
Grace Moore
Mary Barrett

Mary Barrett is an aspiring opera singer who is taken under the wings of a famous operatic maestro, Guilio Monterverdi. After spending endless working hours together and arguing, their relationship develops into love. But, jealousy and misunderstandings prevent Mary and Guilio from acknowledging their true feelings.

Grace Moore
Mary Barrett

Tullio Carminati
Giulio Monteverdi

Lyle Talbot
Bill Houston

Mona Barrie
Lally

Jessie Ralph
Angelina

Luis Alberni
Giovanni

Andrés de Segurola
Galuppi
Rosemary Glosz
Frappazini

Nydia Westman
Muriel

Henry Armetta
Cafe Owner

Reginald Barlow
Stage Manager

Herman Bing
Vegetable Man

William Burress
Mr. Barrett - Mary's Father
Frederick Burton
Howard - Impresario

Gino Corrado
Extra in Bar

Americans Jeff and Tommy, hunting in Scotland, stumble upon a village - Brigadoon. They soon learn that the town appears once every 100 years in order to preserve its peace and special beauty. The citizens go to bed at night and when they wake up, it's 100 years later. Tommy falls in love with a beautiful young woman, Fiona, and is torn between staying or going back to his hectic life in New York.

Laura ve Harrison, ortak bir müzik sevgisi üzerine kurulmuş mükemmel bir ilişkiye sahiptir. Ölümcül bir kazanın ardından birlikte yaptıkları mixtape'in onu zamanda geriye götürebileceğini keşfeden Laura, hayatının aşkını kurtarma şansına sahip olur.

Yirminci yüzyılın başlarında Viyana'da, bir apartman binasında yaşayan genç bir kız olan Lisa (Joan Fontaine), yeni bir kiracı olan konser piyanisti Stefan Brand'a (Louis Jourdan) hayran kalır. Stefan enerjik performanslarıyla kendine bir isim yapar. Lisa, Stefan'a takıntılı hale gelir, onu çalarken dinlemek için geç saatlere kadar ayakta kalır ve gizlice dairesine girip onu uzaktan hayranlıkla izler. Lisa'nın çabalarına rağmen, sadece bir kez karşılaşırlar ve Stefan ona pek aldırmaz.

Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın da önemli bir yeri var.

Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni adlı romanından uyarlanan film, Viyana Müzik Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan orta yaşlı bir kadın üzerine kurulu. Annesiyle aralarında sevgi ve nefret karışımı bir ilişki bulunan Erika Kohut adlı bu kadın, bir yandan saygı duyulan ve otoriter bir öğretmen görüntüsü çizerken diğer yandan karanlık arzuları ve müzik arasında ikilem yaşamaktadır. Viyana'nın kenar mahallelerindeki erotik gösterilere ve porno film gösteren sinemalara gidip gelen Erika, anlam katamadığı hayatında bir tür kendi kendini tüketme sürecine girmiştir. Kendine o denli yabancıdır ki bir sevgili edinememekte, geceleri parkta sevişen çiftleri gizlice seyretmekle tatmin olmaktadır. Kendisine karşı garip bir hayranlık ve tutku duyan erkek öğrencisiyle iletişim kurmasının ardından, görünüşteki hayatı ve bastırılmış arzuları arasındaki duvar yıkılmaya başlar.

Giacomo Puccini’nin La bohème adlı opera eserine dayanan, New York’un Lower East Side bölgesinde yaşayan bir grup sanatçının hayat mücadelesini anlatan Rent adlı müzikalin beyazperde uyarlamasında 2001 ve 2002 tarihli Harry Potter filmlerine imza atan Chris Columbus yönetmenlik görevini üstleniyor. Bol ödüllü müzikalde ana karakterleri canlandıran Anthony Rapp, Adam Pascal ve Idina Menzel filmde de aynı karakterlere hayat veriyorlar.

60'ların başından 70'lerin ortalarına dek süren çalkantılı süreçte geçen RÜYA KIZLAR, umut vaat eden "The Dreamettes" adlı müzik grubunu kuran Effie (Jennifer Hudson), Deena (Beyoncé Knowles) ve Lorrell (Anika Noni Rose) adlarındaki üç kızın yükseliş hikayesini anlatıyor. Hırslı menajer Curtis Taylor, Jr. (Jamie Foxx), bir yetenek yarışmasında keşfettiği kızlara, hayatlarının teklifini yaparak; onlara as sanatçı James "Thunder" Early (Eddie Murphy)'nin yardımcı sanatçıları olmalarını teklif eder. Curtis zamanla kızların görünüşlerinin ve seslerinin kontrolünü ele alır ve halkın büyük ilgisini uyandıran kızların sonunda kamuoyunda, kendi dışa vurumlarının ifadesi olan "The Dreams-Rüyalar" ismi ile anılmasını sağlar.

Bir grup dansçı, Zach'in yönettiği yeni bir müzik prodüksiyonu için seçmelere katılmak üzere bir Broadway tiyatrosunun sahnesinde toplanır. İlk elemelerden sonra, aralarında bir zamanlar Zach ile fırtınalı romantik bir ilişkisi olan Cassie'nin de bulunduğu on yedi umutlu kaldı. Kendini alçaltmak ve onun için seçmelere katılmak için iş için yeterince çaresizdir

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.

Loretta Castorini, utangaç nişanlısını bekleyen, biraz da evde kalmış, duygusal bir kadındır. Loretta beklediğinin gerçekleşmemesi sonucunda kapıldığı umutsuz duygular sonucunda nişanlısının biraz yabani gibi gözüken erkek kardeşi Ronny'e (Nicolas Cage) aşık oluyor. Ronny bir fırın işçisi olup, operaya ve hayata düşkün bir adamdır...

Bir yaz romantizminin tadını çıkardıktan sonra, lise öğrencileri Danny ve Sandy, Rydell Lisesine transfer olduğunda beklenmedik bir şekilde yeniden bir araya gelirler. Orada Sandy, Danny'nin kalbini tekrar kazanmak için alaycı Rizzo ve Pembe Bayanlar ile mücadele etmelidir.

Güzle bir kadın olmasına rağmen hala bekar olan Maggie 3 günlük bir Avrupa gezisi için yola çıkar. Avrupa gezisi sırasında kendisi gibi bekar olan yakışıklı bir adam olan Adriano ile tanışan Maggie ona bağlanmaktan kendini alıkoyamaz. Çift zaman geçtikçe birbirlerine aşık olurlar ama sonradan ortaya çıkacak olan bir sır dengeleri değiştirecektir.

Susanna gladly accepts help one day from handsome stranger Nate at her parents’ garden store in small-town Georgia. Sparks between them fly, but when a photo of them gets leaked to the press, Susanna is in for the shock of her life when Nate is called back home by his mother… For his coronation as the King Nathaniel of Cambria!

Atlanta/Georgia’da Cyrus DeBarge ve en iyi arkadaşı Kris McDuffy çocukluk arkadaşları ve plak şirketi bir gençlik kulübünün şarkı yazma yarışmasına sponsor olan genç şarkıcı yetenek Roxanne “Roxie” Andrews ile yeniden buluşurlar.

Fantasia geleneğinde, Make Mine Music, Winnie The Pooh'un arkasındaki sevilen ses tarafından anlatılan "Peter And The Wolf" gibi eğlence dolu favorileri içeren, müzikle dolu dokuz animasyonlu kısa filmden oluşan muhteşem bir koleksiyon. Ayrıca, "Casey At The Bat", "The Whale Who Wanted Who Wanted at The Met At" ve "Johnnie Fedora And Alice Bluebonnet" gibi klasik çizgi film hitlerinin de keyfini çıkaracaksınız

A boy, no bigger than a thumb, manages to outwit two thieves determined to make a fortune from him.

Victor Van Dort kısa süre sonra güzel Victoria ile evlenecektir. Ancak genç adam kendini henüz evlenmeye hazır biri gibi hissetmemektedir. Kendi kendine yüzük takma provası yaparken yüzüğü yanlışlıkla Ölü Gelin'in parmağına takıverir ve apar topar Ölüler Diyarı'na götürülür. Ölüler Diyarı'ndaki hayat Yaşayanların Dünyası'nın sıkıcılığından uzak ve çok daha eğlenceli bir yerdir. Yine de hiçbir şey Victor'un Victoria'ya kavuşmasına engel olamaycaktır.

Film, konusunu “Güzel ve Çirkin” masalından almaktadır. Tüccar Maurice (Kevin Kline), Fransa'daki bir kasabada, küçük bir evde Belle (Emma Watson) isimli kızıyla yaşamaktadır. Belle iyi niyetli, zeki ve kitaplara meraklıdır. Tüm kasaba Belle'e hayrandır ama Belle evlilik düşünmez. Kasabanın kendini beğenmiş yakışıklısı Gaston (Luke Evans) sürekli Belle'in peşindedir ama Belle ona da yüz vermez. Maurice bir yolculuktan dönerken kurtların saldırısı yüzünden büyük bir şatoya sığınır. Kimseciklerin olmadığı bu şatoda dinlenir ve bahçedeki güllerden birini Belle’e götürmek için koparır. Bu güller, kötü bir büyü yüzünden canavara dönüşen Beast (Çirkin)'e (Dan Stevens) aittir ve tüccarın yaptığına öfkelenerek onu bir zindana kapatır. Babasını kurtarmak için Belle kendini feda ederek Beast'in esiri olmayı kabul eder. Bu büyü, tüm hizmetkarları eşyaya dönüştürmüştür ve bu şatodaki kötü sihri sadece gerçek aşk bozabilir.

Oz'un cadılarının anlatılmamış hikâyesinin destansı finali başlıyor. Batı'nın Kötü Cadısı olarak şeytanlaştırılan Elphaba, sürgünde gerçek için savaşmaktadır. İyiliğin sembolü Glinda, Zümrüt Şehri'nde hüküm sürmektedir. Ancak Oz'un öfkeli vatandaşları Kötü Cadı'ya karşı ayaklandığında, ikisi yeniden bir araya gelip birbirlerini gerçekten görmeliler ki hem kendilerini hem de tüm Oz'u sonsuza dek değiştirebilsinler.

K-pop süperstarları Rumi, Mira ve Zoey, stadyumlarda kapalı gişe konserler vermedikleri zamanlarda hayranlarını doğaüstü bir tehditten korumak için gizli güçlerini kullanır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir