
Helen Hayes
Lucille Jefferson


Helen Hayes
Lucille Jefferson

Van Heflin
Stedman

Dean Jagger
Dan Jefferson

Robert Walker
John Jefferson

Minor Watson
Dr. Carver

Frank McHugh
Father O'Dowd

Richard Jaeckel
Chuck Jefferson

James Young
Ben Jefferson
Jimmie Dundee
Taxi Driver (uncredited)

Douglas Evans
Government Employee (uncredited)

Nancy Hale
Nurse (uncredited)
Sam Harris
Professor at Graduation Ceremony (uncredited)

Todd Karns
Bedford (uncredited)

Leo McCarey
John Jefferson (voice) (uncredited)

Lee Miller
Policeman at Shooting Scene (uncredited)

Tito ve Stalin’in 1948 yılındaki işbirliği sadece karmaşanın değil Yugoslav komünistleri için de oldukça tehlikeli yılların başlangıcıydı.Çalıştığı gazetede yaptığı küçük bir dikkatsizlik yüzünden tutuklanan Mesha da tam bu dönemin içindedir.Ailesi durumun açıklamasını yapıp hapishaneden çıkarılmasını bekliyorlar.Aslında tüm hikayeyi Mesha’nın karısı,babasının bir iş gezisine gittiğini sanan oğluna anlatmaktadır.Siyasetin gündelik hayata yansımasını bir çocuğun gözünden izliyoruz,üstelik bir Türk ailesine benzeyen Müslüman ve geniş bir ailenin yaşadıkları üzerinden..


94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

South America, 1960. A lonely and grumpy Holocaust survivor convinces himself that his new neighbor is none other than Adolf Hitler. Not being taken seriously, he starts an independent investigation to prove his claim, but when the evidence still appears to be inconclusive, Polsky is forced to engage in a relationship with the enemy in order to obtain irrefutable proof.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Bir asker, bir görev turunun ardından ailesine, arkadaşlarına ve eski işine geri döner, ancak kendisini günlük hayatındaki yerini bulmakta zorlanırken bulur.

Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

'İyi Geceler İyi Şanslar', 1950'lerin Amerikasında radyo-televizyon gazeteciliğinin ilk günlerinde geçen bir hikâyeyi konu alıyor. Televizyon haberciliğinin öncülerinden Edward R. Murrow , Senatör Joseph McCarthy ve Amerikan Karşıtı Eylemler Senato Komitesi arasındaki sürtüşmeleri, kronolojik bir perspektif içerisinde ele alıyor.

2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nde Marksist bir yahudi olan Katie Morosky (Barbra Streisand), bir radyo istasyonunun yanısıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır. 1930'ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner'le (Robert Redford) yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını farkederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.

1950'lilerin başı... Soğuk savaş döneminde anti-komünist hareketler zirve noktasına ulaşmıştır. Peter, Hollywood'un altın çağını yaşamaya başladığı bugünlerde büyük stüdyolardan biriyle anlaşmalı çalışan bir senaryo yazarıdır ve de işleri iyi gitmektedir. Ancak, kolejdeyken katıldığı bir komünist toplantı başına dert açar. Kara listeye alındığını ve yakalanacağını öğrenir. Kariyeri, daha başlamadan sona ermiştir. Oldukça içkili bir durumdayken arabasıyla bir köprüden aşağı uçar. Hafızasını kaybeden Peter kendini hiç tanımadığı bir kasabada bulur. Asıl ilginç olanı ise buradaki herkesin onu 9.5 yıl önce savaşta öldüğü düşünülen Luke Trimble sanmasıdır.

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.

1940 yılında Sovyet Rusya'ya bağlı Sibirya'daki çalışma kampından özgürlükleri için kaçtıktan sonra 6000 km yürüyerek Gobi Çölü'nü aşıp Hindistan'a ulaşan bir grup esirin yaşadıkları macerayı ve dramı ustalıkla anlatan gerçek olaylara dayanan bir yol öyküsü.

Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.

Eddie Kenner is given a special assignment by the Army to get the inside story on Sandy Dawson, a former GI who has formed a gang of fellow servicemen and Japanese locals.

Rusların ve Kübalıların ABD'de bir kasabayı işgal etmesini ve kasaba halkını örgütlemesini buna karşılık bir kaç ABD'li gencin bu işgal ve ihanete kayıtsız kalmayıp bir dağda soğuk ve zorlu şartlarda kendilerince askeri eğitim görmesini konu alır.

Rio de Janeiro’dayız. Hayat güzel, insanlar plajda keyif yapıyor ve her şey çok rahat, hoş, sakin. Ancak, yıl 1971 ve Brezilya askeri diktatörlüğün git gide sıkılaşan pençesinde eziliyor. O gün, eski milletvekili Rubens Paiva ordu tarafından gözaltına alınır, karısı Eunice de daha sonra tutuklanır. Eunice günler sonra serbest bırakılır, ancak Rubens ortadan kaybolmuştur. Beş çocuğuyla ortada kalan Eunice, ailesinin paramparça oluşuyla hem aktivist hem de bir avukat ve kahraman olarak hayatını ve kendini baştan yaratmak zorunda kalır.

Good Samaritan Sarah Fitzpatrick has a fatal accident just before Christmas, and finds herself in the lobby before the gates of Heaven. Certain that she will be let in, she is shocked to find that her name is not on the reservation list. However, she is granted the chance to return to Earth as an "angel in training" with the requirement to help a soul in need. Sarah has the 12 days before Christmas to secure her place on the list leaving her in the race for her after-life.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir