
Heather Graham
Hope

Küçük kızı Jennifer'ı arkadaşına bırakarak bir buluşmaya giden kadın, eve geldiğinde çocuğunun yatağının başında otururken bulur kendini ve gözlerini açtığında bir ormanda, tahtadan bir kutunun içinde bağlıdır. Hayatı, psikolojik oyunlar yaparak kurbanlarının hayatta kalma arzularını ortaya çıkaran bir sapığın elindedir. Bazıları bunu başaramayacak kadar zayıftır. Hayatta kalabilmek için elinden geleni yapmak ve oyuna devam etmek yaşamanın en kolay yoludur.

Film, yakışıklı bir gazeteciye kafayı takan yeni yetme bir kızın, kendisine ilgi gösterilmeyince son derece tehlikeli bir hal almasını konu alıyor.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!

Hayal gücü sınır tanımayan modern yönetmen Terry Gilliam, küçük bir kızın tuhaf ve korkutucu hikayesinin anlatıldığı bu unutulmaz filmle tekrar aramızda. Şiirsel, karanlık görüntüler ve inanılmaz performanslarla dolu bu eşsiz film kuşkusuz Terry Gilliam'ın en iyi filmi. Hikayesi kendisi kadar tuhaf olan Jeliza-Rose'un dünyasına hoşgeldiniz. Onunki, sincapların konuşabildiği, ateşböceklerinin isimleri olduğu ve en yakın arkadaşlarının bebeklerin kafaları olduğu bir dünya. Jeliza-Rose (Jodelle Ferland) annesinin aşırı dozdan ölmesiyle, babası (Oscar® ödülü Adayı - Jeff Bridges) ile birlikte son derece ısız bir çiftlik evine yerleşir. Çocukluğunun hiç de hoş olmayan gerçekliklerinden kaçmak isteyen Jeliza, çok geçmeden kendini, kafasında yarattığı fantastik bir dünyanın derinliklerinde bulur.

Öfkesi her zaman burnunda uyuşturucu tüccarı Jake Mazursky, Johnny Truelove’a olan borcunu ödemekte başarısız kalınca San Fernando Vadisinde sinirler gerilir ve bölgede egemenlik mücadelesi hızla tırmanır. Paralarını alamayan Johnny ve çetesi, fevri bir karar alarak Jake'in 15 yaşındaki küçük kardeşi Zack’i kaçırırlar.

Eski bir savaş gazisi, eski polis, eski yarışçı Kowalski (Barry Newman) 1970 model modifiye beyaz Dodge Challenger marka arabayı Denver'dan alıp 15 saat içinde San Francisco'ya teslim etmek üzere yola koyulur. Hız sınırlarını zorlayan bu yolculukta trafik kurallarını çiğneyince 3 eyaletin polisi birden peşine düşerken polis telsizlerini dinleyen bir radyo DJ'i radyo programı aracılığı ile ona yardım eder

ABD-Kanada sınırı boyunca ikamet eden mütevazi bir ağaç kesicisi olan Joe Braven, bir grup ölümcül uyuşturucu kaçakçısıyla karşı karşıya gelir. Bu kaçakçılar Joe’nun dağların arasında tenha bir yerde olan evinde eroin saklarlar. Uyuşturucu kaçakçılarının hafife aldığı Joe, ailesini korumak için ne gerekiyorsa yapacaktır.

O yanlış bir zamanda yanlış bir yerdeydi ve sonrası yoktu. Cazcı Danny Parker'in Karısı bir cinayete kurban gitti ve Danny'nin bunu engelleyecek gücü yoktu. Artık kalbi kırık Danny karısının katilini bulmak için kendisini Los Angeles mafyasının içinde buldu. Denny'nin hayatında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Tony Gayton tarafından yazılan ve D.J. Caruso tarafından yönetilen bu macera da Val Kilmer Danny rolüyle karşımıza çıkıyor. Diğer rollerde ise Vincent D'Onofrio, Anthony La Paglia gibi isimler yer alıyor...

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.

Muhafazakar bir yargıç, ABD başkanı tarafından uyuşturucuya karşı verilen savaşa öncülük etmek görevine atanır. Bu yeni misyonu sırasında, savcı kendi kızına ait çarpıcı gerçeklerle de yüzleşecektir.Uyuşturucu trafiğini farklı cephelerden ele alan ve bir biçimde bu işe bulaşmış insanların kendi küçük öykülerini iki saati aşan bir süreçte toplayan TRAFİK, İngiliz Channel 4 televizyonunda dört bölüm halinde yayınlanmış aynı adlı mini diziden esinle Alman - ABD ortak yapımı olarak gerçekleştirildi.

A young girl whose father is an ex-convict and whose mother is a junkie finds it difficult to conform and tries to find comfort in a quirky combination of Elvis and the punk scene.

1983 yılının yaz aylarında 12 yaşında sorunlu bir çocuk olan Shaun, kendi yalnızlığı içinde kaybolmuşken dazlak bir grup gençle tanışır. Onların arasında, bir gruba dahil olabilmenin mutluluğunu yaşarken aralarına hapisten çıkmış bir dazlağın katılması ile her şey tersine döner.

Rahatsız edilen genç bir kadın(Kristen Stewart), Doug Riley (James Gandolfini) ve karısının (Melissa Leo) kızları ölmüştür ve kader bu acı çeken kişileri hiç ummadıkları bi anda birleştirecektir.

Kadınlara düşkün uyuşturucu bağımlısı bir polisin sıradışı maceralarını anlatan filmde, Harvey Keithel'ın performansı gerçekten görülmeye değer. Polis örgütünde görevli bir teğmen, uyuşturucu satar, hayat kadınlarıyla ilişki kurar ve genç kızları elde etmek için mevkiinden yararlanmak ister. Harvey tecavüze uğrayan bir rahibe ile ilgili soruşturmayı yürütürken kendi yaşam biçimini de sorgulamaya başlar. Büyük oyuncu Harvey Kietel'in adeta "one-man-show"a soyunduğu, oldukça sert ve sarsıcı bir film. Rüşvet alan, ahlaksız, üçkağıtçı, esrar bağımlısı ve kumarbaz bir polisin, sona doğru hızla yuvarlanışını anlatan film, epey tepki toplayan görüntüleri televizyonlarda epey makaslanmıştı. Tecavüze uğrayan bir rahibenin davasını araştıran polis kahramanımızın iç dünyasında yaptığı yolculuk gerçekten etkileyici...

Üç kısa hikayeden oluşan "ASİT EVİ " kişilerin kalplerine ve akıllarına girip, insan yapısının en karanlık ve en derin köşelerine erişmektedir. BAHŞEDİLMİŞ YILDIZLIK: Boab Coyle çok şanslı biriydi. Ailesinin yanında yaşıyordu. Çok sevdiği Granton Star futbol klübünde oynuyordu ve çok güzel bir kız arkadaşı vardı. Ama bir şans eseri Tanrı ile yaptığı görüşme bunu sonsuza dek değişitirecekti. ZAYIF YÖN: İşte Johnny, çok zayıf bir yönü var. Etrafındakiler onu çok kolay etkileyebilmektedir. Böyle bir kişinin psikopat komşusu Alec karşısında ne yapabileceğini bir düşünün. Öyle bir komşu ki onun elindeki her şeyi, hatta karısını bile elinden almış olsun. ASİT EVİ: Coco Bryce hap alıp uçmaya çok heveslidir. Ama bir gece aldığı haplar biraz fazla kaçınca beyninde bir elektriklenme olur ve beyni, Rory ile Jenny'nin doğan bebeğinin beynine geçer. Şimdi aklı başından geçmiş bir yetişkin ile sarhoş ve küfürbaz bir bebeği nasıl idare edersiniz?


Polis memuru Yuen, ortağını kanlı bir saldırıda kaybeder ve onu intikamını almak için yemin eder. Kanunlarla bir şeyin çözülmediğini gören, Yuen intikamını almak için kendisi gibi düşünen Tony ile bir ekip olur. Silah kaçakçılığı yapan ve ortağını öldüren gangsterlerden intikam almak için büyük bir aksiyon-macera başlar * Aksiyon filmlerinin yaşayan en büyük ustalarından biri olan John Woo, ABD'ye transfer olmadan önce çektiği son Hong Kong yapımı filmidir. Bu Film John Woo'nun en iyi filmlerinden biri olarak gösterilmektedir...

Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.

Bilim tarihinin en korkunç deneyinin kontrolden çıkmasının hikayesi... Araştırmacı bilim adamı Eddie Jessup, başka bilinç düzeylerinin günlük hayatımız kadar gerçek olduğuna inanmaktadır. Duyuları azaltarak ve sonra da kuvvetli halüsinasyon gösterici uyuşturucular kullanarak bu alternatif düzeyleri açığa çıkartmaya çalışır.

"L'Alpagueur", 1976 yapımı bir Fransız aksiyon-gerilim filmidir. Film, Roger Pilard adında, polis adına çalışan bir kelle avcısının (L'Alpagueur) hikayesini anlatır. L'Alpagueur, tehlikeli suçluları yakalamak için yasa dışı yöntemler kullanan, sıra dışı bir karakterdir. Hikaye, L'Alpagueur'un halk düşmanı ilan edilen ve genç suçluları kullanıp işi bittikten sonra onları öldüren acımasız bir suçlu olan "L'Épervier"i yakalamaya çalışması üzerine kuruludur. L'Épervier, işlediği suçlarda kullandığı gençleri öldürerek izini kaybettirmekte ve bu da onu yakalamayı neredeyse imkansız hale getirmektedir. L'Alpagueur, L'Épervier'i yakalamak için sahte bir kimlikle hapishaneye girer ve L'Épervier'in tek kurtulan ortağı olan Costa Valdes ile aynı hücreye yerleştirilir. Costa'nın güvenini kazanan L'Alpagueur, onunla birlikte kaçar ve L'Épervier'in izini sürmeye başlar. Bu süreçte, hem suç dünyasının tehlikeleriyle hem de kendi yöntemlerinin ahlaki sorgulamalarıyla yüzleşir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.













0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir