
Ewan McGregor
Renton

1996 yılında vizyona girdikten sonra olay yaratan Trainspotting'in devam filmi olarak çekilen filmde, 20 yıl sonra Mark Renton'ın İskoçya'ya dönmesi ve eski arkadaşları olan Sick Boy, Spud ve Begbie'yle yeniden kavuşması anlatılıyor.

Ewan McGregor
Renton

Jonny Lee Miller
Simon

Ewen Bremner
Spud

Robert Carlyle
Begbie / Begbie's Father

Анжела Недялкова
Veronika

Shirley Henderson
Gail

Kelly Macdonald
Diane

Pauline Turner
June

Scot Greenan
Frank Junior

James Cosmo
Renton's Father

Irvine Welsh
Mikey Forrester
Logan Gillies
Simon (aged 9)

Ben Skelton
Renton (aged 9)
Aiden Haggarty
Spud (aged 9)
Daniel Smith
Begbie (aged 9)

Bruce Robertson'ın kendi halinde bir polis memuru olduğu günler artık çok geridedir. Genç memurun belki de her şeyi düzeltebilmek için kurduğu terfi hayalleri onu günden güne bambaşka birine dönüştürmektedir. Bruce için terfiye giden yol bir hayli kutsaldır ve kendisi bu yolda tehlikeden tehlikeye koşarken rakip olarak gördüğü çalışma arkadaşlarına türlü tezgahlar hazırlamakta son derece yeteneklidir. Ancak durumu bu denli basit değildir; zira uyuşturucu bağımlığı ve acı dolu geçmişi peşine bırakmadıkça hırsları ve halüsinasyonları katbekat artar. Bruce, yakın zamanda yaşadıkları bölgede işlenen vahşi cinayetin soruşturmasını lehine çevirmek için tüm dikkatini bu davaya verir; eş zamanlı olarak da çalışma arkadaşlarının her birine ayrı bir tezgah hazırlar. Ne var ki uyuşturucu, karısının hayaleti ve peşini bir an olsun bırakmayan geçmişi başına türlü belalar açacaktır.

Hapishane kaçkını Joe (Willis) ve hastalık hastası arkadaşı Terry (Thornton), banka memurunu geceden rehin alıp ertesi sabah ona işine kadar eşlik etmek suretiyle ilginç bir soygun tekniği geliştirmiştir. Medya onların üzerine odaklanır ve marifetlerini de bir parça abartır, ancak iki ahbapçavuşun tek derdi yeterli miktarda parayı toparlayıp Meksika’ya kaçmak, burada özgür ve yasalara saygılı bir hayat sürmektir. Fakat Kate Wheeler adlı bir ev kadınının (Blanchett) arabasıyla Terry’e çarpması, planları değiştirir. Rehin almak zorunda kaldıkları bu kadın, zamanla ikilinin suç dolu serüvenine ortak olur. Kate, bir anlamda aradığı değişikliği bulmuş ve monoton hayatından kurtulmuştur bu sayede. Hem haydutlar ona, hem de o haydutlara aşık olmuştur - evet, her ikisine birden... Çünkü ancak birbirlerini tamamladıklarında ideal bir sevgili etmektedir Joe ve Terry...

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

Zac Efron'un tarihin en ünlü seri katili Ted Bundy'ye hayat verdiği film, Bundy'nin uzun dönemli kız arkadaşı Elizabeth (Lily Collins)'in gözünden anlatılacak. 1974 ve 1978 yılları arasında birçok kadına tecavüz edip öldüren, kurbanlarının tam sayısı bilinmemekle birlikte, 10 yılı aşkın inkar süreci sonunda, 30'dan fazla cinayet işlediğini itiraf eden, 1989'da da Florida'da idam edilen ünlü seri katil Ted Bundy'nin hayatında uzun süre yer alan Elizabeth, katilin aktif olduğu yıllarda da onun hayatındaydı ve manipülasyonlarla kontrol ediliyordu. Yıllarca süren şüphe ve inkarın ardından Elizabeth, sonunda Bundy'yi polise ihbar etmişti. Ancak polis, bu ihbarı değerlendirmemişti.

Sean Thornton doğup büyüdüğü İrlanda'ya,yeni bir hayata başlamak üzere geri döner. Kısa zaman içinde Mary Kate Danaher ile tanışır ve evlenmeye karar verirler. Ancak buna karşı çıkan biri vardır; Mary'nin abisi Will Danaher. Sean hem Will Danaher ile mücadele eder hem de geride bırakmak istediği hatıralarıyla... The Quiet Man, 7 dalda Oscar'a aday olan ve John Ford'a en iyi yönetmen Oscarı'nı getiren çarpıcı bir drama.

During a 10-year sentence for murdering the leader of a rival South Central Los Angeles gang, Bobby Johnson finds religion and rehabilitation with the help of Muslim inmate Ali. Upon his release, Bobby returns home to find that his young son, Jimmie, has joined the Deuces, his old crew. Tensions rise as Bobby struggles to convince Jimmie to leave the gang that was his only family during the painful years his absent father spent behind bars.

Cinayetle sonuçlanan bir soygunun zanlısı olan genç, onu çoktan yargılamış olan adalet sistemine karşı masumiyetini ve dürüstlüğünü kanıtlama mücadelesi verir.

İlk filmin üzerinden birkaç yıl geçmiştir. Mafya babası Paul Vitti (Robert DeNiro) hapishanededir ve orada öldürülmekten korkmaktadır. Aklına deli numarası yaparak hapishaneden kurtulmaktan başka çözüm yolu gelmez. Onunla ilgilenen psikiyatrist Ben Sobol (Billy Crystal) da deli raporu verince Paul hapisten çıkartılır. Artık şimdi bir televizyonda mafyalar üzerine yapılan bir araştırma için çalışmaya başlamıştır...

Nadine tecavüze uğradıktan sonra anlık bir öfkeyle cinayet işler ve kaçar. Kaçışında aynı acıyı yaşamış Manu ile tanışır. İki kadın, geçmiş travmalarının tetiklediği bir intikam çılgınlığına kapılarak Fransız kırsalında ölümcül bir yolculuğa çıkar. Erkekleri baştan çıkarıp acımasızca öldürürken, toplumsal normları tamamen reddederler. Polisin peşlerine düşmesiyle kaçışları giderek tehlikeli bir çılgınlığa dönüşür.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Jules Winnfield ve Vincent Vega, mafya babası patronları Marsellus Wallace’tan çalınan bir çantayı geri almaya giden iki profesyonel tetikçidir. Wallace aynı zamanda Vincent’a, kendisi birkaç gün sonra şehir dışındayken karısını dışarı çıkarmasını söyler. Butch Coolidge, bir sonraki maçını kaybetmesi için Wallace’tan para alan yaşlı bir boksördür. Honey Bunny ve Pumpkin, yer değişikliğine ihtiyaçları olduğuna karar veren soyguncu bir çifttir. Görünüşte birbirleriyle alakası olmayan bu insanların hayatları, hem heyecanlı hem de eğlendirici bir sinema filmi macerasında nefes kesici bir şekilde birleşecektir.

1960'larda Hell's Kitchen'da büyüyen Shakes, Michael, John ve Tommy adındaki 4 çocuk, eşek şakası yaparken yaşlı bir adamın yaralanmasına neden olurlar. New York'taki Wilkenson Center'da 1 yıla yakın hapsolan 4 arkadaş, buradaki gardiyanların kötü muamelesine maruz kalır. Burada dayak yiyen, onurları zedelenen ve cinsel istismara uğrayan bu 4 arkadaş, 13 yıl aradan sonra Wilkenson ve gardiyanlarından intikam alma fırsatını yakalar.

Moda dünyasının efsanevi hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor. Miranda Priestly, dergi yayıncılığının gerilemesiyle kariyerinde yeni bir dönemece girerken karşısında artık güçlü bir rakip vardır: Eski asistanı Emily Charlton. Lüks bir moda grubunun yüksek profilli yöneticisi olan Emily, reklam bütçeleriyle Miranda'nın dergisine hayat verecek güce sahiptir. İki kadın arasındaki bu mücadele, moda endüstrisinin değişen yüzünü ve güç savaşlarını gözler önüne serer.

Taylor's hopes for a fresh start post-parole are jeopardised by cellmate Dee's arrival. As Dee takes Taylor under his wing, a vicious attack tests their bond, forcing Taylor to choose between protecting Dee and his own chances at freedom.

Mick O’Brien, Chicago'nun arka sokaklarında büyümüştür. On altı yaşında, hızlı bir şekilde çok paraya kavuşmak ister. Ancak planladığı soygun başarısız olur. Kaçarken, Porto Rikolu çete lideri Paco Moreno'nun kardeşini arabayla ezerek öldürür. Paco, bunun üzerine intikam yemini eder. Kaderin cilvesine bakın ki, bu iki düşman hapishanede tekrar karşılaşır. Orada, Paco'nun yanı sıra diğer mahkumlar da acımasız yönlerini göstermekten çekinmez..

Joe Buck, geçmişini bir kenara bırakır ve New York’a doğru bir yolculuğa çıkar. Niyeti orada zengin kadınlarla tanışıp, jigololuk yapmaktır. Ancak şehir hiç de onun beklediği gibi değildir. Kısa bir süre sonra fakir bir dolandırıcı olan Ratzo ile tanışır ve bu iki adam, çaresizliklerle dolu hayatlarında birbirlerinin en yakın dostu olur.

Filmin isimsiz kahramanı her zaman bakımlı ve şıktır. O tam bir profesyoneldir. Kokainden ekstazi dek her tür uyuşturucu işine bulaşmasına rağmen ellerini temiz tutmayı bilmiştir. Şimdiye kadar polise yakalanmamış ve soğukkanlılığını korumuştur. Artık küçük bir serveti vardır ve suçtan uzak bir hayat sürmeye karar verir. Ama emekli olmadan önce, suç organizatörü Jimmy Price'ın ona verdiği son iki görevi yerine getirmesi gereklidir... Bir: Korkulan mafya babası Eddie Temple'ın kayıplara karışan uyuşturucu bağımlısı kızının izini sürmek. İki: tekinsiz gangster Duke ile dev bir ekstazi nakliyatı için pazarlık etmek. Gelin görün ki; işler sanıldığı kadar kılçıksız yürümez... Bundan önce Kapışma ve Ateşten Kalbe Akıldan Dumana gibi ses getiren filmlerin yapımcılığını yapan İngiliz Mathew Vaughn bu ilk yönetmenlik denemesiyle müthiş beğeni topladı ve ülkesinde yılın en iyi yönetmeni seçildi.

En yakın arkadaşı Jimmy yakalanıp mahkemeye çıkarılınca, ona yardım etmek isteyen Kasap lakaplı Mark Read, davaya bakan hakimi kaçırır. Girişimi başarısız olan Kasap yakalanarak arkadaşıyla aynı hücreye konur. 16 yıl yatacağı hücresini Jimmy'nin yanısıra bir çete lideri olan Keithy George ile paylaşmaktadır. Keithy ile Kasap arasındaki bir anlaşmazlık, Kasap'ın onu öldürmesiyle sonuçlanır. Bunun üzerine Keithy'nin çetesi intikam almak amacıyla Jimmy'i tutarlar. En yakın arkadaşından canını kurtarmaya çalışan Kasap, birine zorla kulağını kestirir ve güvenliği için başka bir hapisaneye transfer edilir.8 yıl sonra, Kasap hapisten çıkar ve hesap sormak amacıyla eski dostu Jimmy'nin peşine düşer. Kasap'ın tek derdi Jimmy değildir. Eski bir düşmanı olan Neville'le uğraşması gerekecektir. Bu arada geçinebilmek için telekızlık yapan sevgilisi Tanya'ya da ilgi göstermelidir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir