
Joan Blondell
Jenny Blake


Joan Blondell
Jenny Blake

John Wayne
Jackson Morgan

Philip Merivale
Stephen Alderson

Blanche Yurka
Julia Anderson

Ray Middleton
Alan Alderson

Edith Barrett
Katherine Alderson

Leonid Kinskey
Boris
Hattie Noel
Chloe

Montagu Love
Judge

Carmel Myers
Mrs. Dickson

Dorothy Burgess
Flo

Guy Usher
Governor

Ivan Miller
Mayor Dickson

Patricia Knox
Mabel
Lew Payton
Napoleon

İkinci dünya savaşında çok direnişli örgütün lideri Victor Lazlow Alman konsantrsayonu kampından kaçarak Casablanca'ya gelir. Amacı Lizbon'a oradanda ABD'ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları şans eseri Casablanca'nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick'e bağlamıştır. Rick kaçış için gerekli olan pasaportlara sahib olan tek kişidir. Öte yandan Ricky'in Victor'un yakalanması ya da öldürülmesi için gerekli nedeni vardır. Victor'un karısı Ilsa Ricky bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

Alkol sorunları yüzünden herşeyini kaybetmiş olan Hollywood senaristi Ben Sanderson ölümüne içmek için Las Vegas'a gelir. Burada tesadüfen tanışacağı hayat kadını Sera ile aşka dönüşen ilişkisi ise artık hayata farklı bir açıdan bakmasına sebep olacaktır.

Val Xavier, a drifter of obscure origins, arrives at a small town and gets a job in a store run by Lady Torrence. Her husband, Jabe M. Torrance, is dying of cancer. Val is pursued by Carol Cutere, the enigmatic local tramp-of-good-family.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Mutsuz bir evliliği olan ve üst tabakanın kendisine yapmacık gelen tavırlarından bunalan Julia Sturges, kocasından habersiz olarak iki çocuğunu da alır ve Amerika'ya gitmek üzere Titanic gemisine biner. Ancak kocası Richard da çocuklarından vazgeçmek niyetinde değildir ve son anda Titanic'e binmeyi başarır. Julia ve kocası Richard arasında yolculukları boyunca üst tabakaya mensup olmanın getirmiş olduğu soğukkanlı ama gerilimli bir tartışma yaşanırken, her ikisi de birbiri hakkındaki yalanları, gerçekleri ve gerçek kişiliklerini keşfederler. Bu arada ilk seferine çıkmış olan, yapıldığı tarihe göre dünyanın en büyük gemisi olan ve hiç batmayacağı söylenen Titanic; bir buzdağına çarpınca, Julia ve Richard bu olay karşısında kendi sorunlarının boyutunu ve ilişkilerini bir kez daha gözden geçirmek zorunda kalırlar.

Diana ve David Murphy (Demi Moore ve Woody Harrelson), sıkıntılı günler geçirmektedirler ve şanslarını denemek üzere Las Vegas'a gelirler. Milyarder John Gage ile karşılaşmaları ve aldıkları bir teklifle kötü günleri geride bırakabileceklerdir. 1 milyon dolarlık bu teklifin bedeli Diana ile geçirilecek bir gecedir. Problemlerini çözmek için gayet basit ve kolay bir çözüm gibi görünen bu teklif çifti aşk ve sadakat üzerine ciddi sorgulamalara sürükleyecektir. Başarılı yönetmen Adrian Lyne'dan ahlaki değerleri masa üzerine yatıran bir film.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

A young woman who is determined to maintain her independence finds herself at odds with her family who wants her to tame her wild side and get married.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

Şehir değil. Kadın. Çok seksi bir kadın. Doğal olarak, Syd'in (Chris Evans, Fantastic Four) London'la (Jessica Biel, Stealth) tutku dolu ama fırtınalı ilişkisi bittiğinde, Syd harabeye döner. Unutmak ve hissizleşmek için kendini alkol ve üyuşturucuya veren Syd, London'ın arkadaşlarının onun için bir veda partisi verdiğini öğrenir ve davet edilmemesine rağmen, tedarikçisi (Jason Statham, Transporter 2) ile beraber partiye gider. Bedeli ne olursa olsun, eski kız arkadaşını şehri terk etmemesi için ikna edecektir.

"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...

Dünya Savaşı sırasında hüküm giymiş bir Nazi savaş suçlusunun kızı olan Alicia'yla Amerikan Hükümeti adına casusluk yapması için temasa geçilir. Aşk, gerilim ve tutku gibi Hitchcock temaları etrafında dönen film, ustanın en iyi filmlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Film diğer Hitchcock filmleri gibi gerilim türünde olsa da; alt metin olarak asıl aşkı ele alıyor. Filmde Grant, ajan rolünde; Bergman da Almanya vatandaşı olan, babası kirli işlere karışmış, babasının yaptığı pis işleri öğrendiğinde Amerika hükümetine çeteye sızan birini canlandırıyor.

Michel Marsilya'da bir otomobil çalar ve yolda bir polis öldürür. Paris'te Champ Elysees'te New York Harold Tribune gazetesi için stajyerlik yapan Patricia'yı bulur. Daha önce birkaç kez birlikte olmuşlardır. Michel polis tarafından aranırken eski arkadaşlarıyla buluşup Roma'ya gitmek için gerekli parayı elde etmeye çabalar. Ancak ikisi de duygularından bir türlü emin olamaz. Başının polisle belaya girmesini istmeyen Patricia büyük bir ikilemde kalır. Onun bu kararsızlığına aldırış etmeyen Michel ise tam bir güven içinde son hazırlıkları yapmaktadır.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.

Paris’in gettolarında hararetli saatler yaşanmaktadır. Grup halinde dolaşan yerel gençlerle, çevreyi kuşatan polisler arasında nefret dolu bakışlardan oluşan bir gerilim vardır. Mahallenin gençlerinden Abdel, polis soruşturması sırasında dövüldüğü için hastanede ölüm döşeğinde yatmaktadır. Arkadaşı Vinz ise, Abdel’in ölmesi durumunda bir polis vurmaya ant içer.

Guido Anselmi son filminin hazırlıkları ile uğraşan bir yönetmendir. Herkes onun eski işlerine bakmakta ve ondan büyük bir iş beklemektedir. Çevresindekilerden bir huzur bulamayan Guido yeni filmi için parlak bir fikir de bulamamaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi hayatındaki kadınlar da ona rahat vermez. Guido giderek boğulduğunu hissetmektedir.

Karnavallarda gösteri yapan ikinci sınıf vücutçu Zampano, tuhaf bir köylü kızı olan Gelsomina’yı, fakirlikten çaresiz annesinden “satın alır” ve ikisi birlikte yola koyulurlar. Merhametsiz ve suskun Zampano, (Fellini’nin karısı Giulietta Masina’nın; Buster Keaton, Charlie Chaplin ve Marcel Marceau’nunkilerle karşılaştırılmış garip bir pandomimci uslûbuyla canlandırdığı) masum ve çocuksu Gelsomina’ya, zincir kırma numarası sırasında şapkayı dolaştırmasını, davul çalmasını ve biraz soytarılık etmesini öğretir. Kızı baştan çıkarır, ona köle muamelesi eder ve kaçmaya çalıştığında da döver. Bir taşra sirkine katıldıklarında, Gelsomina nükteci ip cambazı, soytarı Matto’yla tanışır. Zampano ona amansızca sataşan Matto’dan nefret eder. Bir seferinde tahrik üzerine bıçağını çekince tutuklanıp bir geceliğine hapse atılır. Gelsomina, Zampano’yu terk etmek ister ama Matto kızı onunla kalması için ikna eder...

Orta yaşlı bir karı kocanın ızdırap verici aşk-nefret oyunlarının içerisine yeni tanıştıkları genç bir çifti de çekmeleri ve alkolün de körüklediği sabaha dek süren fırtınalı zaman zaman da gülünç bir didişme, acı çektirme oyunu sonunda içlerindeki her şeyi ortaya dökmeleri anlatılmaktadır. Cinsel imalarla dolu küfürlü dili filmin çevrildiği yıllarda sinemada alışılmadık bir şeydi ve o yıl değişen film derecelendirme sistemi sayesinde birçok salonda gösterilebildi. Bugün birçok filmde çok daha ağırlarının sıklıkla işitildiği ve artık kanıksanan küfürlü diyaloglar ABD'de ilk kez bu filmde geniş biçimde yer almıştı. Film 5 Oscar ödülünden başka aralarında 3 BAFTA ödülünün de bulunduğu 13 ödül daha kazanmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir