
David Oyelowo
Dr. Martin Luther King, Jr.
"Bir hayal tüm dünyayı değiştirebilir."
1965 yılında Alabama'nın Selma kentinden eyalet başkentine giden 87 kilometrelik yolda, tarihe geçen üç protesto yürüyüşü yapıldı. Martin Luther King öncülüğündeki bu yürüyüşler kamuoyunu ateşledi ve A.B.D. Başkanı Johnson'un Oy Hakkı Kanunu'nu çıkarmasını sağladı. Film, bu tarihi olaylar zincirinin 50'nci yılında direnişin filizlenip dev bir insan hakları savaşına dönüştüğü tehlikelerle ve baskılarla dolu üç aylık sürece odaklanıyor.

David Oyelowo
Dr. Martin Luther King, Jr.

Carmen Ejogo
Coretta Scott King

Tom Wilkinson
President Lyndon B. Johnson

Giovanni Ribisi
Lee White

Tim Roth
Gov. George Wallace

André Holland
Andrew Young

Colman Domingo
Ralph Abernathy

Common
James Bevel

Stephan James
John Lewis

Omar J. Dorsey
James Orange

LaKeith Stanfield
Jimmie Lee Jackson

Oprah Winfrey
Annie Lee Cooper

Tessa Thompson
Diane Nash

Cuba Gooding Jr.
Fred Gray

Ruben Santiago-Hudson
Bayard Rustin

Two women, black and white, in 1955 Montgomery Alabama, must decide what they are going to do in response to the famous bus boycott led by Martin Luther King.

Ricky Hill'in İnanılmaz Hikâyesi, profesyonel beyzbol oynamak için fiziksel engelinin üstesinden gelen ve aşırı koruyucu babası Pastor Hill'in tavsiyelerine karşı çıkan Rickey Hill'in hayat hikayesini konu ediyor.

Gerçek bir hikayeyi temel alan The Best of Enemies, sözünü sakınmayan insan hakları savunucusu Ann Atwater (Taraji P. Henson) ve düzenlenen bir topluluk zirvesine isteksizce eş başkanlık etmek zorunda kalan yerel Ku Klux Klan lideri C.P. Ellis’in (Sam Rockwell) beklenilmedik ilişkisine odaklanıyor. 1971 yılında Durham, Kuzey Karolina’daki okulların ırk ayrımının kaldırılması üzerine düzenlenen zirvede yaşananlar, Durham, Atwater ve Ellis’in hayatını sonsuza kadar değiştiriyor.

"Till", 1955 yılında Mississippi'de kuzenlerini ziyaret ederken katledilen 14 yaşındaki oğlu Emmett Till için yılmadan adalet peşinde koşan Mamie Till-Mobley'in gerçek hikâyesini anlatıyor.

Kölelik karşıtı eylemci olarak tanınan Harriet Tubman, Amerikan İç Savaşı sırasında verdiği büyük mücadelelerle tanınmıştı. Köle olarak doğan ve yetişkinliği sırasında kaçarak başka bir yere taşınan Tubman, ailesini hiçbir zaman unutmamış ve onları da kurtarmak için evine geri dönerek özgürlük mücadelesi için çabalamıştı. Çevresindeki insanların yardımıyla toplamda on üç kez silahlı mücadele vererek onlarca köleyi ve aileyi özgürleştirmiş olan Tubman ayrıca Amerikan İç Savaşı sonrasında kadın hakları üzerine yaptığı çalışmalarla da tanınıyor.

11 Eylül saldırılarının ardından bir avukat, yitirilen yaşamlara bedel biçmeye çalışırken duygusal bir hesaplaşmayla karşı karşıya kalır. Gerçek olaylardan uyarlandı.

Shirley Chisholm kongre üyesi olarak seçilen ilk siyahi kadın olmasının ardından 1972'de Demokrat Parti'nin ABD başkan adayı olmak için çığır açan bir yarışa girişir.

While investigating the global phenomenon of caste and its dark influence on society, a journalist faces unfathomable personal loss and uncovers the beauty of human resilience.

Amerikan tarihinin en önemli insan hakları savunucularından ve siyahi liderlerinden biri olan Malcolm X’in hayatı, Spike Lee’nin yaratıcı bakış açısı ile beyazperdeye aktarılıyor. Daha önce Broadway’de tarihi lideri canlandırmış olan Denzel Washington’un dikkate değer oyunculuğu ile Malcolm X’in hikayesi sıradan bir biyografi olmaktan çok, bir insanın hayatında devrim yapıp kendini gerçekleştirmesi şeklinde, dönemlere bölünerek anlatılmış:Babası Ku Klux Klan tarafından öldürülen Malcolm, çağdaşı bir çok zenci gibi umutsuz ve zor bir çocukluk geçirir. Neticesinde hayatı günlük yaşayan hedonist bir hırsıza dönüşür. Sonunda hapise girdiğinde İslam öğretisi kendisini yeniden tanımlamasına yardımcı olur. Burada dahil olduğu toplulukta kendini bulur ve yükselmeye başlar. Hapisten çıkınca Malcolm, adeta bir mesih işlevi yüklenir ve kendilerini birer suçlu yapan toplumsal adaletsizliğe başkaldırır.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

1789'da gerçekleşen devrim tüm Fransa'yı kana bular. Devrimin Paris'teki önderleri arasında Danton ve Robespierre de vardır. Bu iki dost, temellerini attıkları cumhuriyetin üzerinden dört yıl geçmeden birbirlerine düşman olur ve sonunda Danton gönüllü bir sürgüne çıkar. Ancak çevresindeki herkesi rejim düşmanı olarak gören ve vatana ihanetten giyotine gönderen Robespierre'in aşırı sert politikalarına daha fazla dayanamaz. Ölümü göze alarak Paris’e döner ve Terör Dönemi denen çılgınlığa son vermeyi dener.

Nickel Çocukları, bir çocuk ıslahevinde kalan iki siyahi genci konu alıyor. İkisinin derin dostluğu bir dönüşüm sunarak umut uyandırıyor.

1963'te Mississippi'de sivil haklar mücadelesi veren Medgar Evers, beyaz üstünlükçü Byron De La Beckwith tarafından öldürülür. İki ayrı duruşmada, tamamı beyaz jüriler Beckwith'i beraat ettirir. 1990'larda savcı Bobby DeLaughter, Evers'in eşi Myrlie'nin ısrarlı çabaları sonucu davayı yeniden açar. Kayıp kanıtların peşine düşen DeLaughter, Mississippi'nin ırkçı geçmişi ve kurumsal engellerle mücadele eder. 1994'te toplanan yeni jüri, 30 yıl sonra Beckwith'i suçlu bulur ve ömür boyu hapis cezasına çarptırır. Whoopi Goldberg'in Myrlie Evers portresi ve James Woods'un Beckwith yorumu, filmin en çarpıcı unsurları arasında yer alır. Amerikan adalet sisteminin karanlık bir dönemine odaklanan yapım, geç de olsa adaletin sağlanabileceğini gösterirken, ırkçılıkla mücadelenin zorlu sürecini gözler önüne seriyor.

1970'lerin ortalarında New York Times muhabiri Sydney Schanberg Kamboçya'da hüküm süren iç savaşı gazetesi adına takip edip yazmak için bu ülkededir. Kendisine gazetenin bölge muhabiri olan, arkadaşı ve tercümanı Dith Pran yardımcı olmaktadır. Amerikan ordusu Vietnam yenilgisinden sonra geri çekilirken Kamboçya'lıların da bölgeden tahliyesini sağlamaktadır. Ancak ailesini helikoptere bindiren Dith Pran görevini terketmeyerek Sydney Schanberg'le birlikte bölgede kalır ve haber yapmayı sürdürürler. Bir dizi trajik habere imza atan ekip ülkedeki durumun daha da vahim bir hal alması ile ABD'ye dönme kararı alır. Ancak bir Kamboçya'lı olan Dith Pran kaçamaz ve korktuğu şey başına gelir,ülkeyi kana bulayan Kızıl Kmerlere esir düşer.

Ford v. Ferrari, 1966 yılında düzenlenen Le Mans 24 Saat Yarışı’nın gerçek hikayesini konu alıyor. Henry Ford II ve Lee Iacocca ikilisi, tuhaf ancak kararlı bir grup Amerikalı mühendis ve tasarımcıdan sıfırdan bir otomobil yapmalarını ister. Otomotiv vizyoneri Carroll Shelby (Matt Damon) ve İngiliz şoförü Ken Miles’ın (Christian Bale) başını çektiği ekip, uzun yıllardır pistlere egemen olan Ferrari’yi Fransa’da düzenlenen 1966 Le Mans Dünya Şampiyonası’nda alt etmek için işe koyulur.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında İngilizler umutsuzluğa düştüğü sırada Churchill, kadınların casus olarak işe alınıp, eğitilmelerini emreder. Kadınların göz korkutucu misyonları sabotaj yapmak ve bir direniş oluşturmaktır. Bu görev için Vera Atkins, hırslı bir kadın olan Amerikalı Virginia Hall ve barış yanlısı bir kadın olan Noor Inayat Khan’ı işe alır. Kadınlar, Fransa’daki Nazi rejimini zayıflatmak için birlikte zorlu bir mücadeleye girişir.

Lyndon Johnson, John F. Kennedy suikastinin kaotik sonrasında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olur ve Sivil Haklar Yasasını geçirmek için senato da verdiği mücadeleyi konu ediyor.

II. Dünya Savaşına kadar hiçbir şekilde orduya pilot olarak giremeyen siyahi Amerikalılar için dönüm noktası; 3 Nisan 1939'da kongreden geçerek kurulan Tuskegee Eğitim Programı olur. Bu programda eğitim görmüş siyahi pilotlar İtalya’da kurulan ve tamamını siyahi Amerikan askerlerinin oluşturduğu 332. Avcı Filosu’na katılırlar. II.Dünya Savaşı sırasında ayrımcılığa maruz kalmış bu pilotlar çoğunlukla yerde tutulurken Albay A.J. Bullard'ın çabalarıyla savaşın son zamanlarında aktif görevler alarak üstün başarılara imza atarlar.

Kuzey-Güney savaşının ilk yıllarına uzanan film Stonewall Jackson isimli savaş kahramanını anlatırken, öte yandan da savaşa giden askerlerin ailelerine, yani geride kalanlara odaklanıyor. Jeff Shaara'nın aynı isimli kitabından uyarlanan film, Gettysburry filminin yönetmeni tarafından yönetilmiş. 51 milyon bütçeye sahip olan yapım, sayısız tarihi ve kurgusal karakterin gözüktüğü büyük bir proje.

Tecavüzle suçlanan bir zenciyi savunan güneyli bir avukatın çevresindekilerin tepkilerine rağmen asılsız bir iddia ile suçlanan genci savunma hikayesini anlatıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir