
Marta Etura
Amaia Salazar


Marta Etura
Amaia Salazar

Leonardo Sbaraglia
Juez Javier Markina

Susi Sánchez
Rosario

Imanol Arias
Padre Sarasola

Elvira Mínguez
Flora Salazar

Pedro Casablanc
Comisario General de Pamplona

Carlos Librado "Nene"
Jonan Etxaide

Itziar Aizpuru
Tía Engrasi

Miquel Fernández
Padre de Amaia

Francesc Orella
Fermín Montés

Colin McFarlane
Aloisius Dupree
Benn Northover
James Westford

Patricia López Arnaiz
Rosaura Salazar

Alicia Sánchez
Elena Ochoa
Eduardo Rosa
Subinspector Goñi

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.

Copycat, geçmişteki en kötü şöhretli katilleri taklit eden bir seri katilin peşinde umutsuz bir kovalamacayı konu alan adrenalin dolu bir filmdir. Hırslı bir San Francisco cinayet dedektifi (Holly Hunter) ve ünlü bir suç psikoloğu (Sigourney Weaver), ardında ceset bırakıp hep bir adım önde kalmak konusunda yetenekli bir katilin izini sürerken, suçun parçalarını bir yapboz gibi bir araya getirirler.

Clay, geçirdiği açık kalp ameliyatı sırasında “anestezik farkındalık” adı verilen durumu yaşamaktadır. Yani olup bitenin tamamen farkında olacak şekilde uyanıktır, operasyonu tüm acısıyla hissedebiliyordur ama anestezinin etkisiyle vücudu hiçbir şeye tepki gösteremeyecek şekilde paralize olduğundan, ameliyat ekibinin bundan haberi yoktur. Clay, zihni içinde bir yolculuğa çıkar.

Baztan Üçlemesinin üçüncü kısmında Amaia, birçok şüpheli bebek ölümünü ve korkunç ritüelleri araştırır. Bu sırada etrafındakiler, ölümcül bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Fernando González Molina'nın yönettiği Baztan Üçlemesi'nin son filminde Marta Etura ve Leonardo Sbaraglia başrollerde.

Bir banka soyguncusu grubu izole bir sığınağa saklanır, ancak paranoya ve karanlık sırlar işleri ölümcül bir oyuna dönüştürür.Barnaby Roper yönetmenliğinde film, Sam Claflin ve Eddie Marsan’ın etkileyici performanslarıyla izleyiciyi gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Eski bir polis olan Jackson’ın işi cinayet alanlarını temizlemektir. Ancak bir gün, işini bitirdikten sonra o cinayetin polise hiç bildirilmemiş olduğunu farkeder. Oysa, farkında olmadan tüm delilleri yok etmiştir.

Dedektifler Jake ve Mary, bir taklitçi katilin saldırması üzerine Sanatçı adlı hapsedilmiş bir seri katilden yardım isterler. Mary, Sanatçı'nın parlak ama çarpık ruhunda ipuçları ararken o ve Jake, şeytani bir kedi ve fare oyununun tuzağına düşer. Bu süreçte ikisi, Sanatçı ve onun taklitçisinden bir adım önde olmak için zamana karşı yarışır.

Suçla mücadelesinin ikinci yılında Batman, Gotham Şehri'nde kendi ailesiyle de bağlantılı olan yozlaşmış bir ağı araştırırken, şehri hedef alan sadist katil Riddler ile karşı karşıya gelir.

Bir grup suçlu, bir mücevher deposunu soyarlar. Polis o kadar çabuk peşlerine düşer ki aralarında bir muhbir olduğundan şüphelenirler. Soygundan hemen sonrasıyla başlayan film, olayın öncesine dönüp soygunun planlanması aşamasını anlatıyor. Ünlü karakter oyuncularından oluşan kadroyu da bu bölümde tanıyoruz.Bol aksiyon, kan ve şiddet içeren, klasikleşmiş bir Tarantino yapımı...

Bir özel dedektif, akıl hocasının katilini bulmak için tehlikeli bir ittifak yapmak zorunda kalır. Kasabanın korkunç suç alt dünyasını açığa çıkarmak ve akıl hocasının adını temizlemek amacıyla katille iş birliği yapar.

Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.

Tom Hardy babası gibi bir polistir ama babasının görev sırasında öldürülmesi onu çok üzer. Yaptığı araştırmalar sonucu ileri sürdüğü suçlamalar biraz fazla gelince üstleri onu nehir devriyesi olarak görevlendirirler ve yanına da bir bayan polisi ortak olarak verirler.Önceleri yeni ortağı ve yeni görevine pek ısınamayan Tom zamanla işine alışmaktayken babasının katili onun peşine düşer çünkü Tom rahat durmamakta ve o katili ortaya çıkarmak için gizli gizli araştırmalarını sürdürmektedir. Bu araştırmalar katili kimliği ortaya çıkacak diye telaşlandırmış ve bu işe bir son vermek için Tom'un ortadan kaldırılması gerektiğine inandırmıştır. Onun için katil Tom'u öldürmek için girişimlerde bulunur ama Tom hiç de kolay yutulur bir lokma değildir. Üstelik babasının katilini ortaya çıkarmak için her şeyi yapmayı göze almıştır.

Zamanda geriye doğru ilerleyen kara mizah yüklü suç gerilimi, biri kendi erkek kardeşi olan üç banka soyguncusunun peşine düşen yerel şerifin öyküsünü anlatıyor.

Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.

Bir çift emektar New York Şehri Polisi dedektifleri yasadışı olarak huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmektedir. New York Polis Departmanının baskıcı ortamı altında 30 yıllık ortaklıktan sonra , yüksek derecede donanımlı olan dedektifler David Fisk ve Thomas Cowan emekliliğe hazır olmalılardı ama değiller. Rozetlerini ortadan kaldırmadan önce, kadın ticareti yaparak kötü ün yapmış birinin cinayetini araştırmak üzere çağırılırlar. Orijinal cinayet gibi kurban ; cinayeti açıklayan dört satırlık şiire sarılı bulunmuş şüpheli bir suçludur. Diğer suçlar meydana gelince; dedektiflerin, hukuki sistemin açıklarından yararlanan suçluları hedef almış bir seri katille karşı karşıya oldukları ortaya çıkar. Amacı polisin kendi başına yapamadıklarını yapmak ve huzuru sağlamak için suçluları sokaklardan temizlemektir. Son günlerdeki cinayetlerle ve daha öncekilerin arasındaki benzerlikler rahatsız bir soruyu sorar: Acaba yanlış adamı mı demir parmaklıkların arkasına atmışlardır?

Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...

A good-natured man has an unexpected deadly confrontation. Instincts kick in to clean up the mess caused in the name of self-defense but does one really get away free after killing someone?

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.

Mahkumlar Alabama'daki yeni ve daha güvenli bir hapishaneye transfer edilmek üzere uçağa bindiriliyorlar, ama kemerleri çözme sinyali verilmeden 'Virüs' lakaplı Cyrus Grissom liderliğinde uçağı ele geçirerek rotayı özgürlüğe çeviriyorlar. Ancak uçağın yolcuları arasında yeni tahliye olmuş temiz pak bir adam da var. Eski asker Cameron Poe adam öldürmekten sekiz yıl yattıktan sonra iyi halden salınıyor, fakat karısına ve hiç görmediği küçük kızına kavuşma hayalleri kurarken kendini birden gürültü ve patırtının içinde buluyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir