
Prince
The Kid

80’lerin “Altın Çocuğu” Prince’ın başrolde oynadığı Purple Rain, akıllara şarkısıyla kazınmış olsa da film olarak, gözden kaçırılmaması gereken bir dönem kültüdür. Özellikle 80’li yılları özleyenler ya da o dönemi merak edenler için önemli bir başvuru kaynağı potansiyeli taşımaktadır. Film makyajdan saça, giyim tarzından espri anlayışına kadar 80’leri layığıyla yansıtabilen filmler içinde özel bir yere sahiptir.

Jackson Maine, son zamanlarında kariyerinde düşüş gösteren yetenekli bir müzisyendir. Bir gün, henüz keşfedilmemiş genç bir yetenek olan Ally ile tanışır ve ikili arasında tutkulu bir aşk başlar. Ally'nin yeteneğinin farkedilmesi için çalışan Jack onu sahnenin büyülü dünyası ile tanıştırır. Kısa süre sonra ise Ally artık ünlü bir müzisyen olmuştur. Kendi kariyerini Ally'nin gölgesinde bırakan Jack, kaybolan ihtişamını geri kazanmaya çalışır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Bette Midler, Rose rolüyle başarısı içki, uyuşturucu ve hızlı yaşam ile gölgelenmiş ve sonunda çöküşünü hazırlamış bir Rock yıldızını canlandırıyor. Kendi yarattığı cehennemin içinde hapsolan Rose, menajerine (Alan Bates) konser turu sırasında küçük bir tatil için yalvarır. Menajeri olmaz diyince, rahatlığı ve aşkı yakışıklı bir serseride (Frederic Forrest) arar fakat o bile Rose'un aşırılığına ayak uyduramaz.

A group of newcomers to the country music business seek love and stardom.

Şarkıcı Esther Blodgett yükselişe geçişi inkar edilemez bir yetenektir. Bu arada kariyerinde düşüş yaşayan alkolik Norman Maine ile tanışır ve ondan çok etkilenir. Aralarındaki kuvvetli aşk ikisinin de değişmesine sebep olacaktır. Çünkü Hollywood'un zor şartlarında sadece birisi devam edebilecektir.

Biri İngiliz biri Amerikalı iki sevgilinin 1 sene boyunca yaşadıkları müzik ve cinsellik ile dolu yoğun ilişkileri.

Ünlü İngiliz pop süperstarı Robbie Williams’ın ani yükselişi, çalkantılı düşüşü ve dikkat çekici geri dönüşü. Robbie Williams’ın kendi bakış açısından anlatılan samimi bir yolculuk. Çocukluğundan, solo kariyerindeki rekorlara ve şöhretin gölgesindeki içsel çatışmalara uzanan film, müzik tarihinin en büyük eğlence ikonlarından birinin gerçek hikâyesini anlatıyor.

Rocketman, müzik sektörünün en önemli isimlerinden olan ve ölümsüz parçalara imza atan Elton John'un Royal Müzik Akademisi'nden bir dahi olarak çıkıp süperstarlık basamaklarını tırmanmasını ve söz yazarı Bernie Taupin ile olan işbirliği sürecini konu alıyor. Tam anlamıyla bir biyografi olmayan film kurguya da yer bırakıyor. Film, Elton John'u şekillendiren yıllara ek olarak, ünlü müzisyenin şöhret kazanması ile başlayan süreçte John’un şöhretin getirileriyle ve bağımlılıkla mücadelesini de kapsıyor.

Çağını Sallayan Bir Rock Grubu...Asi Bir Şair ve Solist...Ölümsüz Bir Efsane...1971 yılında Paris'te yüksek dozdan uyuşturucu alarak ölen efsanevi The Doors grubunun solisti ve beyni Jim Morrison'un şarkılarını ilk kez Vietnam'da dinleyen ve grubun ateşli hayranı olan Oliver Stone 'un yönettiği The Doors, 1960'ların asi rock şarkıcısı, bestecisi ve şairi Jim Morrison 'un inişli çıkışlı yaşamını konu alıyor. Bu uslanmaz düzen karşıtı adam, 60'lı yıllarda gerçekleşen ve Amerikan toplumunu sonsuza dek değiştirecek devrimin en önemlilerinden biriydi.

2005 yılında Astsubay Kıdemli Başçavuş Charles Monroe King, Irak’taki savaştan geri dönemeyebileceği için oğlu için günlük tutmaya başlar. 14 Ekim 2006’da yol kenarındaki bir bomba yüzünden hayatını kaybeder. 200 sayfayı aşan günlük yarım kaldığında King’in oğlu yedi aylıktır. A Journal for Jordan, bir annenin, oğlunun henüz konuşamadığı zaman kaybettiği babasıyla ilgili yazdığı bir mektuptur. Ayrıca bir babanın hiç tanıyamadığı oğluna verdiği öğütleri ve ettiği duaları içerir. Son olarak, birbirlerini çok sevmiş fakat çok erken ayrılmış Dana ve Charles’ın hikayesidir.

Saksafoncu Charlie 'Bird' Parker 1940'ta New York'a gelir ve olağanüstü çalma tarzıyla hızla fark edilir. Uyuşturucu bağımlısı olur ama sevgi dolu karısı Chan ona yardım etmeye çalışır.

Yılın Mücadelesi dünyanın dört bir yanından gelen en iyi takımların buluştuğu ve her yıl düzenlenen bir break dans turnuvasıdır. Amerikalı grup on beş senedir bu dans olimpiyatlarını kazanamamaktadır. Los Angeles Hip Hop dünyasının önemli isimlerinden biri olan eski break dansçı Dante ülkesini birinciliğe yükseltmek istemektedir. Takımını çalıştırması için eskiden şampiyonluk kazanmış bir basketbol takımının koçluğunu yapmış arkadaşı Blake'ten yardım ister. Doğru koçla her takımın şampiyon olabileceği teorisiyle ülkenin en iyi break dansçılarından oluşan bir Rüya Takımı kurarlar. Yılın Mücadelesine sadece üç ay kala, Blake on iki yetenekli gencin bir takım ruhu oluşturabilmesi ve zafer kupasını Amerika’ya getirmesi için bildiği her taktiği kullanır. Film her sene Fransa’da düzenlenen gerçek Dünya şampiyonasından esinlenilerek yapılmıştır.

“Şişman beyaz kızlar rap yapamaz” denilerek hem cinsiyetçilikten hem ayrımcılıktan mustarip kalan Patricia "Dumbo" Dombrowski, hip hop yıldızı “Patti Cake$”e mi dönüşecek yoksa Jersey’deki karanlık mahallesinde bir anlığına parlayıp sönecek mi? Sundance Film Festivali’nde çokça konuşulduktan sonra Cannes’te özellikle Avustralyalı başrol oyuncusu Danielle Macdonald’ın performansıyla büyük övgü toplayan Patti Cake$, 23 yaşında, bir yandan önyargıları ve küçük şehir yazgısını kırmaya çalışırken bir yandan da annesinin aşk acıları ve heyheyleriyle mücadele eden, yetenekli, azimli ve kilolu bir kadının ilham verici hikâyesini anlatıyor. Filmin müziklerini de besteleyen yönetmen Geremy Jasper, sıkışmış, kendini ifade etmekte zorlanan dışlanmış Patti’nin hikâyesinin kendi 23 yaşındaki halinden esinlendiğini söylüyor.

12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...

Bu sürükleyici rock 'n' roll klasiği Jailhouse Rock'da, genç ve asabi şarkıcı rolünde Elvis Presley var. Genç Vince Everett (Presley), bir kadının şerefini korumak için giriştiği bir bar kavgasında kazayla bir adamı öldürüp hapse düşer. Everett'in hücre arkadaşı ona gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrettikten sonra, Everett'in hapishanede gerçekleştirdiği, kalça sallatan ve insanı coşturan bir konseri onu bir yıldız yapar. Ama şöhret Everett'in egosunu şişirir ve sesini kaybedip tekrar şarkı söylemek için zorlanırken, arkadaşlarının sadakati ona talihine minnettar olmayı öğretir.

When an eccentric poet who makes a living ghostwriting suicide notes falls for the free-spirited sister of his latest client, he must desperately maintain a web of lies to conceal how he knew her deceased brother.

Bir çok New York'lu, exclusive club olan Shortbus'a sex yaşamlarındaki problemlere çözüm bulabilmek amacıyla gelmektedir. Rob ve Sophia çok mutlu bir çifttir fakat Sophia hayatında hiç orgazmı yaşamamıştır. Bu ironik durum onun peşini iş yaşamında da bırakmaz çünkü kendisi bir çift danışmanıdır ve bu tür sorunları kendi hastalarında da görmektedir. Hastalarından ikisi, Jamie ve James, 5 senedir birbirlerine sadık kalabilmiş bir gay çifttir. Fakat James artık bu ilişkiye başka erkekleri de katmak istemektedir. Ceth bu aileye katılabilecek çok uygun bir insandır; fakat caddenin diğer tarafında oturan röntgenci Caleb'in bu konudaki düşünceleri çok daha farklıdır. Jamie'lerin kışkırtmasıyla Sophie, Severin'i ziyaret eder. Tüm çiftleri Shortbus Club'da ilginç deneyimler beklemektedir.

Noah ve Nick arasındaki aşk, ebeveynlerinin onları ayırma manevralarına rağmen kırılmaz görünüyor. Ancak Noah'ın işi ve Nick'in üniversiteye girmesi, hayatlarını yeni ilişkilere açıyor. İntikam peşindeki eski kız arkadaşının ve Nick'in belirsiz niyetlere sahip annesinin ortaya çıkması, yalnızca ilişkilerinin değil, Leister ailesinin de temellerini sarsacak. Bu kadar çok insan bir aşk hikayesini mahvetmeye çalışırken, gerçekten iyi bitebilir mi?

Marcus şehrin karanlığına kendisini kaptırmış ve yolunu şaşırmış bir adamdır. Hayatını düşkünlere uyuşturucu satarak ve suç işleyerek kazanmakta ve suç sayesinde yaşamaktadır. Bir gün artık bu hayatın sonunun gelmesi gerektiğini fark eder. Onu bu bataklıktan çıkaracak olan yegane uğraşı ise rap müziktir. Marcus, rap müziğe sarılarak kurtulmaya çalışacaktır.

Zamanın Akışında" film projeksiyon makinesi tamircisi Bruno ve otostopta aldığı intihar eğilimli Robert"in uzun yolculuklarının hikayesidir. Bruno iki Almanya"nın sınırındaki kasabaları gezmekte ve film makinelerini tamir etmektedir. Robert ise içindeki çözümsüzlüğü yolculukla çözmeye çalışmaktadır. İkisi küçük kasabalara girdikçe bu garip sessiz yerlerdeki sinema salonlarının terk edildiğini kalanların da Amerikan filmlerine yöneldiğini görürüz. Film Alman Sineması ve yaşamının amerikanlaşmasını, taşranın durağan görüntüleri eşliğinde lirik, durgun bir dille işlemektedir. "Kings of the Road" adıyla bilinen bu film Wenders"in son dönemde çektiği müzik ve görüntü şiirselliğini birleştiren filmlerinden farklı fakat son derece etkileyici bir çalışma.

When household tensions and a sense of worthlessness overcome Evan, he finds escape when he clings with the orphans of a throw-away society. The runaways hold on to each other like a family until a tragedy tears them apart.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.















0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir