
Alain Delon
Judge Pierre Larcher


Alain Delon
Judge Pierre Larcher

Simone Signoret
Rose Cateux

Bernard Le Coq
Paul Cateux

Miou-Miou
Monique Cateux

Paul Crauchet
Pierre Cateux

Catherine Allégret
Françoise Cateux

Christian Barbier
Captain of gendarmerie

Jean Bouise
Journalist

Pierre Rousseau
Louis Cateux

Fernand Ledoux
Dean of Judges

Renato Salvatori
Hotelier

Armand Abplanalp
Police officer

Gérard Chevalier
Émile

Béatrice Costantini
Lucile Cateux
Michel Berard

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

Police Commissioner Jules Maigret returns to the small village where he spent his childhood at the request of the Countess of Saint-Fiacre, who has received a disturbing anonymous letter.

When a sudden tragedy uproots the lives of two women and their families, they begin to question the relationships they once held so dear.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

Carly Norris, New York’ta yaşayan bir kitap editörüdür ve Sliver Apartmanındaki dairesine taşınır. Burada iki yeni komşusuyla tanışır; gerilim romanları yazan Jack Lansfor ve apartmanın sahibi yakışıklı Zeke Hawkins. Carly kısa bir sürede apartmanda yaşayan bazı kadınların öldürüldüğünü ve polisin apartmanda bir seri katil olabileceğinden şüphelendiğini öğrenir.

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.

Fransız bir çift olan Antoine ve Olga, uzun süredir Galiçya'da küçük bir köyde yaşıyorlar. Çevreye duyarlı tarım uyguluyorlar ve yeniden yerleşimi kolaylaştırmak için terk edilmiş evleri restore ediyorlar. Komşularıyla ciddi bir çatışma yaratan bir rüzgar türbini projesine karşı çıkmaları dışında her şey cennet gibi olmalı. Gerginlik onarılamaz bir noktaya yükselecek.

Özel dedektif Sam Spade, ortağı Miles Archer ve sekreterinden oluşan dedektiflik bürosunda her gün sıradan ve bilindik işlerin peşinde koşarken müşteri olarak gelen Brigid O'Shaughnessy'nin hayatlarına girmesi ile herşeyin değişeceğinden habersizdir. Brigid, kardeşinin birlikte kaçtığı belalı sevgilisini bulmaları için iki dedektifi tutunca Archer, adamı bulmak için hemen peşine düşer. Fakat ortağının bu yolculuk sırasında gizemli bir şekilde öldürülmesi sonucu, Brigid'in aslında yalan söylemiş olduğu ortaya çıkar. Bütün bu yalanların uzandığı nokta, Malta Şahini adlı paha biçilmez bir heykele ulaşabilmektir. Sandığından çok daha büyük bir belanın içine batmış olduğunu anlayan Sam için artık sadece kendisini kurtarmak vardır.

General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.

1926 yılında Agatha Cristie; hem kişisel hayatının bir bölümde hem de yazmakta krizler yaşamaktadır. Bu da genç Agatha'nın gerçek hayatta bir cinayeti çözme kararı vermesine neden olur.

Amerika’lı diplomat Robert Thorn; doğum sırasında bebeğini kaybetmiş olan eşinin depresyona girmemesi için, annesi ölen başka bir bebekle kendi çocuğunun yerlerini değiştirir. 5 yıl sonra Amerika’nın İngiltere Başkonsolosu olan Thorn’un hayatı; oğlu Damien’in çevresinde gerçekleşen dehşet verici olaylar sebebiyle alt üst olur. Kısa sürede anlaşılır ki Damien; kutsal kitaplarda kıyametin gelişine dair işaretlerden en önemlisidir ve bir an evvel durdurulmalıdır. Tabii; doğaüstü güçlerin desteğini de arkasına alan, kötülük imparatorluğunun müstakbel varisinin durmaya niyeti yoktur. Ve kan gövdeyi götürür…

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.

Ardennes adındaki ufak kasabada yaşayan 12 yaşındaki meraklı Antoine, aşık olduğu kızı zengin birinin çocuğuyla öpüşürlerken görür. Çok geçmeden hayat dostu köpeğini de kaybeden Antoine’ın sevdiği kızın kardeşinin de ortadan kaybolmasıyla hayatı tam bir felakete dönüşecek, tüm kasaba onu bulabilmek için seferber olacaktır.

After his father is killed in a plane crash, Bart Cordell returns back home to France to claim his inheritance: to lead the industrial empire his father built. But when a prostitute tries to set him up for a drug smuggling charge, he is forced to accept that his father may have been assassinated and that the killers are out to get him as well...

A tough detective who is part of an elite New York City unit is trying to find out who killed his partner, but uncovers a plot to kidnap mobsters for money.

Samuel, a widower, is taking care of his 7-year-old daughter alone. Overwhelmed and stressed out, he decides to isolate in a chalet he was renovating with his wife in the Italian Alps. Indifferent to the anger of locals who help police to hunt down migrants, he comes across a woman who fled Afghanistan. Samuel decides to help her reach the border, thinking it will take them a few hours. But an aggressive group of men comes after them…

Jenny, mesleğinde hızla yükselme hırsıyla dolu, çalışkan, genç bir pratisyen hekimdir. Bir akşam, muayenehanesinin mesai saatinden sonra çalan kapısını açmaz. Ertesi gün ise polislerden akşam gelenin genç bir kız olduğunu ve kapıyı çalmasından bir süre sonra nehir kenarında ölü bulunduğunu öğrenir. Polisin, kızın kimliğini bir türlü teşhis edemediğini söylemesi üzerine Jenny’nin kariyer endişesinin yerini artık tek bir şey almıştır: Kızın kim olduğunu öğrenmek. Kızın isimsiz olarak gömülüp sonsuza dek unutulmaması için elinden geleni yapmaya kararlıdır.

Gerçekleştirdikleri yüksek profilli araba soygunlarıyla tüm Avrupa'nın suç dünyasında isimlerini duyuran Andrew ve Garrett Foster kardeşler, Fransa'nın güneyindeki son soygunlarında baltayı taşa vurmuşlardır. Bugatti'sini çalıp yakalandıkları mafya babası Jacomo Morier, son derece öfkelenmiştir. Hayatlarını bağışlamak için tek bir şartı vardır: Morier'nin en büyük rakibi olan Max Klemp'in çok değerli Ferrari 250 GTO'sunu direkt evinden çalmak. Önlerinde sadece 1 haftaları vardır. Foster kardeşler, güzel Stephanie'nin de içinde bulunduğu bir ekip oluşturarak bu zor ve aksiyon dolu görevi başarmaya çalışacaklardır.

İngiltere… 1953 yılı… Küçük bir kasaba olan St. Mary Mead, sinema dünyasının kraliçesi Marina Rudd’un muhteşem dönüşüne hazırlanmak üzere, bu kasaba da bir ev satın almasıyla olaylar başlar. Bir süre sonra kasabaya gelen film yapımcıları, ünlü oyuncular ve set ekibi nedeniyle adeta bir festival yaşanmaktadır. Fakat verilen bir partide , içine zehir katılmış bir kokteyli hayranlarından birinin içmesi ve zehirlenerek ölmesiyle. Marina kendisini, amatör dedektif bayan Marple’ın da içinde bulunduğu gerçek bir gizemin içinde bulur…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir