
Chantal Akerman
Self (voice)


An unpredictable documentary from a fascinating storyteller, Agnès Varda’s last film sheds light on her experience as a director, bringing a personal insight to what she calls "cine-writing," traveling from Rue Daguerre in Paris to Los Angeles and Beijing.

A compilation of over 30 years of private home movie footage shot by Lithuanian-American avant-garde director Jonas Mekas, assembled by Mekas "purely by chance", without concern for chronological order.

In 1977, a book of photographs captured an awakening - women shedding the cultural restrictions of their childhoods and embracing their full humanity. This documentary revisits those photos, those women and those times and takes aim at our culture today that alarmingly shows the need for continued change.

Just two years away from turning 30, participants in Michael Apted's documentary series are facing serious questions of identity and purpose, wondering whether they've found their place in the world.

An intimate portrait of Hollywood royalty featuring Debbie Reynolds, Todd Fisher, and Carrie Fisher.

After another 7 year wait, director Michael Apted revisits the same group of British-born children from Seven Up! and 7 Plus Seven. The subjects are interviewed as to the changes that have occurred in their lives during the last seven years.

Over seven decades, actor and activist George Takei journeyed from a World War II internment camp to the helm of the Starship Enterprise, and then to the daily news feeds of five million Facebook fans. Join George and his husband, Brad, on a wacky and profound trek for life, liberty, and love.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

Impersonal and beautiful images of Akerman's life in New York are combined with letters from her loving but manipulative mother, read by Akerman herself.

As a visually radical memoir, CAMERAPERSON draws on the remarkable footage that filmmaker Kirsten Johnson has shot and reframes it in ways that illuminate moments and situations that have personally affected her. What emerges is an elegant meditation on the relationship between truth and the camera frame, as Johnson transforms scenes that have been presented on Festival screens as one kind of truth into another kind of story—one about personal journey, craft, and direct human connection.

Şrek, oldukça korkutucu bir görünüme sahip, devasa, yeşil bir troldür. Yalnızlığın getirisiyle, hayatının geri kalanını beraber geçirebileceği, en az kendisi kadar çirkin bir yaratık bulmanın hevesindedir. Bir kahin, kehanetini açıklar. Şrek ile güzeller güzeli bir prenses olan Fiona arasında duygusal bir ilişki cereyan edecektir. Ancak Şrek ne kadar çirkinse Fiona bir o kadar güzeldir. Oldukça garip durumlar ve vaziyetler peyda olmak üzeredir.

Dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye'nin sahibi olan bu "Hitchcockvari mahkeme filmi" bir evliliğin dinamiklerini mercek altına yatıran bir psikolojik gerilim. "Birinin özel hayatı başkasının cehennemidir" fikrinden yola çıkan Bir Düşüşün Anatomisi, Fransız Alpleri'nde bir kulübede kocası Samuel ve görme engelli oğluyla izole bir yaşam süren Alman yazar Sandra'yı izliyor. Samuel yüksekten düşerek ölür fakat soruşturma sonucunda ölüm nedeninin intihar mı kaza mı olduğu kesinleşmeyince Sandra cinayet suçlamasıyla tutuklanır. Samuel'in ölümünün sorgulandığı mahkeme süreci, çiftin çalkantılı ilişkilerinin de derinine inen rahatsız edici ve tatsız bir psikolojik yolculuğa dönüşür.

Acımasız bir teknoloji devinin şirketini satın almasının ardından, kederli bir mühendis şirketin yeni yapay zeka yoldaşını test etmekle görevlendirilir. Ancak onu gerçekten bilinçli bir ruh eşi olacak şekilde programlamaya çalıştığında, yapay zekanın kendi ihtiyaçları ortaya çıkar ve bir kaos dalgasını serbest bırakır.

Kırmızı filmi, annesinin sorumluluk sahibi minik kızı olmak ile ergenliğin karmaşası arasına kalan, kendine güvenen, 13 yaşındaki Mei Lee'yi bizlere tanıtıyor. Mei'nin baskıcı sayılabilecek kadar koruyucu annesi Ming, kızından asla uzaklaşmak istemez ki bu durum bir ergen için çok talihsizdir. İlgi alanlarındaki, ilişkilerindeki ve vücudundaki değişiklikler yetmezmiş gibi bir de ne zaman heyecanlansa (ki bu neredeyse her zaman olur) "puf" diye dev bir kırmızı pandaya dönüşür.

Disney'in Faries bünyesinde 3D olarak tasarlanan ilk film olma özelliğini taşıyan Tinkerbell: Gizemli Kanatlar, Tinker Bell ve peri arkadaşlarıyla birlikte izleyicisini Kış Ormanı'nın büyülü dünyasında bir yolculuğa çıkartıyor. Burada merak ve macera duygusuyla Tinker Bell, inanılmaz bir keşifte bulunuyor ve dünyasını önlenemez bir şekilde değiştirecek bir sırrı gün yüzüne çıkartıyor.

Bir kehanet, bir krallığı sonsuza dek kışa mahkum edince korkusuz ve iyimser Anna, cesur dağ adamı Kristoff ve onun sağ kolu olan ren geyiği Sven ile işbirliği yapıp kız kardeşi Kar Kraliçesi Elsa'yı bulmak ve buz büyüsünü bozmak için uzun bir yolculuğa çıkar. Her adımda gizemli yaratıklara, Olaf adında komik bir kardan adama, Everest gibi kocaman dağlara ve sihre rastlayan Anna ve Kristoff, krallığı yok olmaktan kurtarmak için büyük savaş verirler. Yolculuğun asıl zor yanı ise zamanla yarışıyor oldukları gerçeğidir.

Natasha Romanoff, geçmişiyle bağlantılı tehlikeli bir komplo ortaya çıktığında mazisinin daha karanlık kısımlarıyla yüzleşir. Natasha, onu yok etmek için hiçbir engel tanımayan bir güçten kaçarken, bir Yenilmez olmadan çok daha önce yaşadığı casusluk geçmişi ve yitip giden ilişkileri ile yüzleşmek zorunda kalır.

Bir aerobik programının yıldızı olan Elisabeth Sparkle, ilerleyen yaşı yüzünden 50. doğum gününde kovulunca yıkılır. Gizemli bir laboratuvar ona, damarlarına zerk edildiğinde "kendisinin daha iyi bir versiyonunu" ortaya çıkaracak mucizevi bir maddeyi kullanması önerisiyle yaklaşır.

Dr. Kelson, kendisini şok edici yeni bir ilişkinin içinde bulur. Bu ilişkinin sonuçlarının, alışık oldukları dünyayı değiştirebileceğinin farkındadırlar. Spike'ın Jimmy Crystal ile karşılaşması ise kaçamadığı bir kâbusa dönüşür.

Merida, İskoç Kralı Fergus ve Kraliçe Elinor’un okçuluk konusunda oldukça yetenekli ama bir o kadar da deli fişek kızlarıdır. Kaderinin kendi elinde olduğuna inanan Merida, ülkede yüzyıllardan beri süregelen bir geleneğe karşı çıkar. Bu geleneği sürdürmek için uğraşan Lord MacGuffin, Lord Macintosh ve Lord Dingwall bu yetenekli, kızıl saçlı kızdan hiç hoşlanmaz ve Merida’nın kararları krallık içerisindeki düzeni bozar. Bu düzene herkesin uymasını sağlamak için Oymacı Kadın’a başvuran Merida bir büyü yaptırır ancak büyü korkunç bir lanete dönüşür. Merida daha fazla gecikmeden korkunç laneti ortadan kaldırmaya çalışırken gerçek cesareti de göstermesi gerekecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir