
Frank Albertson
Ensign Price

Made during the early days of sound cinema, this tense submarine adventure is an intriguing example of a hybrid silent-talkie. A disgraced English sub commander changes his name to Burke and joins the American Navy. When the U.S. submarine on which he is serving as a torpedo launcher begins to sink, Burke must make the ultimate sacrifice to save as many crew men as possible..

Frank Albertson
Ensign Price

J. Farrell MacDonald
Costello

Warren Hymer
Kaufman

Walter McGrail
Cobb

Stuart Erwin
Jenkins

Kenneth MacKenna
Chief Burke

George Le Guere
Curly Pollock

Charles K. Gerrard
Cmdr. Weymouth

Ben Hendricks Jr.
Murphy

Harry Tenbrook
Dutch Winkler

Warner Richmond
Lt. Cmdr. Briddwell

John Wayne
Radioman on Surface (uncredited)

Kaptan Ernest Krause, 37 gemilik uluslararası bir konvoya liderlik ederek, Atlantik’in tehlikeli sularını aşıp binlerce askeri ve acilen ihtiyaç duyulan malzemeleri Müttefik kuvvetlerine ulaştırıyor.

During a routine patrol, a reporter is given permission to interview a hardened cold-war warrior and captain of the American destroyer USS Bedford. The reporter gets more than he bargained for when the Bedford discovers a Soviet sub and the captain begins a relentless pursuit, pushing his crew to breaking point.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Bir asker, bir görev turunun ardından ailesine, arkadaşlarına ve eski işine geri döner, ancak kendisini günlük hayatındaki yerini bulmakta zorlanırken bulur.



Ekip artık sakinleşmiştir ve suçtan uzak bir hayat yaşamak istemektedir. Dom ve Letty evlenip balayına giderlerken, Brian ile Mia da emekli olmaya karar vermiştir. Ancak gizemli bir kadın olan Chiper, Dom’u hedefine almış durumdadır. Dom’u tekrar suça bulaşmaya ikna eden Chiper, onu sevdiği ve güvendiği insanlardan da ayıracaktır. Artık Dom’u durdurmanın tek yolu, ekibin geri kalanının peşlerine düşmesidir.

Hiç mahkeme salonuna girmemiş olmasına rağmen 60 ın üstünde dava kazanmış ve rahat kişiliği ile tanınan Donanma Avukatı Daniel Kaffe'ye Küba sınırında bir askerin öldürülmesi ile ilgili bir davanın gelmesi ile bütün sorunlar başlar. Müvekkilleri ile devamlı anlaşma yoluna gittiği için hiç mahkeme salonuna gitmeden dava kazanan Kaffe, bu sefer askerlerin cinayeti kabul etmemesi ve verilen emri uyguladıkları iddiası üzerine ve JoAnne Galloway isimli diğer donanma avukatı da işin içine girince davayı mahkemeye taşımak zorunda kalacaktır.

Kuzey Atlantik sularındaki bir cankurtaran botu, bir Nazi torpido saldırısı sonucu batan gemiden kurtulan sekiz kişiyi taşıyor. Amaçsız bir şekilde dolaştıkları bir-iki günden sonra, denizde Walter Slezak adlı bir yolcu daha buluyorlar. İlk başta herkes Slezak'ın İngilizce konuşamadığını zannediyor ama şartlar konuşmasını gerektirdiğinde, birçok dili rahatça konuşabilen, çok zeki biri olduğu ortaya çıkıyor. Zaten bu adam aslında, onları vuran Alman denizaltısının kaptanından başkası değil. Denizcilik bilgisine sahip tek kişi olarak, sandalı bir Alman gemisine doğru yönlendiriyor. Ta ki, diğerleri olan bitenin farkına varıncaya kadar. Hitchcock'un savaşa katkılarından biri olan Yaşamak İstiyoruz bir gerilim filmi değil, bir psikolojik dramadır.

Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

The captain of a submarine sunk by the Japanese during WWII is finally given a chance to skipper another sub after a year of working a desk job. His singleminded determination for revenge against the destroyer that sunk his previous vessel puts his new crew in unneccessary danger.

After learning that the death of his wife was not an accident, a former CIA Station Chief is forced back into the espionage underworld, teaming up with an adversary to unravel a conspiracy that challenges everything he thought he knew.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

At the start of World War II, Cmdr. Ericson is assigned to convoy escort HMS Compass Rose with inexperienced officers and men just out of training. The winter seas make life miserable enough, but the men must also harden themselves to rescuing survivors of U-Boat attacks, while seldom able to strike back. Traumatic events afloat and ashore create a warm bond between the skipper and his first officer.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

An ex-fireman with PTSD goes on the run when accused of a crime he doesn't even remember committing, leading him down a rabbit hole of conspiracy to the highest degree.

1960’ların başlarında Hong Kong’da, bitişik dairelerde yaşayan iki komşu, Bay Chow ve Bayan Chan, eşlerinin kendilerini aldattığını öğrendikten sonra birbirlerine yakınlaşmaya başlarlar.

Yeni ve teknolojik açıdan üstün bir Sovyet nükleer denizaltısı, Kızıl Ekim, Kaptan Marko Ramius’ın komutasında Amerikan sularına ilerlemektedir. Amerikan hükümeti Ramius’un saldırmayı planladığını düşünür. Bir CIA analistinin düşüncesi ise farklıdır: Ramius’un sığınma talep edeceğini düşünen analistin bunu kanıtlamak için sadece birkaç saati vardır çünkü bütün Rus deniz ve hava donanması da Ramius'u bulmaya çalışmaktadır. Av başladı!

Rusya'daki istikrarsızlık nükleer denizaltı Alabamanın başka bir yere kaydırılmasıyla sonuçlanır. Rus asiler bir nükleer füze tesisini ele geçimiştir ve ABD'ye bir saldırı için hazırlanmaktadır. Kesinleşmeyen ateşleme emri geldiğinde tansiyon denizin altında yükselir.

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir