
Gaby Morlay
Clara Stuart

Philippe Lutcher, an anarchist, fires a shot at Clara Stuart, a famous stage and screen actress, but only wounds her. The star, through affectation and curiosity to know his motives, pleads in his favour at his trial, but he rebuffs her pity. After he has served 18 months in prison, they meet and fall in love.

Gaby Morlay
Clara Stuart

Charles Boyer
Philippe Lutcher

Paulette Dubost
Louise

Jaque Catelain
Geoffroy de Chabré

Michel Simon
Noël Malpiaz

Jean Toulout
Maître Balbant

Georges Mauloy
President of the Assises

Léon Arvel
General advocate

Marie-Jacqueline Chantal
Lady in the hearing (uncredited)
Robert Colette
Edmond

Marguerite de Morlaye
Dame à l'audience
Raymond Destac
Journalist (uncredited)

Pierre Finaly
Director of L'Echo du Monde (uncredited)

Jacques Henley
(uncredited)
Sylvain Itkine
Journalist (uncredited)

A boy and his eccentric parents leave their home in Paris for a country house in Spain. As the mother descends deeper into her own mind, it's up to the boy and his father to keep her safe and happy.

Hiç beklemediği bir zamanda kanser teşhisi konulan Abbie (Gugu Mbatha-Raw), kısa süre önce nişanlandığı ve ondan başka kimseyle çıkmamış nişanlısı Sam (Michiel Huisman) için "yerini dolduracak" bir kız arkadaş aramaya koyulur.

İlişkileri başladıktan bir yıl sonra Calie ve Joseph, çiftliklerinde mandıra ve şarap işleri ile uğraşırken, San Francisco'daki aile işlerini yürütmek için çiftlikten ayrılır. Callie bu değişiklikten memnun olmasa da yeni hayatına alışmaya çalışır. Bu süreç Callie ve Joseph'i zorlu bir teste tabi tutar. Callie ve Joseph arasındaki bağ, karşılaştıları zorlukların üstesinden gelmeye yetecek midir?

Diagnosed «crap with girls» by his friends, Anis’ love life has barely a pulse. Three years after the loss of Isma, his best friend and mentor, Anis takes his courage in both hands and decides finally to get out and meet people again. And the person he meets is Madeleine. Thinking she’s way out of his league, Anis gets tangled in a web of silly lies trying to impress her. But something huge is about to start. An unexpected thing. A thing called love.

Molière, a down-and-out actor-cum-playwright up to his ears in debt. When the wealthy Jourdain offers to cover that debt so that Molière's theatrical talents might help Jourdain win the heart of a certain widowed marquise, hilarity ensues.

1942 senesi Krakow... Polonya Nazilerin işgali altındadır ve yahudiler açısından çok tehlikeli bir zamandır. Varlıklı bir yahudi ailesinin oğlu olan Romek hayatta kalabilmesi için ailesinin yanından ayrılıp farklı bir kimlikle yaşamak zorundadır. Ancak bu on bir yaşındaki küçük bir çocuk için kolay değildir. Babası içi yansa da oğluna katolik dualar öğretir ve yeni yaşamı için gerekli bilgiler verir. Romek dağlarda yaşayan bir çiftçinin yanına sığınır ve yeni hayatındaki duygusal yolculuğuna başlar...

A single mother and a married man enter into an affair with the understanding that their relationship is purely sexual. Though they agree the relationship has no future, they find themselves increasingly drawn into each other's company.

Les, ünlülerin fotoğraflarını çekme işi ile uğraşmaktadır. En büyük arzusu büyük işler başarmaktır. Bir gün sokaklarda yaşayan Toby ile tanışır ve yakın arkadaş olurlar. Toby’nin de en büyük arzusu oyuncu olmaktır. Şans eseri Toby o zamanın en ünlü pop yıldızı K’Harma ile romantik ilişki yaşamaya başlar. Les’te buna bozulur ve intikam almaya karar verir.

A twisted honeymoon adventure about a young couple on their way to Niagara Falls.

"Aşkım" (Cheri), zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Lea de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Lea, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine aşık olurlar. Oscar adayı güzel oyuncu Michelle Pfeiffer’ı baş döndürücü bir rolde izleyeceğimiz “Aşkım / Cheri”de Rupert Friend ve Kathy Bates de başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

Hayal dünyasında kaybolmuş bekar bir kitapçı, aşk hayatını mahvetmemek için yazar olma hayalini gerçekleştirmek zorunda kalır.Paris’te ‘Shakespeare and Company’ isimli kitapçıda çalışan Agathe'in romantik hikayesini anlatan yapıt, prömiyerini Toronto Film Festivali'nde gerçekleştirdi.

Harry, a charming house thief, gets more than he bargains for during an attempted burglary when he stumbles upon Daisy and decides to save her from herself, sending both of them into a darkly comedic journey of self discovery and love.

Hudson Milbank başarılı bir senaryo yazarıdır. İlginç bir şekilde aniden hiç bir duygu hissetmediğini fark eder. Doktorlara ve psikiyatristlere gider fakat kimse ona yardımcı olamaz. Golf kanalı, lezbiyenler için egzersiz sınıfları ve her çeşit ilaçla günü kurtarmayı başarır fakat tam anlamıyla sorununu çözülmez. Beraber senaryo yazdığı ortağı da ona yardımcı olmaya çalışır fakat halen bir sonuç alamamıştır. Bir gün Sara ile tanışır ve sonunda tekrar hissedebilmek için ihtiyacı olan motivasyona kavuşur.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Kevin Bacon ve Elizabeth Perkins kendi sohbet programlarının iki sunucusu olarak savaşırken aşkı ve başarıyı bulan rakip gazetecilerdir. Ne yazık ki programlarının başarısının arkasındaki bu sürtüşme, romantizmi de öldürmektedir.

Amerikalı bir çift olan Bob ve Anne, aşkın şehri Paris'te bir malikaneye taşınmışlardır. Çift, yüksek sosyeteden dostları için özel bir akşam yemeği düzenleyecektir. Son dakikada eklenen bir konuk nedeniyle davetli sayısının 13'e çıkması, uğursuzluk getirecek diye mükemmeliyetçi ev sahibesini rahatsız eder. O da çözümü hizmetçisi Maria'nın 14. kişi olarak yemeğe katılmasında bulur. Tabii eksantrik ve aristokrat bir zengin gibi davranarak rol yapması şartıyla! Maria, yemekte rol yaparken tesadüfen sanat uzmanı konuk David ile yakınlaşınca olaylar beklenmedik bir şekilde gelişir. Maria'nın gerçek kimliğini saklayarak romantik bir aşka yelken açması üzerine Anne, bu ilişkiyi bitirmek için elinden geleni yapacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir