
Brady Corbet
Simon

Simon Killer iyi eğitimli, yakışıklı ve sempatik üniversite mezunu Simon’ın psikolojik ve erotik hikayesidir. Ancak kalbi kırılan Simon kafasını boşaltmak için Paris’e gider. Amaçsızca geçen günlerin ardından, Simon kendisini bir seks evinde bulur ve egzotik bir hayat kadını olan Victoria ile ilişki yaşar. Aralarındaki kimya ikilinin ciddi bir ilişki yaşamaya başlamasına neden olur. Ama ilişki nedeniyle durum şantaja, ihanete ve Simon’ın gerçek doğasının ortaya çıkmasına dönüşür...

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Güçlü bir avukat olan Marley en iyi arkadaşı Fela'nın kocasının öldürülmesinin ardındaki gerçeği açığa çıkarma görevini üstlenince şimdiye kadarki en şahsi davasını almış olur. Artık özel dedektif olan eski polis sevgilisinin yardımıyla Marley'nin gerçekte olanları arayışı onu aldatmaca ve ihanet dolu bir kalleşlik labirentine sokar.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

New York’lu kuzenler Vincent ve Anton büyük paralarla oynanan ve kazanmanın milisaniyelerle ölçüldüğü Yüksek Frekanslı Alım Satım oyununu oynamaktadır. Milyoner olma hayali kuran kuzenler Kansas’tan doğruca New Jersey’e uzanan bir fiber optik kablo döşemek isterler. Ancak hiçbir şey bu ikili için kolay olmayacaktır. Ekibin beyni Anton, üçkağıtçısı ise Vincent’tır. Kuzenler bu Don Kişotvari maceralarında birbirlerini ve etraflarındaki herkesi kırılma noktalarına getirirler. Güçlü, zehirleyici ve kendi çıkarları için başkalarını kullanan bir tacir olan eski patronları Eva Torres ise sürekli enselerinde bitmekte ve onları kendi oyunlarında yenmek için elinden geleni ardına koymamaktadır.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Rachel’a bir gün telefonda iki kelime söylenir: ‘Baban öldü.’ Bunun anlamı, Mossad ajanı olan Rachel’ın kimliğinin açığa çıkması demektir. Kendi teşkilatı için bile bir risk haline gelen Rachel, biriminin en iyi casusu olduğu için son bir görevde kullanılmak istenir. İran’da gizli bir göreve gitmek zorundadır ancak orada takip ettiği adama aşık olunca yalanlarla dolu dünyası bir kere daha alt üst olur. Kendini, sevdiğini, ülkesini ve masumların hayatını etkileyecek kararı vermesi gerekiyordur.


A high-priced call girl is forced to depend on a reluctant private eye when she is stalked by a psychopath.

Bir kadının öldürülmesini soruşturan bir polis ve başlangıçta sıradan bir fahişenin öldürülmesi gibi görünen bir vakadır. Fakat bu olanlar mısır'ın seçkinlerini ilgilendiren karmaşık konudur. Tarik Saleh'in yazıp yönettiği film 2016 Sundance Film Festivali'nin yarışma filmleri arasındadır. Oyuncu kadrosunda ise Fares Fares, Ger Duany,Slimane Dazi ve Mohamed Yousry yer alıyor.

New York’ta tek başına yaşayan Frances oldukça uysal mizaçlı, büyük şehirde tek başına ayakta kalmaya çalışan, genç bir kadındır. Günün birinde metroda unutulmuş bir çanta bulur. Çantanın sahibi klasik müzik hayranı bir piyano öğretmeni olan Greta’dır. Çantayı sahibine ulaştırmaya kararlı olan Frances vakit kaybetmeden yola koyulur. Evine kadar gelip kendisine çantasını ulaştıran Frances’e teşekkür etmek isteyen Greta onu kahve içmeye davet eder. Bu sayede yolları kesişen ve birbirlerini tanımaya başlayan Frances ve Grera arasında kısa sürede beklenmedik bir arkadaşlık oluşur. Hem yakın zamanda annesini kaybetmiş olan Frances'in hem de kocasını kaybetmiş yalnız bir kadın olan Greta’nın bu arkadaşlığa ihtiyacı vardır. Ancak bir süre sonra Frances, anaç yapılı Greta hakkındaki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

After two British Secret Intelligence Service agents are murdered at the hands of a cryptic neo-Nazi group known as Phoenix, the suave agent Quiller is sent to Berlin to investigate.

Tatil için Kudüs’te bulunan Hercule Poirot, İki kişinin Petra’da işlenecek olan bir cinayet planı yaptığına kulak misafiri olur. Petra yolculuğunun konukları arasında Bayan Boynton, büyük oğlu Lennox ve karısı Nadine, kızı Carol ve diğer oğlu Raymond, genç ve büyüleyici güzellikteki kızı Ginevra ve ufak kardeşleri Jimmy bulunmaktadır. Bayan Boynton yıllar önce bir hapisanede gardiyan olarak çalışmış, çevresi özellikle kendi ailesi tarafından otoriter ve gaddar tavırlarından ötürü sevilmeyen sadist bir kadındır… Büyüleyici Petra gezisi sonrasında beklenen gerçekleşir. Kaldığı çadırda, bayan Boynton’un cesedi bulunur. Görünüşte kadın öleli 1 saati geçmiştir ve sıradan bir kalp krizi olarak görünse de de bileğindeki iğne deliği şüpheleri cinayet noktasına çekecektir. Albay Carbury’nin ricası üzerine Poirot soruşturmaya başlar…

Inglourious Basterds, Shosanna Dreyfus 'un ailesinin Nazi Yüzbaşısı Hans Landa 'un elinde idam edilmesi sırasında, Alman işgalindeki Fransa'da başlar. Shosanna kıl payı kurtulur ve bir sinema sahibi olarak yeni bir kimlik uyduracağı Fransa'ya gider. Avrupa'nın başka bir yerinde Teğmen Aldo Raine bir grup Yahudi askerini organize ederek hedef alınan bölgelere doğru yönlendirir. Düşmanları tarafından "Soysuzlar" olarak bilinen Raine'ın ekibi, etmek göreviyle Alman film yıldızı ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark'a katılırlar. Kaderleri, Shosanna'nın hazır tuttuğu intikam planını gerçekleştireceği bir sinemanın altında birleşir...

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

Mouse desperately wants to join The Midnight Clique, the infamous Baltimore dirt bike riders who rule the summertime streets. When Midnight’s leader, Blax, takes 14-year-old Mouse under his wing, Mouse soon finds himself torn between the straight-and-narrow and a road filled with fast money and violence.

Başkan Charles De Gaulle'un Fransız Cezayir'ini özgür bırakma planından hazetmeyen bir grup Fransız paramiliteri, De Gaulle'ü öldürmeyi planlar. Planlarını gerçekleştirmek için grup "The Jackal" olarak bilinen bir İngiliz suikastçı kiralar. Plan Fransız polisi tarafından ortaya çıkarılır ve müfettiş Lebel, The Jackal'ın takibindedir.

Genç Paul, ordudan yeni terhis olmuştur ve sivil hayata alışmakta zorlanır. Paul’ün kız arkadaşı kendisine bir pop şarkıcısı olarak kariyer inşa ederken, o hızla değişen kültüre ayak uyduramaz. Hem sosyal hem de siyasi açıdan kendini yabancı hisseder.

Bir yayıncının oğlu olan Thomas Webb (Callum Turner), üniversiteden yeni mezun olmuştur ve dünyadaki yerini aramaktadır. Babasının sanatçı eşi ile birlikte beraber yaşadıkları Üst Batı tarafındaki dairesinden, Alt Doğu tarafına taşınan Webb, burada viski shotları içerken dünyevi bilgeliğini aktarmayı seven yazar komşusu W.F Gerald (Jeff Bridges) ile tanışır. Kendini keşfetmeye çalışan Thomas’ın dünyası uzun süredir evli olan babasının, baştan çıkarıcı genç bir kadınla ilişki yaşadığını öğrenince değişir. Bu ilişkiyi bozmaya kararlı olan Thomas, onları ayırabilmek için babasının sevgilisi ile birlikte olur. Bu durum Thomas’ın kendisi ve ailesi ile ilgili tüm bildiklerini değiştirecek bir olaylar zinciri yaratır.

İki çocukluk arkadaşı Bastille Günü'nde Paris'te büyük bir banka soygunu gerçekleştirirler. Soygunculardan biri, bu bankada çalışan memurlardan biriyle ilişki yaşamaya başlar. Banka memurunun geceleri ek gelir elde etmek için fahişe olarak çalışıyor olması soygunu tehlikeye atar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir