
Harvey Keitel
Izzy Maurer

A famous jazz saxophonist's life is forever changed after he is accidentally shot. After discovering a mysterious package, he meets and falls in love with a beautiful aspiring actress, but their happiness is cut short by a series of strange, dreamlike events.

Harvey Keitel
Izzy Maurer

Mira Sorvino
Celia Burns

Willem Dafoe
Dr. Van Horn

Gina Gershon
Hannah

Mandy Patinkin
Philip Kleinman

Vanessa Redgrave
Catherine Moore
Don Byron
Tyrone Lord

Richard Edson
Dave Reilly

Victor Argo
Pierre

Kevin Corrigan
Man With Gun

Harold Perrineau
Bobby Perez

Peggy Gormley
Dr. Fisher
Sophie Auster
Sonia Kleinman
Greg Johnson
Stanley Mar

David Byrne
"Laughing Man" Escort

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

Raimund, düzenli ama monoton hayatını kanıksamış bir Latince öğretmenidir. Kırmızı paltolu bir kadını tam nehre atlayacakken kurtarınca, kadın da onun hayatını kurtarır. Anlık bir kararla kadının binmesi gereken trene bindiğinde, kendini Lizbon´da, kadının okuduğu kitabın yazarının peşinde bulur. Raimund, takıntılı bir dedektif gibi parçaları birleştirdiğinde, 1970´lerin faşist Salazar Lizbon´unda bir arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi oluşturacaktır. Pascal Mercier´in uluslararası çoksatan romanından uyarlanan Lizbon´a Gece Treni, ülkeler ve tarih arasında dolaşan polisiye bir yapboz, romantik bir dram...

Amerikalı bir akademisyen olan Roland Michell, Viktorya dönemi edebiyatı üzerinde uzmanlaşmak istemektedir. Bu kapsamda, Viktorya dönemi şairlerinden olan Randolph Henry Ash'in yaşamını ve yapıtlarını araştırmak için, İngiltere'de yürütülecek bir projeye katılır. Burada, şiir üzerine özelleşmiş bir kütüphanede çalışmalarına başlayan Michell, kitapların arasında gezinirken Ash ile feminist şair Christabel LaMotte'un birbirlerine yazdığı bazı mektuplar bulur....

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

1916 yılının New York şehrindeyiz... İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly'i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir...

Çok satan romandan uyarlanan bu etkileyici dramada dul bir kadın, geceleri çalıştığı küçük kasaba akvaryumunda zeki bir ahtapot ve amaçsızca sürüklenen genç bir adamla bağ kurar.

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Woman of the Hour, 1970'lerin popüler çöpçatanlık programının yarışmacılarından Cheryl Bradshaw'ın hikayesini konu ediyor. Popüler evlendirme programı “The Dating Show”a katılan Cheryl Bradshaw'ınbir bekarlığa veda partisi için yakışıklı yarışmacı Rodney Alcala'yı seçer. Ancak Alcala, pek de göründüğü gibi biri değildir.O, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük seri katillerden biridir.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Aza confronts her potential for love, happiness, friendship, and hope while navigating an endless barrage of invasive, obsessive thoughts.

Marisa Tomei (My Cousin Vinny) ve Christian Slater (Murder in the First) bu yürekleri ısıtan, dürüst ve ustaca işlenmiş modern çağ romantik hikayesinde olağanüstü performans sergiliyorlar. Rosie Perez'in de (White Men Can't Jump) yardımcı rolde yer alarak kendisine özgü enerji ve yeteneğini kattığı Untamed Heart, "tam olması gerektiği gibi" (Roger Ebert, "Siskel & Ebert"), Tomei, Caroline adında aşk hayatı sürekli mutsuz devam eden bir garsonu canlandırıyor. Slater ise Adam rolünde restaurantın Caroline'a gizli bir hayranlık besleyen fakat ona duygularını açamayan başka bir çalışanını canlandırmakta. Ama her şey soğuk bir gecede değişir, Caroline eve dönerken hayatı tehlikeye girer ve Adam onu kurtarır. Beklemediği beyaz atlı prensine ilgi duymaya başlayan Caroline, duyarlı adımlarla onun yalnız dünyasına girer. İkisi bir arada sinemadaki en unutulmaz aşk hikayelerinden birisine dönüşecek bir güven ve anlayış bağı oluşturuyorlar.

Kısa sürede büyük bir başarı yakalayan şarkıcı Noni Jean, albüm bile çıkarmadan müzik dünyasını sarsmıştır. Büyük başarının ardından yavaş yavaş şöhretin altında ezilmeye başlayan Noni, bunalıma girerken, hayatı genç bir polis memuru olan Kaz Nicol tarafından kurtarılacaktır. Birbirinden etkilenen ikili, Noni’nin kendisini tanıyabilmesi ve hayallerine ulaşması için birlikte çalışmaya başlar.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Aşkı; Düşlerin ötesinde, tutkuların ötesinde, zamanın ötesinde bulacak! Bu hikaye geçmişte onu bekleyen gerçek aşkını bulmak için hayatını feda eden genç bir yazara ait... Bir gün kendisinden yaşça büyük bir kadın Richard Colliere (Christopher Reeve) antika altın bir saat verir ve birlikte zamanda yolculuk yapmaları için onu ikna etmeye çalışır. Yıllar sonra Richard güzeller güzeli genç bir bayanın (Jane Seymour) resmini görerek kendinden geçer. Bayanın daha ileriki yaşlarda çekilmiş başka bir fotoğrafı gerçekleri ortaya çıkarır. Bu fotoğrafın kendisine altın saat veren kadına ait olduğunu anlayan Collier, 1912ye geri dönüp onu bekleyen aşkını bulmayı kafasına koyar..

Harry Caul (Gene Hackman) çok gelişmiş elektronik aletler kullanarak dinleme ve izleme yapma konusunda uzman bir özel dedektiftir. Sahibi olduğu özel dedektiflik bürosuna başvuran müşterilerinin istediği kişileri izleyip seslerini banda almaktadır. Paranoid ve ketum bir kişiliğe sahip Caul'e başvuran bir iş adamı, dedektiften genç bir erkek ve kadını izlemesini ister. Caul genç çifti izlerken kaydettiği konuşmalardan etkilenir ve artık olaya sadece bir "iş" olarak bakmaz.

"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...

Yetenekli bir şarkıcı, Atlanta müzik dünyasını bırakarak Tennessee'deki küçük bir kasabada hayata yeniden başlar. Burada yeni bir amaç edinip aşkı bulsa da geçmişinden kaçamaz.

Çok bilinmeyen, genelde yeraltı camiasının tanıdığı bir müzisyen olan Adam, yaşadığı toplumun ve insanlığın aldığı halden dolayı depresif ve çok mutsuz haldedir. Onu hayata bağlayan Eve adındaki sevgilisi ile olan aşkları ise yüzyıllardır sürmektedir; zira Adam ve Eve aşkları hiç tükenmeyen iki vampirdir. Fakat bu ölümsüz ve uzun soluklu aşk Eve’in küçük kız kardeşi Ava tarafından sekteye uğrayacaktır.

Kate Parker’in hayatta en çok istediği şey Amerikan Dans Akademisi’ne girmektir. Fakat amacına ulaşamayınca, dans dünyasına adım atmanın kişisel yetenekten çok daha fazlasını gerektirdiğini öğrenir. Bir Hip Hop klübünde eski bir hokey oyuncusu olan yakışıklı bir dansçının da yardımıyla hayallerini gerçekleştirme şansı yakalayan Kate, hayatını dansa adayacaktır.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir