
Cate Blanchett
Tracy

"Herkes bir şeyler saklar."
Otuziki yaşındaki Tracy Heart (Cate Blanchett), dört yıl süren zorlu bir tedaviden sonra uyuşturucu bağımlılığından kurtulmuştur. Şimdi annesinin gözünde eski itibarını kazanmaya çalışmaktadır. Bir yandan da kendi işini yapma hayalleri kurmaktadır. Ancak önünde zorlu iki engel vardır: Birçok suçtan hüküm giyen sorunlu erkek kardeşi ve tekrar görüşmeye başladığı eski erkek arkadaşı... Acaba her şeye rağmen topluma kendini yeniden kabul ettirmeye çalışan bu eski uyuşturucu bağımlısı kadının hayalleri, yeni bir hayata başlayabilmek için yeterli olacak mıdır?

Hapisten yeni salıverilmiş ünlü soyguncu, Alman asıllı suç üstadı Doc Erwin Riedenschneider (Sam Jaffe) Cincinnati'ye gelerek vakit kaybetmeden yeni bir soygunun hazırlıklarına başlar. 'İçerde'yken bir mücevher şirketini soymak için kusursuz bir plan yapmıştır, ama bunun için bir ekip toplaması ve para kaynağı bulması gerekir. Para kaynağı için düzenbaz avukat Alonzo D. Emmerich'e (Louis Calhern) başvurur. Ekibin diğer elemanları ise at çiftliği alma hayalleri kuran İrlanda asıllı meteliksiz kabadayı Dix (Sterling Hayden), soygunda şoförlük yapacak olan kafe sahibi kambur Gus (James Whitmore) ve kasa açma uzmanı Louis'dir (Anthony Caruso). Bir de bu kişiler arasında ara buluculuk yapan at yarışı oynatan kumarhane sahibi Cobby (Marc Lawrence) vardır....

Shy sixteen-year-old Stacy Collins can't believe that the most popular guy in school, an attractive athlete named Bobby Tennison, is interested in her. At first she is flattered by his constant attention, but then he becomes possessive and jealous-telling her who she can speak to and what she can wear. Threats escalate into violence when Bobby thinks Stacy has stepped out of line. Soon she is walking on egg shells and living in fear. Having seen the tell-tale bruises, Stacy's best friend convinces her to break things off with Bobby-but in a moment of weakness, Stacy goes to meet him. It will be the last time she is seen alive.

1929 ekonomik bunalımı; yirminci yüzyılın başından itibaren inanılmaz bir süratle kapitalistleşmeye başlayan ve adeta tepe noktasına ulaşan bir ekonominin büyük çöküşünü ifade etmektedir. Bu çöküş Amerika’nın gelişmiş serbest piyasa ekonomisine entegre olmuş tüm ülkeleri derinden etkilemiş dolaylı olarak da olsa ikinci dünya savaşına ön ayak olmuştur. Krizin yarattığı işsizlik, yoksulluk kısacası açlık muazzam boyutlara ulaşınca kanunsuz işlerde büyük bir patlama olmuştur. Özellikle kaçakçılık had sayfaya çıkmış, çıkar çatışmaları bugün gangster(yaşça büyük olanların deyimiyle gangaster) diye adlandırılan yapıyı oluşturmuştur. Haraç, kadın ticareti, alacak tahsili, kumarhane işletmeciliği gibi klasik yöntemlere ilaveten sendikacılık, içki ve silah kaçakçılığı gibi yeni yaklaşımlar ortaya çıkmış, belli bir forma bürünmüş yarı-düzenli suç şebekeleri peyda olmuştur...

Petty crook and cop-killer Martin Rome, in bad shape from wounds in the hospital prison ward, still refuses to help slimy lawyer Niles clear his client by confessing to another crime. Police Lt. Candella must check Niles' allegation; a friend of the Rome family, he walks a tightrope between sentiment and cynicism. When Martin fears Candella will implicate his girlfriend Teena, he'll do anything to protect her. How many others will he drag down to disaster with him?

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

New York’un önde gelen suç patronlarından birisinin şoförlüğünü yapan Frank Lucas’ın varlığından patronu ölene kadar hiç kimsenin haberi yoktur. Ancak patronunun aniden ölümü üzerine kendi imparatorluğunu kurmak ve Amerikan Rüyası’nın kendine özgü versiyonunu yaratmak için gereken açık kapıları keşfeder ve kolları sıvar. Frank Lucas, zekâsı ve katı çalışma ahlâkı sayesinde kısa sürede Harlem bölgesindeki uyuşturucu ticaretinin kontrolünü eline geçirir.

22 Ağustos 1972 tarihinde John Wojtowicz ve Salvatore Naturile bir Brooklyn bankasında yaptığı soygundan esinlenen filmde, Sonny ve Salvatore, Brooklyn'deki bir Tasarruf Bankası'nı soymaya kalkışırlar. Hızla kötüye giden ve bir rehine krizine dönüşen durumuna polis müdahale eder. Sonny'in kısa sürede bitirmeyi planladığı soygun bir medya sirkine dönüşecektir.

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.

Marcus şehrin karanlığına kendisini kaptırmış ve yolunu şaşırmış bir adamdır. Hayatını düşkünlere uyuşturucu satarak ve suç işleyerek kazanmakta ve suç sayesinde yaşamaktadır. Bir gün artık bu hayatın sonunun gelmesi gerektiğini fark eder. Onu bu bataklıktan çıkaracak olan yegane uğraşı ise rap müziktir. Marcus, rap müziğe sarılarak kurtulmaya çalışacaktır.

1831 yılında İrlandalı Charles Adare, orada vali olan kuzeninin yardımıyla Avusturalya'ya yeni bir hayata başlamak için gider. Oraya vardığında kendisiyle iş anlaşması yapmak isteyen güçlü bir zengin ve eski bir mahkum olan Sam Flusky ile tanışır.

Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...

Kaçakçıları engellemek için federal ajanlarla iş birliği yapan eski bir suçlunun hikayesi.

Tarihin en başarılı banka soyguncuları olan, iyi planlama ve asgari şiddete başvurmaları nedeniyle Newton çetesinin hikayesi.

After two British Secret Intelligence Service agents are murdered at the hands of a cryptic neo-Nazi group known as Phoenix, the suave agent Quiller is sent to Berlin to investigate.

John King'in kitabından uyarlanan film, İngiltere'de ve aslında dünyanın pek çok ülkesinde futbolla iç içe geçen şiddet ve erkek kültürü üzerine çarpıcı bir yapım. Hafta sonları seks, bira, uyuşturucu ve bunların yetmediği noktalarda birilerini dövmek için yaşayan 20'li yaşlardaki Tommy'nin çevresinde gelişen film, neredeyse belgesel tadında bir gerçeklikle hikayesini perdeye taşıyor.

Annelerinin alkolikliğinden ve onun kötü erkek arkadaşlarından bıkan iki kız kardeş, annelerini öldürmenin planı yapmaya başlarlar.

1996 yılında vizyona girdikten sonra olay yaratan Trainspotting'in devam filmi olarak çekilen filmde, 20 yıl sonra Mark Renton'ın İskoçya'ya dönmesi ve eski arkadaşları olan Sick Boy, Spud ve Begbie'yle yeniden kavuşması anlatılıyor.

Eski bir savaş gazisi olan Ty Hackett, şimdilerde Eagle Shield isimli bir güvenlik şirketinde zırhlı araç takımlarından birinde çalışmaktadır. İşçilerden oluşan bir grup kendi şirketlerine karşı bir soygun planı kurmaya başlarlar. Kurdukları planın başarısız olması neredeyse imkansızdır. Kimsenin zarar görmeyeceği bu planda hayatlarını, 42 milyon dolarlık bu servete kavuşmak için tehlikeye atmaktadırlar. Planı uygulamaya koyduklarında ise beklenmedik bir tanık tüm işleyişi altüst edecek, ölümcül sonuçlara neden olacaktır.

Nino Brown (Wesley Snipes) bir gangsterdir ve başarılı suç patronudur. Kankası "Cash Money Kardeşler" ile 80'lerden 90'lara kadar New York şehrine uyuşturucu satmaktadırlar. Yanında bir çok kişi çalışmıştır. Kendisi şu an daha büyük bir işin peşindedir. Bir gün İtalyan mafyasıyla anlaşmazlık yaşar ve Nino onlara uymaz. Bu uyuşmazlık İtalyanlar'ın Nino'yu ortadan kaldırmak istemesine yol açar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.















0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir