
Anamaria Vartolomei
Maria Schneider

Maria Schneider’in trajik kariyerini #MeToo ışığında yeniden gözler önüne seriyor. Bertolucci’nin, Paris’te Son Tango filminde ve sonrasında Maria Schneider’in yaşadıklarını anlatan filmde başrollerde Anamaria Vartolomei ve Matt Dillon bulunuyor.

Anamaria Vartolomei
Maria Schneider

Céleste Brunnquell
Noor

Matt Dillon
Marlon Brando

Marie Gillain
Marie-Christine

Yvan Attal
Daniel Gélin

Stanislas Merhar
L'agent

Jérémy Charvet
Pointeur

Giuseppe Maggio
Bernardo Bertolucci

Alexis Corso
Nathan
Alexandre Ionescu
Louis ingé son
Swann Dupont
La scripte

Patrice Tépasso
Vittorio Storaro

Aurélie Garault
Maquilleuse de Daniel Gélin

Jonathan Couzinié

Mélissa Barbaud

20. yüzyılın ilk yarısında İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan'da geçen film, bağımsızlık mücadelesi için İngiliz yönetimine karşı "Pasif Direniş"i örgütleyen Mahatma Gandhi'nin hayatından bir kesit anlatıyor. En iyi biyografik çalışmalardan biri olarak kabul edilen Gandhi, 11 dalda aday olduğu Oscar ödüllerinden "en iyi film" ve "en iyi yönetmen" dahil tam 8 ödülle döndü. Gandhi rolünde sinema tarihinin en iyi performanslarından birine imza atan usta oyuncu Ben Kingsley'nin ise "en iyi erkek oyuncu" dalında heykelciğe uzanmasıysa pek zor olmadı. Cenaze sahnesinde yaklaşık 300.000 kişinin yer almasıyla da bir film sahnesinde yer alan en kalabalık insan sayısı rekorunu da elinde bulunduran film, çarpıcı sahneleriyle hafızalardan silinmeyecek bir yapıt. Hindistan bağımsızlık hareketinin lideri Gandhi'nin gerçek hayatından sinemaya aktarılan bu gerçekçi yapım, ülkemizde yıllarca yasaklanmış ve gösterime girememişti..

1929 yılında, ilginç bir kitabın taslağı ünlü roman editörü Maxwell Perkin'in masasına düşer. Maxwell, öyküyü yazan yazar Thomas Wolfe'un üstün bir yetenek olduğunu fark eder ve onunla yakın bir dostluk kurar.

Maud, hastalıklara ve yaralanmalara sık sık rastlanan bir çamaşırhanede 7 yaşından beri çalışmaktadır. Aynı çamaşırhanede çalışan George ile evlenen Maud'un hayatta en büyük dayanağı oğlu Sonny'dir. Bir paketi teslim etmeye giderken eylem yapan süfrajetlerin arasında kalan Maud, eylemciler arasında kendisiyle aynı çamaşırhanede çalışan Violet'ı görür. Maud'un harekete olan ilgisini fark eden Violet, onu süfrajet hareketine ve oy haklarını savunmaya ikna etmeye çalışır. Bu arada, süfrajetlerin eylemlerini ciddi bir tehdit olarak gören hükümet, her yola başvururken, yenilikçi bir aygıt olarak fotoğraf makinesiyle şüphelileri belirlemeye başlar ve Maud'un Hükümet için ajanlık yapacağına inanırlar...

In 2013, Vanessa Springora recounts how she found herself under the influence of a famous writer. In 1986, she was 13; him, almost 50. The victim of a triple predation: sexual, literary, and psychic, there's more beyond her individual story. She questions the excesses of an era, and the complacency of an environment blinded by talent and celebrity.

Swiped, çevrimiçi flört platformu Bumble'ın vizyon sahibi kurucusunun kışkırtıcı gerçek hayat hikayesinden uyarlanıyor. Üniversiteden yeni mezun olan Whitney Wolf, erkek egemen teknoloji sektörüne olağanüstü bir cesaret ve yaratıcılıkla adım atar. Genç kadın, yenilikçi, dünya çapında beğeni toplayan bir flört uygulaması başlatır ve kendi kendini yetiştirmiş en genç kadın milyarder olma yolunda ilerler.

Devrimci militan, suça meyilli huzursuz yeraltı yazarı, Manhattan’da bir milyarderin şoförü, Rus milliyetçisi, neo-punk kışkırtıcı Limonov… Aynı zamanda şair, güzel kadınlara vurgun savaş çığırtkanı, politik aktivist ve kendi kendini övdüğü kitaplar yazan romancı Limonov… 2020’de hayatını kaybeden Eduard Limonov’un hayat hikâyesi 20. Yüzyılın ikinci yarısında Rusya’dan Amerika’ya oradan da Avrupa’ya uzanan çalkantılı bir yolculuk.

1973’te, artık yaşlanmaya başlamış olan Salvador Dalí New York’taki büyük sergisi için hazırlanmaktadır. Genç bir galeri asistanı, Dali’ye yardımcı olmak için perde arkasındaki çılgın maceraya katılır.

Gerçek bir olaydan esinlenilen bu filmde; Babasının borcunu ödeyebilmek için, Marie de Heredia, Henri de Regnier isimli bir şair ile evlenir. Fakat, kalbi, Pierre Louÿs isimli eretomanyak bir şaire aittir. Pierre Louÿs uzun bir yolculuktan yanlız dönmez ve Marie kıskançlığına hakim olamayınca aralarında eski aşk tekrar alevlenir. Alevlenen aşk, aralarında sevgi ve erotizm dolu bir fotoğraf ve edebiyat kültürü doğurur. İhanet, ihtiras, aşk ve erotizm dolu bu hikaye, gerçek bir olayın dramını gözler önüne seriyor!

Olağanüstü gerçek bir hikâyeden uyarlanan bu film, Everest'in zirvesine ulaşan ilk insan olma hayalinin peşinden giden ve aşılması imkânsız gibi görünen tüm engellere meydan okuyan kararlı bir adamın nefes kesen mücadelesini konu alıyor.

Akademi ödüllü Jodie Foster ve uluslararası sansasyon yaratan Chow Yun-Fat, epik bir tarzda işlenen gerçek bir aşk hikayesinde buluşuyorlar. İngilizce öğretmeni Anna Leonowens, Kral Mongkut`un çocuklarına ders vermek amacıyla Siam`ın egzotik topraklarına varınca, kendi batı hayat düşüncesinin doğunun felsefesiyle çakıştığını fark eder. Mongkut dış güçlerin ülkelerine karşı komplo düzenlediğini öğrenince gerginlik artar. Genç Kız ve Kral, bu savaşta Siam`ı tehlikeli savaşçılardan kurtarmak için birlik olurlar. Cesur Yürek ve İngiliz Hasta ile aynı tarzı taşıyan film, tutku ve macera dolu.

Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

14. yüzyıl İngiltere'sinde savaş ve veba kasıp kavururken, mütevazı bir köylü isyan başlatır ve adalet ve hayatta kalma için umutsuz bir mücadelede kralın gücüne meydan okumak üzere halktan oluşan bir orduyu birleştirir.

Oklahoma'da 1920'lerde Osage halkının topraklarının altında petrol bulunduğunda Osage halkı bir bir öldürülür, ta ki FBI gizemi çözmek için devreye girene dek.

Bir öğretmenin birçok öğrencinin hayatını nasıl etkileyebileceğini gözler önüne seren filmde öğretmen Ron Clark’ın gerçek hayat hikâyesi anlatıyor.

Birbirlerinden farklı ama ortak olarak hayattan beklentileri olmayan karakterle dolu koca bir sınıf öğrencinin arasında idealist duygularla öğretmenlik yapmaya yeni başlayan Erin'in işi, sandığından da zordur. Farklı ırk ve toplum katmanlarından gelen öğrenciler için okul, sadece yaşları gereği orada bulunmaya katlanmaları gereken bir yerdir.Erin, kendince yöntemlerle onlara yakınlaşmaya çalışsa da bu niyeti daha da büyük tepkilere yol açar. Çünkü öğrenciler, hayatta yüzleştikleri ırksal ve toplumsal acı gerçekleri farkına vararak öğretmenlerinin saf idealizmi bırakmasını isterler. Zaman içinde onlarla iletişim kurmayı başaran Erin, herbiri birbirinden farklı hikayesi olan bu gençleri, kendi hikayelerini yazmaları ve bunu da birbirleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirir. Basit bir günlük işlevi görmenin ötesine geçen bu yazılar, öğrencilerin hayata tutunmalarını sağlayan bir araca dönüşecektir.

Vahşi atların eğitimini içeren bir rehabilitasyon programına katılan bir mahkumun hikayesini konu ediyor. Roman Coleman, şiddet dolu bir geçmişe sahip olan genç bir adamdır. Geçmişinde işlediği suçlardan dolayı Nevada kırsalında bulunan bir hapishanede mahkum olan Roman, tüm dünya ile bağını koparır. Kendisini hapishanede görmeye gelen kızı dahil kimse ile iletişim kurmak istemez. Şiddet dolu geçmişinden uzaklaşmak için mücadele eden Roman, devlet tarafından belirlenen bir rehabilitasyon programına katılır. Roman, program kapsamında yabani atların eğitiminden sorumlu olarak görevlendirilir. Genç adam, eğitim sırasında atlarla ve diğer mahkumlarla bağlantı kurmaya çalışır. Kendisi gibi mahkum olan Henry ve yaşlı bir eğitmen olan Myles ile birlikte çalışan Roman, bilhassa hırçın bir at ile ilgilenmektedir. Roman, atı sakinleştirmeye çalıştıkça kendi geçmişi ile de yüzleşmeye başlar.

Ray, kendi halinde yaşayıp giden, hayalleri olan küçük bir çocuktur. Yaşadığı oldukça trajik bir olay sonucunda hayatına kör olarak devam etmek zorunda kalır. Yaşadığı bu acıya rağmen hayata dair umudunu kaybetmez ve yepyeni, taze hayallerle hayat yolculuğuna devam etmeye karar verir. Ray, karşısına çıkan engellerle savaşacak ve dünyanın en önemli müzisyenlerinden biri haline gelecektir. Küçük Ray, hem adıyla hem de soyadıyla tanınan Ray Charles olacaktır. 11 haziran 2004 günü 73 yaşında hayata veda eden soul müziğinin efsane ismi Ray Charles'ın yaşam öyküsünü anlatan 'Ray' müzikal bir otobiyografi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir