
Maria Ehrich
herself

Samsara, Sanskritçede "sonsuz döngü" veya "yeniden doğuş döngüsü" anlamına gelir ve belgesel de bu temayı işler. 25 farklı ülkede 5 yıl boyunca çekilmiş etkileyici görüntülerle doğanın, insan yaşamının, modern dünyanın ve ruhani geleneklerin bir döngü içinde nasıl birbiriyle bağlantılı olduğunu gözler önüne serer. Diyalogsuz anlatım, yalnızca görüntüler ve müzikle sağlanır, bu da izleyiciye derin bir görsel ve duygusal deneyim sunar. Doğal güzelliklerden kutsal mekanlara, modern sanayiden tüketim toplumunun karmaşasına, ölümden yeniden doğuşa kadar geniş bir perspektifte insanlığın varoluşunu inceler. Özellikle fabrika işçileri, şehir yaşamı, savaş, doğa felaketleri, dini ritüeller ve farklı kültürlerden insanlar gibi temalar üzerinde durarak, medeniyetin gelişimi ve ruhaniyet arasındaki ilişkiyi sorgular.

Daniel Craig candidly reflects on his 15 year adventure as James Bond. Including never-before-seen archival footage from Casino Royale to the upcoming 25th film No Time To Die, Craig shares his personal memories in conversation with 007 producers, Michael G Wilson and Barbara Broccoli.

Dünyamız sıcak, rahat ve tanıdık bir yer. Ama dünyamızdan uzaklaşıp, yukarı baktığımızda düşüncelerimiz çok geçmeden bizleri terk ediyor. Bizler yalnızca değersiz zerreciklerden ibaret miyiz? Evren misafirperver mi yoksa düşman mı? Burada sonsuza kadar durup merak edebiliriz. Ya da sırtımızı bir sahile dönüp dünyamızdan ayrılabilir, evreni en uç noktasına kadar görebiliriz. Harikalarını keşfedebilir, dehşetiyle yüzleşebiliriz. Güzel yeni dünyalar, kötü, karanlık güçler... Zamanın başlangıcı... Dünyanın sonu... Ötesini görmeye cesaretimiz var mı? Yoksa koşarak eve geri mi dönelim? Bunu öğrenmenin bir tek yolu var.

Star Trek'ün Bay Spock'ın yanı sıra oğlu Adam Nimoy tarafından yazılmış ve yönetilen Leonard Nimoy, neredeyse elli yıldır Bay Spock'ı canlandıran oyuncu hakkında bir belgesel film.

Bu belgesel film, The Dark Knight filmindeki “Joker” rolüyle, tarihin en ünlü performanslarından birine imza atan, genç yaşında evinde aşırı dozda uyuşturucu kullanımıyla ölü bulunan ve bu açıdan trajik bir ölüme sebep olan, 22 Ocak 2008'de zamansızca kaybettiğimiz Heath Ledger'ı daha önce hiç görülmemiş görüntüler eşliğinde anlatıyor. Film Heath Ledger'ı az veya çok tanıyan kişilerle röportajlara da yer veriyor. Arada oyuncunun hem kendi video kayıtları, hem de oynadığı sahnelerden de kurgulanmış dolu dolu bir belgesel.

Pixar's Lightyear'ın yapımında Buzz Lightyear'ın oyuncaktan insana evrimini keşfedin. Herkesin favorisi Space Ranger'ın kökenine ve kültürel etkisine, yeni bir "insan Buzz" tasarlama sanatına ve bu yolda Lightyear ekibinin karşılaştığı zorluklara dalın.

JB Smoove ve Martin Starr, Sam Raimi üçlemesinden Marc Webb filmlerine ve Jon Watts üçlüsüne kadar "Örümcek Adam" filmlerinin 20. yılını kutlamak için bir etkinlik düzenliyor.

Shakespeare’in III. Richard’ının yeni bir versiyonu söz konusu. Bir tiyatro grubu, oyunu sahneye koyarken metnin gücünü ve günümüzdeki uzantılarını tartışıyor. Klasik anlatım kalıplarının dışına çıkan bu ilginç filmde Winona Ryder, Alec Baldwin gibi angloamerikan gençliğin idolleri de mevcut.

Bir film yapımcısı ile müzisyen kız arkadaşı, köpekleriyle beraber destansı bir yolculuğa çıkıyor ve yenilenmiş bir okul otobüsüyle Kuzey Amerika'yı uçtan uca geziyor.

Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.

Daft Punk Unchained is the first film about the pop culture phenomenon that is Daft Punk, the duo with 12 million albums sold worldwide and seven Grammy Awards. Throughout their career Thomas Bangalter and Guy-Manuel de Homem-Christo have always resisted compromise and the established codes of show business. They have remained determined to maintain control of every link in the chain of their creative process. In the era of globalisation and social networks, they rarely speak in public and neither do they show their faces on TV. This documentary explores this unprecedented cultural revolution revealing a duo of artists on a permanent quest for creativity, independence and freedom.

The Captains is a feature-length documentary film written and directed by William Shatner. The film follows Shatner as he interviews the other actors who have portrayed starship captains in the Star Trek franchise.

Hayatı boyunca yaşamak istediği macera hayalini gerçekleştirmek için evine binlerce balon bağlayıp Güney Amerika'nın vahşi doğasına doğru yolculuğa çıkan 78 yaşındaki baloncu Carl Fredricksen'ın hikayesinin anlatıldığı yeni bir komedi. Ancak Carl, yolculuğa başladıktan sonra en büyük kabusunu da yanında götürmekte olduğunu fark eder: fazlasıyla iyimser, doğa kaşifi 8 yaşındaki Russel'ı.

Kyushu'nun sakin bir kasabasında yaşayan 17 yaşındaki Suzume, yolda "bir kapı arayan" genç bir adamla tanışır. Suzume adamı dağlardaki harap bir binaya kadar takip eder ve yıkımdan kurtulmuş gibi bağımsız, bozulmamış duran bir kapı bulur. Suzume görünmez bir güç tarafından çekildiğini hisseder ve kapıya uzanır. Çok geçmeden Japonya'nın her yerindeki kapılar ardı ardına açılmaya başlar. Ancak açılan kapılar, diğer tarafta yer alan felaketi engellemek için kapatılmalıdır. Böylece gizemli kapıların çağırdığı Suzume'nin "kapıları kapatma yolculuğu" başlar.

Bir ithal araba satıcısı olan Charlie, başkalarının düşüncelerine saygı duymayan bencil ve fırlama bir şehir çocuğudur. Babasının öldüğünü haber alan Charlie, cenazesine gittiğinde, babasının 49 model bir Buick Roadmaster hariç tüm mirasını bir vakfa bıraktığını öğrenir. Kendi hakkı olduğunu düşündüğü bu paradan bir pay alabilmek için bu vakfı ziyaret eden Charlie, buranın özürlülerle ilgilenen bir kurum olduğunu öğrenir.

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.


17 yaşlarında iki arkadaş; Julio ve Tenoch, hayali bir kumsala doğru bir yolculuk planlarlar ve kendilerinden büyük olan Luisa ile birlikte yolculuğa başlarlar. Meksika yapımı bir yol filmi olan yapım, gençlerin çıktıkları yolculuktaki deneyimlerine odaklanan ve yaşadıkları dünya ile birlikte kendilerini ve birbirlerini keşfetmelerini anlatan, günümüz Meksikasını ele alan son derece önemli bir film.

Avengers: Endgame'deki olayların ardından Peter Parker (Tom Holland), Spider-Man: Far From Home'da geri döner. Dost canlısı mahallemiz Süper Kahraman, en iyi arkadaşları Ned, MJ ve çetenin geri kalanına bir Avrupa tatilinde katılmaya karar verir. Bununla birlikte, Peter'ın süper kahramanları birkaç haftalığına geride bırakma planı, isteksizce Nick Fury'ye (Samuel L. Jackson) birkaç temel yaratık saldırısının gizemini ortaya çıkarmasına yardım etmeyi kabul ettiğinde hızla rafa kaldırılır. Örümcek Adam ve Mysterio (Jake Gyllenhaal), kıtada ortaya çıkan tahribatla savaşmak için güçlerini birleştirir, ancak her şey göründüğü gibi değildir.

Macera, Erebor’u Gandalf ve efsanevi savaşçı Thorin Oakenshield’in önderliğindeki 13 Cüce’nin yardımıyla geri almak için destansı bir arayışa sürüklenen Bilbo Baggins’in peşini bırakmaz. Yolculukları onları alıştıkları yerlerden uzaklara götürür. Cinler, Orklar ve ölümcül Wargs’larla dolu ve Necromancer olarak tanınan gizemli ve kötü birisinin bulunduğu tehlikeli yerlerden geçerler. Hedefleri Doğu’ya ve Yalnız Dağ’ın çorak yerlerine gitmek olduğu halde, ilk önce Bilbo’nun hayatını sonsuza dek değiştirecek bir yaratık olan Gollum’la karşılaştığı Goblin tünellerinden kaçmaları gerekmektedir. Burada, bir yeraltı gölünün kıyısında Gollum’la yalnız kalan mütevazı Bilbo sadece kendisini bile şaşırtan yaratıcılık ve cesaretin derinliklerini keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda beklenmedik ve yararlı niteliklere sahip olan Gollum’un “değerli” yüzüğüne de sahip olur. Bu, Bilbo’nun anlamaya bile başlayamayacağı bir şekilde bütün Orta Dünya’nın kaderine bağlı olan basit bir altın yüzüktür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir