
Jim O'Heir
Lenny

When a hapless, unfunny, wanna-be comedian picks up a mysterious hitchhiker on his way to Vegas to audition for the Monte Guy show, he unwittingly becomes trapped in a desert-town killing spree that also has a very unexpected consequence - it improves his comedy.

Jim O'Heir
Lenny

Andrew J. West
Hitch

Josh McDermitt
T-Bird

Anne Dudek
Grail

Tracey Walter
Father Ricky / Lil J

Chris Gann
Militia Man

Robert Catrini
Jake
Barbo K. Adler
Lenny's Mom

Jocelyn Ayanna
Evelyn

Chairman Barnes
Francis

T'Shaun Barrett
Rocko

Danny Belrose
Tommy the Biker
Patrick Cannon
Bagman
Linna Carter
Cop

Dan Considine
Gas Station Guy

Alfred Hitchcock, Frederick Knott'un beğenilen oyunu Dial M for Murder'ı Grace Kelly, Ray Milland ve Robert Cummings'in dahil olduğu bir aşk üçgenini şüphenin mükemmel bir karışımı ile anlatıyor... Kelly, buradaki rolü ve beğenilen diğer iki 1954 performansları ile New York Film Eleştirmenleri ve National Board of Reviewk'in En İyi Kadın oyuncu ödüllerini kazandı. O, Cummings'i sever, kocası Milland onu öldürme planları kurar. Fakat planını anlatmak için yanlış bir numarayı arar, ve doğru numarada yanlış cevap alır ve parlak makaslar ölümcül bir silaha dönüşür. Mükemmel bir gerilim için "M"yi çevirin...

Jack Walsh (Robert De Niro) şimdilerde ödül avcısı eski bir polistir. Johathan "The Duke" Mardukas (Charles Grdoin) ise mafyayı dolandırıp zimmetine tam 15 milyon dolar para ele geçirip bunu hayır kuruluşlarınıa bağışlamış duyarlı bir muhasebecidir. Bu arada Jack'e Duke'u New York'tan Los Angeles'a sağ ve zamanında getirmesi karşılığında 100,000 dolar teklif edilir. Kulağa her zamanki sıradan ödül avlarından biri gibi gelmektedir ama olaylar hiç de beklendiği gibi gelişmez. FBI tanıklık etmesi için Duke'ün peşindedir, mafya ise intikam için ve bir de Wlash vardır tabi Düke'ün peşinde onu susturmak için. Sadece birisinin bile görevini yapamaması ikilinin ölümü demektir...

Frank gittikçe kötüleşen Amerikan kültüründen bıkmıştır. Boşanmış, yakın zamanda işinden olmuş ve muhtemelen de tedavisi olmayan hastalığa yakalanmıştır. Kendi canına kıymak yerine bir silah satın alır ve tüm öfkesini başta televizyonda gördüğü iğrenç TV kişilikler olmak üzere; acımasız, salak ve hayal edebileceği en hoşgörüsüz insanları öldürerek çıkarmaya karar verir. Frank'in bu yolculuğuna kendisi ile aynı öfkeyi ve yalıtılmışlığı hisseden lise öğrencisi Roxy ile eşlik etmektedir. İkili tüm ülkeyi kapsayan, ülkenin en rahatsız tiplerini hedef alacak bir öldürme harekatına girişeceklerdir.

While awaiting the next fuel truck at a middle-of-nowhere Arizona rest stop, a traveling young knife salesman is thrust into a high-stakes hostage situation by the arrival of two similarly stranded bank robbers with no qualms about using cruelty—or cold, hard steel—to protect their bloodstained, ill-gotten fortune.

Kyle Fisher (Jon Favreau)'ın tek istediği hayatının kadını olan Laura Getty (Cameron Diaz) ile evlenmek. Laura'nın tek isteği ise rüyasında görebileceği bir düğün. Kyle evlenmeden önce hayatını paylaştığı erkek arkadaşları tarafından kendisine önerilen tek gecelik özgürlük planını uyguluyor. Striptizci çağırdıkları bu gecede, kaza sonucu striptizci ölüyor. Bu olayı örtbas etmek isterlerken gruptan biri olan Adam, karısına herşeyi anlatıyor. Buna kızan Michael da Adam'ı sinir krizi geçirirken öldürüyor. Olaylar daha da sarpa sarıyor ama Laura ne pahasına olursa olsun düğünü gerçekleştirmeyi istiyor.

Küçük bir kasabada sıradan bir hayat süren Clay Bidwell, beklenmedik olayların merkezine çekilir. Yeni tanıştığı gizemli bir yabancı ve kasabaya gelen bir FBI ajanı ile birlikte, Clay’in çevresindeki dünya hızla değişmeye başlar. Kara mizahın ve gerilimin iç içe geçtiği bu hikâye, sırların ve tesadüflerin gölgesinde ilerlemektedir.

Parti başlıyor... Kendini göstermenin tam sırası... Daha şimdiden üç gün oldu. Burada öğreneceklerini asla annenden ya da okuldan öğrenemezsin. Ne yaptığın sadece seni ilgilendirir. Çok korkaksan, bunu yapmasını bir başkasından da isteyebilirim. 18 gün boyunca 4 genç kayıplara karışmıştır. Sonunda bu dört gençten biri olan Liz ortaya çıkar, korkmuştur ve yalnızdır... Partinin sonu... Bir okulun 4 öğrencisi ansızın ortadan kaybolmuştur... Balangıçta hepsine bir heyacan ve oyun gibi gözüken bu olay tam 18 gün sürer. Hayatta kalmayı başaran Liz olan biteni anlatmaktadır...

Kocasını yatakta başka bir kadınla yakalayan genç kadın hayatının şokunu yaşar. Üstelik tek sorun da bu değildir. Kocası yakalanınca kalp krizi geçirerek hayatını kaybeder. Cesetten kurtulması gerektiğini düşünen kadın cesedi gömer ve eşinin kayıp olduğunu söyler. Eşinin kayıp olarak bilinmesi ona beklenmedik bir şöhret sağlar. Ancak polisler ve suçlularla baş etmeye çalıştıkça boyundan büyük işlere kalkıştığını anlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de yerel bir kanalda haber sunucusu olan ve önemli bir hikaye bulmaya çalışan kız kardeşinden her şeyi saklamaya çalışır.

A young drifter, struggling to makes ends meet, accepts a job to kill a prominent accountant. When he isn't paid for the hit, revenge is now his path.

Ace Rothstein, 1970'lerin Las Vegas'ında bir kumarhane işletmecisidir. İşini korumak için gereken her yola başvuran Ace, işletmesinin bol miktardaki kârının büyük kısmını patronlarıyla paylaşmaktadır. En iyi dostu Nicky Ace'in işletmenin çalışanlarına ve zaman zaman da müşterilere göz kulak olmasına yardım etmeye başlar. Ace'in amacı gelirini belli bir seviyede tutmak, patronlarla başını belaya sokmamak ve kumarhanesinin güvenilir ve sevilen bir yer olarak kalmasını sağlamaktır fakat Nicky işletmeye adımını attığı günden itibaren tüm kumar piyasasını eline geçirmeyi ve Vegas'ın kralı olmayı hayal etmektedir.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.

İlk olarak Cannes’da yarışma dışı bölümde izleyicilerle buluşan ve izleyenleri kahkahaya boğan “Kiss, Kiss, Bang, Bang”, ufak hırsızlıklarla geçinen Harry’nin kendini bir cinayet soruşturmasının ortasında buluvermesi çevresinde gelişiyor. Bir tesadüf sonucunda dedektif rolü üstleneceği bir filmin oyuncu seçmeleri için Hollywood’a giden Harry, burada ‘Eşcinsel Perry’ diye tanınan gerçek bir dedektifle beraber alıştırmalar yapmaya başlar. İşin içine lise aşkı Harmony de girince, işler bir anda karışır ve bu tuhaf üçlü, kendilerini gerçek bir cinayet esrarının ve kovalamacalarla dolu bir maceranın ortasında bulurlar...

FBI Direktör Yardımcısı Stanley Locke (Andy Garcia), Tahoe Gölü yakınlarında saklanan çete üyesi Buddy “Aces” Israel’in (Jeremy Piven) korunması için en gözde ajanları olan Richard Messner (Ryan Reynolds) ile Donald Carruthers’i (Ray Liotta) görevlendirmiştir. Bu iki ajanın misyonu, kendi canını kurtarmak için polise bülbül gibi öten Las Vegas’lı çete üyesi Buddy’i, 130 katille çalıştığı söylenen mafya patronu Primo Sparazza’dan korumaktır. İhaneti öğrenen Sparazza, “As” lakabıyla tanınan Buddy Israel’in kellesi için 1 milyon dolar ödül koymuştur. As’ın peşine takılan katiller için onun kim olduğu önemli değildir. Bir an önce ölü olarak ele geçirmekten başka dertleri yoktur.

A trio of thrill-seeking go-go dancers kidnap a young girl and attempt to seduce an old rancher and his two sons out of their small fortune, but their scheme doesn't play out as intended.

Jake Blues, hapisten çıktıktan sonra kardeşi Elwood'la birlikte rahibeler tarafından bakıldıkları eski evlerine giderler. Kilisenin desteğini çekmek üzere olduğunu ve bu yeri eğitim için satacaklarını öğrenen kardeşler, tek kurtuluşun 11 gün içinde 5000 $'lık bir ödeme yapmak olduğunu öğrenirler. Blues kardeşler, evi kurtarmak için yardımcı olmak isterler ve bir caz albümü sayesinde gerekli parayı kazanmaya çalışırlar. Görevleri "Tanrı Hizmeti" olsa da karşılarına beklemedikleri engeller çıkar, nereye gitseler düşman edinmeye başlarlar...

Fred Madison, karısının gecmişinden habersiz olarak onunla evlenmiştir. Ancak bu geçmiş onları rahat bırakmayacaktır. Sonuçta iş bir cinayet ve Fred’in kişilik bölünmesi yaşamasına kadar gidecektir. Bir korku hikayesi, bir cinayet bilmecesi, namlunun ucuyla buluşan bir aldatma, psikolojik bozukluğun analizi…

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.

Sinemada travesti rollerini erkeklerin oynayagelmesi tabusunu yıkan Felicity Huffman’ın muhteşem performansıyla öne çıkan Transamerika; farklı bir baba/anne oğul ilişkisi anlatıyor. Muhafazakâr transseksüel Bree, ameliyatına birkaç gün kala bir oğlu olduğunu öğrenir. Doktorunun zorlamasıyla tuhaf bir yolculuğa çıkar ve oğluyla zaman geçirdikçe görüş ve düşüncelerinde köklü değişiklikler meydana gelir. Yer yer keyifli ama daha çok duygusal deneyimler yaşatan yolculukları, farklı kutuplar arasındaki uzlaşmaya dair başarılı gözlemler içeriyor.Transamerika; başta Amerika olmak üzere tüm gelişmiş ülkeleri keskin bir dille eleştiren, biraz da seyirciye oynayan bir film. Transamerika; Heidegger’in ideolojiler varlığınızın kuralları olmasın sözünü anımsatan benzersiz bir yol hikayesi. Bir keşfin, bir buluşun, bir tercihin değer yargılarını allak bullak etmesi üzerine bir film. Bol ödüllü bir komedi filmi olmaktan çok, ciddi konulara parmak basan alaycı bir manifesto…

A newspaper publisher, wanting to prove a point about the insufficiency of circumstantial evidence, talks his possible son-in-law Tom into a hoax in an attempt to expose ineptitude of the city's hard-line district attorney. The plan is to have Tom plant clues leading to his arrest for killing a female nightclub dancer. Once Tom is found guilty, he is to reveal the setup and humiliate the DA.

Mike Fallon (Scott Adkins) alanında bir numaralı bir kiralık katildir en önemli özelliği öldürdüğü insanları normal ölmüş gibi göstermektir. Yani öldürdüğü kimi kurbanı trafik kazası geçirmiş kimisi balkondan düşmüş kimisi intihar etmiş gibi göstermektir. Mike ; bu işi yaparken kız arkadaşı ölünce durumdan oldukça fazla şüphe duyacak ve bir şekilde düşmanları tarafından öldürüldüğünü düşünerek karşısına bir orduyu alacak şekilde savaş çıkartacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir