
Moisés Arias
Patagrande
"Hayat, vahşi bir oyundur."
Geçit vermeyen ormanın tehditkâr gölgeleri arasında, savaşçı lakapları takınmış sekiz çocuk asker, yaz kampını andıran bir yerde Amerikalı bir kadını rehin tutmaktadır. Sürpriz bir baskına uğrayınca çocukların görece huzurlu günleri sona erer ve birbirlerine duydukları güvenle bağlılıkları sarsılan grup, üslerinden ayrılarak ormanın derinliklerine sığınmak zorunda kalır.

22 Ağustos 1972 tarihinde John Wojtowicz ve Salvatore Naturile bir Brooklyn bankasında yaptığı soygundan esinlenen filmde, Sonny ve Salvatore, Brooklyn'deki bir Tasarruf Bankası'nı soymaya kalkışırlar. Hızla kötüye giden ve bir rehine krizine dönüşen durumuna polis müdahale eder. Sonny'in kısa sürede bitirmeyi planladığı soygun bir medya sirkine dönüşecektir.

Meg Altman kocasından yeni boşanmış orta yaşlı bir kadındır. 11 yaşındaki kızı ile birlikte Manhattan'daki görkemli bir eve taşınırlar. İçinde asansörü de bulunan bu üç katlı muhteşem evin en önemli özelliklerinden biri, panik odası olarak nitelendirilen bir odaya sahip olmasıdır.

Peşindeki mafyadan kaçarak Rocky Dağları'ndaki izole bir kasabaya sığınan Grace, korunma karşılığında kasaba halkının gündelik işlerine yardım etmeye başlar. Ancak üzerlerindeki baskı arttıkça, kasabalıların gösterdiği misafirperverlik yerini ağır bir sömürüye ve acımasızlığa bırakır.

Jarrett pek çok soygundan ustalıkla çıkmış bir isim.ve bu soygunlarda tek güvendiği kişi annesi.bir tren soygunu esnasında adamlarından birisi bir cinayet işleyince tüm ipuçları Jarrett i işaret ediyor neticesinde Jarrett daha az ceza almak için başka bir suçu üstüne alıyor ve hapse giriyor.polis teşkilatından bir polis bu Jarrett ve çetesinin suçlarını ortaya çıkarabilmek için en deneyimli polislerini mahkum kılığında hapse gönderiyor.amac bellli.polis memuru önce Jarrett in hapishanede güvenini kazanacak ve böylece yakınlaştıktan sonra da onun sırlarını elde etmeye çalışacak.ama Jarrett her şeye oldugu gibi bunda da önsezgilerini kullanacaktır.bu arada Jarrett hapiste iken çetesindeki adamlarından bir tanesi annesini öldürür ve sevgilisini de bu işe oartak eder.

İlgi çekici, iyi oyunculuklarla öne çıkan, Amerikan yapımı bir Japon gangster filmi. Robert Mitchum, yakuza tarafından kaçırılan Amerikalı bir kızı kurtarmak üzere Japonya’ya giden özel dedektif rolünde, efsanevi Japon yıldız Ken Takakura ona yardım eden eski bir gangster. Kishi Keiko ise Mitchum’un İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonya’da görevliyken bir aşk yaşadığı ve şimdi tekrar karşılaştığı kadın. Paul Schrader’in, kardeşi Leonard’ın bir hikâyesinden sinemaya uyarladığı Yakuza, Japon tür sineması geleneklerinin Amerikan seyircisine tanıtımı açısından kayda değer bir girişim. Halâ geçmişin değerleri ile yaşayan ve kapitalist Japonya’da var olmaya çalışan modası geçmis¸ bir yakuza olan Ken karakteri (kardeşi ona “yalnız kurt” diyor), eski ritüel ve geleneklerle çağdas¸ değerleri, ilgi çeken bir biçimde karşılaştırma imkanı sunuyor.

Öfkesi her zaman burnunda uyuşturucu tüccarı Jake Mazursky, Johnny Truelove’a olan borcunu ödemekte başarısız kalınca San Fernando Vadisinde sinirler gerilir ve bölgede egemenlik mücadelesi hızla tırmanır. Paralarını alamayan Johnny ve çetesi, fevri bir karar alarak Jake'in 15 yaşındaki küçük kardeşi Zack’i kaçırırlar.

Rusların ve Kübalıların ABD'de bir kasabayı işgal etmesini ve kasaba halkını örgütlemesini buna karşılık bir kaç ABD'li gencin bu işgal ve ihanete kayıtsız kalmayıp bir dağda soğuk ve zorlu şartlarda kendilerince askeri eğitim görmesini konu alır.

Los Angeles şehrinde zamana karşı gerçekleşen bir ölüm-kalım kovalamacasını konu alıyor. Tam bir keşmekeşin hüküm sürdüğü bu büyük şehirde yıllardır taksi şoförlüğü yapan Max'in sıradan yaşamı, bir gece arabasına aldığı Vincent adlı garip bir adamla tanışmasıyla tahmin edemeyeceği ölçüde değişir. Vincent, uyuşturucu mafyasına karşı açılacak bir davada tanıklık yapacak kişileri öldürmek için şehre gelmiş bir kiralık katildir ve Max'ı rehin alarrak özel şoförü gibi kullanmaya başlar. FBI'ın Vincent'ın peşine düşmesiyle, şehirde büyük bir kovalamaca başlar.

Acımasız uyuşturucu baronu Rincon ve MS-13 adlı çetesi, 10 yaşındaki Miguel'i getir götür işleri için yanına alır. Miguel'in 14 yaşındaki abisi Lucas, kardeşini korumak ve kendi izlediği kötü yola girmesine engel olmak için elinden geleni yapar. Uyuşturucu baronundan kaçmaya başlayan çocukların yolu Afganistan gazisi Daniel ile kesişir. Daniel, çocukları koruyup kollar ve uyuşturucu baronundan intikam almalarına yardım eder.

Gerçek bir olaydan uyarlanan filmde, 1973 yılında Roma’da 16 yaşındaki John Paul Getty’nin (Charlie Plummer) kaçırılması ile başlayan olaylar, anne Gail Harris’in (Michelle Williams) oğlunun multimilyoner büyükbabasından fidye parasını istemesi ve büyükbaba Getty’nin (Christopher Plummer) bunu reddetmesi ile gelişir. Serveti torunundan daha değerlidir ve kuruşunu kaybetmeye niyeti yoktur. Umutsuzca çırpınan Gail bundan sonra oldukça öfkeli ve saldırgan bir tutum içerisine girer ve gerçek sevginin karşısında zamana karşı bir yarış başlar.

Eski Amerikan başkanlarının maskelerini giyerek Los Angeles'ta banka soymaya başlayan bir çete ortaya çıkmıştır. FBI, olayları derinlemesine araştırırken, şüpheliler listesine sörfçüler de girmiştir. Genç bir ajan olan Johnny'ye ise bu kişilerin arasına sızma görevi verilmiştir.

Asi bir cinayet masası dedektifi olan Nick, ortağı Charlie ile birlikte New York'ta bir Yakuza cinayetine tanık olur ve katili yakalarlar. Tutukluyu Japon polisine teslim etme emri alınca yola çıkarlar. Ancak daha Japonya'ya adım attıkları anda onu ellerinden kaçırmalarıyla büyük bir kovalamaca başlar. Japon polisiyle birlikte amansız bir takibe girişen ortaklar, Yakuza'ların derinliklerine dalarak onlarla ilgili bilinmeyenleri de keşfedeceklerdir.

1980'de, küçük bir ülke olan El Salvador'da ordu ile bölgedeki köylüler arasında bir anlaşmazlık başladı. Çok geçmeden köylüler örgütlenip FMLN (farabundo martí national liberation front) olarak bilinen gerilla ordusu halini aldı. Bu anlaşmazlık 12 yıl sürecek kirli bir iç savaşa neden oldu. 12 yaşındaki çocuklar zorla askere alınmaktaydı. Film, gerillalarla ordu arasında sıkışıp kalan son köylerden biri olan Cuscatanzingo'da yaşayan 11 yaşındaki Chava'nın gözünden savaş gerçeğini anlatmaktadır...

Wall Street Journal muhabiri olan Daniel Pearl, Pakistan’da görev yaparken terörist bir örgüt tarafından kaçırılır. Serbest bırakılmasına dair yapılan tüm çağrılara rağmen öldürülünce gazeteci eşi Mariane Pearl, bu ülkeye gitmeye karar verir. Pakistan’da yaşadıkları ve kocasının bütün dünyayı üzüntüye boğan ölümünün ardındaki sır perdesini aralama çabalarını anlatan film, yaşananların sadece görünenden ibaret olmadığına değiniyor.Ses getiren belgesel Guantanamo Yolu’nun, deneysel çalışmaları ile sinema dünyasında her daim yeni beklentiler yaratan yönetmeni Micheal Winterbottom ve Angelina Jolie’yi biraraya getiren film, dünyanın içinde bulunduğu konjonktür de düşünülünce oldukça ses getirecek gibi...

Litvanya’da Sovyet yetimhanesinde kalan on altı yaşındaki Hannibal Lecter yetimhanedeki arkadaşlarıyla anlaşamamaktadır. Geceleri kız kardeşiyle ilgili korkunç kabuslar gören Hannibal sonunda yetimhaneden kaçar ve amcasının yaşadığı Paris’e gider.Fakat Hannibal, Lecter Şatosu’na geldiğinde amcasının ölmüş olduğunu keşfeder. Amcasının dul eşi Murasaki Shibuku ona evini açar ve bu gizemli kadın onu, yemek, müzik ve resim hakkında eğitir. Fakat Hannibal bir türlü onu kovalayan geçmişinden ve gördüğü korkunç kabuslardan kurtulamamaktadır. Tıp eğitimi almaya başlayan Hannibal kabuslarında gördüğü savaş suçlularını aramaya karar verir. Tek bir amacı vardır. Açlıktan ölmemek için gözleri önünde küçük kız kardeşini yiyen adamlardan intikam almak.

Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!

Profesyonel bir çetenin kızlarını kaçırmasıyla hayatları altüst olan bir çift, farklı konumlarda tutsak edilerek köşeye sıkıştırılır. Zamana karşı yarışan karı koca, kendilerini hedef alan bu kusursuz planı bozmak için tüm sınırlarını zorlar.

Doktor Kevin Riley (Elon Bailey), eşi Julie (Bethany Joy Lenz) ve oğlu Andy ile Bahamalar'ın cennet gibi adalarında tatile çıkmıştır. Her şeyin harika başladığı tatil, kiraladıkları bir tekneyle terkedilmiş bir adaya gidip, teknenin bozulması ve yiyecekleri olmadan adada mahsur kalmalarıyla kabusa döner. Onları bulan balıkçı Miguel (Barkhad Abdi) Kevin'ın karısı ve çocuğunu alıkoyarak yüklü bir miktar fidye ister. Sağlık durumu kötüye giden eşi ve çocuğunu kurtatabilmek için Kevin'ın çok az zamanı vardır.

Polis helikopterleri, şehrin merkezinde, içinde Chicago Polisinin İç İlişkiler Bürosu nun da bulunduğu binasının 20. Katını saralar. S.W.A.T ın adamları, ateş hattındaki İç İlişkiler Bürosu nun şefi Danny Roman ve adamlarına nişan almış, beklemektedir. Roman, bir rehine kurtarma uzmanıdır. İşlemediğini ispatlayamadığı bir cinayet ve zimmet suçlamasıyla hayatı alt üst olmuştur. Haklı olduğunu kanıtlayabilmesi için tek çare, en iyi bildiği yolla kendisinin dinlenmesini sağlamaktadır. Danny böylece, birilerini rehin alır. Bu durumda onu bütün dünyanın dinleyeceğini bilir. Bilir, çünkü kendisi de kurtarıcısıdır. Danny nin onu dinleyecek birine ihtiyacı vardır. Kendisi gibi saygın bir rehine kurtarıcısı ve polis olan Chris Sabian dan arabuluculuk etmesini ister. Sabian böylece, her an kontrolden çıkabilecek bu durumu değiştirmek için hazırlıklara başlar.

Manuel Puig’in ünlü romanını temel alarak sahnelenen ve Broadway’i kasıp kavuran Kander & Ebb müzikalinin sinema uyarlaması, üç başrol oyuncusunun olağanüstü performanslarıyla dikkat çekiyor: filme adını veren rolde Jennifer Lopez, Diego Luna ve Tonatiuh. Örümcek Kadının Öpücüğü, siyasi mahkûm Valentin ile aynı hücreyi paylaşan, ahlâka aykırı davranıştan hüküm giymiş Molina’nın sıradışı dostluklarını anlatıyor. Molina Valentin’e, bayıldığı film yıldızı Ingrid Luna'nın başrolünü oynadığı şatafatlı bir Hollywood müzikalinin hikâyesini anlatıyor; küçük, karanlık hücreleri böylece ışıl ışıl canlanıyor. Bu sahnelerde Technicolor renk tonları ve muhteşem danslarla izleyicinin gözlerini kamaştıran Örümcek Kadının Öpücüğü, The Greatest Showman ve Chicago gibi hit müzikal filmlerin senaryolarını yazan, Dreamgirls’ün de yönetmenliğini üstlenen Bill Condon tarafından beyazperdeye aktarıldı. Film, Sundance’te prömiyerini yaptı ve Locarno Film Festivali'nin kapanış filmi olarak gösterildi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir