacı, çocuklarını hiç görmedikleri anneanneleri ile tanıştırmaktır Diane de 20 yıldır annesi ile hiç konuşmamıştır İlerlemiş yaşına rağmen tam bir hippi olan Grace, kızı ve torunlarına kucak açar Kırsalda geçirdikleri zaman, Diane ve çocukları için hiç unutamayacakları bir tatil olacaktır.

Usta yönetmen Aki Kaurismäki'nin Cannes'da herkesin yüreğini ısıtan son filmi, dünyanın halini dert edinen tatlı ve hüzünlü bir romantik komedi. İki yabancı Helsinki'de bir gece tesadüfen karşılaşır. Hayatlarının ilk, tek ve son aşkının arayışındadır ikisi de. Ne var ki adamın alkolik oluşu, kaybedilen telefon numaraları, birbirlerinin adlarını bilmemeleri ve hayatın genelde mutluluk arayanların yoluna taş koyması gibi nedenlerle işler yolunda gitmez. Trajediyle komediyi şahane bir ustalıkla dengeleyen Sararmış Yapraklar Kaurismäki'ye has sessiz kopukluklar, Nordik mizah, melankoli ve şarkılarla dolu. Sararmış Yapraklar Finlandiya'nın Oscar adayı oldu.


Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.

Onbir yaşındaki Vada'nın hayatı, babası Harry'nin kozmetikçi Shelly ile evlenmeye karar vermesiyle bir anda kararıyor. Vada, küçük bir kasabada yaşayan ve zamanının çoğunu bir erkek olan en iyi arkadaşıyla geçiren ve hastalıklardan korkan bir kızdır. En iyi arkadaşının ölümü üzerine hayatı başka bir açıdan görmeye başlıyor.

Anneler Günü yaklaşırken birbirinde farklı kişiler ve kuşaklar, kendi hayatlarıyla ilgili değişik süreçlerden geçmektedir. Kısa süre önce boşanmış 2 çocuk annesi Sandy (Jennifer Aniston), eşinin kendisinden çok daha genç bir kadınla evlenmesiyle de ayrıca sarsılmıştır. Bradley (Jason Sudeikis) 16 yaşındaki kızına hem babalık hem de annelik yapmanın zorluklarıyla karşılaşırken, ünlü bir yazar olan Miranda (Julia Roberts) tüm başarısına rağmen kızı Kristin'i (Britt Robertson) daha bebekken evlatlık vermek zorunda kaldığı gerçeğiyle yaşamaktadır. Kristin ise evlilik arifesinde annesini bulmaya karar verir. Ailesiyle arası çok iyi olmayan Jessie (Kate Hudson) ise bunu düzeltmesi gerektiğini yavaş yavaş kabul etmeye başlar. Bütün bu hayatlar Anneler Günü'nde bir şekilde birbirine bağlanacaktır. Film, Garry Marshall'ın önceki 2 filmi Sevgililer Günü ve Yılbaşı Gecesi gibi özel bir günde kesişen yollar konseptini ele alıyor.

Filmde Tina Fey Princeton Üniversitesi'nde çalışan kayıt memuru Portia Nathan karakterini canlandırıyor. Binlerce umutlu üniversite öğrencisinin değerlendirmesini yapan bu zeki kadın her şeyi kitabına uygun bir şekilde yapıyor. Hem işinde hem de meslektaşı Mark (Sheen) ile olan özel ilişkisinde böyle davranıyor. New Hampshire lisesinden başvuran adaylarını ziyaret ederken Portia okulun kurucusu John Halsey’in (Rudd) onunla aynı üniversiteye gittiğini öğrenince, duruma hazırlıksız yakalanıyor. Daha sonra kendisi bir öğrenciyken aldığı o hayatını değiştiren kararı hatırlayınca ağzı açık kalıyor. Portia’nın lisedeyken evlatlık verdiği bir oğlu vardır. Portia oğlunun John’un öğrencilerinden biri olan büyümüş de küçülmüş Jeremiah olabileceğini fark ediyor. Duyguları karman çorman olan Portia hayatının utanç verici şekilde alt üst olduğunu hissediyor ve kabul kurallarını değiştirmeye başlıyor. Bunu yapmasındaki amaç ise Jeremiah ile kendisine daha doğru bir yol çizebilmek...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir