
Josh Lucas
John

“Gerçek bir yaşam öyküsünden” alınan filmde, 1970′li yıllarda sahibini aramak için Avustralya yollarına düşen bir köpeğin hikayesi anlatılıyor. Oldukça eğlendirici ve bir o kadar da hüzün verici bu yaşam öyküsü izleyenleri derinden etkilemeyi başarıyor.

Josh Lucas
John

Rachael Taylor
Nancy

Rohan Nichol
Jocko

Luke Ford
Tom

Arthur Angel
Vanno

John Batchelor
Peeto

Keisha Castle-Hughes
Rosa

Noah Taylor
Jack

Loene Carmen
Maureen

Paul Blackwell
Mr. Cribbage
Jacquy Phillips
Mrs. Cribbage

Yure Covich
Sandanski

Radek Jonak
Chupouski

Costa Ronin
Dzambaski
Tony Ryan
Ray

Eşini kaybettikten sonra iki çocuğunu yalnız büyütmeye çalışan Benjamin hep beraber yaşadıkları kentten uzakta, doğayla daha baş başa olabilecekleri yeni bir eve taşınmak, yeni bir başlangıç yapmak ister. Fakat taşınmak için seçtikleri ev aslında bir hayvanat bahçesidir! Başta çok şaşırsalar da, bu eve taşınmaya ve terk edilmiş hayvanat bahçesini yeniden canlandırmaya karar verirler. Bu hem maddi hem menevi açıdan zorlu ama bir o kadar da tutku dolu bir macera olacaktır...

Willie Morris'e (Frankie Muniz), doğum gününde yetenekli bir terrie köpeği olan Skip hediye edilir. Skip'in yadsınamayacak yardımlarıyla, ikisi beraberce kabadayıları arkadaşlara çevirir ve okuldaki en tatlı kızın beğenisini kazanırlar.

When eleven-year-old Mick is shipped off to his grandfather's cattle station in Western Australia, he befriends a scrappy, one-of-a-kind dog that will change his life forever.

Rahip olan babasıyla birlikte Florida’da küçük bir kasabaya taşınan 10 yaşındaki Opal, burada bulduğu bir sokak köpeğini yanına alır ve hayatı değişir...


Onbir yaşındaki Vada'nın hayatı, babası Harry'nin kozmetikçi Shelly ile evlenmeye karar vermesiyle bir anda kararıyor. Vada, küçük bir kasabada yaşayan ve zamanının çoğunu bir erkek olan en iyi arkadaşıyla geçiren ve hastalıklardan korkan bir kızdır. En iyi arkadaşının ölümü üzerine hayatı başka bir açıdan görmeye başlıyor.

Bir profesör ile bir köpek arasındaki müthiş dostluğu konu edinen. 1987 yılında Hachiko Monogatari isimli Japon filmine konu olan gerçek olaylar bu defa Stephen P. Lindsay tarafından senaryolaştırılmıştır.

Tilly Dunnage güzel, yetenekli ve sıra dışı bir kadındır. Vicdanında taşıdığı büyük bir yükle, annesi Molly’yi bulmak için doğduğu kasabaya döner. Tilly artık kasabada bir yabancı sayılmakta ve katil olarak suçlanmaktadır. Geçmişin yaraları ile döndüğü bu yerde Tilly’yi kasabalıya yaklaştıran şey Tilly'nin eşsiz terzilik yetenekleri olur. Acılar yerini kahkahalara bırakırken Tilly modacı kimliğiyle kasabanın kadınlarını adeta baştan yaratır. Bu arada geçmişini haksız bir şekilde karalayanlardan tatlı tatlı intikamını almaya başlayan Tilly kasabanın yakışıklısı Teddy’ye kalbini kaptırınca bu aşkın ona tahmin edemeyeceği şeyleri yaptıracağını görecektir.


Bir kızak köpeği olan Buck, Kaliforniya'daki hayatından koparılarak kızak çekmesi için Alaska'ya götürülür. Bir anda mutlu yuvasından ayrılıp hayatı tepetaklak olan Buck, Alaska'nın zorlu yaşamına uyum sağlamaya çalışır. Posta dağıtım işinin çaylağı olan Buck, gün geçtike bu dünyaya alışır. Onun bu vahşi hayata alışma sürecinde yaşadıkları, Buck'un kendisini keşfetmesini sağlayacaktır.

Sevimli bir köpek yavrusu olan Bella’yı terk edilmiş bir binada bulan Lucas, ne yapacağına karar veremez. Yavru köpeği tek başına bırakmak istemeyen Lucas, onu eve götürmek ister ancak annesi ile birlikte yaşadığı evin sahibi, eve köpek sokmaya izin vermez. Bella’yı bırakacak yer bulamayan Lucas çareyi köpeği gizlice eve sokmakta bulur. Sevimli köpek yeni evinden oldukça mutludur ve kısa sürede ailenin bir parçası haline gelir. Ancak onu komşulardan saklamak gün geçtikçe zorlaşır. Lucas, Bella’yı evde daha fazla saklayamayınca büyük bir risk alır. Gazilerin kaldığı bir hastanede çalışan genç adam, Bella’yı hastanede saklamaya başlar. Ancak Bella bir kontrol sırasında yakalanınca, ne yapacağına karar veremeyen Lucas’ın onu koruyucu bir aileye göndermekten başka çaresi kalmaz. Kilometrelerce uzağa gönderilen ve sahibinden ayrı kalmak istemeyen sevimli köpek, kilometrelerce uzakta evine geri dönmek için tehlikeli bir yolculuğa atılır.

Max, eğitimcisi Amerikan deniz komandosu Kyle Wincott'u kaybedene kadar sıkı eğitimli asker köpeği olarak Afganistan'da ön saflarda hizmet vermektedir. Sahibinin ölümünden sonra travma yaşayan Max, ülkesine gönderilir, fakat onunla tek iletişime geçebilen insan Kyle'ın erkek kardeşi Justin'dir. İkili inanılmaz bir dostluk kurarak bir sırrı çözecekler ve hesaba katmadıkları şekilde heyecan ve aynı zamanda tehlike yaşayacaklardır.

Jody convinces his parents to allow him to adopt a young deer, but what will happen if the deer misbehaves?

Disney'in Sevilen Klasiği Devam Ediyor! En sevdiğiniz arkadaşlarınız Bambi, Thumper, Owl, Faline ve Flover, Bambi 2 nin bu büyüleyici özel versiyonu için geri döndüler. Disney'in en sevilen karakterleri maceralarına devam ederken, kopmaz aile bağlarını ve arkadaşlığın gücünü kutlayın. Ormana geri dönün ve Bambi ile arkadaşları tekrar bir araya gelirken ona katılın. Büyük prens, küçük Bambi'yi tek başına büyütmak zorundadır ancak farkeder ki hayat yolunda ondan öğrenecek çok şeyi vardır.

Genç bir adam, ortadan kaybolan çok sevdiği köpeğini bulmak ve ona hayatını kurtaracak bir ilaç vermek için ailesiyle birlikte inanılmaz bir çaba gösterir.

Yaşamlarının kıymetini sadık bir köpek sayesine anlayan farklı insanların öyküsünü anlatan A Dog's Purpose, drama severleri memnun edecek gibi gözüküyor. W. Bruce Cameron’ın 2010 yılında yayınlanan aynı adlı romanından uyarlan filmin senaryosu Cathryn Michon tarafından kaleme alındı. İsveçli efsanevi sinemacı Lasse Hallström'ün yönetiği film, doknaklı konusuyla dikkat çekiyor.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Genç ve mutlu bir çift olan Adam ve Barbara Maitland geçirdikleri trafik kazası sonrasında ölürler. Bu arada Charles ve Delia, kız kardeşleriyle birlikte New York'a gelerek Maitland'ların evlerini satın alırlar. Fakat Adam ve Barbara Maitland bu durumdan hiç hoşnut değildirler. Birer hayalet olmalarına rağmen tecrübesizlikleri yüzünden yeni ev sahiplerini evden uzaklaştıramazlar. Son çare olarak en kötü hayalet Beter Böcek'e başvururlar.

60'larda masum bir hippiyken 80'lerde para peşinde koşmaya başlayan George Jung'un (Johnny Depp) en büyük isteği hayalindeki Amerikan Rüyasını yaşamaktır. California'ya taşınarak güneşi, seksi ve marijuana satmanın kârlı zevklerini keşfeder. Uyuşturucu satmak ilk başta özgür hayatını rahatça yaşamasını sağlayan bir geçim kaynağıyken, bu iş zamanla onu dünyaca ünlü kokain ithalatçısına dönüştürür.

Britanya askerleri 30 ocak 1972 tarihinde, kuzey İrlanda'nın Derry şehrinde düzenlenen insan hakları yürüyüşüne katılan 13 silahsız sivili öldürür. 'Kanlı Pazar' olarak anılan bu olay , son dönem İrlanda tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. senelerce birikmiş ufak tefek olaylar, bu pazar günü bir iç savaşa dönüşür. bu olay onlarca İrlandalı gencin İRA ordusuna katılarak 25 yıllık bir mücadeleyi başlatmalarına neden olur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir