
Roy Dupuis
Maurice Richard


Roy Dupuis
Maurice Richard

Julie Le Breton
Lucille Richard

Stephen McHattie
Dick Irvin

Michel Barrette
Père Norchet

Rémy Girard
Tony Bergeron

Tony Calabretta
Frank Selke

Philip Craig
Tommy Gorman

Paul Doucet
Camil Desroches

Sean Avery
Bob Dill

Pascal Dupuis
Milt Schmidt

Diane Lavallée
Alice Norchet

François Langlois-Vallières
Maurice Richard à 16 ans

Pierre-François Legendre
Georges Norchet

Mario Jean
Paul Stuart

Robert Brouillette
Partisan fanatique

Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, her şeyden önce kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında, 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald, spor salonuna gelir.

Hayali olan ve inandıkları amaç uğruna ayakta durma cesaretine sahip herkes için, Robert "Radio" Kennedy'nin gerçek hayat hikayesi... Radio'nun kimsenin anlamadığı bir adamdan, o olmadan kimsenin yaşamayacağı bir koça yolculuğu... Baş koç Harold Jones ile birlikte Radio, bir futbol takımına şampiyon olmaları ve bir kasabaya kalplerını açmaları için ilham verir. Akademi Ödüllü Cuba Gooding, Jr. (1997, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, JERRY MAGUIRE) ve Akademi Ödülü Adayı Ed Harris'in (POLLOCK) muhteşem performanslarını izlerken, dünyanın en güzel ve anlamlı zaferinin kazanabilineceğini ispatlayan adam için gülecek, ağlayacak ve mutlu olacaksınız.

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali, karanfil yetiştirmektir. Bu işten para kazanılabileceğini düşünen amcası Le Papet, yeğeni için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar. 'Manon des sources' adında devam filmi mevcuttur.

Romeo ve Juliette, birbirlerini ilk görüşte aşık olurlar, ve hemen evlenip çocuk yaparlar, ve kendileri gibi aşk evliliği yapmış ve çocuk sahibi olmuş milyonlarca anne babadan biri oluverirler. Ancak onlar diğerlerinden farklıdır, çünkü oğulları Adam'da bir anormallik vardır, hatta zaman geçtikçe bu anormallik daha da belirginleşmeye başlar. Ve korktukları başlarına gelir küçük Adam'da beyin tümörü bulunur. Bu teşhisin konmasıyla, Romeo ve Juliette, savaş ilan eder, hastalığa, ölüme ve çaresizliğe karşı kazanılmak üzere girilmiş bir savaş, ellerindeki tek ve en güçlü silah ise sevgidir.

Julien 17 yaşında , beyin felci nedeniyle tekerlekli sandalye mahkum bir gençtir. Ona duydukları sevgiye rağmen, ailesi sakatlıklarıyla uğraşmanın zorlukları yüzünden giderek dağılıyor. Julien, babasıyla bağ kurmak için kendisine, daha önce babasının da yarıştığı bir triatlon olan Nice'deki Ironman yarışında (Fransız Rivierası) kendisiyle yarışmaya devam etmesini istiyor.

44 yaşındaki Philippe, Fransa'nın güneyindeki bir yangın istasyonunun şefidir. Yaz sıcaktır, her yerde yangınlar çıkmaktadır. Bazıları kundakçılık yüzündendir, bazıları değil. Yangın istasyonuna, Xavier ile aynı rütbeye sahip olan ve deneyimli bir itfaiyeci olan Bénédicte adlı bir kadın atanır. Hem sahada hem istasyonda gerilim yüksektir. Film bizi, bu büyük kahramanların dünyasına ortak ediyor: Sadece alevler karşısında değil günlük yaşamları sırasında gösterdikleri cesarete de tanık oluyoruz

Şiddet dolu bir evden acımasız bir gözaltı merkezine geçiş yapan bir genç, bu zorlu yeni gerçeklikte yaşamayı ve hayatta kalmak için umulmadık ittifaklar kurmayı öğrenir.

Uyuşturucu bağımlısı müzisyen Emily Wang, rockçı erkek arkadaşının eroinden ölümü sonrası hapse girer. Çıktığında hayatını yoluna koymaya ve uyuşturucudan uzak durmaya çalışır. Aynı zamanda erkek arkadaşının anne babası tarafından yetiştirilen oğluyla da bir araya gelmek istemektedir.

Transport Minister Bertrand Saint-Jean is awoken in the middle of the night by his head of staff. A bus has gone off the road into a gully. He has no choice but to go to the scene of the accident. Thus begins the odyssey of a politician in a world that is increasingly more complex and hostile.

Camille, uyuyan eşine ve iki çocuğuna son kez bakarken bir mektup bırakıp bırakmaması gerektiğinden emin olamaz ve sonunda yollara düşer. Terk ettiği ailesiyle neredeyse doğaüstü bir bağlantısı olan Camille maceradan maceraya atıldıkça bu çaresiz yolculuğun katmanları yavaş yavaş ortaya çıkar.

Bir yazar olan Jeon Manhee (Kim Min-hee), görevinde sahtekarlık yapmakla suçlanır ve işinden kovulur. Claire (Isabelle Huppert) adında bir lise öğretmeni ise Polaroid fotoğraf makinesiyle çevrede dolaşmakta ve fotoğraf çekmektedir. Bu sırada Manhee ile tanışan Claire ondan hoşlanır. Claire, tanıştıkları sahil tünelinin gizemli gücü sayesinde Manhee’nin olası geleceğini ve geçmiş kendiliklerini görebilen bir kişiye dönüşmeye başlar. Çektiği fotoğraflar sayesinde nesnelere yavaşça bakarak onları dönüştürebilme becerisi kazanmıştır. Claire bir gün Manhee ile birlikte kovulduğu kafeye gider. Claire’in gücünü orada gösterme zamanı gelmiştir.


Ray Kinsella ( Kevin Costner), ailesiyle Iowa'ya yeni yerleşmiş ve çiftçiliğe başlamıştır. Bir gün yine tarlasında çalışırken gizemli bir sesin ona "İnşa ederse geleceklerini" söyler. Ray bunu tek şekilde yorumlar : ses, tarlasına beysbol stadyumu inşa etmesini söylemektedir. Eşi bu yoruma çok güvenmese de Ray'e kalbindeki sesi dinlemesini söyler. Ray stadyumu inşa etmeye başlar, bu sırada gizemli sesler kendisini bir beysbol uzmanı olan Terence Man'e (James Earl Jones) yönlendirir ve ikili Ray'e gaipten ve düşlerinde gelen mesajların izini sürmeye başlar... Bu mesajlar ikiliyi tek kelimeyle inanılmaz bir maceraya sürükleyecektir.


Filmde II. Dünya Savaşı sırasında, Naziler yüzünden Paris'teki evlerini ve ailelerini terk edip güvenli bölgelere kaçmaya çalışan Jo ve Maurice adındaki iki kardeşin yaşadıkları konu alınıyor. Bu hikaye, Joseph Josso'nun otobiyografik romanından ikinci kez sinemaya uyarlandı. İlk film 1975 yılında sinemaseverlerle buluşmuştu.

Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın da önemli bir yeri var.

Bir tenis maçında topun çizgiye yaklaştığı anlar vardır. Biraz da şansın yardımıyla top içeri düşebilir ve kazanırsın… Ya da ileri gider ve kaybedersin… Gerçek bu kadar basit midir? Tenis öğretmeni Chris hayatı boyunca şansı yaver gittiği için kıskanılmıştır. Özellikle en yakın arkadaşı Tom’un kız kardeşi Chloe ile evlenmeye kalkıp büyük bir servetin ortaklarından biri olma şansını yakalayınca...Chris’in hayatının en mutlu günleri olması gereken evlilik aşamasında hayaller, Tom’un rüyaları bile süsleyecek derecede güzel nişanlısı ile tanışınca sona erer. Hayranlık kısa süre sonra takıntı boyutunda tutkuya dönüşecek ve Chris’i zor bir seçime zorlayacaktır.

Sıkıcı hayatından bıkan bir emlakçı, zamanla insanlarla tanışırken farklı kimliklere bürünür…Başrollerinde, ‘Amelie’ ve ‘Munich’ gibi filmlerden de hatırladığımız Mathieu Kassovitz’e, Marie Josee Croze ve Eric Caravaca’yı izlediğimiz yapımın yönetmen koltuğunda ise, Matthieu Delaporte oturuyor.

Motor sesleri ve kükremeleri arasında "Yıldırım Günleri", bugüne kadar çekilmiş en muhteşem profesyonel araba yarışı filmi. Kazanma hırsıyla gözü dönmüş yarışçı Cole Trickle'ı Tom Cruise canlandırıyor. İş adamı Tim Daland tarafından keşfedilen Cole, efsanevi takım kaptanı Harry Hogge ile Daytona 500'deki Winston Kupası'na katılmak üzere biraraya gelir. Korkunç bir kaza Cole'un kariyerini noktalar ve hasar gören sinirlerinin yeniden canlanması, yeniden yarışması, kazanması ve yarışma sevincini kazanması için güzel doktorun yardımına ihtiyacı vardır...

Fransız gangsterlerin sonuncusu Jacques Mesrine, yaşamı boyunca 1 numaralı halk düşmanı ilan edilmişti. Düzenli olarak kamuoyu anketlerinin zirvesinde yer aldı. Paris'in göbeğinde polisin yakın mesafeden yoğun ateşi altındaki görkemli ölümü onun efsane statüsünü taçlandırdı. Öyle ki, 1979 yılındaki ölümünden 30 yıl sonra bugün bile Jacques Mesrine efsanesi hala capcanlı. Onun hayatı sinema tarihinde ilk kez olarak tutkulu bir projeyle beyazperdeye getiriliyor. Aynı anda hem bir gerilim filmi, hem de biyografi çalışması olan projenin çekimlerinde tarihi gerçeklere olabildiğince sadık kalındı. Mesrine'den bir süper kahraman yaratmak gibi bir amacı olmayan filmde, en karanlık yönleri de dahil olmak üzere bir karakter portresi çizildi. Öykünün çıkış noktası ise, bir ikonun arkasındaki insan oldu.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir