
Sergiu Nicolaescu
Procurorul Tudor Marian


Sergiu Nicolaescu
Procurorul Tudor Marian

Amza Pellea
țăranul Manolache Preda

Ernest Maftei
cantonierul Sava Petrache

Gheorghe Dinică
Ion, Seful de Post de Jandarmi

Aimee Iacobescu
Magda Paraianu

Ioana Pavelescu
taranca Ruxsandra

Emmerich Schäffer
Boierul Leon Paraianu

Mihai Mereuţă
Plutonierul Bobinca
Nae Mazilu
Iordan
Vasile Nițulescu
The Priest
Elena Dacian
Manolache Preda's Mother

Alexandru Dobrescu
Judge Elefterescu

Elisabeta Jar
Manolache's Wife

Vasile Popa
Lamplighter
Constantin Rauțchi
Lamplighter

Mouse desperately wants to join The Midnight Clique, the infamous Baltimore dirt bike riders who rule the summertime streets. When Midnight’s leader, Blax, takes 14-year-old Mouse under his wing, Mouse soon finds himself torn between the straight-and-narrow and a road filled with fast money and violence.

Following the deaths of Mihai's parents, Mihai and Lisbet Gheorghiu leave their life behind in Romania and move with their children to a remote village in Norway, hoping to rebuild their lives near Lisbet's family. There, they grow close to their neighbors, the Halbergs, whose warmth gives them hope for a fresh start. But the fragile peace begins to unravel when the Gheorghiu family’s young daughter, Elia, arrives at school covered in bruises.

Noel’den birkaç gün önce Matthias, Almanya’da bir mezbahadaki işinden ayrıldıktan sonra Transilvanya’daki çok etnikli köyüne döner. Babası Otto artık hasta ve yalnız olduğundan, onu görmeden büyüyen oğlu Rudi için endişe duymaktadır ve eski sevgilisi Csilla ile tekrar görüşmek ister. Bir anda konuşmayı bırakan çocuğun korkularını yenmesine yardımcı olmak ister. Csilla’nın çekip çevirdiği fırın, birkaç göçmen işçiyi işe almaya karar verdiğinde toplumun huzuru kaçar. Hüsranlar, çatışmalar ve tutkular yeniden su yüzüne çıkarak toplumdaki huzur görüntüsünü bozar.


Bay Lazarescu’nun Ölümü ile tanınan Cristi Puiu’nun yönettiği ve Romanya’nın Oscar adayı olan Sieranevada, Romanya Yeni Dalgası’nın son dönemde en heyecan verici temsilcisi. Cannes’da yarışan Sieranevada, izleyiciyi bir yas evinde toplanmış kalabalık bir aileyle baş başa bırakıyor ve bu ailede bütün insanlık durumlarını buluyor. Mizahın ihmal edilmediği bu dram, hemen hemen tek bir mekânda bile sinemanın imkânlarının ne kadar geniş olduğunu hatırlatan modern bir başyapıt.

Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.

Efsanevi boksör Roberto Duran, 1968’de profesyonel olarak ringe ilk çıktığında henüz 16 yaşındaydı. 1980’de Sugar Ray’i yenerek bir rekora doğru ilerleyen Duran, rövanşta bir daha dövüşmeyeceğini söyleyerek spor camiasını şoka uğratmıştı… 2002’de emekli olan Roberto Duran ve onun efsane antrenörü Ray Archel arasındaki birbirlerinin hayatlarını değiştirecekleri ilişkiyi beyazperdeye taşıyan filmin senaristliği ve yönetmenliğini Jonathan Jakobowicz üstleniyor. Filmin başrolünde Édgar Ramírez rol alırken bu biyografik dramda kendisine Robert De Niro, John Turturro, Jurnee Smollet Bell ve Ellen Barkin eşlik ediyor.

South America, 1960. A lonely and grumpy Holocaust survivor convinces himself that his new neighbor is none other than Adolf Hitler. Not being taken seriously, he starts an independent investigation to prove his claim, but when the evidence still appears to be inconclusive, Polsky is forced to engage in a relationship with the enemy in order to obtain irrefutable proof.

Connor O'Neil hayatında sorumluluk almaktan sürekli kaçınan ve zamanını spor karşılaşmalarında bahis oynayarak geçiren birisidir. Yakın arkadaşı olan bir bankerden borçlarını ödemek için yardım istediğinde arkadaşı ona artık karşılıksız para veremeyeceğini söyler. Çalışıp para kazanması gerektiğini öğütler ve ondan şirketinin sponsoru olduğu beyzbol küçükler takımının koçluğunu üstlenmesini ister. Hayatında kendisinden başka hiç kimsenin sorumluluğunu üzerine almamış olan Conor, istemeye istemeye görevi kabul eder. Şikago'nun en belalı mahallesinde bir okulda okuyan küçük zenci çocukların koçluğunu üstlenir. Zaman geçtikçe çocuklara ne kadar bağlandığını kendisi bile şaşırır. Bu 10 yaşından küçük çocuklar kendisine hayat dersi vermektedir. Olayın içine bir de genç öğretmenleri Diane Lane girince, işler Conor için daha da ilginç olmaya başlar. Sonunda Conor aydınlanmanın ve kendini bulmanın değişik şekiller de ortaya çıkabileceğini öğrenmeye başlar.

"Hiç Gelmeyen Yeni Yıl", eylemi 1989'daki karşı-devrimden önce tek bir günde geçen ve karakterlerin absürt bir dünyada normallik, güvenlik, aşk, özgürlük ve anlam aradığı bir trajikomedidir.



Stephane, bilinmeyen bir şarkıcıyı bulmak için Romanya'ya tuhaf bir seyahat yapmakta olan genç bir Fransızdır. Aradığı kişiyle ilgili tek ipucu, bir kasetin üzerinde yazılı bir isimdir: Nora Lurca. Babasından kaldığı için manevi değeri olduğunu düşündüğü kasetteki sesin sahibini çingene şarkıcıyı bulmak üzere dolaşırken, kırsal alanda Isidore'ye rastlar. Çingenelerin bu yaşlı şefi ona sahip çıkar. Böylece genelde kapalı bir toplum olan Çingenelerin arasına karışan bu deli dolu, cesur ve yabancı genç sevilir ve kendisini kabul ettirir. Herkes onun dillerini öğrenmek için orada olduğunu sanmaktadır. Köyün genç kızlarından Sabina, tutkulu karakteri ve duygusallığı ile Stephane'ın kalbini çalar. Peki Stephane, peşinde belki de boşuna koştuğu hayali ararken aslında kendini, aşkı ve yepyeni cıvıl cıvıl bir yaşama şeklini mi bulacaktır? * Festivallerde adından çokça söz ettiren Tony Gatlif'ten, zamanında epeyce övgü almış, İstanbul Film Festivali'nde coşkuyla karşılanmış bir yapım

Dominic Matei, İkinci Dünya Savaşı"ndan hemen önceki o karanlık yıllarda akademik çalışmalarına devam eden 70 yaşında bir profesördür. Ancak savaşla beraber yaşanan felaket ortamı ve bir yıldırım onun da yaşamını değiştirecektir. Profesör fiziksel olarak gençlik yıllarına dönmüş , entellektüel zekası ve bilimsel çalışmaları ise Nazilerin bile dikkatini çekecek boyuta gelmiştir. Dil bilimi ve bilinç üzerine yaptığı çalışmalar sırasında hayatının aşkı Laura ile tekrar karşılaşır. Bir süre sonra Nazilerce izlendiğinin farkına varır ve kaçmaya başlar. Bu kovalamaca Romanya, İsviçre, Malta ve Hindistan boyunca devam edecektir. Profesör Matei ise geri gelen gençliğini, aşkı, araştırmaları ve bu kaçışlarla yeniden yaşayacaktır.

Yetimhanede birlikte büyüyen, burada cinsel taciz gibi zorlu durumları birlikte atlatan iki yakın arkadaşın yolları ilerde ayrılır; Voichita Almanya'ya göçer ve orada yaşar; Alina ise Romanya'ya yerleşip oradaki bir manastıra sığınır. Voichita depresyon ve yalnızlıktan müstarip olduğu Almanya'dan Romanya'ya eski arkadaşını ziyarete gider. Ancak Alina'yı yaşadığı manastırda bulduğunda beklemediği bir durumla kaşılaşır * Yönetmen, '4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün' filmiyle dünya çapında tanınan ve Altın Palmiye olmak üzere onlarca ödüle layık görülen Cristian Mungiu * 4 ay 3 hafta 2 gün filmi benim için bi dönüm noktası olmuştu. bayıla bayıla filmi izlerken hadi yönetmeni takip listeme alayım dedim ve bu filmi izledim. çok ama çok vasat bi film olmuş filmin sonuna kadar ilginç bir şeyler olacağı yönünde inancınızı kaybetmiyorsunuz, ama öyle olmuyor. Mıy mıy kadınlar ağlayışlar ve amenodan başka bir şey değil, zaman kaybı * Dupa Dealuri, benim gözümde The Hunt ve Amour'u geçerek zirveye yerleşti.

Kuzey İrlanda'da geçen filmde iki adamın 1960'lı yıllarda başlayan hikayesi anlatılıyor. Uzun yıllar baskı ve şiddet ile yaşayan adamın acılarla dolu öyküsü 1998'e kadar sürüyor... Geçtiğimiz Ocak ayında Sundance Film Festivali'nde yarışan film yönetmenlik dalında ödüle layık bulundu. Kuzey İrlanda'nın çalkantılarla dolu yakın tarihini incelerken geleceğe doğru uzanan yolun, kendi geçmişiyle yüzleşmekten geçtiğini anlatan film, 1975 yılında başlıyor. İngiltere'yle birleşme yanlısı Ulster Gönüllüleri'nden 17 yaşındaki Alistair Little, 19 yaşındaki Katolik Jim Griffin'i öldürür. İki hafta sonra Alistair tutuklanarak cezaevine gönderilir. Jim'in 11 yaşındaki kardeşi Joe, cinayetin tanığıdır. Cinayetten 33 yıl sonra, hayalimizde şunu canlandırırız: Katil Alistair'le kurbanın kardeşi Joe karşılaşsalardı ne olurdu?

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika'da kocasıyla banliyölerde hayatını yeniden kuran bir kadın, komşusunu kaçırır ve kendisine karşı işlediğine inandığı korkunç savaş suçlarından intikam almak ister.

Film, başarısız bir Hollywood yetenek ajanı olan Sammy Kanin’in (Billy Crystal), Romanya’da devasa boyutlara sahip Max adında bir adamla (Gheorghe Mureșan) tanışmasıyla başlar. Sammy, Max’in sıradışı fiziksel özelliklerini fark eder ve onu bir film yıldızına dönüştürerek kariyerini kurtarmayı planlar. Ancak Max’in çekimlere katılmasının tek bir şartı vardır: yıllardır kaybettiği eski aşkını bulmak. Sammy ve Max, bu süreçte birçok komik ve dokunaklı macera yaşarken birbirlerine derin bir dostluk bağıyla bağlanır. Film, gösterişli Hollywood dünyasıyla sade ve dürüst bir insanlık hikâyesini bir araya getirir.

Nosferatu 1922 yılında Almanya'da çekilen Alman Dışavurumculuğu akımının başyapıtlarından ve korku sinemasının sayılı klasiklerindendir. F. W. Murnau'nun yönettiği filmde Max Schreck, vampir Kont Orlok rolündedir. Filmin orjinal Almanca adı Nosferatu, eine Symphonie des Grauens yani Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi'dir. Film, 1921 yılı ile 1922 yılı arasında çekilmiştir. Bram Stoker'ın Drakula romanının uyarlamasıdır ve telif ödenmeden yapıldığı için yayından kaldırılmıştır. Nosferatu filminde, Bram Stoker'ın filminden farklı olarak vampir Kont Orlok'tur. Bram Stoker'ın Drakula'sında ise vampir kontun adı Drakula'dır. Thomas Hutter, Almanya'nın Bremen'e bağlı Wisburg adlı küçük bir kasabasında, karısı Ellen ile birlikte yaşamaktadır. Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'tan bir mektup gelir. Bazı sembollerle dolu bu mektubu, Renfield adlı kişi Hutter için okur. Hutter, zengin Kont Orlok ile emlak anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gidecektir.

Yeni evli bir çift olan Julia va Francis, Bükreş'te bir daireye taşınır. Tam da bu sırada bir seri katilin serbest kalması, şehirde panik etkisi yaratır. Yeni evlerine alışmaya çalışan Julia, bir süre sonra yan apartmanlarda yaşayan biri tarafından izlendiğini fark eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir