
Ian McKellen
King Lear

Considered by many to be the greatest tragedy ever written, King Lear sees two ageing fathers – one a King, one his courtier – reject the children who truly love them. Their blindness unleashes a tornado of pitiless ambition and treachery, as family and state are plunged into a violent power struggle with bitter ends.

Ian McKellen
King Lear

Sinéad Cusack
Kent

Danny Webb
Gloucester
Kirsty Bushell
Regan

James Corrigan
Edmund

Lloyd Hutchinson
Fool

Claire Price
Goneril

Luke Thompson
Edgar

Anita-Joy Uwajeh
Cordelia
Richard Clews
Gentleman Informer / Old Man
John Hastings
Curan / Doctor
Jake Mann
Burgundy / Lear's Knight

Michael Matus
Oswald
Caleb Roberts
King of France

Anthony Howell
Albany

En İyi Film başta olmak üzere tam 6 Oscar'lı bir başyapıt Ünlü yıldız Margo Channing (Bette Davis), Eve (Anne Baxter) adlı genç bir kızla tanışır Eve, Margo'nun büyük bir hayranıdır ve kısa sürede onun güvenini kazanmayı başarır; hatta onun evine taşınır Oysa masum görünüşlü bu kızın başka amaçları vardır Margo'nun yerini almak isteyen Eve, sinsi planlarını sırayla uygulamaya başlamıştır Margo'nun yıldızı sönerken Eve ise başarıdan başarıya koşmaktadır...

Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum... Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar...

Hamlet , William Shakespeare’in aynı adlı oyununun 1948 İngiliz uyarlamasıdır. Yönetmeni ve başrol oyuncusu Laurence Olivier’dir. Hamlet Olivier ikinci yönetmenlik deneyimidir ve aynı zamanda Shakespeare üçlemesinin ikincisidir. Olivier’in siyah-beyaz çektiği tek filmdir.

Manipulated by his jealous ensign Iago, the Moorish general Othello is driven to believe that his new wife Desdemona is unfaithful, setting in motion a chain of deception, jealousy, and violence that leads to tragedy.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

Anton Çehov'un Vanya Dayı adlı oyununu beyaz perdeye uyarlayan Vanya 42.Caddede, oyunun, harcanmış hayatlar, yalnızlık, umut ve umutsuzluk temasını öne çıkartan bir yapım. Eski dostlar bir araya gelir ve Manhattan sokaklarından geçerek ilk buluşmalarına giderler. Daha biz ne olduğunu anlamadan oyun sahnelenmeye başlar. Oyuncular hâlâ sokak kıyafetleri içindedir ve fakat seyirci kendini bir anda Rusya'da bulur. Vanya Dayı, yıllardan beri ölmüş kızkardeşinin kocası Serbryakov'un malikanesini idare etmiştir. Şimdi, yeni karısı Yelenayla eve gelmektedir.

Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, her şeyden önce kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında, 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald, spor salonuna gelir.

Victoria dönemi İngilteresi'nde yaşayan John Merrick, ender görülen bir hastalık yüzünden ileri derecede deforme bir bedene ve yüze sahiptir. Gezici bir kumpanyada Fil Adam takma adıyla sergilenmekte ve kafes hayvanı muamelesi gördüğü çok zor bir hayat geçirmektedir. Dr. Frederick Treves adında genç bir cerrahın onu içine hapsolduğu korkunç hayattan kurtarmasıyla hiç alışık olmadığı güzel bir dünyaya adım atar. Ancak acı ve korku dolu geçmişi Merrick'i bu yeni dünyada da takip edecektir.

Los Angeles gettolarında birlikte büyüyen üç arkadaşın öyküsünü anlatan film, kenar mahallede yaşanan olaylara içten bir bakış atmasıyla benzerlerinden ayrılıyor. Kardeş gibi Doughboy ve Ricky Baker birbirlerine benzememekle birlikte her an birlikte takılmaktadırlar. Üçüncü kişi ise Tre'dir. Üçlü şiddet ve uyuşturucunun konuştuğu mahallerinde kendilerini ispat etmeye çalışır. 90'lı yılların başında gettoda yaşayan siyah gençler arasında yükselen nefreti, şiddete olan eğilimi, doğasına yakın bir şekilde sunuyor film. Yönetmen bu filmi 23 yaşında çektiği için sinema dünyasının yeni dahilerinden biri olarak selamlandı ve henüz 24 yaşındayken Oscar ödülüne aday oldu.


Jean Valjean olarak bilinen 24601 nolu mahkum, hapishaneden salınır. Kendisine yeni bir hayat kurmak ister ama müfettiş Javert'in gölgesi onu daima takip etmektedir. Jean Valjean Fantine'in kızı Cosette ile ilgilenmeyi kabul ettikten sonra ikisinin hayatı da tamamen değişecektir. Fransız Devrimi'nin arifesinde geçen hikaye ihtilalin her iki tarafının da yüzünü gözler önüne serer.

Shakespeare'nin Hamlet'inin TV için çekilmiş modern versiyonu. Danimarka Prensi, babasının öldürülmesinden ve annesinin babasının katili ile evlenmesinden sonra intikam arayışına girer.

"İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü", FBI Ajanı Chet Desmond'ın Teresa Banks adlı genç bir garson kızın cinayetini soruşturması ile başlıyor ve ertesi yıl Twin Peaks kasabasında işlenen yeni bir cinayetle sürüyor. Gündüzleri sıradan bir lise öğrencisi olan Laura Palmer, gecelerini uyuşturucu parası için fahişelik yaparak geçirir. Laura ve arkadaşlarının verdiği bir seks partisi Twin Peaks kasabasında asla unutulmayacaktır.

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Hamlet, Prince of Denmark, finds out that his uncle Claudius killed his father to obtain the throne, and plans revenge.

12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...

Hereafter' (Ahiret) ölümle farklı yollarda bağlantısı bulunan üç kişinin hikayesini anlatıyor. Amerikan işçi sınıfına bağlı olan George (Matt Damon)'un ölümden sonraki hayatla özel bir bağı bulunmaktadır. Ancak George bu bağı taşımak zorunda olduğu bir lanet olarak görmektedir. Fransız gazeteci olan Marie(Cecile De France) bütün dünyasını sarsan ölümcül bir durum yaşamıstır. Ölmüş ve tekrar hayata dönmüştür. Ve Londra'da ailesi dağılmış bir çocuk olan Marcus ikiz kardeşini kaybedince umutsuzca onu aramaya başlamıştır. Tesadüfler ya da kader ne derseniz artık onları Londra'da buluşturacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir