
Lambert Wilson
Philip V

After many years of confrontation, the treasures of Spain and France are empty. In 1721, the regent of France draws up an ambitious plan to inaugurate an era of peace and prosperity that will heal the economies of both nations: his intention is to build a solid network of marriage alliances that will involve four children of very different ages who know nothing of betrayals and power games…

Lambert Wilson
Philip V

Anamaria Vartolomei
Louise Elisabeth

Olivier Gourmet
Regent Philippe d'Orléans

Catherine Mouchet
Madame de Ventadour

Kacey Mottet Klein
Don Luis

Igor van Dessel
Louis XV

Juliane Lepoureau
Marie Victoire

Andréa Ferréol
Princess Palatine

Maya Sansa
Elisabeth Farnese

Patrick Descamps
Maréchal de Villeroy

Thomas Mustin
Duke of Condé

Gwendolyn Gourvenec
La Quadra

Didier Sauvegrain
Cardinal de Fleury

Vincent Londez
Saint Simon

Jonas Wertz
Duke de Boufflers

Sinema tarihinin en çok ödül alan, en geniş kadrolu filmlerinin başında gelen Son İmparator destansı bir öyküdür: 2 yaşında tahta çıkan Çin'in son imparatoru Pi Yi'nin gözünden 60 yılın öyküsü. Çekimi 2,5 yıl süren, 19 binden fazla kişinin rol aldığı film çok şık ve estetik bir görkemli yapımdır. Bertolucci sinemasının izlerini de taşır: Yasak Kent'in avlusunda binlerce figuranla çekilen sahnelerden ipek çarşafların altında belli belirsiz sevişen üç bedene kadar... Son İmparator aynı zamanda Bertolucci'nin Oryantal Üçlemesi'nin ilk filmidir. Bu seri daha sonraki yıllarda çekeceği Çölde Çay ve Küçük Buda ile tamamlanır.

Part two of a two-part biopic following French army officer Charles De Gaulle's life and political commitment between 1940 and 1945, and trace his development towards a political career.

Yıl 1183. Her modern-zaman politikacısı gibi, Britanya'nın Kralı 2. Henry (Peter O'Toole) de, karısını balolara götürmeyi ve onu halka teşhir etmeyi yalnızca zaman zaman faydalı bulur. Henry'nin uzak bir kalede sürgündeki kraliçesi Eleanor (Katharine Hepburn), Henry'ye ve üç oğluna, bir aile toplantısında katılmak için davet edilir. Bu şekilde Henry, İmparatorluk'un birliğini güçlendirmeyi ve güç dengelerinin Eleanor'a ya da üç oğlundan birine kaymasını engellemeyi ummaktadır. Diğer yanda da Kral'ın gücüne imrenmekte olan metresi Prenses Alais (Jane Merrow) ve prensesin erkek kardeşi Fransa Kralı Philip (Timothy Dalton) vardır. Henry'nin bütün bu çabalarına rağmen, Eleanor başarılı bir şekilde, aileyi yeniden bir araya getirir. Bunu yaparken de yalnızca kendi gücünü yeniden garantilemekle kalmayacak, ölümünden sonra bile bu gücün yaşamasını sağlayacaktır.

Truffaut’nun sağır ve dilsizler için kurulan bir enstitüde çalışan doktor Itard’ı canlandırdığı filmde, ormanda bulunan ve konuşmayı bilmeyen Victor adlı bir ‘vahşi’nin uygarlığa döndürülme macerası anlatılıyor. Enstitünün sert yöntemlerinin Victor’u daha da uzaklaştıracağını düşünen Itard onu evine almaya karar veriyor.

In 19th century France, Jean Valjean, a man imprisoned for stealing bread, must flee a relentless policeman named Javert. The pursuit consumes both men's lives, and soon Valjean finds himself in the midst of the student revolutions in France.

Follows Joseph Ferdinand Chavel a French postman who built a palace in the French countryside over 33 years.

Shrabani Basu’nun aynı adlı romanından uyarlanan ve gerçek bir hikayeye dayanan bu filmde, genç bir Hintli katip olan Abdul Karim, Kraliçe Victoria'nın tahtaki 50. yılı şerefine (altın jübile) Hindistan’da Victoria onuruna basılan “mohur”u sunmak için tesadüfi bir şekilde Kraliçe’nin huzuruna çıkartılır. Kraliçe ise o sırada tahttaki uzun dönemini sorgulamaktadır. İkili yakınlaşır ve kısa sürede sıradışı bir arkadaşlık kurarlar. Ancak bu arkadaşlık Kraliçe'nin ev halkı ve yakın çevresinin dikkatini çekmiştir ve Kraliçe’nin alt seviyeden bir hizmetkarla kurduğu bu “arkadaşlık” hoş karşılanmamaktadır. Dostlukları derinleştikçe, Kraliçe değişen bir dünyayı yeni gözlerle görmeye başlayacaktır.

Taşralı bir genç kız olan Gabrielle, karizmatik Parisli yazar Henry Gauthier-Villars ile evlenince, sanatın kalbinin attığı Paris’e taşınır. Willy mahlasıyla tanınan kocası başarısız bir yazardır ve Gabrielle’in yeteneklerini çok geçmeden farkına varır. Willy, kariyerinin ve mali durumlarının kurtarıcısı olarak karısını görüp, kendi isminde yayınlanacak bir romanın gizli yazarı olarak Gabrielle'i kullanmaya başlar. Kocasının ısrarı üzerine Colette, ilk eseri Claudine’i yazar ve kitap tüm ülke çapında büyük başarı elde eder. Her şeyi farkında varmaya başlayan Colette, erkek egemen bir dünyada, kocasının ona dayattığı edebi ve mecazi sınırlardan kurtularak yazdıklarını sahiplenmeye karar verir. Gelecek neslin kadınlarına ışık tutan güçlü dilini kullanarak, topluma meydan okumanın zamanı gelmiştir.

Francisco Goya, 1700'lerin sonunda İspanya'nın en ünlü ressamı olarak Kral IV Carlos'un himayesinde sanatının en başarılı eserlerini vermektedir. İlham perisi olarak kabul ettiği güzeller güzeli Inés, Engizisyon Mahkemesi ve bu mahkemenin kararlarına gizliden gizliye etkide bulunan rahip Lorenzo tarafından ahlaksızlık ve toplum değerlerine karşı gelmekle suçlanınca Goya, Inés'in bağışlanması için büyük bir savaş verecektir.Güzel Inés'i mahkumiyetten, işkenceden ve ölüme terkedilmekten kurtaramasa da, 20 yıl sonra Fransızlar Engizisyonu kaldırıp mehkumlar serbest bırakılınca, Goya, Lorenzo ve Inés arasındaki asıl hesaplaşma o zaman başlayacaktır.Sinema tarihinin unutulmaz filmleri Guguk Kuşu, Hair ve Amadeus gibi filmlere imza atmış Milos Forman imzalı film, Javier Bardem, Natalie Portman, Stellan Skarsgård gibi güçlü isimlerden oluşan kadrosu ile de dikkat çekiyor.

1759, Mauritius Island, Indian Ocean. The island is controlled by French settlers and the deported slave population live in fear while toiling in the sugar cane plantations. Unlike her disillusioned father Massamba, 16-year-old Mati refuses to keep her head down and accept her fate.

Jean Valjean olarak bilinen 24601 nolu mahkum, hapishaneden salınır. Kendisine yeni bir hayat kurmak ister ama müfettiş Javert'in gölgesi onu daima takip etmektedir. Jean Valjean Fantine'in kızı Cosette ile ilgilenmeyi kabul ettikten sonra ikisinin hayatı da tamamen değişecektir. Fransız Devrimi'nin arifesinde geçen hikaye ihtilalin her iki tarafının da yüzünü gözler önüne serer.

Birinci Dünya Savaşı'nda, aristokrat sınıftan gelen Komutan De Boeldieu ile işçi sınıfından gelme Teğmen Marechal, keşif gezisine çıkarlar. Ancak görevlerini başarı ile tamamlayamadan, Alman askerleri tarafından esir alınırlar. Alman Komutan von Rauffenstein da, tıpkı Boeldieu gibi aristokrat bir aileden gelmedir ve esirlerinin kendisi ile birlikte yemek yiyebileceklerini duyurur. Yemek sırasında Boeldieu ile Rauffenstein, aralarındaki ortaklıkları görmeye başlarlar, bunların hepsi de sınıf temellidir. Ancak bu ortaklık, onların esir kampına gönderilmesini engellemez. Komutan ve teğmen, kampta diğer askerler ile arkadaş olur ve onların kaçış planlarına katılırlar. Esir kampından tünel kazarak kaçmayı deneyeceklerdir...

1787 yılında İngiltere Kraliyet Donanması'na ait HMS Bounty gemisinin William Bligh komutasında Tahiti'ye doğru yaptığı yolculuğu ve ardından gemide çıkan isyanı anlatıyor. Başlangıçta, Bligh ve mürettebatı Tahiti'ye, oradan ekin (özellikle ekmek ağacı fidanı) almak üzere gönderilir. Ancak uzun ve zorlu yolculuk, aşırı disiplinci ve sert yapılı Kaptan Bligh ile mürettebat arasında büyük gerilimler doğurur. Özellikle ikinci kaptan Fletcher Christian, Bligh'ın baskıcı tutumuna karşı isyan eder. Tahiti'deki rahat ve özgür hayatı gören mürettebat da Kaptan Bligh'ın sert disipliniyle daha fazla baş edemez. Sonunda Fletcher Christian önderliğinde bir grup denizci, Bounty'de isyan çıkarır. Bligh ve ona sadık kalanlar küçük bir sandal ile okyanusa bırakılır. Christian ve isyancılar ise gemiyi alıp kendi kaderlerini çizmeye çalışır.

France, 1893. Joseph Bouvier attempts to shoot his love who refused to marry him and to commit suicide. Upon release from the filthy asylum where he was placed, with bullets still remaining in his head, he wanders the country roads and rapes and murders many teenagers over years. The judge Rousseau captures him, but to serve his ambition seeks to avoid that Bouvier is simply declared insane.

Elizabeth dönemi İngiltere'sinde geçen hikaye yüzlerce yıldır onlarca entellektüelin kafasını kurcalayan bir soruya odaklanıyor: İngiliz edebiyatının en büyük ismi William Shakespeare'in eserlerinin arkasında başka biri mi vardı? Onlarca edebiyat eseri başka birilerinin kaleminden çıkmış olabilir miydi? Konuya ömrünü adamış uzmanlar, yazılmış onlarca kitap ve üretilen teorilerden sonra şimdi Roland Emmerich, Anononim filmiyle İngiliz edebiyatına aynı soruyu soruyor. Dönemin skandal dolu siyasetine ayna tutarak, Kraliyet ailesinin küstah ve güç tutkunu hali Londra'da 'sahneleniyor..

Mucizevi bir hamilelik. Merhametsiz bir kral. Ölesiye bir kovalamaca. Meryem'in İsa'yı dünyaya getirdiği yolculuğu, İncil'e dayalı bu destanda açığa çıkıyor.

19uncu yüzyıl Fransa'sında geçen film, sayfiyede yaşayan romantik Emma'nın, daha yüksek standartlı bir hayata geçme hayaliyle, donuk doktor Charles Bovary ile evlenmesini anlatıyor.Evlendikten sonra, evliliğinde aradığı tutkuyu ve heyecanı bulamayan Emma, Rodolphe adlı önemli bir toprak sahibi ve Leon adında bir hukuk öğrencisiyle aşk yaşamaya başlar. Ödeyemeyeceği miktarda borca giren Madame Bovary, büyük bir çıkmaza doğru sürüklenmektedir. Gustave Flaubert edebiyat dünyasında önemli bir yer edinmiş romanından uyarlanan film; cinsellik, aldatma ve feminizm üzerine birçok tartışmaya da yol açmıştır.

Edmond Dantes dürüst ve saf bir denizcidir. Huzur dolu yaşamında güzeller güzeli Mercedes ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak sakin yaşamı Mercedes’i kendisi için isteyen en iyi arkadaşı Fernand’ın ihanetiyle bir anda darmadağın olur. İşlemediği bir suçtan yargılanarak kendisini İf adıyla bilinen ünlü ada hapishanesinde bulur. Bundan sonrasında onu 13 yıl devam edecek bir kabus beklemektedir. Ada hapishanesinde geçen zor günlerinde o güne dek inandığı doğru ve yanlış kavramlarını terk eder. Artık sadece ve sadece ihanet edenlerden intikam alma düşüncesine odaklanmıştır. Sonunda aynı hapishanede kalan bir başka mahkum arkadaşının (Richard Harris)yardımıyla oradan kaçmayı başarır ve özgürlüğüne kavuşur. O artık çok zengin ve esrerengiz Monte Cristo Kontu’dur. Monte Cristo Kontu son derece kurnazca hareket eden acımasız bir adamdır ve tek amacı vardır: Kendisini tuzağa düşüren ve 13 yıl boyunca hapishanede çile çekmesine yol açanları bulmak ve sistemli bir biçimde yok etmek...

Louvre'dan Palais de Buckingham'a, Paris'in göbeğinden La Rochelle'in merkezine kadar... Din savaşlarıyla bölünmüş ve İngiltere'nin istilasıyla tehdit edilmiş bir krallıkta, bir avuç erkek ve kadın kılıçlarını geçecek ve kaderlerini Fransa'nınkine bağlayacaktır.

Fransız askerî liderinin kökenlerine ve imparatorluğa doğru hızlı ve zalimce tırmanışına yakından bir bakış. Bu hikâyeye Napolyon’un eşi ve tek aşkı Josephine ile bağımlı, sallantılı ilişkisinin açısından bakıyoruz.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir