
Alia Bhatt
Sehmat Syed


Alia Bhatt
Sehmat Syed

Vicky Kaushal
Iqbal Syed

Rajit Kapoor
Hidayat Khan

Shishir Sharma
Brigadier Syed

Ashwath Bhatt
Mehboob Syed

Jaideep Ahlawat
Khalid Mir

Soni Razdan
Teji

Arif Zakaria
Abdul

Amruta Khanvilkar
Munira

Kanwaljit Singh
Nikhil Bakshi - Older
Aman Vasishth
Nikhil Bakshi - Younger
Veer Samra
Nafisa
Saloni
Nurse at Military Hospital
Deepak Saini
Tailor in Lahore
Sima Pari
Shyama

The Courier, tarihin en büyük uluslararası çatışmalarından birine katılan mütevazi bir İngiliz işadamı olan Greville Wynne'nin (Cumberbatch) gerçek hikayesine dayanıyor. İngiltere'nin MI-6 ve bir CIA operasyonunun (Brosnahan) emriyle, nükleer bir çatışmayı önlemek ve Küba'yı etkisiz hale getirmek için gerekli önemli istihbaratı sağlamak amacıyla Sovyet subayı Oleg Penkovsky (Ninidze) ile gizli ve tehlikeli bir ortaklık kuruyor.

5 Eylül 1972'de Yaz Olimpiyatları yarışmalarının onuncu günü Münih'te gerçekleşti. Liberal ve kozmopolit bir Almanya'ya örnek olmayı amaçlıyorlar. Ancak Olimpiyat Köyü'ne sabah saat 4 ile 5 arasında ateş açıldı. Bir grup Filistinli terörist, İsrail ekibinin on bir üyesini rehin alır. Medya sirki hemen ivme kazanıyor çünkü ABD'li yayıncı ABC'nin gece vardiyası köyün yakınında çalışıyor ve bu nedenle silah seslerini doğrudan duyuyor. Spor muhabirleri için 21 saatlik bir yolculuk, kesintisiz canlı habercilikle başlar. Genç ve hırslı bir yapımcı olan Geoff, kendisini patronu nüfuz sahibi Roone Arledge'e kanıtlamak istemektedir. O ve Alman tercüman Marianne canlı yayının yönetimini devralır. Peki faillerin istediği tam olarak buysa, böyle bir durumu haber yapmak nasıl mümkün olabilir?

1700'lerin tam ortasındayız. Genç bir İrlandalı olan Redmond Barry, bir subayı düelloda öldürünce kaçıp yeni bir hayat kurmak ister. Serüvenler sonucu kendisini savaşın ortasında Prusya ordusunda bulur. Savaştan sonra casuslukla görevlendirilip İrlandalı bir Şövalye'nin peşine takılır. Onunla birlikte Prusya'dan kaçar ve kumarbazlığa başlayarak Avrupa'nın kalburüstü sosyetesine burnunun ucunu sokmayı başarır. Ama gözü daha yükseklerdedir.

The true story of a British effort to trick the Germans into weakening Sicily's defenses before the 1943 attack. A dead soldier is dressed as a British officer and outfitted with faked papers showing that the Allies were intending to invade occupied Greece. His body is put into the sea where it will ultimately drift ashore and the papers be passed along to German Intelligence.

Julien Dandieu (Philippe Noiret), 1944 yılında Montauban’daki bir hastanede cerrah olarak çalışmaktadır. Alman ordusunun Montauban’a da girmesinden korkan Julien, arkadaşı François’dan karısı Clara (Romy Schneider) ile kızı Florence’ı savaşın henüz ulaşmadığını düşündüğü La Braberie’deki ailesinin şatosunun bulunduğu köye götürüp saklamasını ister. Sadece bir hafta sonraki hafta sonunda ailesini görmek için La Braberie’ye gelen Julien, karısı Clara’yla küçük kızı Florence’ın cansız bedenlerini bularak büyük bir şok geçirir. Alman ordusu çoktan köyü işgal etmiş ve hemen hemen tüm köylüler Naziler tarafından öldürülmüştür. Babasının kiliseye sakladığı av tüfeğini bulan Julien, bu katliamı gerçekleştirenleri öldürmeye ant içer. Alman askerler kasabaya partizanların geldiğini sanırlar, oysa onları birer birer ortadan kaldıran, aslında Hipokrat yemini etmiş bir doktor olan Julien’den başkası değildir.

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...


"Başrolde Oscar ödüllü Judie Dench ile uzun yıllar KGB için çalıştığı açığa çıkan bir İngiliz ajanının hikayesi. Joan Stanley, emekliliğin sakinliğini sürmekte olan ve tek başına yaşayan bir kadındır. Bir gün şok edici bir şekilde İngiliz Gizli Servisi evine baskın düzenler ve Joan’u göz altına alır. Atom bombasının yapımına dair detaylar da dahil olmak üzere gizli bilgileri yıllarca Sovyet hükümetine vermesiyle suçlanmaktadır. Sorgulama devam ettikçe Joan, tüm yaşamını ve inançlarını şekillendiren dramatik olayları yeniden yaşayacaktır."


Film , 19.yüzyılda Çin'de kadınlara uygulanan katı kültürel normlar ile savaşmak için kendilerine özgü gizli kodlar geliştiren iki kadının ömürboyu süren dostluğunu anlatıyor.

Walter, karısı Agatha ile sıradan bir yaşam sürerken Number 23 isimli bir kitabın eline geçmesi ile hayatını korkunç bir tekinsizliğin içine sürükler. Bu kitabı okudukça kitapta yazılanların kendi hayatı ile ilgili olduğunu düşünmeye ve hatta giderek buna saplantılı bir şekilde inanmaya başlar. Her geçen gün bu duruma kendini daha da çok kaptıran Walter, hayatının bütün dengesini kaybeder ve cinayet işlemeye kadar varacak bir gizemin girdabına kapılır. Batman Daima'dan sonra bir kez daha Jim Carrey ile biraraya gelen yönetmen Joel Schumacher, ilginç bir gerilim filmi ile karşımızda. Komedi filmleri oyuncusu olma janrını özellike 2003 tarihli Sil Baştan filmi ile yıkan Jim Carrey, dramatik bir rolde yine etkileyici bir performans sergiliyor.

Czechoslovakia, March 1939, on the eve of World War II. As the German invaders occupy Prague, inventor Axel Bomasch manages to flee and reach England; but those who need to put his knowledge at the service of the Nazi war machine, in order to carry out their evil plans of destruction, will stop at nothing to capture him.

Olaylar 1924 yılında, İngiliz sömürgesi olan Hindistan'da geçiyor. Judy Davis'in canlandırdığı Adela Quested, genç ve dikbaşlı bir İngiliz kadın, yanında nişanlısının annesi Mrs. Moore (Peggy Ashcroft) olduğu halde Hindistan'a gelir. Burada tanışıp dost edindiği Dr. Aziz (Victor Banerjee) bir süre sonra Adela'yı mistik Marabar mağaralarına yapacağı ziyarette kendisine katılması için davet eder. Girdikleri bir mağaradan yara izleriyle çıkan Adela, Aziz'in kendisine saldırdığını iddia eder.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında İngilizler umutsuzluğa düştüğü sırada Churchill, kadınların casus olarak işe alınıp, eğitilmelerini emreder. Kadınların göz korkutucu misyonları sabotaj yapmak ve bir direniş oluşturmaktır. Bu görev için Vera Atkins, hırslı bir kadın olan Amerikalı Virginia Hall ve barış yanlısı bir kadın olan Noor Inayat Khan’ı işe alır. Kadınlar, Fransa’daki Nazi rejimini zayıflatmak için birlikte zorlu bir mücadeleye girişir.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

Christopher Boyce (Timothy Hutton), Amerikan savunma şirketi TRW'de çalışan ve devletin gizli belgelerine erişimi olan idealist bir gençtir. ABD'nin yurtdışı operasyonlarını öğrendikçe, ülkesine olan güvenini kaybeder. En yakın arkadaşı, uyuşturucu satıcısı Daulton Lee (Sean Penn) ile birlikte, bu bilgileri Sovyetler Birliği'ne satmaya başlar. Ancak bu tehlikeli oyun, CIA ve KGB'nin radarına girmeleriyle kontrolden çıkar. Boyce'nin zekâsı ve Lee'nin kaygısız tavrı, ikisini de giderek daha büyük bir tuzağa sürükler.

Bir Rus milyarder için malı danışmanlık yapan Jack Ryan, kendini bir anda teröristlerin hazırladığı bir planın içinde bulur. Şimdi yapması gerekense ülkesinin ekonomisini çökertecek olan bu komployu durdurmaktır.

Earnshaw Ailesi, Yorkshire'da 19. yüzyılda çiftçilik yapan bir ailedir. Bir gün Bay Earnshaw, küçük çocuğu Heathcliff ile birlikte kendi şehrine döner. Earnshaw'un oğlu Hindley, çocuğu geri gönderir ancak Heathcliff, Hindley'in kız kardeşi Catherine ile dost kalır. Aile öldükten sonra Hindley'in kız kardeşi ve Heathcliff, bir araya gelirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir