
Diego Luna
Valentín Arregui / Armando

Örümcek Kadının Öpücüğü, Manuel Puig'in kült romanından ve Broadway'in ödüllü müzikalinden beyazperdeye taşınan, büyüleyici bir hikaye sunuyor. Siyasi nedenlerle hapsedilmiş Valentin ile "ahlaka aykırı" bir suçtan hüküm giymiş Molina'nın aynı hücreyi paylaşmasıyla başlayan film, beklenmedik bir dostluğun ve hayal gücünün gücünü keşfe çıkarıyor. Molina'nın, favori aktrisi Ingrid Luna'nın başrolde olduğu gösterişli bir Hollywood müzikalinin detaylarını anlatmasıyla, karanlık hapishane duvarları yerini Technicolor rüyalara bırakıyor. Jennifer Lopez'in etkileyici performansıyla bu hayali dünyanın kalbinde yer aldığı yapım, gerçekliğin acımasızlığı ile fantezinin tesellisi arasındaki ince çizgiyi ustaca işliyor. Bill Condon yönetmenliğindeki bu film, izleyiciyi hem düşündüren hem de derinden etkileyen, unutulmaz bir sinema deneyimi vaat ediyor.

Diego Luna
Valentín Arregui / Armando

Tonatiuh
Luis Molina / Kendall Nesbitt

Jennifer Lopez
Ingrid Luna / Aurora / The Spider Woman

Bruno Bichir
Warden Ledesma

Josefina Scaglione
Marta

Aline Mayagoitia
Paolina Paz

Driton 'Tony' Dovolani
Johnny Desiderio

Lucila Gandolfo
Señora Molina
Federico Repetto
Castellanos
Lucas Barreiro
Marcos

Augusto Gordillo
Gabriel
Fabio Aste
Uncle Alfonso
Graciela Daniele
Clemencia

Federico Salles
'Querido' Inmate #1
Alejandro Ernesto Balbis Ortiz
'Querido' Inmate #2

Film, 1931 yılında Berlinde Nazilerin yükseliş döneminde geçer..İngiltereden Almanyaya öğretmenlik yapmak için gelen İngiliz yazar Brian,bir kabarede şarkı söyleyip dans eden Amerikalı şarkıcıyla tanışır..Aralarında hem siyasi hemde duygusal bir ilişki başlar... Burdan hareketle film Nazilerin değişik yöntemlerle iktidara gelişi anlatmaktadır..

When household tensions and a sense of worthlessness overcome Evan, he finds escape when he clings with the orphans of a throw-away society. The runaways hold on to each other like a family until a tragedy tears them apart.

Genç bir beyaz çocuk blues'cu olma sevdasıyla efsanevi blues'cu Willie Brown'ı bulur ve ondan kayıp şarkısını bulmak için yardım ister. Bu arada da Willie'nin şeytana sattığı ruhunu geri almak için yenilmesi zor bir gitarist olan Jack Butler'ı (Steve Vai) gitar savaşında yenmesi gerekir. Ancak Willie yerine genç blues sever kahramanımız yarışır ve kazanır.

Eleştirmenlerden büyük övgü alan yönetmen Kenneth Branagh, 1972 yapımı orijinal Sleuth filminin modern adaptasyonunda Jude Law ve 2 kere Oscar ödülü kazanmış Michael Caine'i (1986, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Hannah and Her Sisters ve 1999, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, The Cider House Rules) bir araya getiriyor. Yüksek teknolojiyle donatılmış bir İngiliz malikanesinde iki zeki adam Andrew Wyke (Caine) ve Milo Tindle (Law) İngiliz beyefendilerine yakışacak şekilde bir düelloya tutuşurlar. Konu Wyke'nin karısıdır. Zira her ikisiyle de birlikte olmaktadır. Ne zamanki zekaları onları hınzırlığa ve acımasızlığa doğru sürükler, Wyke ve Tindle arasındaki üstünlük taslama yarışı kontrolden çıkar ve onları sonu cinayetle bitecek bir satranç oyununda karşı karşıya getirir.

Biri kaderin tuzağına düşmüş, diğeri görevine tutkuyla bağlı iki adam. Ve onlar uğruna yaşamayı, savaşmayı hatta ölmeyi göze aldıkları bilinmezin ne olduğunu keşfetmek üzereler. Harrison Ford ile Brad Pitt'in sette ego savaşı yaptıkları film.

Yasak bir aşk ve değişen sosyal normlar hakkında incelikle işlenmiş bir hikaye olan Benim Polisim, polis memuru Tom (Harry Styles/Linus Roache), öğretmen Marion (Emma Corrin/Gina McKee) ve müze kuratörü Patrick (David Dawson/Rupert Everett) arasında yaşanan ve kırk yıla yayılan bir aşk üçgenini anlatıyor.

1900'lerin Amerikasında orduda görevli albay William Ludlow görevinden ayrılarak, Montana'da kaya dağlarında bir evde 3 oğlu ile yaşamaya başlar. Bu arada 1. Dünya Savaşı başlar. Albayın tüm karşı çıkmalarına rağmen 3 kardeş savaşa katılır. En küçük oğlan Samuel'in öldüğü savaşın ardından diğer oğlu Tristan Samuel'in nişanlısı Susannah'la yakınlaşmaya başlar ve aralarında bir aşk başlar. En büyük kardeş Alfred'inde Susannah'tan hoşlanmaya başlamasıyla olaylar değişir ve gelişir. Bu arada kardeşinin ölümünden kendini sorumlu tutan Tristan bir çıkmazın içine girmiş bulunmaktadır.

Yılın Mücadelesi dünyanın dört bir yanından gelen en iyi takımların buluştuğu ve her yıl düzenlenen bir break dans turnuvasıdır. Amerikalı grup on beş senedir bu dans olimpiyatlarını kazanamamaktadır. Los Angeles Hip Hop dünyasının önemli isimlerinden biri olan eski break dansçı Dante ülkesini birinciliğe yükseltmek istemektedir. Takımını çalıştırması için eskiden şampiyonluk kazanmış bir basketbol takımının koçluğunu yapmış arkadaşı Blake'ten yardım ister. Doğru koçla her takımın şampiyon olabileceği teorisiyle ülkenin en iyi break dansçılarından oluşan bir Rüya Takımı kurarlar. Yılın Mücadelesine sadece üç ay kala, Blake on iki yetenekli gencin bir takım ruhu oluşturabilmesi ve zafer kupasını Amerika’ya getirmesi için bildiği her taktiği kullanır. Film her sene Fransa’da düzenlenen gerçek Dünya şampiyonasından esinlenilerek yapılmıştır.

Elvis’ten, Elton John’dan, Madonna’dan ve Lady Gaga’dan önce Liberace vardı: usta bir piyanist, inanılmaz bir şovmen ve sahne ve televizyonun göz alıcı yıldızı. Şovmenlikle, ışığıyla ve abartıyla özdeşleşmiş bir isim olan Liberace izleyicilerin onu sevmesine ve 40 yıllık kariyeri boyunca ona sadık bir hayran kitlesi oluşturmasına neden olan dünyaca ünlü bir artistti. Liberace hem sahnede hem sahne dışında aşırı uçlarda bir yaşam sürdü. 1977 yazında, yakışıklı ve genç yabancı Scott Thorson soyunma odasına girdi ve aralarındaki yaş farkına ve farklı dünyalara ait olmalarına rağmen, aralarında beş yıl sürecek bir ilişki başladı. BEHIND THE CANDELABRA bu ilişkinin kamera arkasını Las Vegas’taki Hilton Hotel’de tanışmalarından acı ayrılıklarına kadar her şeyiyle gözler önüne seriyor..

16 yaşında çok başarılı bir lise son sınıf öğrencisi olan Todd Bowen, günün birinde yan komşusunun Hitler Almanyas'ında 70 bin yahudinin öldürülmesinden sorumlu Kurt Dussander adındaki eski bir Nazi subayı olduğunu öğrenir. Bu konuya oldukça meraklı bir genç olan Todd, ihtiyar Kurt Dussander'la bir anlaşma yapar. Anlaşmaya göre Todd Bowen, adamın gerçek kimliğini kimseye açıklamayacak, Kurt'de gence ölüm kamplarında yaptığı korkunç katliamları ve ürkütücü anılarını anlatacaktır. Genç, Kurt Dussander'ın karanlık hikayelerini dinledikçe kabuslar görür, ders notları düşer ve psikolojisi de giderek bozulmaya başlar. Hatta Dussander yüzünden bir cinayet bile işleyecektir.

12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...

Bu sürükleyici rock 'n' roll klasiği Jailhouse Rock'da, genç ve asabi şarkıcı rolünde Elvis Presley var. Genç Vince Everett (Presley), bir kadının şerefini korumak için giriştiği bir bar kavgasında kazayla bir adamı öldürüp hapse düşer. Everett'in hücre arkadaşı ona gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrettikten sonra, Everett'in hapishanede gerçekleştirdiği, kalça sallatan ve insanı coşturan bir konseri onu bir yıldız yapar. Ama şöhret Everett'in egosunu şişirir ve sesini kaybedip tekrar şarkı söylemek için zorlanırken, arkadaşlarının sadakati ona talihine minnettar olmayı öğretir.

Julia adlı esrarengiz ve güzeller güzeli bir kadın, Luis Antonio Vargas adlı genç bir adamın aklını başından alarak onu birtakım sahtekarlık olaylarına bulaştırır. Luis, artık asla geri dönemeyeceği bir suçlar bataklığına girmiştir. Asıl şoku ise uğrunda her şeyini verebileceği Julia'nın aslında kendisine aşık olmadığını öğrenince yaşayacaktır. Artık Luis'in tek amacı bu fettan ve yararcı kadından ağır bir intikam almak olacaktır.

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali, karanfil yetiştirmektir. Bu işten para kazanılabileceğini düşünen amcası Le Papet, yeğeni için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar. 'Manon des sources' adında devam filmi mevcuttur.

Viridiana, (Silvia Pinal) bir rahibe okulundan mezun olmak üzere olan genç bir kızdır. Bir gün, yıllar önce ölen teyzesinin yaşlı kocası Don Jaime (Fernando Rey) tarafından onun çiftliğine davet edilir. Viridiana, yıllar boyunca okulunun parasını ödemek dışında onunla hiç ilgilenmeyen ve yaşayan tek akrabası olan Don Jaime'nin yanına gitmek istemese de baş rahibenin ısrarı ile onu ziyarete gider. Don Jaime, henüz evlendiği gece onunla birlikte olmadan ölen karısına çok benzeyen Viridiana'yı arzular ve onunla evlenmek ister. Bu isteğini ona açtığında genç kızın sert tepkisi ile karşılaşır.

Fred Madison, karısının gecmişinden habersiz olarak onunla evlenmiştir. Ancak bu geçmiş onları rahat bırakmayacaktır. Sonuçta iş bir cinayet ve Fred’in kişilik bölünmesi yaşamasına kadar gidecektir. Bir korku hikayesi, bir cinayet bilmecesi, namlunun ucuyla buluşan bir aldatma, psikolojik bozukluğun analizi…

Manon des Sources, Jean de Florette filminin devamıdır... Papet, Soubeyran ailesinin soyunun devamı için Ugolin'e baskı yapmaktadır. Ugolin'in gönlünde güzel Manon vardır. İşin dramatik tarafı Manon yıllar önce arazisini almak istedikleri Jean de Florette'in küçük kızıdır. Manon dağlarda keçilere çobanlık yaparak yaşamaktadır. Vahşi bir yaşam süren Manon'un sosyal ilişkileri sıfırdır. Film teması bu kez aşk ve intikam üzerine kurulmuştur. Manon, ailesinin elinden dalavereyle alınan toprakları geri kazanmak istemektedir, yalnız gerçeği bilen kendisinden başka kimse yoktur. Ugolin için hayattaki en önemli şeyler yetiştirdiği göz alıcı karanfiller ve Manon'dur. Ugolin'in filmdeki rolü ilk filmde olduğu gibi basit düşünen, saf ama amcası Papet'e uyan bir köylüdür. Saf olan aşkı derin bir umutsuzluğa düşer.

Hikaye Sara'nın, Christina Scofield'ı öldürmek suçundan Michael ile olan düğün töreninde tutklanmasıyla başlar. Kadın cezaevinde birkaç yeni mahkum göze çarpmakla birlikte Gretchen Morgan da hapishanede görülmüştür. Kadınlar hapishanesinin yanında aynı zamanda erkekler hapishanesi de bulunmaktadır ki bu erkekler hapishanesinde General Jonathan Krantz ve Theodore "T-Bag" Bagwell bulunmaktadır. Sara'nın hapishanede olduğu haberini alan Krantz, onun kellesi için 100.000 dolar ödül koyar.

Mick O’Brien, Chicago'nun arka sokaklarında büyümüştür. On altı yaşında, hızlı bir şekilde çok paraya kavuşmak ister. Ancak planladığı soygun başarısız olur. Kaçarken, Porto Rikolu çete lideri Paco Moreno'nun kardeşini arabayla ezerek öldürür. Paco, bunun üzerine intikam yemini eder. Kaderin cilvesine bakın ki, bu iki düşman hapishanede tekrar karşılaşır. Orada, Paco'nun yanı sıra diğer mahkumlar da acımasız yönlerini göstermekten çekinmez..

Max is a handsome young man who, after a fateful tryst with a German soldier, is forced to run for his life. Eventually Max is placed in a concentration camp where he pretends to be Jewish because in the eyes of the Nazis, gays are the lowest form of human being. But it takes a relationship with an openly gay prisoner to teach Max that without the love of another, life is not worth living.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir