
Zoey Deutch
Danni
"Ünlü ol ya da yalan söylemeye çalış."
Arkadaşları ve şöhreti için umutsuz olan genç bir kadın, sosyal medyadaki varlığını artırmak istemektedir. Bunun için de Paris'e sahte bir gezi düzenler. Ancak gerçek dünyada korkunç bir olay meydana geldiğinde yalanı ona istediği tüm ilgiyi sunan ahlaki bir ikileme dönüşür.

Zoey Deutch
Danni

Mia Isaac
Rowan

Dylan O'Brien
Colin

Nadia Alexander
Harper

Tia Dionne Hodge
Linda

Negin Farsad
Susan

Embeth Davidtz
Judith

Brennan Brown
Harold

Karan Soni
Kelvin

Dash Perry
Larson

Christian Vunipola
Christian - Coworker #1

Kirk White
Charles

Peter Patrikios
Ominous Man

Sarah Yarkin
Julie

Julia K. Murney
Alice - Support Group Woman

Film, görünüşte sıradan olan Barney Panofsky sıra dışı hayatının samimi ve espirili hikâyesini anlatıyor. Film, dört tane 10 yıllık perioda ve iki kıtaya yayılıyor. Bu sıra dışı yaşam hikâyesinde Barney’e üç farklı kadın ve yakın arkadaşı olan babası Izzy’ı eşlik ediyor.

Ülkesindeki bir ihtilal sonucu devrilen Kral Shahdov New York'a gelir. Amacı biraz para kazanmaktır ve bir TV'ye gider. Burada ticari ilişkiler kuran Shahdov medya dünyasında ön plana çıkar. Ancak ailesinin komünist oluşundan dolayı kendisi de fişlenir.

11 Ekim 1975’te saat 23.30’da genç komedyenler ve yazarlardan oluşan müthiş bir topluluk televizyon ve kültür dünyasını sonsuza dek değiştirdi. Cumartesi Gecesi, Saturday Night Live’ın ilk yayınından önceki 90 dakika boyunca kuliste yaşananların gerçek hikâyesine dayanıyor. Mizah, kaos ve bir devrimin büyüsü ile dolu bu filmde gerçek zamanda dakikaların geri sayımına tanık oluyoruz.

Bir futbol fanatiği olan Eric postacıdır. Orta yaş krizi geçiriyor ve hayatı da her geçen gün daha kötü gidiyordur. Fakat bir gün oğlunun bir hapını içmesiyle efsane Eric Cantona sanrısına kavuşur. Cantona artıkonun hayat koçudur.

Mainstream, fenomen olmaya çalışırken kendi kişiliklerinden uzaklaşan genç bir kadın ve arkadaşlarının hikayesini konu ediyor. Genç bir kadın olan Frankie, arkadaşı ve kimi zaman da sevgilisi olan Jake ile birlikte çalışır. Toplumun neye değer verdiğini sorgulamaya başlayan Frankie, bu sırada gizemli Link ile karşılaşır. Bu karşılaşma, Frankie'nin ticaret karşıtı düşüncelerini videoya çekmeye karar vermesine yol açar. Jake'in liderliğinde Frankie ve Link, çok geçmeden internette yıldız haline gelir. Ancak menajerleri Mark'ın daha fazla para kazanmaları için baskı yapması ve Link'in eleştirdiği her şeyi yapar hala gelmesi Frankie'nin hayatını sorgulmasına neden olur.

Annesi yeni vefat etmiş ve psikolojik sorunları olan Ingrid Thorburn (Audrey Plaza), görünüşte mükemmel bir hayata sahip olan sosyal medya fenomeni Taylor Sloane’e (Elizabeth Olsen) kafayı takar. Bir gün Ingrid her şeyi geride bırakıp Taylor’la arkadaş olabilmek için elinden geleni ardına koymadığında durum huzur bozucu ve tehlikeli bir hal alacak, #BFF’den (Best Friend Forever - Sonsuza Dek Kanka) #WTF (What The Fuck - N'oluyor Lan) haline dönüşecektir.

Banliyödeki zengin ve özel sitelerde yeni birilerinin mahalleye taşınması her zaman ilgi çeker. Özellikle de taşınanlar Jones ailesi gibi bir aileyse! Steve ve Kate Jones mükemmel bir çifttir, çocukları Mick ve Jenn ise terbiyeli, yetenekli kısacası görünüşte ideal çocuklardır. Üstelik evlerini dolduran son moda eşyaları ve mükemmel dış görünümleriyle Jones ailesi adeta reklamlardan fırlamış gibidir… Ki aslında bunun şaşırtıcı bir yanı yoktur zira Jones ailesi gerçek bir aile değil Life Image isimli bir pazarlama şirketin çalışanlarıdır. Görevleri ise aile kılığında zengin mahallelere taşınarak müşterilerin ürünlerine “canlı reklam” yapmaktır… Böylece Jones’ların yeni reklam kampanyası başlar.

Kampüs Dedikodu Dergisi'nin geleneksel "Cadılar Bayramı Partisi" için yanlış düşünülmüş bir konsept nedeniyle, Ivy League Üniversitesi'ndeki dört siyahi öğrencinin yaşamı birbiriyle kesişecektir.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Nina Geld (Mary Elizabeth Winstead) kariyeri yükselişte, ateşli, ortalığı kırıp geçiren ama yakında özel hayatı yerle bir olacak olan bir stand-up sanatçısıdır. Baş belası olan eski sevgilisinden kaçmak ve hayatını değiştirecek olan seçmelere hazırlanmak için Los Angeles'a giden Nina, orada sahip olduğu önyargılarını hiçe sayan Rafe (Common) ile tanışır.

Dünyanın en güçlü adamı, kendi yol açtığı felaket her şeyi yok etmeden önce, insanlığın kurtarıcısı olduğunu kanıtlamak için hummalı bir mücadeleye girişir.

New York moda dünyasının göz alıcı karmaşasında, sıfır bedenli muhteşem kadınlar içindeyken saçınızın kötü olduğu bir gün iş hayatınızın sonu olabilir. İşte Runway Dergisi bu inanılmaz cehennemin tam ortasıdır. Miranda Priestly ise moda dünyasının en güçlü kadını Runway'in korku salan kraliçesi kendisine bir asistan alacaktır. Milyonlarca kızın hayatını verebileceği bir iş ise sıradan bir New York'ta yaşayan Andy Sachs için göz kırpmaktadır. Yapacağı iş kesinlikle kendisine saygısı olmayan insanların yapabileceği türden, yaşamı bırakıp çalışmaya dayalı bir tür Miranda köleliğidir.

Moda dünyasının efsanevi hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor. Miranda Priestly, dergi yayıncılığının gerilemesiyle kariyerinde yeni bir dönemece girerken karşısında artık güçlü bir rakip vardır: Eski asistanı Emily Charlton. Lüks bir moda grubunun yüksek profilli yöneticisi olan Emily, reklam bütçeleriyle Miranda'nın dergisine hayat verecek güce sahiptir. İki kadın arasındaki bu mücadele, moda endüstrisinin değişen yüzünü ve güç savaşlarını gözler önüne serer.

Filminde, röportaj yapmak için gittiği ABD'de herşeyi yabancı ve itici bularak bir kimlik bunalımına giren ve amaçsızca turlayan Alman gazeteci Philip (Rüdiger Vogler)'in ülkesine geri dönmeye karar vermesi, havaalanında karşılaştığı mutsuz ve umutsuz bir kadının (Lisa Kreuzer) küçük kızı Alice'i (Yella Rottländer) kendisine emanet etmesiyle de yaşamının akışının tamamiyle değişmesi anlatılır * Wim Wenders'in yol üçlemesinin ilk filmi.

Film, 70’ler ve 80’lerde Katherine Hepburn, Tallulah Bankhead ve Estee Lauder gibi yıldızların biyografilerini yazarak geçimini sürdüren biyografi yazarı Lee Israel’in (Melissa Mc Carthy) gerçek hikayesini anlatıyor. Zamanla popülerliğini yitiren ve yayıncı bulmakta zorlanan Lee, kirasını bile ödeyemeyecek duruma gelir. Sonunda, sadık arkadaşı Jack Hock (Richard E. Grant) ile birlikte bu zor durumdan kurtulmak için hayatını kaybetmiş yazarların mektuplarını taklit edip koleksiyonerlere satarak para kazanmaya başlar. Fakat çok geçmeden başı polislerle belaya girer.

Yong-nam, küçük bir sahil kasabasına transfer edilmeden önce polis akademisinin gelecek vadeden mezunlarından biridir. Köydeki ilk gününde, kasabada yaşayan ve kasvetli bir görünümü olan Dohee ile karşılaşır. Yong-nam yeni çevresine uyum sağlamaya çalışırken, Dohee’nin büyükannesi uçurumdan düşerek hayatın kaybeder. Üvey babasının istismarından korumak için Dohee’nin evinde kalmasına izin verir ancak onu tanımaya başladıkça işler daha gizemli bir hal alır.

Başrollerinde Ethan Hawke, Emile Hirsch, Hailee Steinfeld, Asa Butterfield'ın yer aldığı Ten Thousand Saints prömiyerini bu yıl Sundance Film Festivali'nde gerçekleştirdi. Film, New York'ta 1988'de yaşanan Tomkins Square Park isyanını konu alıyor.

Okuldan ve mahalledeki oğlanlardan sıkılan Marıeme günün birinde özgür ruhlu üç kızla tanışır. İsminden giyimine kadar her şeyini değiştirir ve okulu da yarıda bırakır. Kız kıza oluşturdukları bu 'çete'nin özgürlüğe giden yol olduğuna inanmaktadır.

While her free-living bestie urges her to embrace singlehood, a commitment-craving social media expert can't stop following the life of a former love.

Üç ergen eğlenmek için yaşadıkları semtte bir evi yakıyor ve suçu atmak için Ricky Stanicky adında, sahte bir karakter yaratıyorlar. Aradan geçen 20 yıl sonrasında, eşlerinin Stanicky ile buluşmaları konusunda ısrarları üzerine, yıllar önce yaşadıkları bu durum ile yüzleşmek zorunda kalıyor ve işsiz bir oyuncu ile anlaşıyorlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir