
Mary Carey
Self

Noted celebrity photographer, Michael Grecco, sets out to capture the essence of the AVN Awards and Convention where the best in American Pornography is displayed, celebrated and honored.

Fotoğraf sanatçısı ve kaşif Sebastião Salgado, kırk yıl boyunca insanlığın her daim değişime uğrayan karakterinin izini sürüp dünyanın yakın tarihte deneyimlediği açlık, göç ve uluslararası anlaşmazlıklar gibi önemli olaylara tanık olmuş ve bunları ölümsüzleştirmişti. Sanatçı bu kez modern uygarlık tarafından henüz zarar görmemiş toprakların keşfine çıkıp Vrangel Adası, Batı Papua ve Brezilya'nın Panatanal bölgesi gibi yerlerde sıradışı çekimler yapıyor. Belgesel, bir fotoğrafçının oğluyla çalışma ilişkisine ve Salgadoların aile yaşantısına da değinen dokunaklı bir çalışma.

NSA ve CIA'de çalıştığı dönemlerde edindiği çok gizli belgeleri basına sızdırdıktan sonra çok tartışılan ve bir daha ülkesine dönemeyen Amerikalı gazeteci Edward Snowden'ın, Citizen Four takma adıyla gazeteci Laura Poitras'la iletişime geçme ve Hong Kong'da kendisiyle yaptığı röportajlar, gerçek kamera kayıtlarıyla anlatılıyor.

A heartfelt documentary focusing on the day-to-day lives of professional wrestlers, some on the rise, some on the wane, and others fighting for their lives.

Pamela Anderson, şöhretin basamaklarını tırmanma hikâyesini, sarsıcı aşklarını ve karıştığı seks kaseti skandalını kendi videoları ve günlükleri üzerinden anlatıyor.

Documentary sequel that offers a close-up look into the personal lives of the legendary porn stars who've survived the test of time and influenced popular culture. Blends rare interviews with erotic clips and additional appearances by Whoopi Goldberg, Steven Soderbergh and a host of adult stars, directors and trendsetters.

A retrospective documentary about the groundbreaking horror series, Friday the 13th, featuring interviews with cast and crew from the twelve films spanning 3 decades.

Belgesel dünyasına ağırlığını koyan Netflix’den olumlu ya da olumsuz ses getiren bir örnek daha, Hot Wanted Girls. Seks ticaretine girmiş genç kadınlarla ilgili bu belgeselde porno sektörünün görünenden çok daha kötü şartlardan oluştuğu gözler önüne seriliyor. Belgeseli izledikten sonra pornografiye en ufak bir sempatiniz varsa bile artık olmayabilir.

Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Şaşırtıcı bir rastlantının birleştirdiği cinayet davası, beyzbol maçı ve dizi, masum bir adamın aklanmasını sağlıyor.

An Oscar nominated documentary about a middle-class American family who is torn apart when the father Arnold and son Jesse are accused of sexually abusing numerous children. Director Jarecki interviews people from different sides of this tragic story and raises the question of whether they were rightfully tried when they claim they were innocent and there was never any evidence against them.

Julien Temple's second documentary profiling punk rock pioneers the Sex Pistols is an enlightening, entertaining trip back to a time when the punk movement was just discovering itself. Featuring archival footage, never-before-seen performances, rehearsals, and recording sessions as well as interviews with group members who lived to tell the tale--including the one and only John Lydon (aka Johnny Rotten).

Filmde ünlü sanatçı Whitney Houston'ın olağan dışı hayatı ve trajik ölümü anlatıyor.

Efsanevi gazeteci Gay Talese, konuklarını onlarca yıl gizlice izleyen bir motel sahibinin maskesini düşürdüğünde bomba etkisi yapan hikâye hızla bir skandala dönüşür.

1960’larda inşa edilmiş ve 80’lerin başında Rio De Janeiro’nun en tehlikeli mahallelerinden birine dönüşmüş, sosyal konutlardan oluşan “Tanrıkent”te organize suçun destansı tarihi. Film 60’larda iki kenar mahalle çocuğunun seçtiği iki ayrı yolu takip eder.Fotoğrafçı olma hayalleri kurar ama fotoğraf makinesi alacak parası yoktur. Öte yandan, Küçük Ze çocukluğundan beri tam bir suçlu özellikleri taşır; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük yaşta planladığı bir genelev soygunu sırasında öldürmenin tadını alır, gün geçtikçe bu konudaki iştahı giderek artar. 70’lerde Ze, sakin ve becerikli Bee’nin desteğiyle, favela’nın (mahallenin) uyuşturucu ticareti üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırır. 80’lerin başlarında “Tanrıkent”i çetelerarası savaş sarar ve amansız genç suçlulardan oluşan yeni bir kuşak çıkıp “eskilerin” yerini almaya çalışırken, artık bir fotoğraf makinesine sahip olan Rocket, onu bu bitmek tükenmek bilmez katliam döngüsünü belgelemede kullanır...

Fotoğrafçı L. B. “Jeff” Jeffries, geçirdiği kaza sonucunda bacağını kırar. New York’taki apartman dairesinde zorunlu tatili sırasında arka penceresinden komşularını dürbünle seyrederek zaman geçirmektedir. Jeff, yine bir seyri sırasında komşusunun, karısını öldürdüğünden şüphelenir. Olayı araştırmaları için fotomodel sevgilisi Lisa Carol Fremont ve hasta bakıcısı Stella’dan yardım ister.

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.

Sıradan bir lise öğrencisi olan Peter Parker'ın hayatı bir gün bir örümcek tarafından ısırılmasıyla tamamen değişir. Çünkü bu örümcek sıradan bir örümcek değildir, genetik olarak özelikle geliştirilmiş, bilimsel amaçlarla kullanılan bir denektir. Öte yandan olan olmuştur ve Parker'da tuhaf değişiklikler başgöstermektedir.

1918 yılında Pearl, ünlü olma takıntısına sahip olan genç bir kızdır. Göz alıcı bir hayata özlem duyan Pearl'ün bu hayali reddedilince büyük bir öfkeye kapılır ve bir cinayet serisine başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.














0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir