
Jean Reno
Serge Buren

"Aksiyonun dibi, kuralsız aynasızlar ekibi."
Paris polisi içinde özel bir ekipte görev yapan tecrübeli Serge Buren (Jean Reno) ve agresif ortağı Cartier (Alban Lenoir), kendileri gibi zaman zaman fevri hareketler yapan üyelerden oluşan ekibin liderliğini yapmaktadır. Ancak bu başıbozukluğu bitirmek isteyen yeni patronları Becker (Thierry Neuvic), ekibin işine her alanda karışmaya başlar. Becker'in genç eşi Margaux (Caterina Murino) ile gizli bir ilişki yaşayan Buren, bir de ortaya çıkan ve tehlikeli bir çeteyle uğraşmak durumunda kalacaktır.

Jean Reno
Serge Buren

Alban Lenoir
Cartier

Caterina Murino
Margaux

Oumar Diaw
Manu

Stéfi Celma
Ricci

Sébastien Lalanne
Genoves

Thierry Neuvic
Becker

Jean-Toussaint Bernard
Boulez

Jakob Cedergren
Kasper

Sabrina Ouazani
Nadia

Féodor Atkine
Tancrède

Stephen Scardicchio
Fedor

Michaël Troude
Zied

Karl Amoussou
Heda

Frédéric Dessains
Jamart

After a failed bank robbery, two heavily armed men hold the Los Angeles Police Department at bay for 44 minutes.

Her gün Amerika'nın arka sokaklarında bir savaş tekrarlanmakta. Uyuşturucu satıcıları, sıradan insanlar ve onları diğerlerinden korumaya yemiş etmiş insanlar arasında geçen bir savaş. 13 yıllık narkotik polisi Alonzo Harris, sokaklarda geçirdiği yıllar boyunca mesleğe ilk girdiği günkü idealistliğini kaybetmiş ve işleri kitaba uygun yapmaya çalışırsa hiç bir şey yapamayacağının ve kısa zamanda öldürüleceğinin bilincine varmıştır. Alonzo ve onun gibi bir çoğu artık gereken işi yapabilmeleri için korudukları kanunu çiğnemektedirler. Artık yaptıkları işin yasal olup olmadığı iyice bulanıklaşmıştır.Bir gün onun yanında göreve verilen çaylak polis Jake Hoyt ise Alonso'dan çok farklıdır. Jake her işi kitabına uygun yapıp toplumu düzene sokmayı inanç edinmiş tam bir idealisttir.

Frank (Kim Bodnia) adlı uyuşturucu satıcısının Kopenhag'da birkaç günlük uyuşturucu alıp satma işleri ve bu sırada başından geçen türlü badireleri,yönetmenin kendine has üslubuyla ne fazla süsleyerek ne de izleyiciyi sıkarak sade bir şekilde anlatışını izliyoruz.Film malesef ki Türkiye de vizyon şansı bulamamış bir başka değerli eserdir.

In the streets of East Los Angeles, Manny is a formidable drug dealer. Impressed by his extravagant lifestyle and prowess, his young son, Kilo, yearns to follow in his footsteps. Kilo resolves to learn how to prosper in the drug world, and his new life as a dealer begins. In a world where a man wants everything, he may end up with nothing.

Sessiz, metanetli bir adam, kendi kendine sürgünde keşiş benzeri bir yaşam sürüyor. Ayrı yaşadığı oğlu kötüye giden bir uyuşturucu ticaretinde öldürülünce, var olduğunu hiç bilmediği bir torununa bakmak zorunda kalır ve geride bırakmaya çalıştığı bir hayata geri dönmek zorunda kalır.

Hamile olan eşiyle birlikte evlerinde saldırıya uğrayan eski bir özel harekâtçı, kendini sorunlu geçmişiyle bağlantılı ölümcül bir insan avının ortasında bulur.

Road of no Return follows the final nine days in the lives of four atypical hit men who are secretly brought together in a covert operation to fight the drug trafficking epidemic in the country.

Marek, a crime squad officer, sets out to avenge the death of his partner and best friend, who was killed by drug traffickers. He asks for a posting to a new undercover unit created to infiltrate a drug gang that imports hashish from Morocco using the "Go Fast" method. A fleet of high-powered speedboats and cars races across the Mediterranean to Spain and then France, loaded with drugs.

Matt (Steven Seagal), yüklü miktarda borcu olan eski bir polistir. Günün birinde gizemli bir adam gelip şehrin en azılı gangsterlerinden birini öldürmesi karşılığında tüm borçlarını sileceğini söyler. Matt hayatını sonsuza dek değiştirecek bir karar vermek zorundadır.

Eski bir Vietnam gazisi olan John Rambo, terhis olduktan 7 yıl sonra yürüyerek geldiği bir kasabada biraz dinlenip karnını doyurmak ister. Ancak kasabanın şerifi, Rambo'yu hoş karşılamaz ve kasabadan ayrılmak istemeyen Rambo'yu tutuklayıp karakola götürür. Karakolda gördüğü işkenceler sırasında aklına savaşta yaşadıkları gelen Rambo kendini kaybeder ve kasabanın yakınındaki ormanlık alana kaçar. Peşindeki güvenlik güçlerinden kurtulmak için gördüğü eğitimi uygulamaktan başka şansı olmayan Rambo'nun eski Yeşil Bereli olduğunu öğrenen polis kuvvetleri ise eski komutanı Albay Samuel Trautman'dan yardım isteyecektir.

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

Çok iyi bir polis dedektifi olan Jack (S. L. Jackson) bir arkadaşına yardım etmek için, onun aramakta olduğu evden kaçan bir genci, son görüldüğü Türk caddesindeki apartmanda oturanlara sormaya başlar. Uğradığı evlerden birindeki yaşlı çift onu içeri davet eder ve silah zoruyla onu sandalyeye bağlayarak adeta esir alırlar. Son derece sevimli görünen bu çiftin yaptıklarına bir türlü anlam veremeyen tecrübeli dedektif, kısa bir müddet sonra müthiş bir planlarla bir banka soymak üzere olduklarını anlar.

Amerikan tarihinin en önemli insan hakları savunucularından ve siyahi liderlerinden biri olan Malcolm X’in hayatı, Spike Lee’nin yaratıcı bakış açısı ile beyazperdeye aktarılıyor. Daha önce Broadway’de tarihi lideri canlandırmış olan Denzel Washington’un dikkate değer oyunculuğu ile Malcolm X’in hikayesi sıradan bir biyografi olmaktan çok, bir insanın hayatında devrim yapıp kendini gerçekleştirmesi şeklinde, dönemlere bölünerek anlatılmış:Babası Ku Klux Klan tarafından öldürülen Malcolm, çağdaşı bir çok zenci gibi umutsuz ve zor bir çocukluk geçirir. Neticesinde hayatı günlük yaşayan hedonist bir hırsıza dönüşür. Sonunda hapise girdiğinde İslam öğretisi kendisini yeniden tanımlamasına yardımcı olur. Burada dahil olduğu toplulukta kendini bulur ve yükselmeye başlar. Hapisten çıkınca Malcolm, adeta bir mesih işlevi yüklenir ve kendilerini birer suçlu yapan toplumsal adaletsizliğe başkaldırır.

Frankie Machine hapishanede ve rehabilitasyonda 6 ay geçirdikten sonra eski uyuşturucu satıcısı Louie ile aynı anda mahalleye döner. Frankie’nin Louie ile bir işi yoktur. Hatta artık uyuşturucu kullanmadığını ve buna asla para harcamayacağını duyurur. Hapishanede bateri çalmayı öğrenmiş olan Frankie’nin hayali profesyonel bir müzisyen olmaktır. Ancak bu zorlu bir mücadele olacaktır. Karısı Zosch ve patronu Schwiefka o kadar çok baskı yapar ki sonunda uyuşturucu alışkanlığına geri döner. Gerçekten sevdiği kız yani Molly Frankie’nin yanındadır. Ancak Louie öldürülünce polis bu cinayetin sorumlusunun Frankie olduğuna inanır ve Frankie için işler daha da sıkıntıya girer.

Bir üniversite öğrencisi olan Jake Lo, mafyanın en önemli adamı tarafından gerçekleştirilen bir cinayete tanık olur. Federal ajanların ve uyuşturucu mafyasının peşinde düştüğünü anlayan Jake Lo, tanık koruma programına başvursa da kendini korumak için yumruklarını kullanmak zorunda kalır. Mafyanın elinden kurtulmak içinse bir polis memuru ve asistanının yardımına ihtiyaç duyacaktır.

Dedektif Jeff Cole (Omar Epps), son derece tehlikeli bir görev üstlenmiştir: Şehrin en korkulan gangsteri olan ‘God’ı (LL Cool J) hapse attırmak. ‘God’, Cincinnati’deki crack ticaretinin %80’ini kontrol etmekte ve bugüne kadar hiçbir polis ona yaklaşmayı başaramamıştır. Jeff, bir uyuşturucu satıcısı kılığına girerek inanılmaz bir işe imza atar: ‘God’ın güvenini kazanır ve onun uyuşturucu imparatorluğunun en iç halkasına kadar sızar. Ancak çok geçmeden yeni kimliğiyle kendi benliği arasında bir çatışmaya düşer. Adım adım yaklaştığı adam, yani ‘God’, Jeff’in gerçek benliğinden de onu uzaklaştırmaya başlar…

Bezgin bir polis, ölümcül biçimde kontrolden çıkan bir uyuşturucu operasyonundan sonra, yolsuzluğa batmış şehrin yeraltı dünyasında bir siyasetçinin oğlunu kurtarmak için savaşır.

Seçkin biriminden uzaklaştırılan sorunlu bir polis, eski mesai arkadaşları gizemli cinayetlere kurban gidince kendi kanun dışı soruşturmasını yürütmeye karar verir.

İnsanlık 25. yüzyılda mekanikleşmenin son safhasına ulaşmıştır. Yeraltında ultra hijyenik ortamlarda yaşayan insanların artık bir ismi ya da kimliği yoktur. Yalnızca kodlarla tanımlanan bu dünyada insanlar özel bir ilaçla duygulardan arındırılmıştır. Amaç cinselliği yok ederek nüfusu belli bir sayıda tutabilmektir. THX 1138 bu kapalı toplumda yaşayan sıradan bir işçidir. Evini LUH 3417 isimli bir kadın arkadaşıyla birlikte paylaşmaktadır. Ancak aralarında herhangi bir duygusal bağ yoktur, hergün aldıkları ilaçlar bunu engellemektedir. LUH ilacı almayı reddeder ve THX ona katılır. Değişim başlamıştır.

John Fante‘nin aynı adlı romanından uyarlanan Aşk’a Sor (Ask The Dust), 1930’ların Los Angeles’ında yolları kesişen güzel bir kadın ile karizmatik bir adamın hayallerini gerçekleştirme mücadelelerini anlatıyor. Tutku ve hırslarına yenik düşen bu çift, bir yandan ateşli bir aşk yaşarken, bir yandan da hayalleri uğruna zorlu seçimler yapmak zorunda kalır..
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir