
Jason Bateman
Sandy Patterson

"Onun Hayatından Çalıyor"
Horrible Bosses’tan Jason Bateman ile Bridesmaids’ten Melissa McCarthy ismini temizlemek için aşırı kurallara uymak zorunda kalan sıradan bir adamın hikayesinin anlatıldığı bu komedi filminde başroldeler! Kimliğinin çalınmasından sonra her şeyini kaybeden bu adam kötü bir imajı düzeltmenin ne kadar zor olduğunu anlayacaktır. Limitsiz fonlar sayesinde, Diana (McCarthy) perakende kraliçesinin her istediğini alabildiği Miami’nin banliyö bölgesinde yaşamaktadır. Tek bir sorun vardır: Bu lüksü sağlayan kimliğin üzerinde “Sandy Bigelow Patterson” yazmaktadır ve Amerika’nın diğer tarafında yaşayan bir muhasebeciye (Bateman) aittir. Bu dolandırıcıyı dünyası alt üst olmadan önce bir hafta içinde yakalaması gereken gerçek Sandy Bigelow Patterson bu kadınla yüzleşmek için güneye doğru yola çıkar. 2000 mil aşan Patterson, ismini geri almanın ne kadar zor bir şey olduğunu fark eder...

Jason Bateman
Sandy Patterson

Melissa McCarthy
Diana

Jon Favreau
Harold Cornish

Amanda Peet
Trish Patterson

T.I.
Julian

Genesis Rodriguez
Marisol

Morris Chestnut
Detective Reilly

John Cho
Daniel Casey

Robert Patrick
Skiptracer

Eric Stonestreet
Big Chuck

Jonathan Banks
Paul

Ryan Gaul
Bartender

Steve Mallory
Party Guy

Tyler Nilson
Party Guy

Steve Little
Party Guy's Buddy

Bir soygun ve sonrasında ortaklar arasında yaşanan mücadelenin öyküsü. Bu sempatik aksiyon komedisinde, Clint Eastwood ve Jeff Bridges ilginç bir ikili oluşturuyorlar. 1974 yapımı film, Bridges'e bir Oscar adaylığı da getirmişti...

İşlerinden atılan iki arkadaş, Skip ile Harry, iş bulmak için California'ya giderler. Bir süre iş bulamayan kafadarlar, geçiçi olarak bir iş bulurlar. Skip ve Harry, kuş kostümleri içinde dans ederek, bir bankanın promosyonunu yapmaktadırlar. Fakat iki banka soyguncusu, Harry ve Skip'den çaldıkları kostümlerle bankayı soyar. Ve soygun Skip ile Harry'nin üstüne kalır.

Chip'in problemi güzel kadınlara hayır diyememesi. Bu zayıflık kız arkadaşının 68.000 doları çalmasına yardım etmeyi kabul ettiğinde onu bir baş belası haline getiriyor.

Sıkıcı, rutin bir hayatı olan ve hayattan hiçbir beklentisi olmayan Henry bir otoban gişe görevlisidir. Bir gün işten döndükten sonra evine gelen lisede kaypak tiplerinden olan arkadaşı, kendisine beyzbol maçında oynaması için ricada bulunur. Oysa Henry, bir banka soygununda kaçış arabasını kullandığından habersizdir!Suç ortakları kaçarken, yakalanan hiç itiraz etmeyen ve 3 yıl hapse mahkum olan Henry dışarı çıktığında mahkum edildiği ama işlemediği suçu gerçekleştirmek isteyecek ve bankayı soyacaktır. Ama işi zordur ve yardıma ihtiyacı vardır. Yardımına hapiste tanıştığı ve mahpushanenin "müzmin" mahpuslarından olan Max koşacaktır.Henry's Crime rüyasını gerçekleştirmeye çalışan birkaç insanın basit ama içten, yavaş ama sıcak ve komik serüvenini ekrana taşıyor.

Nicholas Angel, Londra polis teşkilatının gelmiş geçmiş en başarılı polislerinden biridir. Diğer polislerden %400 oranında daha fazla tutuklama yapması ile kırmış olduğu rekor ve üstün çalışma temposu ile en dikkat çekici polistir. Fakat bu durum, bazı sakıncalara da yol açmaktadır. Nicholas'ın bu başarısı, diğer polis memurlarının morallerini ve motivasyonlarını kötü yönden etkilemektedir. Böylece üstleri, Nicholas'ı yeteneklerinin çok dikkat çekmeyeceği bir yere göndermeye karar verirler. İnsanların, neredeyse suç işlemenin ne demek olduğunu bile bilmedikleri, son derece sakin bir Sandford kasabasına gönderilir. İyi niyetli ama bir o kadar da sersem bir polis memuru olan Danny ile de ortak olmak zorunda kalan Nicholas için bu sakin yaşama alışmak son derece zordur. Fakat hiç beklenmedik bir anda patlak veren olaylar, Sandford'un aslında sanıldığı kadar sakin ve suçtan uzak bir yer olmadığının kanıtı mıdır acaba? Nicholas'ın beklediği hareket yeniden ayağına gelmiş gibidir.

Eski bir futbol yıldızının hayatı yanlış yola sapar ve sonunda hapishaneye düşer. Hapishane müdürü, sadist bir spor manyağıdır ve yeni mahkûma ilk günden itibaren kötü gözle bakar. Futbol yıldızı, mahkûmların monoton hayatını renklendirmeye karar verir ve onlardan bir futbol takımı kurar. Mahkûmlar, gardiyanlar takımını yenerek en azından sporda intikam alma fikrinden giderek daha fazla heyecan duymaya başlar. Ancak büyük maçtan önceki gece, hapishane müdürü eski futbol yıldızını çağırır ve ona bir tehditte bulunur: Eğer mahkûmlar ertesi günkü maçı kazanırsa, erken tahliye umutlarına veda edebilir!

Jack Walsh (Robert De Niro) şimdilerde ödül avcısı eski bir polistir. Johathan "The Duke" Mardukas (Charles Grdoin) ise mafyayı dolandırıp zimmetine tam 15 milyon dolar para ele geçirip bunu hayır kuruluşlarınıa bağışlamış duyarlı bir muhasebecidir. Bu arada Jack'e Duke'u New York'tan Los Angeles'a sağ ve zamanında getirmesi karşılığında 100,000 dolar teklif edilir. Kulağa her zamanki sıradan ödül avlarından biri gibi gelmektedir ama olaylar hiç de beklendiği gibi gelişmez. FBI tanıklık etmesi için Duke'ün peşindedir, mafya ise intikam için ve bir de Wlash vardır tabi Düke'ün peşinde onu susturmak için. Sadece birisinin bile görevini yapamaması ikilinin ölümü demektir...

İlk olarak Cannes’da yarışma dışı bölümde izleyicilerle buluşan ve izleyenleri kahkahaya boğan “Kiss, Kiss, Bang, Bang”, ufak hırsızlıklarla geçinen Harry’nin kendini bir cinayet soruşturmasının ortasında buluvermesi çevresinde gelişiyor. Bir tesadüf sonucunda dedektif rolü üstleneceği bir filmin oyuncu seçmeleri için Hollywood’a giden Harry, burada ‘Eşcinsel Perry’ diye tanınan gerçek bir dedektifle beraber alıştırmalar yapmaya başlar. İşin içine lise aşkı Harmony de girince, işler bir anda karışır ve bu tuhaf üçlü, kendilerini gerçek bir cinayet esrarının ve kovalamacalarla dolu bir maceranın ortasında bulurlar...

Film, Güney Carolina kıyılarında yer alan küçük bir ada kasabasına yeni atanmış polis memuru Will ile onun ahlak ve yaklaşım olarak oldukça eksantrik ortağı Terry üzerinden şekilleniyor. Will’in ilk görev gününde Terry, kasabanın düşük suç oranına aldırmayarak görevden çekilir. Will ise bir telefon talimatını yanlış anlayarak zannettiği hırsızlığı incelemeye gider. fakat Girdiği evde istenmeyen bir cinayet işlenir. Evdeki cesedi ne yapacağını düşünürken gizlenmiş bir halde 1 milyon dolar nakit para bulur. ancak parayı isteyen sadece kendisi değildir...

After Junior is released from prison, he plans on starting a new life in Miami. But when he kills a man in the airport, he flees the scene and finds Susie, a mild-mannered prostitute searching for stability. The two opposites become romantically involved, and Junior steals a badge and gun from a veteran detective. Using the officer's identity, Junior embarks on a crime spree and convinces Susie that he is the perfect man.

Saint-Tropez jandarmaları, New York'ta düzenlenecek uluslararası bir jandarma kongresi için Fransa'yı temsil etmek üzere seçilir. Lüks transatlantik Fransa gemisiyle yaptıkları yolculuğun ardından Manhattan'a ayak basarlar. Ancak kısa sürede Cruchot, kızı Nicole'ü her yerde görmeye başlar! Nedeni basittir: Nicole, "Yeni Dünya"yı keşfetmek isteyerek babasından habersiz gemiye kaçak yolcu olarak binmiştir!

Soygunculuk suçuyla hapise gönderilen Gino Strabliggi, suçunu bir müddet çektikten sonra iyi halden dolayı şartlı olarak serbest bırakılır. Cezasının dolmasın iki yıl kala serbest bırakılan Strabliggi, bu durumunu Germain Cazeneuve isimli hapishane çalışanına borçludur. Germain, son derece iyi niyetli ve de tecrübeli bir adamdır. Gino, artık kötü geçmişini silip yeni bir hayata başlamaya karar vermiştir. Bu nedenle de kendine yeni ve ahlaklı bir iş bularak küçük bir şehre taşınır. Ancak kısa süre içerisinde talihsizlikler kapısını çalmaya başlar.


Küçük dolandırıcılıklar yaparak yaşamını sürdüren Franklin Hatchett, polisler tarafından enselendiğinde alışık olduğu üzere yine hapis ziyareti yapacağını sanmaktadır. Ancak bu defa yaşadıkları onun kaderini değiştirecek türdendir. Transfer edilmek üzere, dünyaca ünlü elmas kaçakçısı Villard ve çetesinin bulunduğu araca bindirilir. Kendini farkında olmadan bir kaçış planının urtasında bulur. İşin en tuhafı da bu kaçış planının olumlu sonuçlanmasıdır. Fırsattan istifade ederek kaçan Franklin'in peşinde artık sadece polisler değil, belaların en büyüğü Villard da vardır. Onu bu durumdan kurtaracak tek kişide ihtiraslı bir TV muhabiri olan James Russel olacaktır.

Sam Phelan (Chris Hemsworth) ve eşi Leslie (Victoria Profeta) evlerinin taksitlerini güçlükle ödiyebilen maddi sıkıntı içindeki genç bir çifttir. Sam arabası ile seyir halindeyken, polisle kovalamaca halindeki banka soyguncuları içi nakit dolu çantayı Sam'in arabasına fırlatır ve kaçarlar, fakat daha sonra yakalanırlar. Ellerine geçen bu büyük miktardaki nakit sayesinde Sam ve eşi maddi sıkıntılardan kurtulmanın keyfini çıkarmaya başlarken, hapisteki soyguncunun psikopat kardeşi Chicago'nun her yerinde onları aramaya koyulur.

Oscar'lı oyuncu Ben Affleck’in ilk yönetmenlik sınavı olan bu filmde Boston yeraltı dünyasının en çirkin, en tehlikeli/belalı kesimlerinde kaçırılan küçük bir kız çocuğunu bulmaya çalışan iki dedektifin öyküsü anlatılıyor.Film, “Mystic River”ın da yazarı olan Dennis Lehane’nin romanından uyarlanmış, senaryosunu ise Ben Affleck ile Aaron Stockard birlikte oluşturmuşlar.

Brezilya, 1977. 40'lı yaşlarının başındaki teknoloji uzmanı Marcelo, bir kaçaktır. Oğluyla yeniden bir araya gelme umuduyla karnaval haftasında Recife şehrine varır, ancak çok geçmeden şehrin aradığı şiddetten uzak sığınak olmadığını anlar.

Quentin Correns (Jason Statham) Born köprüsünde olan bir kazada yapmaması gerektiği halde rehineyi vurduğu için teşkilat tarafından açığa alınmıştır. Olaydan bayağı bir süre sonra bir banka soygunu gerçekleştirilir. Bir kişi vurularak hayatını kaybetmiştir. Ve soygunun başkanı Lorenz(Wesley Snipes) Correns i istemektedir.İstek yerine getirilir ve Correns e birde zeki bir yardımcı genç dedektif verilir. (Ryan Philippe) . Banka soygunu ucuz atlatılır fakat hiçbirşeyin çalınmadığı fark edilir. Kameralar elektrik kesintisinden dolayı çalışmadığı için hiçbirşeyi kaydetmediği için herkesin aklında bir soru kalır . Film ilerledikçe Lorenz in o büyük ortağının kim olduğu hususunda muhteşem bir merak sözkonusu . Zeka , aksiyon ve gerilimin bir arada bulunduğu enfes filmlerden biri Chaos(Kaos)..

Ailesine ait restoranda çalışan Ian ile araba tamircisi Terry, orta halli bir aileye mensup iki kardeştir. Sürekli zengin olma hayalleri kuran iki kardeşin durumu Terry'nin kumarda yüklü bir para kaybedip borçlanması ile çıkmaza girmiştir. İki kardeş, içinde bulundukları zor durumdan kurtulmak ve hep hayal ettikleri gibi zengin bir hayat yaşamak için her şeyi yapmaya -cinayet işlemek de dahil- hazırdırlar.

Konusu, Amerikan profesyonel futbol liginin henüz yeni kurulmaya başlandığı 1925 yılında geçen filmin çekimleri Kuzey ve Güney Carolina’da gerçek mekanlarda yapılıyor.George Clooney filmde takımını bar köşelerinden kalabalık stadyumlara taşımaya kararlı olan yakışıklı ve girişken ruhlu futbol kahramanı Dodge Connoly rolünü üstlendi. Takımın sponsorunu kaybetmesi üzerine futbol liginin çöküşün eşiğine geldiğini gören Dodge, ünlü bir kolej futbolu yıldızını kadroya katılması için ikna etmeyi başarır. Attığı bu son adımla can çekişmekte olan futbol sporunun yeniden ülke gündemine taşınacağını ümit etmektedir.Takıma yeni katılan Carter Rutherford (John Krasinki), Amerika’nın harika çocuklarından birisidir. Aynı zamanda 1. Dünya Savaşında Alman askerlerini tek başına geri çekilmeye zorlayan bir savaş kahramanı olarak şöhret yapan Carter, futbol alanındaki eşi benzeri görülmemiş süratiyle ün yapmış yakışıklı bir sporcudur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir