
Max Dearly
Banco

The Last Billionaire is a 1934 French comedy film directed by René Clair and starring Max Dearly, Marthe Mellot and Renée Saint-Cyr. The film is based on a fictional small European kingdom which is on the verge of going broke. Its French title is Le dernier milliardaire.

Şubat 2013’te Louis haylaz nihilizmini Phoenix, Arizona’ya götürüyor. Louis yaşlı bir kadın ile evcil hayvanından, Manhattan’da yaşamaktan, vücudunun yaşlanmasından, erkeklerin kadınların göğüsleri ile büyülenmesinden, besin zincirinin dışında yaşamanın güzelliğinden, araba sürerken çok çabuk öfkelenmesinden ve cinayetten bahsediyor ve sahnede sürekli hareket ediyor.

Üst orta sınıf bir Fransız ailesi bir restoranda doğum günü kutlaması yapmaktadır. Bir akşama bir yemeğe sığdırılan aile tarihi, gerilimler, düşmanlıklar, hoş anılar...

Ricky Gervais, insanlığın sonu temalı bu stand-up komedisinde politik doğruculuk ve aşırı hassasiyet konularında tartışmalı görüşlerini paylaşırken yine tabuları yıkıyor.

Tom Segura gives voice to the sordid thoughts you'd never say out loud, with blunt musings on porn, parking lot power struggles, parenthood and more.

At the Comédie-Française, there is one golden rule: the play is never canceled. Unfortunately for Nina, everything else is—just three hours before the premiere of her first staging. An actor is stuck on a train, tensions explode, equipment breaks down, egos clash, and panic sets in. With no way out and time slipping away, Nina must hold the show together at all costs. Will she make it until the curtain rises?

Açık sözlü komedyen Bill Burr, Nashville'de sahnelediği gösterisinde; ayaküstü yemekler, aşırı nüfus, diktatörler ve gorillerin işaret dili üzerine konuşuyor.

Moda dergisi editörü güzel ve hırslı Alice yakında genel yayın yönetmeni olmanın hayalini kurmaktadır ancak çok fazla rakibi vardır. Kariyeri yüzünden yıllarca aşk hayatını ihmal etmiştir. Bir gün uçakta bir öğrenci olan Bathazar ile tanışır. Bathazar Alice'den çok etkilenir, Alice de onunla bir kez buluşmak zorunda kalır. Alice'in patronu ilişki yaşadıklarını sanarak, eski kafalı bulduğu Alice'in kendinden genç biriyle beraber olmasından olumlu yönde etkilenir. Terfi için patronuna gerçeği bir türlü anlatamayan Alice, oyunu devam ettirmeye karar verir. Ancak oyun olarak başlayan aşk artık Alice'e çok yakındır.

Edouard Vuibert, Eddie, işsiz, ailesiz ve evsiz bir adamdır. Bir gün, bir kavganın ardından, Eddie’nin hayatı değişir. Sentier bölgesinin başarılı girişimcisi Victor Benzakem, olaya müdahale eder, saldırganlarını kovar ve onu bir Yahudi olduğunu düşünerek, ona depo işçiliği teklif eder. Eddie, kökeniyle ilgili yanlış anlamayı sürdürmeye karar verir. Victor’da çalışan genç bir satıcı olan Dov tarafından tanıtılan Eddie, sıcak bir ortam, renkli bir arkadaş grubu keşfeder: Serge Benamou, Rafy Stylmod, Yvan ve özellikle patronunun kızı Sandra, ki Eddie ona hemen aşık olur. Ancak, Sentier hayatı zorluklarla doludur ve başarıya giden yol, beklediğinden çok daha zorlu olacaktır...

Jim Belushi (K-9), hapishaneden kaçıp, yepyeni bir hayata kavuşan sanslı mahkum Jimmy Dworski rolünde karşımıza çıkıyor. Dworski şans eseri son derece tertipli ve planlı Spencer Barnes'ın (Charles Grodin, Midnight Run) tüm hayatını organize ettiği ajandasını bulur. Nakit para, kredi kartları ve Malibu'da muhteşem bir evin anahtarı ile Dworski için "Kolay Yaşam"ın kapıları açılmıştır. Bu arada akıl defterinin kaybolmasıyla Spencer'in yaşamı tam bir kabusa döner. Bu iki aykırı kahraman en sonunda karşılaştıklarında ise gülmekten kendinizi alamayacağınız olaylar da beraberinde gelir!

Tüm entrika, bir kasada bulunan "carte-blanche" (kayıtsız şartsız yetki) belgeleri etrafında dönüyor. Bu belgelerdeki boşluğu kim doldurursa, bir revünün sahibi oluyor. İşin içinde büyük paralar var. Kasanın sahibinin yeğeni, amcasını kandırmaya ve belgelere kendi adını yazdırmaya çalışıyor. Ancak işler daha da karmaşık çünkü banka müdürünün de bu işte parmağı var. Bu düzeni, mütevazı bir banka veznedarından (Pierre Richard) başka kim bozabilir ki?

Aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanan Potiche, usta yönetmen François Ozon’un Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan Catherine Deneuve, Gérard Depardieu gibi yıldızlarla dolu yeni komedisidir. Hikâye 1977 yılında, Fransa’nın kuzeyindeki Sainte-Gudule kasabasında geçmektedir. Suzanne zampara, işkolik, ukala ve emek düşmanı 'çirkin kapitalist' Robert Pujol’ün itaatkâr ve evine bağlı karısıdır. İşçiler greve giderek Robert’ı rehin aldıklarında, fabrikanın yönetimi karısı Suzanne’nın ellerine kalır. Suzanne herkesi şaşırtarak becerisini ve iddiasını sergileyecek ve kişiliğini geri kazanmak adına kollarını sıvayacaktır.

Hayatı bir şaka nedeniyle altüst olan çalışkan bir lise son öğrencisi, farklı yapmış olmayı dilediği şeylerin listesini paylaşır. Belki de bunları yapması hâlâ mümkündür.

While Ron Burgundy's rivalry with Veronica Corningstone escalates quickly, a group of unprofessional thieves better known as 'The Alarm Clock' try to make the truth known, whatever that may mean...

François Marsault, a war veteran, makes the most of his retirement alongside his wife Annie. Authoritarian and ruthless, François rules his family with an iron fist — but when he discovers that his esteemed wife cheated on him 40 years ago, he files for divorce and confronts her former lover, who lives in the French Riviera.

BEBEKLER, New York'ta birlikte büyümüş ve artık yetişkinliğin farklı evrelerinde olan ayrılmaz çocukluk arkadaşları Eden (Ilana Glazer) ve Dawn'ı (Michelle Buteau) konu alıyor. Kaygısız bir bekâr olan Eden, tek gecelik bir ilişkinin ardından kendi başına bebek sahibi olmaya karar verdiğinde, arkadaşlıkları büyük bir sınavla karşı karşıya kalır. BEBEKLER, kadın arkadaşlığının karmaşıklığını kahkaha, gözyaşı ve doğum sancılarıyla harmanlayarak anlatıyor. Ilana Glazer ve Josh Rabinowitz'in birlikte yazdıkları ve Pamela Adlon'un yönettiği BEBEKLER, arkadaşlık bağları ile yetişkinliğin ve ebeveyn olmanın karmaşık, öngörülemeyen zorlukları hakkında eğlenceli ve samimi bir komedi.

Claude and Marie Verneuil face a new crisis. The four spouses of their daughters, David, Rachid, Chao and Charles decided to leave France for various reasons. Here they are imagining their lives elsewhere.

Washington'da senatörün ölmesinin haberi tüm eyalette yayılmıştır ve Senator Joseph Paine'in medya patronu Jim Taylor'dan istediği geçici göreve gelecek kişi için işlerine pek karışamayacak birini bulmasıdır. Jefferson Smith Boy Rangers'ın başkanı, dürüst ve idealleri olan biridir ve bu istek için biçilmiş kaftandır. Ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson'ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur * İzlemeden önce sıkıcı bir politik film olduğunu zannediyordum.Kesinlikle sıkıcı değilmiş, aksine bir başucu filmiymiş. Kararında ilerleyen senaryo finaline doğru kalitesini hep arttırıyor. Zaten eski filmlerde en çok sevdiğim şey bu * Frank Capra neden filmlerinin son yarım saatini tüyleri havaya dikecek kadar etkileyici biçimde işliyor?

Apayrı dünyalara sahip milyoner Edward ile araba tamircisi Carter’ın yolları, kanser hastalığı sebebiyle bir hastane odasını paylaşmalarıyla kesişir ve sadece iki ortak noktaları olduğunu keşfederler: Hayatlarının kalan kısmını yapmak istedikleri her şeyi yaparak geçirme arzusu ve kendileriyle barışma ihtiyacı. Hayatları boyunca yapmak istedikleri herşeyin bir listesini yapıp hastaneyi terkeden iki arkadaş, birlikte araba seyahatine çıkarlar ve bu süreçte dost olup hayatı dolu dolu, hoşgörü ve mizahla yaşamayı öğrenirler.

Başarılı avukat Lucy Kelson, çalıştığı şirkette çekici patronu George Wade için saçını süpürge yapmaktadır. İşinin yoğunluğu nedeniyle, gizliden ilgi duyduğu patronuna rağmen işten ayrılma kararı alır. İşe girerken belirlediği hedeflere ulaştığı için de, daha fazla çalışmasına gerek kalmamıştır. Fakat kendi yerine alınan kadını gördükten sonra, duyguları nedeniyle pişmanlık duymaya başlar. Gitmek mi zordur yoksa kalmak mı, bir türlü karar veremez * Sandra Bullock’lu Güzel Dedektif’in yazarı olarak tanıdığımız yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi, Bullock ve Grant’ı biraraya getiriyor.

Longfellow Deeds, New Hampshire'ın küçük bir kasabasında basit ama mutlu bir yaşantı süren sempatik bir adamdır. Yerel halk, sahip olduğu pizza dükkanında onlara okuduğu garip şiirlerinden dolayı Deeds'i çok sevmektedir. Deeds'in basit yaşantısı inanılmaz bir haberle değişir. Tanımadığı uzak bir akrabası ölmüş ve Deeds'e 40 milyar dolar paranın yanı sıra dünyanın en büyük medya şirketini ve bir futbol takımı ile bir de basketbol takımını miras bırakmıştır. Deeds, güvendiği adamı Emilio'nun da yardımıyla paranın herşeyi değiştirdiğini ama herkesi değiştirmeyeceğini kanıtlamaya çalışır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir