
Aaliyah
Akasha

"Bütün vampirlerin annesi."
Tabutunda yıllarca süren uykusundan uyanan vampir Lestat dünyanın çok değişmiş olduğunu görür. Bu dünyanın bir parçası olmak istemektedir. Zamanla bir rock yıldızı olan Lestat müziğinin yüzlerce yıl önce yasamış olan Kralice Akasha’yı hayata döndürdüğünü keşfeder. Akasha Lestat’tan kralı olmasını istemektedir.

Aaliyah
Akasha

Stuart Townsend
Lestat de Lioncourt

Marguerite Moreau
Jessica 'Jesse' Reeves

Vincent Perez
Marius de Romanus

Paul McGann
David Talbot

Lena Olin
Maharet

Claudia Black
Pandora

Bruce Spence
Khayman

Christian Manon
Mael

Matthew Newton
Armand

Tiriel Mora
Roger

Megan Cooper
Maudy

Rowland S. Howard
Vampire Guitarist

Hugo Race
Vampire Bass
Robin Casinader
Vampire Pianist

Overlook’ta yaşadığı travmayı bir türlü üzerinden atlatamayan Dan, uzun süre huzur bulabilmek için mücadele etmiştir. Dan, o güne dek tanık olmadığı güçte “parıltı” olarak tabir ettiği yeteneğe sahip olan Abra ile tanıştığında geçmişiyle barışır. Abra’nın hayatta kalabilmesi için daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde korkularıyla yüzleşerek ölüm ve yaşam arasında büyük bir mücadele içine girmesi gerekmektedir.

İran'ın Bad City adlı şehrinde tuhaf şeyler yaşanmaktadır. Bu hayalet kasabada fahişeler, uyuşturucu bağımlıları, kadın tüccarları ve daha birçok sefil ruh kol gezmektedir. Ölümün ve umutsuzluğun kol gezdiği bu kasabada bir kadın vampir, kasabanın azılı suçlularının peşine düşer… Arash, babasının uyuşturucu bağımlılığı yüzünden arabasını bir torbacıya kaptırmıştır. Kendisi de bir torbacı olan Arash, arabasını geri almaya gittiğinde adamın öldürüldüğünü görür. Adam, "Kız" adında, şehri lanetli insanlardan arındırmayı amaçlayan bir vampir tarafından öldürülmüştür. "Kız" bir yandan Arash'ın babasını da takip etmektedir. Çılgın bir parti sonrası yolları kesişen ikili, ummadıkları bir aşk yolculuğuna çıkar.

Bir genç kadın ile ona aşık olan vampir arasındaki takıntının hikâyesi. Güney Romanya’da vampir olduğuna inanılan bir adam mezardan çıkarılır ve cesedi ritüel olarak parçalanır. Zor ve çok içki içen bir adamdır. Öldükten sonra ailesi onun bir strigoi olarak geri döndüğünü ve geceleri kendilerine saldırdığını söyler. Gelini bu gece saldırılarından rahatsız olur ve hastalanır. Folklorik prosedüre göre ceset ortadan kaldırıldığında, vampir ziyaretleri de durur.

On yaşındaki Aurora, ailesini yediğini iddia ettiği yatağının altındaki canavarı öldürmesi için kiralık katil komşusundan yardım ister. Onu korumak için, kiralık katil bir yandan suikastçıların saldırısıyla mücadele ederken, diğer yandan bazı canavarların gerçek olabileceğini kabul etmek zorundadır.

Büyücülüğün gerçek, cadıların ABD yetkilileri tarafından zulme uğradığı modern bir Amerika'da yaşayan genç Claire ve ailesi, iki genç cadının Meksika'ya sığınmak için sınırın ötesine kaçmalarına yardımcı olur. Bu süreçte onlar kendi şeytanları ve önyargılarıyla yüzleşmek zorunda kalır.

Ginger Snaps filminin devamı olan bu filmde Ginger’in kardeşi Emily lanetlenmiştir durum daha da kötüye gitmektedir, akıl hastanesinde yatmaktadır. Tek umudu ise Ghost isimli garip küçük bir kızdır fakat Ghost’un da kendine göre planları vardır.

Ünlü korku ustası Clive Barker'ın Kabal romanında uyarlanan film, terapisti tarafından, geceleri cinayetler işlediği yönünde yorumlanan kabusları yüzünden yaratık olduğuna inanan ve yaratıkların yaşadığı rivayet edilen Midian'ı aramaya başlayan Aaron Boone'un hikayesini konu ediyor..

19. yüzyıl Kanadası'nın karanlık ve gizemli ormanları geceleri genç kızların yalnız dolaşması için hiç de uygun yerler değildir. İşte bu yüzden Ginger Fitzgerald ve kardeşi Brigitte şans eseri yolları uzak bir ticaret limanına düşünce çok sevinirler. Fakat dolunay gökteki yerini almaya başlayınca bu limanın korkunç bir grup doğaüstü yaratığın hedefi olduğu ortaya çıkar ve geceyi kimse atlatamayacaktır.

Doğaüstü güçlerin hüküm sürdüğü uzak bir gelecekte, genç bir kız kendisini ısıran vampiri öldürmek ve böylece kendisinin de vampir olmasını engellemek için bir vampir avcısından yardım ister.

Yaşlanan bir vudu rahibesi öldükten sonra, kibirli oğlu Willis Daniels, tarikata liderlik edecek bir sonraki kişinin kendisi olduğuna inanır. Annesinin evlat edindiği çırağı ve üvey kız kardeşi olan Lisa Fortier, tarikatın lideri olarak seçildiğinde öfkelenir. Willis, vampir Afrikalı Prens Mamuwalde'yi, diğer adıyla Blacula'yı canlandırarak intikam almaya çalışır, ancak çok geçmeden dehşete düşerek onu kontrol edemediğini fark eder.

Kötü üvey annesi ve üvey kız kardeşleri tarafından her gün istismar edilen ve işkence gören umutsuz Külkedisi, bu kez bilinen hikâyenin aksine intikam arayışına girer.

Gerilim ve korku romanlarının Dünyaca ünlü,usta yazarı Stephen King'in,Richard Bachman takma adıyla yazdığı kitabından sinemaya uyarlanmış.İyi bir koca ve sevgi dolu bir baba olan Billy Hallecek,Conneticut'da yaşamakta ve New York'da avukatlık yapmaktadır.Amerikan iyi yaşam'ın keyfini çıkartan bir kurban.Phalı bir ev,iyi bir aile ,itibarlı bir meslek...Normalden yirmi beş kilo fazlası var,otuz altı yaşında ve doktorunun sürekli hatırlattığı gibi kalp krizi riski altında.Ama günün birinde güney Conneticut'da bir çingeneye çarpması sonucu Billy Hallecek'in tüm yaşamı değişir.Bölgesel mahkemede sevimli bir yargıç ve dost bir şerif tarafından aklanmasına karşın hakında daha karanlık ve daha kötü bir karar alınmıştır.Ölen çingenenin babası Billy'e büyü yapıp onu lanetler.Ondan sonra bu kilolu adam ne yerse yesin ani bir şekilde zayıflamaya başlar.

Fotoğrafçı Leon, Metro Kasabı diye adlandırılan bir seri katilin tüm risklerine rağmen peşine düşer. Çektiği fotoğraflardan yola çıkarak ipuçları arıyordur. Yıllarca metroda kaybolan insanlara ne olduğunun gizemini çözmeye çalışmaktadır. Yaptığı araştırmalarla, çok geçmeden seri katilin kim olduğuna ulaşacaktır. Filmin konusu, korku hikayesi yazarı Clive Barker'ın kısa hikayesi olan ve aynı ismi taşıyan The Midnight Meat Train (1984) adlı eserden esinlenmiştir.

Andy'nin tüm isteği, arkadaşlarıyla ilk defa ziyaret ettiği Paris'te biraz eğlenmektir ve burada rüyalarının kızına rastlar. 18 yaşındaki Serafine'nin babası, Londra'da salgın bir hastalık yüzünden ölmüştür. Kan bağından dolayı, ne zaman dolunay olsa Serafine'nin keskin dişleri çıkarak vücudunu tüyler kaplar. Çünkü babası bir kurt adamdır ve ölümündeki esrarın ardında bu yatmaktadır.

Karanlık ve kasvetli bir gecede, karanlıklardan gizli bir canavar avcısı çetesi ortaya çıkar ve liderlerinin ölümünün ardından Kan Taşı Tapınağı'nda toplanırlar. Liderin hayatının bu tuhaf ve korkunç anma töreninde, güçlü bir yadigar için gizemli ve ölümcül bir rekabete girerler. Bu, sonunda onları tehlikeli bir canavarla yüz yüze getirecek bir avdır. 1930'ların ve 1940'ların korku filmlerinden ilham alan bu ürpertici film, Marvel Sinematik Evreni'nin yeni bir yanını keşfederken, bol miktarda gerilim ve korku ile ürkütücü duygular uyandırmayı amaçlıyor.

Can çekişen annesini kaybettikten sonra yaşamanın anlamını yitiren Evan (Lou Taylor Picci) yaşama arzusunu yeniden kazanmak için son çare olarak bir geziye çıkmaya karar verir.Rastgele bir yer seçen Evan, İtalya’ya gelir ve burada kendini turistlerle eğlenirken bulur.Buraya kadar her şey iyi giderken gizem dolu bir kadın olan Louise (Nadia Hilker) ile karşılaşması sonrası onun için pek çok şey değişmeye başlar.

Selene ile insan-Lycan melezi sevgilisi Michael’ın, vampirlerin atası Marcus’u ortadan kaldırmasının üzerinden 12 yıl geçmiştir. Aradan geçen zamanda, insanoğlu gerek vampir gerek Lycan klanlarından haberdar olmuş ve her iki türü de ortadan kaldırmak için seferberlik ilan etmiştir. Bu soykırım sürecinde ele geçirilen Selene, on yıldan fazla bir süre sonra uyanır ve kendini Antigen’deki gizli bir laboratuvarda tutsak bulur. Antigen, vampirleri ve Lycan’ları yaratmış olan virüse karşı bir aşı geliştirme amacı güden güçlü bir biyoteknoloji şirketidir. Michael’ın öldüğü haberi Selene’i çok üzse de dondurulmuş şekilde geçirdiği zaman zarfında Michael’dan olan kızı Eve’i doğurduğunu öğrenmek bu acıyı gölgede bırakır. Kendi ve çocuğu için sığınacak bir yer ararken Selene kendini, bir zamanlar gururlu olmalarıyla tanınan türdeşlerinin soyunun neredeyse tükenmek üzere olduğu, sağ kalanların ise yeraltına çekildiği bir dünyada bulur.

A fearless knight braves a deadly realm to save the Chosen One’s soul. Facing witches, demons, and brutal foes, he discovers her return could ignite chaos and doom humanity.

Yalnız olan Frankenstein, kendisine bir eş yaratması için çığır açan bilim insanı Dr. Euphronious'u bulmak üzere 1930'ların Chicago'suna gider. İkili, öldürülmüş genç bir kadını hayata döndürür ve "Gelin" doğar. Sonrasında gelişen olaylar ise ikisinin de hayal edebileceğinin ötesindedir: Cinayet! Ele Geçirilme! Vahşi ve radikal bir kültürel hareket! Tehlikeli ve alevli bir aşka tutulan kanun kaçağı âşıklar!

Vampirleri ortadan kaldırmakla görevli keşişler görevlerini tamamlamıştır. Ancak vampirlerin yeniden doğmaya başladığı haberleri yayılmaya başlar. Kuzeni vampirler tarafından kaçırılan bir keşiş, kilisenin emirlerine rağmen vampirlerin peşine düşer.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir