
Þröstur Leó Gunnarsson
Baldur


Güçlü bir avukat olan Marley en iyi arkadaşı Fela'nın kocasının öldürülmesinin ardındaki gerçeği açığa çıkarma görevini üstlenince şimdiye kadarki en şahsi davasını almış olur. Artık özel dedektif olan eski polis sevgilisinin yardımıyla Marley'nin gerçekte olanları arayışı onu aldatmaca ve ihanet dolu bir kalleşlik labirentine sokar.

İki yargıtay hakimi öldürülmüştür. Yanlız bir hukuk öğrencisi, cinayetlerin devletin en üst kademeleri hakkında çok gizli bilgiler içerdiği tahmin edilen bir dosyayla ilgili olduğundan şüphelenmektedir. Kararlı bir araştırmacı gazeteciyle beraber bu gizemi çözdüklerini herkese açıklamak istemektedirler - tabii o kadar uzun yaşayabilirlerse. Yarış başlamıştır, ve bu yarışta ikiden fazla koşucu vardır. Onlar artık canlı birer hedeftir.

1993 yılında yayınlandığında satış rekorları kıran aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlanan filmde, bir çocuğun ölümünü araştıran genç kadının hükümet sırlarını ortaya çıkarması konu ediliyor. Küçük, masum bir çocuk esrarengiz bir biçimde ölmüştür. Ondan geriye sadece kardaki küçük ayak izleri kalmıştır. Ama Smilla'nın bu olayı böylece bırakmaya hiç niyeti yoktur.

Avrupa'da birçok yeni evli çift, arkasında hep aynı izi bırakan cinayetlerle karşı karşıya kalıyordur. Kanon'un kızı da balayı sırasında öldürülmüştür. Kanon da İskandinav bir gazetecinin yardımı ile olayı çözmeye çalışacaktır.

New York’lu kuzenler Vincent ve Anton büyük paralarla oynanan ve kazanmanın milisaniyelerle ölçüldüğü Yüksek Frekanslı Alım Satım oyununu oynamaktadır. Milyoner olma hayali kuran kuzenler Kansas’tan doğruca New Jersey’e uzanan bir fiber optik kablo döşemek isterler. Ancak hiçbir şey bu ikili için kolay olmayacaktır. Ekibin beyni Anton, üçkağıtçısı ise Vincent’tır. Kuzenler bu Don Kişotvari maceralarında birbirlerini ve etraflarındaki herkesi kırılma noktalarına getirirler. Güçlü, zehirleyici ve kendi çıkarları için başkalarını kullanan bir tacir olan eski patronları Eva Torres ise sürekli enselerinde bitmekte ve onları kendi oyunlarında yenmek için elinden geleni ardına koymamaktadır.

Küçük bir kasabada Laura Palmer isimli genç bir kız öldürülür. Kendi halinde, sessiz sakin bir yerleşim yeri gibi görünen bu kasaba aslında hiç de göründüğü gibi değildir. FBI Ajanı Dale Cooper cinayeti araştırmak üzere kasabaya gönderilir...

Facebook'ta çalışan genç bir mühendis olan Frances Haugen, Wall Street Journal muhabiri Jeff Horwitz'in yardımını alarak sosyal ağın en iyi korunan sırlarını ifşa edecek tehlikeli bir yolculuğa çıkar.

New York yakınlarında, New Jersey çevresinde yalnızca polislerin oturduğu gelişmiş ve çok güvenli bir semt vardır. Yıllar önce güvenliklerini sağlamak amacıyla burayı satın almışlar ve yerleşmişlerdir. Ancak arazi mafya tarafından polislere mafyanın işlerine karışmamaları şartı ile verilmiş. Yıllarca bu böyle sürüp gitmiş ta ki yılın polisi seçilen genç memur Babbitt pis bir işe karışıp, yanlışlıkla iki zenci genci öldürene kadar. Bu olay üzerine halkın sinirlerini yatıştırmak için başkomiser bir senaryo hazırlayarak Babbitt'i herkesin gözü önünde öldürtür. Bunun üzerine bölge şerifi bu olaylardan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Ve işler bir anda kontrolden çıkar.

Liberty Wallace (Linda Fiorentino) silah satıcılığında çalışmaktadır.Kocası Victor(Oliver Platt) ile çoğu silah alış verişi yapar ve satarlar.Babasının şirketi kötüye gitdiğinden dolayı,Victora kendisini aşık ettirmeye çalışmışdır,kendisi Victoru sevmesede yinede şirketi kurtarıcağını düşündüğü için evlenir.Kendisi bir tiyatro aktörü olan Russelle(Martin Cummins) aşıkdır ve gizlice görüşmektedir.Bir gün Russel Liberty ile konuşurken kafasına silah dayanır ve kendisini bir bomba bağlanır.Bu bomba eğer ya Russell haraket ederse patlayacaktır yada 90 dakika sonra.

Jason Bourne’in tek isteği ortadan kaybolmaktır. Ancak kaybolmayı başaramadığı gibi kendisini yaratanlar tarafından ele geçirilir. Hafızasını ve sevdiği tek insanı kaybetmiş olan Jason Bourne, iyi eğitimli yeni kuşak katillerin yoğun ateşi altındadır. Artık sadece tek bir hedefi vardır: Başlangıca dönmek ve kendisinin kim olduğunu bulmak.


A murder opens up a bleak trail of long buried secrets and small town corruption for a worn out police detective and his squad.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

After two British Secret Intelligence Service agents are murdered at the hands of a cryptic neo-Nazi group known as Phoenix, the suave agent Quiller is sent to Berlin to investigate.

Sinema tarihinin en önemli filmlerinden birisi. Filmin tarihi bağlamda ifade edilmesi bir yana, özellikle seyirciye seslenen murder plot, aşk hikayesi vs. yönlerinin olması bunun nedenleri arasında sayılabilir. Carne & Prevert işbirliğini de bu başarıda gözardı etmemeliyiz. 1940′ların ortalarına doğru Fransız Sinemasının konumlandırılmasına bakıldığında bunda Marcel Carne ve onun ekibininin önemi gözler önüne serilir. Öyküde 1827-1828 yılları Fransa’sına panaromik bir bakış gözler önüne serilmektedir. Bu sahne özellikle akılda tutulmalıdır, filmin son sahnelerinde bu tip bir panaromik bakışa adeta simetri oluştururcasına geri dönülecektir. Açılış sahnesinin etrafında bulunan binalar seyircide derinlik hissi oluşturacak şekilde dizilmiştir ki bu izleyicide bir göz yanılması uyandırır. Ayrıca bu küçük setlerde, göz yanılması ve algı oyunlarıyla seyirciyi büyülemek amacıyla cüceler kullanılmıştır.

Tatil için Kudüs’te bulunan Hercule Poirot, İki kişinin Petra’da işlenecek olan bir cinayet planı yaptığına kulak misafiri olur. Petra yolculuğunun konukları arasında Bayan Boynton, büyük oğlu Lennox ve karısı Nadine, kızı Carol ve diğer oğlu Raymond, genç ve büyüleyici güzellikteki kızı Ginevra ve ufak kardeşleri Jimmy bulunmaktadır. Bayan Boynton yıllar önce bir hapisanede gardiyan olarak çalışmış, çevresi özellikle kendi ailesi tarafından otoriter ve gaddar tavırlarından ötürü sevilmeyen sadist bir kadındır… Büyüleyici Petra gezisi sonrasında beklenen gerçekleşir. Kaldığı çadırda, bayan Boynton’un cesedi bulunur. Görünüşte kadın öleli 1 saati geçmiştir ve sıradan bir kalp krizi olarak görünse de de bileğindeki iğne deliği şüpheleri cinayet noktasına çekecektir. Albay Carbury’nin ricası üzerine Poirot soruşturmaya başlar…

İzlanda’da ücra bir kasabanın polis komiseri, kasaba ahalisinden bir adamı iki yıl önce eşiyle ilişki kurmakla suçlar. Saplantısı derinleşirken adamın gerçeklikle bağlantısı kopar ve hem sevdiklerine hem kendine zarar vermeye başlar. Keder, yas, delilik ve koşulsuz sevgiye dair bu güçlü ve sert film, özellikle çarpıcı kar manzaraları ve oyuncularının performanslarıyla dikkat çekiyor.

Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.

Kızının ölümünü kabullenemeyen Dedektif Boyd, acımasız bir kabile ritüeline göre cinayet işleyen seri katili avlamak için harekete geçer: Muti. Boyd'a yardımcı olabilecek tek kişi, söyleyecekleri mümkün olmayan bir sırrı saklayan antropolog Profesör Mackles'tır. Boyd, katilin dünyasına daha da derinlemesine girdikçe, akıl sağlığı ile çılgınlık arasındaki çizgi incelir.

Sıkı motorcu Harley (Mickey Rourke) ve en az onun kadar zorlu kovboy arkadaşı Marlboro (Don Johnson), bir bankanın, eski dostlarının barını yıkmaya çalıştığını öğrenirler. Bu fırsatçı bankaya, haddini bildirmek için tehlikeli bir plan yaparlar. Ve tabi ki, işler hiç de planladıkları gibi gitmeyecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.












0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir