
Moon So-ri
Han Mi-sook

2004'deki Yaz Olimpiyatları'nda yaşanmış gerçek olaylardan uyarlanan etkileyici bir yapım… Atina Olimpiyatları yaklaşmakta ve Güney Kore her spor dalından altın madalya beklemektedir Olimpiyatlarda Güney Kore'nin kadın sporcuları, görmezden gelinen ve ciddiye alınmayan hentbolcular dışında, büyük başarılar sergiler Hentbol takımından ise kimsenin ümidi yoktur Birbirine tezat kadınlardan oluşan bu takım, kişisel farklılıkların ve zorlukların üstesinden gelip altın madalyaya ulaşabilecek midir?

Moon So-ri
Han Mi-sook

Kim Jung-eun
Kim Hye-kyeong

엄태웅
Ahn Seung-pil

Kim Ji-young
Song Jeong-ran

Cho Eun-ji
Oh Soo-hee

차민지
Jang Bo-ram

Park Won-sang
Gyu-chul

Ryu Seung-soo
Mart manager

Sung Ji-ru
Jin-gook
남궁은숙
Jin-ju

Lee Mi-do
Hyeon-ja

Jo Young-jin
Director Song

Lee Bong-gyu
Chairman

안지혜
Yoko

Jeong Seok-yong
Choong-shik

Dreaming of making a way station for his sister and the villagers who have no choice but to commute along the dangerous train tracks every day, Joon-kyung sends many letters to the President, but with no reply. Ra-hee, who has a crush on Joon-kyung, does everything she can to help him meet the President.

Çok uzun yıllar kaldığı hapishaneden çıktıktan sonra bulaşıkçı olarak çalışmaya başlayan, çalıştığı yerin arkasındaki bir çöp tenekesinde terk edilmiş bir bebek bulan Russ Millings’in hikâyesini anlatıyor. Bebek için ne yapacağından pek emin olamayan Russ, bir süre sonra bu bebeğin hayatını düzene sokmak konusunda önemli bir fırsat olduğunu fark eder.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Davina, hayal gücü kuvvetli ve inatçı bir genç kızdır ve sık sık kendini güzel ama karanlık bir hayal dünyasına kaptırır. Engelli annesinin tek bakıcısıdır. Daha büyük bir çocukla fırtınalı bir aşka kapılır ve onunla kaçar, ancak kısa süre sonra çocuğun değişken ve sert yanını görmeye başlar.

Bir asker, bir görev turunun ardından ailesine, arkadaşlarına ve eski işine geri döner, ancak kendisini günlük hayatındaki yerini bulmakta zorlanırken bulur.

Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu Apollo Creed’in Philadelphia’da yapacağı unvan maçında ki rakibi maç gününe beş hafta kala sakatlanır. Creed kendisine rakip olarak Philadelphia’da yaşayan adı duyulmamış, yoksul ve kimsesiz bir boksör olan “İtalyan Aygırı” Rocky Balboa’yı seçer. Rocky yerel bir mafya babası için borç tahsildarı olarak çalışmakta ve boksör olarak adını duyurmaya çalışmaktadır. Rocky artık yılın en önemli maçının aktörlerinden biridir. Creed bu maçı çok kolay kazanacağını düşünürken, Rocky’nin bu zorlu hazırlanma sürecinde en büyük yardımcısı antrenörü Mickey ve büyük aşkı Adrian olacaktır.

Vida Boheme (Patrick Swayze) ve Noxeema Jackson (Wesley Snipes) New York'ta düzenlenen büyük bir yarışmada prenses seçildikleri için Hollywood'a bir gezi kazanıyorlar. Bu seyahatleri sırasında henüz prenses olmamış ama olmayı çok isteyen Chi Chi (John Leguizamo) de onlara katılıyor. Böylece bu sıradışı üçlü eski bir Cadillac'la yola çıkıyorlar. Ancak Los Angeles'dan biraz uzaklaştıklarında küçük bir kasabada arabaları bozuluyor. Böylece üç kafadar, rüküş kostüm ve makyajlarıyla sıradan bir Amerikan kasabasında bir süreliğine mahsur kalıyor. Kasabanın Şerifi Dollard'ın gözü de bu üçlünün peşindedir.

Lizzie, 9 yaşındaki oğlu Frankie'yi babasından ve onla ilgili gerçekten korumak için sürekli olarak taşınmaktadır. Kendini bildiğinden beri farklı yerlere taşınan Frankie sağırdır ve babasının Accra isimli bir gemiyle denizlerde seyahat ettiğini zannetmektedir. Oysa Lizzie, oğlunun babasıyla ilgili gerçeği öğrenmemesi için babasının ağzından mektuplar yazmakta, gittiği yerlerdeki maceralarını anlatmaktadır. Fakat bir gün gerçekten var olduğunu bilmediği Accra gemisinin yeni taşındıkları sahil kasabasına yanaşacağını öğrendiğinde işler Lizzie için karmaşık bir hal alır. Bir yabancı bulup bir günlüğüne Frankie'nin babası gibi davranmasını istemek zorunda kalacaktır...

İngiltere'nin en iyi atletleri 1924 Olimpiyat Oyunları'nda zafer maceralarına başladılar.... Kazandıkları başarı uluslarına gurur getirdi. İki koşucu bu, kişisel bir onur ve mücadeleleri yürekten gelen bir mücadeleydi... 1981 Akademi Ödülleri'nde en iyi film ödülü dahil olmak üzere 4 dalda ödül kazanan Ateş Arabaları'nda, İngiltere'ye en büyük spor zaferlerinden birini getiren, Harold Abraham, Eric Liddell ve takımlarının gerçek hikayesinden esinlenilmiştir...

Dinleyicilerinin bir kısmı ona hayrandı, geri kalanları ise ondan nefret etmeye bayılıyorlardı. Programlarında banyo yaparken canlı yayına katılıp çılgın fantezilerini anlatanlara kadar herkese yer vardı. Radyo da yasaklı sözcükler kuralı uygulanırken bu sansürü ilk kıran ve dinleyicileri ile işbirliği yapıp parolalarla konuşan yine o oldu. Howard Stern'ün kendi yazdığı kitaptan beyazperdeye uyarlanan otobiyografik filmin başrolünü doğal olarak Howard Stern'ün kendisi üstlenmiş. Radyodan sonra televizyona çıkan Stern, kendi hayatı dahil her şeyi açıkça konuşabildiği için Amerika'nın en çok sevilen ve aynı anda nefret edilen insanlarından biri.

Veronica otoyolda araba kullanmaktadır. Birden dikkati dağılır ve bir şeye çarpar. Ama sürmeye devam eder. Kazayı takip eden günlerde onu nesnelere ve insanlara bağlayan duyguları yok olur. Negatif bir uyanıştır bu. Polis herhangi bir kaza raporu gelmediğini söyler. Ancak o neye çarptığı konusunda bilinmezlik içindedir. Bir hayvana mı çarpmıştır yoksa bir çocuğa mı?

Amerika’nın Irak işgalindeki askerlerin psikolojisini ele alan savaş karşıtı filmlerden biridir. Savaşın askerler üzerindeki olumsuz psikolojisi tüm dünyada bilinen bir gerçek.

Swiss girl Adelheid 'Heidi' is orphaned young. Aunt Detie brings her to grandpa Alp and his wife, who live isolated in the Alps since his murder charge. Heidi soon takes to the wild country, especially accompanying young goatherd Peter. Grandpa refuses to send her to school in the city, but aunt Detie returns and forces him to give in. She's sent to a posh lady in Frankfurt, where she'll be a companion for crippled daughter Clara after school hours.


Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

American Underdog: Amerikan oyun kurucu Kurt Warner’ın hayatına odaklanıyor. Bir süpermarket çalışan olan Kurt Warner, kariyerini Superbowl oyuncusu olarak devam ettirir. Kariyerine birçok ödül sığdırmayı başaran Kurt, gelmiş geçmiş geçmiş en iyi NFL oyuncularından biri olarak tanınır.

Katy McLaughlin desires to work on her family's mountainside horse ranch, although her father insists she finish boarding school. Katy finds a mustang in the hills near her ranch. The headstrong 16 year old then sets her mind to tame a mustang and prove to her father she can run the ranch. But when tragedy happens, it will take all the love and strength the family can muster to restore hope.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir